{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2040 <br>KARAR NO:2025/867<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/09/2021<br>NUMARASI:2015/1104 Esas -  2021/631 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ:16/11/2015<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>ASIL DAVA:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile 09.11.2012 tarihli ve ... numaralı 287.802,00 Euro bedelli fatura gereğince davalı tarafından ödenmeyen KDV alacağını davalıdan tahsili için icra takibine geçtiğini,  söz konusu takip talebinde takibe konu edilen tutarın 95.080,50 Euro olsa da işbu dava ile davalının yapmış olduğu itirazın 23.044,50 Euro üzerindeki kısmının kaldırılmasını talep ettiklerini,  müvekkili firmanın uydu sistemleri ticareli ile iştigal ettiğini, davalı firmanın müvekkilden takip dayanağı faturada belirtilen malları satın aldığını,  Söz konusu malları satın alma aşamasında davalı, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığının 02.10.2012 tarih ... nolu dahilde işleme İzin belgesi bulunduğunu, bu sebeple söz konusu fatura konusu mallardan dolayı KDV ödemesinin doğmadığını beyan ettiğini, bu beyan üzerine söz konusu faturadaki KDV tutarlarının, fatura metninde de yer aldığı üzere 3065 sayılı kanunun 11/1-C maddesi gereğince davalıdan tahsil edilmediğini, ancak daha sonra dava dışı Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nin 06.09.2013 tarih ve ...yılı yazı gereğince, takip dayanağı faturadaki bir kısım malların davalının müvekkiline ibraz ettiği dahilde işleme izin belgesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ve KDV nin tahsil edilmesi gerektiğini belirttiğini, söz konusu yazının aynı zamanda davalı firmaya da tebliğ edildiğini,  esasen müvekkil davalıdan tahsil etmediği KDV tutarlarını bağlı bulunduğu vergi dairesine de ödediğini, takip dayanağı faturada yer alan mallara ilişkin KDV tutarlarının davalı tarafından ödenmesi gerektiği için ilgili tutarların davalılardan defalarca talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını beyan ile davalının icra takibine haksız itirazının iptalini, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı aleyhine .... Sayılı dosyası ile 15.03.2012 tarihli ve ... numaralı 181.637,40 TL bedelli fatura gereğince davalı tarafından ödenmeyen KDV alacağını talep ettiğini, KDV tutarlarının müvekkili tarafından bağlı bulunduğu vergi dairesine ödendiğini, iş bu mallara ilişkin KDV tutarlarının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak davalının defalarca talep edilmesine rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının reddine, takibin 6.272,74 TL üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili esas ve birleşen davaya yönelik cevap dilekçesinde özetle: Davalının yerleşim yeri adresi Ankara olduğundan, davaya bakmaya yetkili ve görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, davanın itirazın iptali davası olduğunu ve süresinde açılmadığını, taraflar arasında imzalanan aşağıdaki sözleşmeler gereğince bir kısım cihaz ihraç etmesi maksadıyla dava dışı ... Ltd.Şti.'ne satmak üzere, davacıdan satın alındığını, sözleşmelere ek olarak imzalanan 03.08.2013 tarihli ek sözleşmede ise, taraflar arasındaki tüm sözleşmelere ve işlere atıfta bulunularak “65.000.Euro ve 9.045 Euro dışında davalının davacıya hiçbir borcu kalmadığı, 65.000.Euro ve 9,045 Euro'nun davalı kefili ....Şti. Tarafından davacıya ödeneceği, bu ödemenin yapılmasından sonra davacının ayrıca KDV talep etmemek kaydıyla, KDV yapılmış olan ödemelerin icinde olmak kayla faturaları düzenleyeceğinin\" kararlaştırıldığını,  tüm sözleşme bedelleri ve KDV'lerinin davacıya ödendiğini ve taraflar 03.08.2013 tarihli ibranamede belirtilen miktar kadar ödemeler üzerinde mutabakata varıldığını davaya konu edilen ve icra takibinin dayanağı olan faturanın 09.11.2012 tarihli olduğunu, yani ek sözleşmeden önce olduğunu, davacının müvekkilinden ayrıca bir KDV talep etme hakkı bulunmadığını, davacının, dava konusu KDV'yi vergi dairesine ödediğine dair belge sunmadığını beyan ile esas ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davalı  vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir.Davalı vekilince müvekkili şirketin Ankara'da kurulu bulunduğundan bahisle mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin (14/03/2012) 12. Maddesinde ihtilaf halinin düzenlendiği ve uyuşmazlıkların çözümü bakımından İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin  yetkili kılındığı anlaşılmış, yerinde görülmeyen yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Esas ve birleşen dava, icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olup, davaya dayanak ... ve ... sayılı dosyalarında,  davacının, taraflar arasındaki muhtelif tarihlerde akdedilmiş olan sözleşmeler gereği, davacının davalı için tedarik ettiği makine ve teçhizata ilişkin faturaların KDV sinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Esas ve birleşen dava konusu icra takip dosyalarının incelenmesinde, ... sayılı takip dosyasında,15/03/2012 tarih 181.637,40 TL bedelli faturanın 27.707,40 TL tutarındaki KDV si, 2014/32663 Esas sayılı dosyasında 09/11/2012 tarih 278.802,00 Euro  ve 02/0/2013 tarih 335.503,50 Euro bedelli faturaların 95.080,50 Euro tutarındaki KDV sinin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında akdedilen Makine ve Teçhizat Satış Sözleşmeleri ve ek sözleşme ile \"davacı tedarikçi tarafından, davalı alıcıya .. fiyat, adet ve teknik özellikleri ile durumu belirlenen makine ve teçhizatın hangi şartlarda alım satıma konu edileceğinin \" düzenlendiği, sözleşmenin 3. maddesinde süresinin sözleşme tarihinden itibaren malın garanti süresi olan 1 yıl sonuna kadar geçerli olacağının ve sözleşmenin 15. maddesinde \".. Sözlemenin imzalanmasından dolayı mevcut ve ilerde çıkabilecek mevzuat gereğince doğmuş ve doğacak KDV dahil her türlü verginin, resim ve harçların alıcı tarafından ödeneceğinin\" hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.Davacı şirketin bağlı bulunduğu vergi müdürlüğünden celbi sağlanan bilgi ve belgelerin incelenmesinde,  KDV beyannamelerine göre; dava konusu edilen 09.11.2012 tarih, ... seri numaralı fatura ile tecil terkin kapsamında davalıya teslim edilen 243.000.000,00 Euro mal ve hizmet bedeline isabet eden 43.902,00 Euro KDV nin davacı şirket tarafından bağlı bulunduğu vergi dairesine 21.12.2012 tarihinde KDV beyannamesi ile beyan edilmek suretiyle ödendiği, birinci ve ikinci düzeltme beyannamelerinden sonra davacının davacının KDV ödemesinin 52.391,67 TL olduğu tespit edilmiştir.Davalı tarafça 03/08/2013 tarihli ek sözleşme ile  03.08.2013 tarihli ibranamede belirtilen miktar kadar ödemeler üzerinde mutabakata varıldığını davaya konu edilen ve icra takibinin dayanağı olan faturanın 09.11.2012 tarihli olduğunu, yani ek sözleşmeden önce olduğunu, ayrıca 65.000.Euro ve 9,045 Euro'nun  ...Şti. tarafından davacıya ödeneceğini beyan ile davacının müvekkilinden  ayrıca bir KDV talep etme hakkı bulunmadığını savunmuş ise de, davacının esas davadaki talebine konu  09/11/2012 tarih 278.802,00 Euro  ve 02/10/2013 tarih 335.503,50 Euro bedelli faturaların KDV sinin davacı tarafça vergi müdürlüğüne ödendiği dosya kapsamında mevcut vergi müdürlüğü kayıtları ile sabit olup, 03/08/2013 tarihli ek sözleşmenin incelenmesinden, 2.maddesinde \" iş bu sözleşmenin imzalanmasını müteakip alıcı veya 25/02/2013 tarihli sözleşmedeki alıcı kefili ... Şti yukarıda belirtilen 65.000 Euroyu tedarikçiye derhal ödeyecektir...\" 4. maddesinde ise \" 2. madde de belirtilen ödemenin yapılması ile birlikte sözleşmelerde öngörülen tüm ödemelerini tedarikçiye yapmış olacak olan alıcı tedarikçi tarafından gayri kabili rücu ibra edilecek ve tedarikçiye hiçbir borcu kalmayacaktır...\" düzenlemesine yer verildiği görülmüştür.Mahkememizin 2015/1104 Esas sayılı dava dosyasında; taraflar arasında düzenlenmiş olan Makine ve Teçhizat Satış Sözleşmelerinin 15. maddesinde sözlemenin imzalanmasından dolayı mevcut ve ilerde çıkabilecek mevzuat gereğince doğmuş ve doğacak KDV dahil her türlü verginin, resim ve harçların alıcı-dosyamız davalısı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına karşılık, davacının icra takibine konu ettiği faturaların KDV lerinin davacı tarafça vergi müdürlüğüne ödendiği anlaşılmakla ve 03.08.2013 tarihli ek sözleşmede düzenlenen ibra şartlarının da oluşmadığı da görülmekle, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş,  davalının ... sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptali ile takibin 23.044,50 Euro üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.Mahkememiz dosyası ile birleşen 2015/1105 Esas sayılı dava dosyasında, davacının icra takibi ve davadaki talebine konu 15/03/2012 tarih 181.637,40 TL bedelli faturanın KDV sinin taraflarınca ödendiğine dair kanıt bulunmamakla, celbi sağlanan vergi müdürlüğü kayıtlarından da anılan fatura KDV sine istinaden talep gibi 6.272,74 TL nın davacı tarafça yatırıldığına dair kanaat oluşmamakla, davacının davası ispatlayamadığından reddine karar vermek gerekmiş ve esas davanın kabulüne, birleşen davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve Birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önceki bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmaması ve aralarında çelişki bulunması nedeniyle, hükme esas alınan 17.06.2021 tarihli bilirkişi raporu alındığını, ancak hükme esas alınan bu rapor da raporlar arası çelişkileri gidermediği gibi, farklı bir sonuca vardığını, asıl dava konusu ... sayılı dosyasında 95.080,50 Euro alacağı olduğu iddiası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, ancak işbu davanın 23.044,50 Euro üzerinden açıldığını, birleşen dava konusu ... sayılı dosyasında 27.707,40 TL alacağı olduğu iddiası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, ancak işbu davanın 6.272,74 TL üzerinden açıldığını, bunun nedeninin Orta Anadolu İhracatçı Birliği (OAİB), davacı tarafından düzenlenen faturalardaki bazı malzemelerin 3065 sayılı Yasanın 11/1-C maddesindeki KDV terkini kapsamına girmediğini iddia etmesi olduğunu, buna karşılık vergi dairesince davacıdan KDV talep edildiğini, davacının da bu KDV’yi müvekkilinden talep etmek istediğini, ancak davacının kendi imalatı olan malzemelerin KDV’sinin ödenmesinin gerekmemesi sebebiyle müvekkilinin ikazı üzerine vergi dairesinin davacıdan talep ettiği bir kısım KDV terkin edildiğini, bu nedenle davacının icra takibe konu ettiği miktar ile dava konusu miktar arasında büyük bir fark olduğunu, tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşmelerin toplam bedellerinden daha fazla ödeme yapıldığının açık olduğunu, bilirkişi raporunda da ifade edilen mali müşavir raporu da dikkate alınarak KDV vs. ilaveler için davacıya fazladan ödeme yapıldığını, hüküm fıkrasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini ancak yargılama giderlerinin ne kadar olduğunun yazılmadığını, kararın bu şekilde infazının mümkün olmadığını,  davanın yargılamayı gerektirdiğini, buna  rağmen şartları oluşmadığı halde inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu beyanla açıklanan nedenlerle öncelikle ... sayılı dosyasıyla ilgili istinaf incelemesi sonuna kadar tehiri icra kararı verilmesini, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1104 E. Sayılı dosyada “asıl davanın kabulüne ilişkin kararın” kaldırılmasına, asıl davanın reddine ve % 20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, reddedilen birleşen dava nedeniyle % 20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, yargılama giderlerinin vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davacı tarafından düzenlenen faturaların KDV'sinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, davalı vekilince, asıl davada verilen davanın kabulü kararına, birleşen davada reddedilen kötüniyet tazminatına yönelik karara karşı  istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık, asıl dava yönünden eksik harç bulunup bulunmadığı, davalının davacı tarafından ödenen KDV'den sorumlu olup olmadığı,  davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı, yargılama giderinin açık bir şekilde belirtilmemiş olmasının hükmün infazında tereddüt yaratıp yaratmayacağı, takibe dayanak faturanın protokol kapsamında kalıp kalmadığı; birleşen dava yönünden davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olup olmadığı noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,.. sayılı dosyasında \"... seri nolu 09.11.2012 tarihli fatura- 43.902 Euro bedelli KDV alacağı, ... seri nolu 02.10.2013 tarihli fatura- 51.178,50 Euro bedelli KDV alacağı \" sebebine dayalı olarak 95.080,50 Euro alacağın tahsili istemiyle 24.10.2014 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı dosyasında \"181.637,40 TL bedelli ... seri nolu 15.03.2012 tarihli fatura-27.707,40 TL bedelli KDV alacağı\" sebebine dayalı olarak   27.707,40 TL alacağın tahsili istemiyle 21.10.2014 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca asıl dava yönünden 23.044,50 Euro üzerinden; birleşen dava yönünden 6.272,14 TL üzerinden  itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki asıl ve birleşen dava açılmıştır. <br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN;Harçlar Kanunu'nun 29/3.maddesinde, ilama dayanmayan takiplerde alacaklının mahkemeye müracaata mecbur kaldığında peşin alınan harcın kendisine iade olunacağı veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harclarına mahsup edileceği hükmü mevcuttur. Buna göre asıl davada, davacı tarafça, icra dosyasına yatırılan harcın bildirilmesine ilişkin derkenar sunularak, maktu harç yatırılmakla birlikte icra müdürlüğüne ödenen peşin harcın, dava değeri üzerinden yatırılması gereken harcı karşıladığı gözetildiğinde asıl dava yönünden eksik harcın tamamlattırılmasına gerek yoktur.  Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin  istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında 14.10.2011, 15.10.2011, 14.03.2012 tarihlerinde Makine ve Teçhizat Satış Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmelerde fiyatlandırmalarının KDV hariç yapıldığı ancak sözleşmelerin imzalanmasından dolayı mevcut ve ilerde çıkabilecek mevzuat gereğince doğmuş ve doğacak KDV dahil her türlü verginin, resim ve harçların alıcı olan davalı  tarafından ödeneceği hususlarına ver verilmiştir. Yine taraflar arasında 14.03.2012 tarihli sözleşmeye ek 25.02.2013 tarihinde makine ve teçhizat  satış sözleşmesi imzalanmış, alıcı olarak davalının, tedarikçi olarak davacının ve kefil olarak dava dışı ...Şti.'nin yer aldığı bu sözleşmede, alıcının tedarikçiye 14.03.2012 tarihli sözleşmeye bağlı olarak doğduğu beyan edilen ve taraflarca kabul edilen tedarikçinin zararı olarak nitelenen toplam 65.000 Euro'nun ana sözleşmede belirtilen malların teslime hazır olmasına bağlı fatura kesiminden önce ödeneceği, faturanın ödemeye bağlı olarak kesileceği, geçmiş dönemde tedarikçi tarafından kesilen faturalardan kaynaklanan ve alıcı tarafından tedarikçiye  ödenecek olan 16.254 TL KDV-6.000 TL vergi cezasının bu ek sözleşmenin imzalanmasından itibaren 6 iş günü içinde, kesilecek olan faturalardan doğacak olan 9.045 Euro-KDV malların teslime hazır olmasına bağlı fatura kesiminden önce ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında \"14.10.2010 tarihli ve 15.10.2010 tarihli sözleşmelere 14.03.2012 tarihli sözleşmeye ve 25.02.2013 tarihli sözleşmeye ek sözleşme\"  başlıklı davacı ve davalı ile dava dışı  ... Ltd.ŞTİ.'nin yer aldığı ve davalı tarafça ibraname olarak kabul edilen 03.08.2013 tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşmenin 1.maddesinde, başlıkta belirtilen sözleşmeler ile 25.02.3013 tarihli ek sözleşmenin 3. maddesinin 3.paragrafında belirtilen 65.000 Euro ile 9.045 Euro hariç tüm ödemelerin alıcı tarafından tedarikçiye nakten ödendiği, belirtilen sözleşme kapsamında 65.000 ve 9.045 Euro dışında alıcının tedarikçiye hiçbir borcu kalmadığı, sözleşmenin imzalanmasını müteakip alıcı veya 25.02.2013 tarihli sözleşmedeki alıcı kefili ...Şti.'nin  65.000 Euro'yu tedarikçiye derhal ödeyeceği, kalan 9.045 Euro'nun ise alıcının teslim aldığı makine ve teçhizatlar üzerindeki imalatı bittiğinde ödeneceği, sözleşmenin 3.maddesinde, 2.maddede belirtilen ödemenin yapılması sebebiyle makine ve teçhizatın, ödemenin yapıldığı gün alıcıya teslimi anında, tedarikçinin teslim anına kadar kendisine yapılmış olan tüm ödemeler için KDV'si yapılmış olan ödemelerin içinde olmak kaydıyla (ayrıca KDV talep etmemek kaydıyla) ödemeler toplamı kadar KDV dahil faturayı düzenleyerek alıcıya teslim edeceği, sözleşmenin 4.maddesinde, 2.maddede belirtilen ödemenin yapılması ile birlikte sözleşmelerde öngörülen tüm ödemelerin tedarikçiye yapmış olacak olan alıcının tedarikçi tarafından gayri kabili rücu ibra edileceği ve tedarikçiye hiçbir borcu kalmayacağı, tedarikçinin söz konusu 65.000 Euro ve 9.045 Euro'nun ödenmesinden sonra, menfi veya müspet zarar veya cezai şart adı altında hiçbir ayni veya nakdi tazminat talep etmeyeceği veya gecikme faizi ya da fiyat farkı vs. olmak üzere her ne ad altında olursa olsun hiçbir bedel talep etmeyeceği kararlaştırılmıştır.Taraf defterleri bilirkişi aracılığıyla incelenmiş olup, asıl davaya konu edilen 09.11.2012 tarih ve ... nolu faturanın davacı kayıtlarında KDV hariç 243.900 Euro karşılığı 554.506,65 TL olarak kayıtlandığı, KDV'sinin davalı borcu olarak kayıtlanmadığı ; davalı kayıtlarında ise 554.506,61 TL olarak KDV'siz tutarının kayıtlandığı, KDV karşılığı 99.811,19 TL'nin davalı alacağı olarak ayrıca girildiği ve 13.11.2012 tarihinde “İhr.KDV Mah. Açıklaması” ile hesaptan düşümünün yapıldığı tespit edilmiştir.Davaya konu 09.11.2012 tarihli fatura içeriğinde \"T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığının 02.10.2012 tarih, ... nolu Dahilde İşleme İzin Belgesine istinaden fatura düzenlenmiş olup, 3065 sayılı KDV kanununun geçici 11/1-c maddesine istinaden KDV tahsil edilmemiştir.\" ibaresi bulunmakta olup, dosya kapsamına göre davalıya teslim edilen 243.000 Euro mal ve hizmet bedeline isabet eden 43.902 Euro KDV'nin, davacı şirket tarafından, 21.12.2012 tarihinde fatura üzerindeki Euro/TL paritesine göre 99.811,20 TL olarak beyan edilmek suretiyle tecil terkin kapsamında vergi dairesine ödendiği, Vergi dairesi tarafından davalı şirkete yapılan mal ve hizmet tesliminin yasal düzenlemeye uygun yapılmamış olması nedeniyle 52.391,67 TL tutarındaki KDV'nin iade edilmediği, bu tutarın, ilk tahakkuk tarihine göre 23.044,50 Euro'ya karşılık geldiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket adına düzenlenen 22.07.2013 tarihli yeminli mali müşavir raporda,  davalıya yapılan teslimlerden sadece ...Ünitesi'nin davacının kendi imalatı olduğu ve yalnızca bu ürünün tecil-terkin kapsamında teslim edilebileceği,... jeneratör ve ...'ın dahilde işleme izin belgesi sahibinin  ithalat listesinde yer alsa dahi davacının kendi üretimi olmadığından tecil-terkinde teslime konu edilemeyeceği,  bu mallar için düzeltme KDV beyannamesi verilmesi gerektiği, dahilde işleme izin belgesinin ithal listesinde olmayıp, taahhüt edilen işlenmiş mamulün üretiminde kullanılan  malzemelerin, tecil terkin kapsamında KDV ödenmeden alınmaları mümkün olmadığından, bu alımlar içinde düzeltme beyannamesi verilmesi gerektiği, buna göre toplam 52.391,67 TL tutarındaki KDV yönünde düzeltme yapılması gerektiği belirtilmiş ve anılan rapor, davacının  dahilde işleme izin belgesi sahibi mükelleflere ihraç kaydıyla yaptığı teslimden kaynaklanan iade talebinde vergi dairesine sunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı şirket tarafından ihraç edilmek şartıyla düzenlenen 09.11.2012 tarihli faturada 43.902 Euro KDV'ye isabet eden 99.811,20 TL KDV'nin bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunduğu, 16.04.2001 tarih ve 2001/2325 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin dahilde işleme izin belgesine sahip mükelleflere tesliminde sektörel ayrım yapılmaksızın 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesinde düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem yapılabileceği karara bağlandığı, dahilde işleme izin belgesi sahibi mükelleflere ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde 3065 sayılı Kanunun geçici 17. maddesi uygulamasında, tecil-terkin kapsamında satın alınmış maddelerle imal edilen malların süresi içinde ihraç edildiğine dair satıcı veya alıcılar nezdinde düzenlenmiş olan özel amaçlı Yeminli Mali Müşavir raporu arandığı, bu amaçla  hazırlanan  22.07.2013 tarihli yeminli mali müşavir raporunda 52.391,67 TL tutarında  KDV düzeltmesi yapılması gerektiğinin belirtildiği ,  vergi dairesinden tecil- terkin kapsamında talep edilen 99.811,20 TL KDV'den bu tutarın düşülerek  bakiye kalan 47.419,53 TL'sinin  Sarıgazi Vergi Dairesi tarafından tecil - terkin kapsamında iade edildiği, 52.391,67 TL'sinin ise yurt içi teslim sayılması nedeniyle davacı şirkete iadesinin reddedildiği, buna göre davacı şirketin bağlı bulunduğu Sarıgazi Vergi Dairesi tarafından reddedilen KDV dolayısıyla davalı şirketten 23.044,50 Euro (52.391,67 TL) tutarında alacaklı  olduğu kanaati bildirilmiştir.3065 sayılı Katma Değer vergisi Kanununun vergi istisnasına ilişkin \"Mal ve hizmet ihracatı\" başlıklı 11/1-c hükmünde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği; 11/4'te de söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin terkin olunacağı düzenlenmiştir.Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 17.maddesinde \"Dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2025 tarihine kadar tesliminde Katma Değer Vergisi Kanununun 11. maddesinin 1 numaralı fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen süreler esas alınır. İhracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilir.\"düzenlenmiştir.Asıl dava yönünden davacı tarafça, dava dışı Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nin 06.09.2013 tarih ve ... sayılı yazısı gereğince takip dayanağı faturadaki bir kısım malların davalının kendisine ibraz ettiği dahilde işleme izin belgesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve KDV tahsil edilmesi gerektiği, bu nedenle 09.11.2012 tarihli faturaya istinaden KDV tutarının vergi dairesine ödenmek durumunda kalındığı ileri sürülmüş; davalı tarafça, Orta Anadolu İhracatçılar Birliğinin  20.12.2012 tarihli yazısı ile 09.11.2012 tarihli fatura kapsamındaki bir kısım malların KDV’si tecil-terkin edilecek malzemeler kapsamından çıkarıldığı, davacının kendi imalatı olan malzemelerin KDV’sinin ödenmesinin gerekmemesi sebebiyle ikazları üzerine vergi dairesinin davacıdan talep ettiği bir kısım KDV'nin terkin edildiği, dava konusu faturanın 03.08.2013 tarihli ibra niteliğindeki sözleşme kapsamında  kalması nedeniyle davacı tarafça ödenen KDV' nin kendisinden talep edilemeyeceği savunulmuştur. Somut olayda taraflar arasında 14.10.2011, 15.10.2011, 14.03.2012 ve 25.02.2013 tarihli sözleşmelerden sonra 03.08.2013 tarihli sözleşme imzalanmış olup, bu sözleşme  davaya konu ve icra takibinin dayanağı olan 09.11.2012 tarihli faturadan sonra düzenlenmiştir. Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nin, takip dayanağı faturadaki bir kısım malların davalının davacıya ibraz ettiği dahilde işleme izin belgesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve KDV tahsil edilmesi gerektiği yönündeki 06.09.2013 tarih ve ...-... sayılı yazısından önce, aynı sekreterliğin dahilde işleme izin belgesi kapsamında değerlendirilmeyecek olan ... isimli malzemenin tecil-terkin sistemi dışında tutulduğu ve KDV’sinin ödenmesi gerektiğine dair 20.12.2012 tarihli yazısı mevcuttur. Bu husus dikkate alınarak bu ürünler için ödenmesi gereken KDV'nin de değerlendirildiği 03.08.2013 tarihli sözleşmede, davacının teslim anına kadar kendisine yapılmış olan tüm ödemeler için, KDV'si yapılmış olan ödemelerin içinde olmak kaydıyla  KDV talep etmemek kaydıyla  menfi veya müspet zarar veya cezai şart adı altında hiçbir ayni veya nakdi tazminat talep etmeyeceği veya gecikme faizi ya da fiyat farkı vs. olmak üzere her ne ad altında olursa olsun hiçbir bedel talep etmeyeceği kararlarlaştırılmış olup, 03.08.2013 tarihli sözleşmenin ibra niteliğinde olduğu  ve bu  ibranın dava konusu 09.11.2012 tarihli faturayı da kapsadığı gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur . Bu nedenle asıl davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalı yararına kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;Davalı vekili, davanın reddi nedeniyle kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğu yönünde istinaf isteminde bulunmuştur.İlk derece mahkemesince davacının icra takibi ve davadaki talebine konu 15.03.2012 tarih 181.637,40 TL bedelli faturanın KDV'sini ödediğine dair kanıt bulunmadığı, vergi dairesi kayıtlarından da davaya konu tutarın davacı tarafça yatırıldığına dair bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İİK'nun 67/2. Maddesinde \"...Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" hükmü mevcuttur.Somut olayda davacının takibinde haksız olmasına rağmen dosya kapsamına göre kötü niyetinin ispat edilmediği anlaşılmakla mahkemece birleşen dava yönünden davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin  istinaf istemi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece asıl davanın  kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,A-Asıl davada:1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 27,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 587,70 TL karar ve ilam harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4- Davacı tarafından yapılan  yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına5-Davalı  kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümleri uyarınca 30.000 TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı tarafça yapılan posta ve tebligat giderinden oluşan 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 7-Karar kesinleştiğinde HMK'nın 333. Maddesi ve Gider Avansı Tarifesi'nin 5.maddesi uyarınca  kullanılmayan gider  avansının yatırana iadesine <br>B-Birleşen davada:1-Davanın REDDİNE,2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 27,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 587,70 TL karar ve ilam harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 4.080 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde HMK'nın 333. Maddesi ve Gider Avansı Tarifesi'nin 5.maddesi uyarınca  kullanılmayan gider  avansının yatırana iadesine C-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;a-Davalı vekilince yatırılan  istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 50,00 TL olmak üzere toplam 212,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,D-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9806dfdbd1003427","SID":"38546ea3f843a1d1"}}