{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/364 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1106<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/308 Esas - 2023/1032 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti <br>KARAR TARİHİ \t: 11/07/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 11/07/2025 <br>                 <br>İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2023 tarih 2020/308 Esas 2023/1032 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ve .... vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA \t: Davacı vekili, müvekkilinin ... Kooperatifine kayıtlı 7 nolu hattı 25.06.2001 tarihinde düzenlenen sözleşme ile dava dışı ...'tan satın aldığını, Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi Ana Sözleşmesinin Ortaklık Şartları başlıklı 10. maddesindeki şartları o dönemde taşımadığı için satın almış olduğu hattı üzerine alıp kooperatif ortağı olamadığını, hali hazırda hattın kiracısı olan ve kayıtlarda kooperatif ortağı olarak gözüken dava dışı ...'a ortaklığını kiralamak suretiyle kullandırdığını, kira ödemeleri konusunda sorunlar yaşayınca davalı ...'e kiraladığını, Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi Ana Sözleşmesinin Ortaklığın Devri başlıklı 17. maddesine uygun şekilde yapılan ortaklık devri neticesinde davalı ...'ün kayıtlarda kooperatif ortağı olarak gözükerek aslında davacının kiracısı olarak hattı kullanmaya başladığını ve kira bedellerini davacıya ödediğini, o tarihte kooperatifte başkanlık yapan davalı ...'in, davalı ...'un bir minibüs hattını hile ile elinden aldığını, davalı ...'un hattını isteyince davacıya kooperatif başkanlığında kalabilmek için hat sahibi olması gerektiğini ve bir hattı olmadığı için 7 nolu hattı kendisine kiralamasını söylediğini, davacının bu beyana inanarak kiracısı ...'e hattı ...'e devretmesi yönünde talimat verdiğini, davalı ...'in davalı ... ile anlaşarak davacıya ait 7 nolu hattın muvazaa ile ...'a devrini sağladığını, ...'in kooperatif başkanı olmasının getirdiği kolaylıkla uzun süre davacının kiracısı gibi hareket ederek kira ödemeye devam ettiğini, kirayı öderken aslında kendisine ait olan 47 nolu hattın kiracısıymış gibi hareket ettiğini, davacının 7 nolu hattın numarasının 47 numaraya döndüğünü zannettiğini, bunun yanında kooperatif yönetim kurulunda 20.12.2018 tarihinde 47 nolu hattın davacının bilgisi olmadan ikinci şahsa devir yapılamayacağı yönünde karar çıkarttırdığını, bunun da davalı ...'in davacının hattı kendisinin zannetmesini sağlayan bir hilesi olduğunu, davalı ...'in ödediği kirayı aksatmaya başlayınca davacının araştırılmasında aslında kendisine ait 7 nolu hattın iradesi dışında elinden alındığını, davalı ...'in bu durum ortaya çıkmasın diye yıllardır kiracıymış gibi kendisine kira ödediğinin anlaşıldığını, her ne kadar taraflar arasında yazılı olarak hazırlanmış bir inanç sözleşmesi bulunmasa da kira sözleşmeleri, protokol teminat senetleri ve kooperatif yönetim kurulu kararı hem de taraflar arasındaki sözlü anlaşmayı bilen tanıkların beyanlarıyla bu sözleşmenin ispatlanacağını iddia ederek, ....Kooperatifi'nde kayıtlı 7 nolu minibüs hattına ilişkin davalı ... lehine yapılan devir sözleşmesinin ve ortaklık kaydının iptaline, 7 nolu hattın davacıya ait olduğunun tespitine ve kooperatif ortaklığının tesciline, 7 nolu minibüs hattının davacı adına tahsisine, tahsis işlemi yapılamaması halinde minibüs hattının dava tarihindeki değerine karşılık şimdilik 1.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 31.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı tam olarak ıslah ettiklerini belirterek, HMK'nın 180. maddesi kapsamında davalı ... Kooperatifi'nde bulunan 80 hattan hangisinin davacıya ait olduğunun tespitine, bu hattın davacıya ait olduğunun tespiti ile kooperatif ortaklığının tesciline, minibüs hattının davacı adına tahsis işlemi yapılamaması halinde minibüs hattının dava değerindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tCEVAP\t: Davalılar ..., ... ve ...Kooperatif vekili, dava konusu taleplerin haksız olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde hattı satın aldığı tarihin 25.06.2001 olduğunu ikrar ettiğini, davacının iddia ettiği gizli ve muvazaalı işlemlerin kooperatif tüzel kişiliğini ilgilendirmediğini, müvekkili kooperatifin tüm üyelik kabul ve devir işlemlerinin yasal mevzuata uygun yerine getirildiğini, dolayısıyla davacının taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkili ... yönünden taraflar arasında 47 nolu hat üzerinden 2017 - 2018 yıllarında ayrı ayrı kira sözleşmeleri yapıldığını ve 2020 yılına kadar uzadığını, bir tacirin kendisine ait olduğunu iddia ettiği 7 nolu hat yerine yıllarca 47 nolu hat üzerinden kira sözleşmesi yapmasının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı olduğunu, davacının tescil taleplerini ancak mevcut tescil sahibine yöneltebileceğini, davacının inançlı temlik iddiasını tanık ile ispatlamasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, dava konusu taleplerin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, husumetsizlik nedeniyle davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu hattın mülkiyetini diğer davalı ...'den usulüne uygun aldığını, müvekkilinin inançlı işlemin tarafı olmadığı gibi, kendisine düşen yükümlülükleri de yerine getirip resmi kayıtlarda da ...'ün malik olduğunu teyit ettirdiğini, davacının uğradığı zararı varlığını iddia ettiği inanç sözleşmesinin tarafı olan diğer davalıdan talep etmesi gerektiğini, davacının 7 nolu hat üzerinde resmi ya da gayri resmi bir hakkının bulunmadığını, inanç sözleşmesinin ancak yazılı delille kanıtlanabileceğini, müvekkilinin kooperatif hakkını devraldığı kişinin de inanç sözleşmesinin tarafı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ... Kooperatifinde kayıtlı 7 nolu hattın ... lehine yapılan devir sözleşmesinin ve ortaklık kaydının iptali ile söz konusu hattın davacıya ait olduğun tespiti ve kooperatif ortaklığının tescili ile  davacı adına tahsisine, tahsis işleminin yapılamaması halinde bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yönelik olarak açıldığı, davacı tarafın 31.05.2023 tarihli dilekçesi ile davayı tam  olarak ıslah ettiği, alınan bilirkişi raporu ile 7 nolu hattın davacının 25.06.2001 tarihli sözleşme ile üyeliği devraldığını bildirdiği ...'a ait olmadığı, 7 nolu üyeliğin davacıya satıldığı bildirdiği tarihte söz konusu hattın kooperatif kayıtlarına göre ...'a ait olduğu, 47 nolu hattın ise davacıya inançlı işlem şeklinde devredildiği, inançlı işlemde Kanunda düzenlenmiş özel bir zamanaşımı süresinin söz konusu olmadığı, TBK'nın 146. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak kabul edildiği, ancak buradaki zaman aşımı başlangıcının TBK 149. Maddesi kapsamında alacağın istenilebilir duruma geldiği tarihte başlayabileceği, davacının  dava konusu hattın kendisine devir umudunu davanın açıldığı tarihte yitirmiş sayılacağından zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle, ... ve kooperatif hakkında açılan davanın kabulü ile davacının kooperatife üyeliği ile birlikte inançlı işleme konu 47 nolu hat sahibi olduğunun tespitine, davalılar ... ve ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalılar ... ve kooperatif vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar ... . ....Kooperatifi vekili, ilk derece mahkemesince TBK 149. maddesi kapsamında alacağın istenebilir duruma geldiği tarihte zamanaşımının başlayacağı, davacının dava konusu hattın kendisine devir umudunu davanın açıldığı anda yitirmiş sayılacağından zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle ile zamanaşımının dolmadığına kanaat getirilmiş ise de, davacının umudunun 7 numaralı hat yönünde olduğunu, davacının dava dilekçesinde ve pek çok dilekçesinde bahsettiği üzere 7 numaralı hattın kendisinin olduğunu düşündüğünü, bu hattı almak üzere umudunun bulunduğunu, davacının 47 numaralı hatta ilişkin başlangıçta hiçbir talebi ve beklentisinin bulunmadığını, 47 numaralı hat yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkemece 47 numaralı hattın dava konusu olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının 7 numaralı hatta ilişkin talebinin mahkemece yok sayıldığını, mahkemece 47 numaralı hat yönünden kabul kararı verildiği takdirde 7 numaralı hat yönünden ret kararı verilmesi ve ret kararı uyarınca davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece hangi gerekçeyle müvekkili ... ile davacı arasında inançlı işlem olduğunun açıklanmadığını, inanç sözleşmesinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabileceğini, mahkeme tarafından kira sözleşmesi yazılı delil mahiyetinde kabul edildiyse dahi kira sözleşmesine ilişkin itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, kira sözleşmesine itiraz ettiklerini, sözleşmedeki imzanın müvekkili ...'e ait olmadığını, inançlı işleme delil mahiyetinde sunulan sözleşmedeki imzaya itiraz olduğu takdirde imzanın duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanarak tespit edilmesi gerektiğini, hattın 2000 yılından bu yana ... adına kayıtlı olduğunu, hattın devredildiğine ilişkin kooperatife ulaşmış herhangi bir beyan ve herhangi bir kayıt bulunmadığını, kooperatif yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, ilk derece mahkemesince davalı taraf lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>\tGEREKÇE\t: Dava, inançlı temlik hukuki sebebine dayanılarak davacının davalı ... Kooperatifinde hat sahibi olduğunun tespiti ve kooperatif ortaklığının tescili, davacıya ait olduğu tespit edilen minibüs hattının davacı adına tahsisi, tahsis işlemi yapılamaması halinde minibüs hattının dava tarihindeki değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden TBK'nın 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir. TBK'nın 128. maddesi uyarınca zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte başlar. Bu süre, sözleşmenin yapıldığı veya borcun ödendiği tarih değil, alacağın muaccel hale geldiği tarihtir. Şahsi hak sahibi davacı, karşı tarafın ferağ talebinin reddini bildirmediği, başka bir deyişle ferağ umudunu taşıdığı sürece zamanaşımı işlemeye başlamaz. Davacı ferağ umudunu davanın açıldığı tarihte yitirmiş olacağından, ilk derece mahkemesince zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü yerindedir. (Yargıtay 14. HD 10.02.2014 tarih 2013/14802 E. 2014/1708 K. Sayılı ilamı)  Davalılar ..... Kooperatifi vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tİnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere ancak yazılı delille ispat olunabilir. Bu yazılı delilin ise tarafların imzasını taşıması gerekmektedir. Yani, inanç ilişkisinin varlığını kabul edebilmek için yazılı bir sözleşmenin ya da açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek, karşı tarafın elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin varlığı aranır. Yazılı delil başlangıcı niteliğinde belgenin bulunması halinde ise HMK'nun 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir.<br>\tToplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatif bünyesindeki 47 nolu hat hakkında davacı ve davalı ... arasında 17.03.2017 ve 16.02.2018 tarihli ticari plaka kira sözleşmelerinin imzalanmış olmasına, davalı ...'in cevap dilekçesinde kira sözleşmelerine açık bir itiraz ileri sürmemiş olmasına, davalı ...'in yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı 20.12.2018 tarihli yönetim kurul toplantısında alınan kararda kooperatifin 47 nolu hattının yönetim kurulunun izin ve onayı olmadan ve davacı ...'in bilgisi olmadan devredilemeyeceğine ilişkin karar alınmış olmasına, davacının 25.06.2001 tarihli sözleşme ile 7 nolu hattı aldığı düşüncesiyle bu hat için dava açmış ise de, davadaki asıl amacının hat sahibi ve kooperatif üyesi olduğunun tespiti olmasına, davasını bu yönde tam ıslah yoluyla ıslah etmiş olmasına, davacı tarafça, inançlı işlem yapıldığı ispatlanmış olmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmasına göre, ilk derece mahkemesince, davalı ... ve davalı kooperatif hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup, davalılar ... ... Kooperatifi vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. <br>\tİstinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalılar ... ...Kooperatifi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 40.986 TL'den peşin alınan  9.818,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 31.167,1‬0 TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı .... Kooperatifi yönünden istinaf karar harcı olan 40.986 TL'den peşin alınan 9.818,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 31.167,1‬0 TL'nin davalı ... Kooperatifi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalıların yaptığı giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75980627ae96c48f","SID":"d9b290e44010cffc"}}