{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/243 - 2025/1286<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/243 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1286<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2023<br>NUMARASI\t: 2022/531 Esas - 2023/1019 Karar<br>DAVACI\t\t: CENTİLMEN İNŞAAT MAKİNA ELEKTRİK GIDA MADENCİLİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ - 0206066197400012 - Çarıklı Mah. 151 Ada 6 Parsel İnşaat, Sur/Diyarbakır <br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>DAVALI\t\t: ESİNOKS MÜHENDİSLİK MAKİNE İNŞAAT PETROL ÜRÜNLERİ İMALAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Sultan Orhan Mah. 1184. Sk. No:18 Gebze/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 27/06/2022<br>KARAR TARİHİ\t\t: 04/07/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 21/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket inşaat yapım ve inşaat malzemeleri satım işleriyle uğraştığını, davacı şirketin Denizli, Konya ve İzmir ilindeki şantiyelerinde kullanılmak üzere davalı şirket ile 08.01.2021 tarihli anlaşmayla Konya'nın Selçuklu ilçesinde bulunan şantiyeye teslim edilmek üzere nakliye ve KDV dahil toplam 355.000,16 TL karşılığında, 23 adet 9 m³ prizmatik modüler GRP su deposu ve 6 adet 10,5 m³ prizmatik GRP su deposu 18.03.2021 tarihli anlaşmayla Denizli'nin Honaz ilçesinde bulunan şantiyeye teslim edilmek üzere nakliye ve KDV dahil toplam 155.000,00 TL karşılığında 13 adet 9 m³ prizmatik modüler GRP su deposu 14.04.2021 tarihli anlaşmayla İzmir'in Bergama ilçesinde bulunan şantiyeye teslim edilmek üzere nakliye ve KDV dahil 230.000,00 TL karşılığında 1 adet 105,8 m³ prizmaik modüler GRP su deposu, 1 adet 79,3 m³ prizmatik modüler Grp su deposu, 1 adet 66,1 m³ prizmatik modüler su deposu, 2 adet vörteks plkası, 3 adet 4” gelvaniz kapalama flanşlı bağlantı, 1 adet 5” galvaniz kaplama flanşlı malzemeler için anlaşma yapıldığını toplamda 740.000,00 TL tutarlı çekler verildiğini YKB'na ait 740.000,00 TL bedelli çeklerin davalı tarafından tahsil edildiğini ancak davanın malzemeleri şantiyelere eksik gönderdiğini bu durumun davalıya bildirildiğini buna rağmen davalının malzemeleri gödermediğini,bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini davacınında cevap ihtarnamesi göderdiğini bunun üzerine davacı'nın izra takibi başlattığını takibe itiraz edildiğini daha sonra 81.421,06 TL 03.03.2022 tarihinde davacıya carih hesap bakiye iyadesi açıklamasıyla ödediğini Konya şantiyesi için 2 adet 411.017,60 TL Denizli şantiyesine ise 13 adet su deposunun 348.985,00 TL karşılığında 3. kişiden toplam 760.002,60 TL karşılığında satın almak zorunda kaldığını,davalı firma ile yapılan anlaşmada teslim edilmeyen malzemelerin bedeli 310.736,76 TL için davacı şirketin aynı zamanda 760.002,60 TL ödemek zorunda kaldığını, davacının zaranının 449.265,84 TL olduğunu davalının tek amacının teslim etmediği malzemeler için artan fiyatlarla haksız şekilde malzeme bedellerini davacı şirketten tahsil ettiğini açıklanan nedenlerle 449.265,84 TL zararın şimdilik 50.000,00 TL'sinin temerrüt tarihinden 11.05.2022 itibaren işleyecek faiziyle beraber davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 8 adet sözleşme imzalandığını davacı tarafından Konya ve Denizli Toki projelerine ilişkin sözleşme konusu bedelleri siparişte verilecek 90 gün ve 120 günde vadeli iki eşit çek ile,diyer sözleşme konusu bedelleri ise siparişte verilecek 90 gün vadeli çek ile ödeneceğinin taahhüt edileceğini buna rağmen söz konusu sözleşme bedellerine ilişkin düzenlenen çeklerin davacı tarafından belirtilen tarihlerde değil sözleşmelere aykırı şekilde düzenlendiğini 2022 yılı başında değişen ekonomik koşullar nedeniyle dava konusu şiparişlerin teslim edilemediğini sözleşme bedelleri güncel piyasa verileri üzerinden revize edilerek,dava konusu su depolarının 40.000 USD *KDV (600.000,00 TL civarı) karşılığında teslim edileceğinin bildirildiğini fakat davacının kabul etmediğini sözleşmenin mecburen zorunlu hale geldiğini bu nedenle carih hesabında görülen 81.421,16 TL, 03.03.2022 tarihinde carih hesap bakiye iadesi notu ile davacı tarafa iade edildiğini ayrıca ihtarname ile davacı tarafca ilgili sözleşmelerde belirtilen Deniz bank'a ait 10.02.2022 tarihli 90.000 TL bedelli 10.03.2022 95.000 TL bedelli çeklerin davalı firmada teslim alınması gerektiğini'nin ihtarı yapıldıüğını ve çekler alınmayınca bankaya teslim edildiğini böylece borç alacağını kalmadığını sözleşmelerde belirli vadelere uygun yapılmamasına rağmen davalı firmanın edimini yerine getirmesini beklemesinin iyi niyet ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını,dava konusu modüler su depoları için teklif edilen paranın ödenmeyerek davacının daha palıya su depolarının almasının tamamen davacının tamamen kendi tercihi olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... <br>1-Davanın KABULÜNE, 50.000,00 TL alacağın 11/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından kesin süre içerisinde harç ödemesinin yapılmadığını ve yerel mahkemece kesin süreye riayet edilmediğini, davacı tarafın davalı firma nezdinde hiçbir hak ve alacağının olmadığının bilirkişi raporu ile açık ve net bir şekilde tespit edildiğini,  ayrıca davalı firmaya ait ticari defterler delil vasfına haiz olup, cari hesap kayıtlarında davacı yana karşı borçlu olunmadığı hem dosyaya sunulan deliller ile hem de bilirkişilerce yapılan tespitler sonucu ortaya çıktığını, kök ve ek raporda müvekkil firma lehine yapılan tespitler yerel mahkemece maalesef yanlış değerlendirilerek davalı firma aleyhine usul ve yasaya aykırı verilmiş olunan kararın  aldırılarak, davalı şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığının bilirkişi raporlarıyla da sabit olmasından bahisle mevcut davanın reddi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2023 Tarih - 2022/531 Esas - 2023/1019 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; alacak istemine ilişkindir.<br><br> İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacının, davalı ile aralarında bulanan 08/01/2021, 18/03/2021 ve 14/04/2021 tarihli anlaşmalar gereği davalıdan çeşitli inşaat malzemeleri satın aldığını; ancak malzeme bedellerinin davalıya ödenmesine rağmen bir kısım malzemelerin davacıya eksik teslim edilmesi üzerine,  davacının eksik malzemeleri 3. kişilerden temin etmek zorunda kaldığını beyan ederek, uğranılan zararının davalıdan tahsil edilmesi amacıyla  eldeki davayı açtığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK’nın 26-(1) maddesinde “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” ve yine Hakimin davayı aydınlatma ödevi başlıklı 6100 sayılı HMK’nın 31-(1) maddesinde “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” düzenlemesi mevcuttur. <br>6100 sayılı HMK'nın 119-(ğ) maddesinde de talep sonucunun açık bir şekilde yazılması gerektiğine değinilmiştir. Söz konusu düzenlemelere göre, hakim tarafından öncelikle davacının talep sonucu açıklattırılmalıdır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8251 esas 2022/2555 karar sayılı ilamı).<br>6100 sayılı HMK'nın 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar sayılırken dava dilekçesinin diğer unsurları yanında açık bir şekilde talep sonucunu da içermesi gerektiği (ğ) bendinde açıkça hüküm altına alınmıştır. Gerçekten de talep sonucu  dava dilekçesinin en önemli unsurudur. Talep sonucunu içermeyen bir dilekçe dava dilekçesi olarak nitelendirilemez. Zira, mahkemelerde dava dilekçesinin talep sonucuna göre hüküm kurmak durumundadır. Bu nedenlerle dava dilekçesinin en önemli unsuru olan talep sonucu açık olmalı, hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde davacının mahkemeden hangi konuda hukuki koruma istediğini açıkça belirtmelidir. Talep sonucunun açık olmaması durumunda mahkeme, talep sonucunu 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında açıklattırmalıdır. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi hâkim açısından bir yetki olduğu kadar zorunlu olarak yapılması gereken bir görev olarak yorumlanmalıdır. Öte yandan HMK'nın 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olduğu hükmü getirilmiştir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2 esas 2023/162 karar sayılı ilamı).<br>Eldeki dava, yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; davacı taraf inşaat yapım ve inşaat malzemeleri satım işleriyle uğraştığını, davacı şirketin Denizli, Konya ve İzmir ilindeki şantiyelerinde kullanılmak üzere davalı şirket ile 08.01.2021 tarihli anlaşmayla Konya'nın Selçuklu ilçesinde bulunan şantiyeye teslim edilmek üzere nakliye ve KDV dahil toplam 355.000,16 TL karşılığında, 23 adet 9 m³ prizmatik modüler GRP su deposu ve 6 adet 10,5 m³ prizmatik GRP su deposu 18.03.2021 tarihli anlaşmayla Denizli'nin Honaz ilçesinde bulunan şantiyeye teslim edilmek üzere nakliye ve KDV dahil toplam 155.000,00 TL karşılığında 13 adet 9 m³ prizmatik modüler GRP su deposu 14.04.2021 tarihli anlaşmayla İzmir'in Bergama ilçesinde bulunan şantiyeye teslim edilmek üzere nakliye ve KDV dahil 230.000,00 TL karşılığında 1 adet 105,8 m³ prizmaik modüler GRP su deposu, 1 adet 79,3 m³ prizmatik modüler Grp su deposu, 1 adet 66,1 m³ prizmatik modüler su deposu, 2 adet vörteks plkası, 3 adet 4” gelvaniz kapalama flanşlı bağlantı, 1 adet 5” galvaniz kaplama flanşlı malzemeler için anlaşma yapıldığını, bunun karşılığında davalıya toplamda 740.000,00 TL tutarlı çekler verildiğini verilen 740.000,00 TL bedelli çeklerin davalı tarafından tahsil edildiğini; Konya şantiyesi için 2 adet 411.017,60 TL, Denizli şantiyesine  13 adet su deposunun 348.985,00 TL karşılığında 3. kişiden toplam 760.002,60 TL karşılığında satın almak zorunda kaldığını,davalı firma ile yapılan anlaşmada teslim edilmeyen malzemelerin bedeli 310.736,76 TL için davacı şirketin aynı zamanda 760.002,60 TL ödemek zorunda kaldığını, davacının zararının 449.265,84 TL olduğunu belirterek 449.265,84 TL zararın şimdilik 50.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiş olduğu görülmüştür.<br>Bu açıklamalar kapsamında uyuşmazlığın; davacının davalıdan, çek verilmesi ve çeklerin tahsil edilmesi nedeniyle bedeli peşin ödenip de teslim edilmeyen mallar nedeniyle fazla ödemenin iadesinin değil, davalının teslim etmediği malların dava dışı üçüncü kişilerden daha pahalıya temin edilmesinden kaynaklandığını ileri sürdüğü zararının tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır.<br>İddianın ileri sürülüş biçimi nedeniyle bu talep hakkında aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekmektedir.<br>Satım sözleşmelerinde; TBK'nın 212-(1) maddesinde \"Satıcının temerrütü halinde, borçlunun temerrütüne ilişkin genel hükümler uygulanır\" şeklindeki atıftan sonra \"zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüte düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir (m.212/2)\" şeklindeki hüküm ile alıcının, zararının tazminini isteyebileceği yolunda yasal bir karine konulmuştur. Alıcı böyle bir niyet taşıyorsa, bunu satıcıya hemen bildirmek, onu bundan haberdar etmek zorundadır (m.212/3) (Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Prof. Dr. Fikret Eren, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, 7. Baskı, s:73). Satıcının anılan hükme göre zararını talep ettiği durumlarda zararın nasıl hesaplanması gerektiği TBK'nın 213. maddesinde düzenlenmiştir. Buradaki zarar fiilî zararla yoksun kalınan kârdan oluşur. Dolayısıyla, satıcı zararın her iki kısmını da gidermek zorundadır (Fikren Eren, s:74). TBK. m. 212/II ve III'te kanun koyucu zararın hesaplanması yönünde iki yöntem koymuştur. Bunlar somut hesaplama yöntemi ile soyut hesaplama yöntemidir. Hem soyut hem de somut hesaplama yöntemlerinin her ikisi de hesaplama yöntemi olarak fark teorisine dayanmaktadır (Fikret Eren, s:75). Somut hesaplama yönteminin uygulanabilmesi için alıcının mutlaka ikame bir satış sözleşmesi yapması gerekir. Somut yönteme göre, satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kuralına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir (TBK. m. 213/2). İkinci hesaplama yöntemi soyut yöntemdir. Zararın bu yönteme göre hesaplanması için satılan malın borsada kayıtlı veya pazardan satılan dolayısıyla borsa veya piyasa fiyatı bulunan bir mal olması gerekir (Fikret Eren, s:76-77). Bu yönteme göre zarar, satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcının onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zarardır (TBK. m. 213/3). Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bu hükümlere göre talep edilecek zararın  TBK. m. 213'te hesaplanma yöntemleri belirtilmiştir.<br>Mahkemece; yapılan yargılamada, dosya arasına aldırılan bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere, davacı tarafından davalıdan bedeli peşin (çek verilmesi suretiyle) olarak ödenip davalı tarafından teslim edilmesi gerekip de edilmeyen  çeşitli cins ve ebatta  ki ürünlerin bedelinin tespit edilerek bu bedel alacağa taleple bağlılık kuralı gereğince hükmedilmişse de, davacının iddiayı ileri sürüş biçiminden, taraflar arasındaki sözleşme gereği davalı tarafça teslimi yüklenilen ürünlerin teslim edilmemiş olması nedeniyle aynı ürünlerin bir üçüncü kişiden tedarik edilmesi nedeniyle uğranılan zarar bedelinin talep edildiğinin anlaşılıyor olması karşısında, mahkemece talep sonucu 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında açıklattırmalıdır. (Benzer yönde Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/638 esas 2018/2674 karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2 esas 2023/162 karar sayılı ilamı). Davacının talebinin bu yönde olduğu belirlenir ise bu kez yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının bir zararı olup olmadığını konusunda konusunda uzman bilirkişilerden taraf ve mahkeme denetimine uygun rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2023 Tarih - 2022/531 Esas - 2023/1019 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br><br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/07/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89586cef8e2ac974","SID":"df79ee6bb777f35f"}}