{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/633 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1112<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/311 Esas - 2022/1018 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle)<br>KARAR TARİHİ \t: 11/07/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 11/07/2025 <br>                     <br>Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/12/2022 gün ve 2018/311 Esas - 2022/1018 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ile davalılar ... A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA \t: Davacılar vekili, 05.01.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'nın işleteni, davalı ...’nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkillerine çarptığını, müvekkillerinin iki araç arasında sıkışarak yaralandıklarını, davacı ...’nın baldırında ve diz kapağında kırık oluştuğunu, ayağına platin ve çiviler takıldığını, davacı ...'nın ise ayağının bir kısımının kesildiğini ve uzuv kaybı yaşadığını, tedavisinin devam ettiğini, davacı ...'nın cerrahi tedavi süreci tamamlandığı için 20 yıldan beri yaşadığı ABD'ye döndüğünü, tekrar Türkiye'ye dönmesi gerekeceğini, müvekkillerinin dava konusu kaza nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını, müvekkili ...'nın evini değiştirmek ve merdivenli olan apartmandan asansörü bulunan bir apartman dairesine taşınmak zorunda kalacağını, bu taşınma iş ve işlemleri için yapılacak olan nakliye, yeni ev ile eski ev arasındaki kira farkı bedeli, kira sözleşmesi için depozito bedeli gibi giderlerin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini, sürekli bakıcı yardımına muhtaç hale geldiğini iddia ederek; müvekkili ...'nın ayağına takılan çivilerin çıkarılması için tedavi görmesi gerekeceğini, tedavi, hastane ve doktor giderlerinin ödenmesi gerektiğini, çivilerin çıkarılması için Türkiye'ye gelmesi gerekeceğini, ABD'ye dönüşü için uçak biletlerini bu kaza nedeniyle değiştirmek/yeniden almak zorunda kaldığını, bunların da müvekkiline ödenmesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 153.061,34 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın; davacı ... için 30.742,56 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacılar vekili 02.11.2018 tarihli duruşmada, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını beyan etmiştir. <br>\tDavacılar vekili 07.07.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini davacı ... için 349.119,69 TL'ye, davacı ... için 438.517,69 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP\t: Davalılar ... ve ... vekili, davacıların sigorta şirketine başvuru zorunluluğunu yerine getirmediklerini, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacı tarafın tam teşekküllü ..... Hastanesi'nden .... Hastanesi'ne sevk edilmesinin kendi tercihleri olduğunu, tedavinin mali boyutunun bu tercihle keyfi olarak yükseldiğini, müvekkillerinin defalarca davacılara “üniversite hastanesinden birçok tanıdık profesörün çalıştığını, kendilerine her türlü yardımı yapmaya hazır olduklarını” bildirdiklerini, müvekkillerinin kaza sebebiyle çok ciddi üzüntü duyduklarını ve hastaneye giderek davacılar ve yakınları ile iletişime geçmeye çalıştıklarını ancak bu çabanın, görüşme ve yardım isteklerinin reddedildiğini, bu konudaki telefon görüşmelerine ve mesajlara olumlu yanıt verilmediğini, davacı ...’nın ayağındaki çivilerin basit bir operasyon ile dünyanın her yerinde çıkarılabileceğini, bunun için Türkiye'ye gelmesinin zorunlu olmadığını, müvekkili ....'nun kazanın meydana gelmesine engel olamadığını, istenen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafın başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeden dava açtığını, davacı tarafça herhangi bir belge sunulmadığı için sürecin devam ettirilemediğini, bu nedenle davacıların dava açma hakkının bulunmadığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının, sakatlık oranının, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tedavi/sağlık giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, bakıcı giderlerinin de tedavi giderleri kapsamında sayıldığını, geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı kanun ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince teminat dışı olduğunu, manevi tazminat isteğinin de trafik sigortası teminatı dışında kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın %100 oranında tam kusurlu olduğu, olayda uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre kaza nedeniyle davacı ...'nın %43 oranında sürekli iş göremezliğinin, 180 gün süreyle geçici iş göremezliğinin oluştuğu, davacının ayrıca 60 gün süreyle bakıcı yardımına muhtaç olduğu; davacı ...'nın %28 oranında sürekli iş göremezliğinin ve 270 gün süreyle geçici iş göremezliğinin oluştuğu, 60 gün süreyle bakıcı yardımına muhtaç olduğu, TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım ve iskonto yöntemi uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre davacı ...'nın 8.705,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 228.806,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.050,00 TL ulaşım giderleri tazminatı, 89.475,78 TL tedavi gideri tazminatı ve 4.058,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 332.095,26 TL maddi tazminata hak kazandığı; davacı ...'nın 13.058,19 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 323.504,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.317,27 TL ulaşım giderleri tazminatı, 35.500,76 TL tedavi gideri tazminatı ve 4.058,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 378.438,36 TL maddi tazminata hak kazandığı; her iki davacı yönünden de hesaplanan ve hak kazanılan maddi tazminat tutarlarının davalı sigorta şirketinin poliçe teminat tutarı içerisinde kaldığı, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru sırasında sunduğu belgelerin eksik olduğu olduğu, usulüne uygun şekilde davalı sigorta şirketine başvurudan söz edilemeyeceği, davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davacı ...’nın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 8.705,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 228.806,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.050,00 TL ulaşım giderleri tazminatı, 89.475,78 TL tedavi gideri tazminatı ve 4.058,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 332.095,26 TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; davacı ...’nın davalılar hakkında açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 13.058,19 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 323.504,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.317,27 TL ulaşım giderleri tazminatı, 35.500,76 TL tedavi gideri tazminatı ve 4.058,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 378.438,36 TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; davacıların davalı sigorta şirketi hakkında açtığı manevi tazminat davasının reddine, davacıların davalılar ... ve ... hakkında açtığı manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili,müvekkillerinin dava konusu kaza sebebiyle maddi ve manevi anlamda zarara uğradıklarını, müvekkili ...'nın kazadan sonra yapılan ilk müdahalesinde ayağının kesilmesi gerektiğini; henüz tedavi sürecinin tamamlanmadığını, tedavi masraflarının ve sakatlığının/hastalığının artmaması amacıyla yapılmış olan doku naklinin ve akabinde protez takılmasına ilişkin olarak yapılmış zorunlu giderlerin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ayrıca tedavi masrafları içerisinde müvekkilinin hastaneye acil servis aracılığı ile götürülmesi sebebiyle bu araca ilişkin bedellerin ve kullanmak zorunda kaldığı walker aletinin bedelinin de ödenmesi gerektiğini, protezin belirli periyotlarda ve sürelerde değiştirilmesi gerektiğini, protez ve protezin takılması için harcanacak hastane, doktor masraflarının da tedavi masraflarına içerisinde zorunlu gider olarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza sebebiyle evini değiştirerek asansörü bulunan bir daireye taşınmak zorunda kaldığını, nakliye, yeni ev için eski ev ile aradaki kira farkı bedeli, kira sözleşmesi gereğince depozito vb. giderlerin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini, kaza sebebiyle kullandığı ilaçlara ilişkin ödediği/ödeyeceği bedellerin de davlılardan tahsili gerektiğini, müvekkilinin kazanç kaybı oranında zararlarının tazmin edilmesi gerektiğini, yapılan tüm bu giderlerin; bilirkişi raporu kapsamında hazırlanan 21.04.2022 tarihli rapor ve 07.07.2022 tarihli ıslah talebi dikkate alınarak müvekkiline toplamda ilk derece mahkemesince hükmedilen 332.095,26 TL değil, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 349.119,60 TL olarak maddi tazminat bedeli ödenmesine karar verilmesi gerektiğini; Müvekkili ...'nın kaza sebebiyle baldırında ve diz kapağında kırık meydana geldiğini, ayağına platin ve çiviler takıldığını, ikame ettiği ABD'ye döndüğünü; ancak müvekkilin ayağına takılan çivilerin çıkarılması için de tedavi görmesi gerekeceğini, bu işlem hakkında yapacağı tedavi, hastane ve doktor masraflarının da müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin tedavisinin işbu kaza sebebiyle müvekkilinin kaza sonucu mesleğini devam ettiremediğini, bakmakla yükümlü olduğu eşi ve iki kızının bulunduğunu, müvekkilinin ABD'de yaşamasına ve kısa bir süreliğine ailesini ziyarete gelmesine rağmen söz konusu kaza sebebiyle yaşadığı ülkeye dönemediğini, işlerine devam edemediğini, çalışamamasından kaynaklı kazanç kaybı oluştuğunu, müvekkilinin ayağındaki çiviler sebebiyle işlerini eski performansı ile sürdüremediğini, ıslah talebi de göz önüne alınarak müvekkili lehine toplamda ilk derece mahkemesince 378.438,36 TL yerine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 438.517,69 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi heyet raporundaki iş göremezlik ve maluliyet belirlemelerinin hatalı ve eksik hazırlandığını, müvekkilinin iş faaliyetinin masa başında değil, emlakçılık ev taşımacılık konularında olduğunu, müvekkilinin hali hazırda işini kaza öncesi haline kıyasla eskisi gibi yerine getiremediğini, geçici iş göremezlik süresinin kısa belirlendiğini, müvekkili ...'nın meslekte kazanma gücünde azalma oranının %46,2 olarak belirlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin de 180 gün olarak az belirlendiğini, bakıcı süresinin 60 gün olarak tespitinin de hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmekle, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDavalılar ... ve ... vekili, davacı tarafından sigorta şirketine gerekli evraklar eklenerek başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, yasal usullere uygun biçimde başvuru yapılmadan dava açıldığını, destekten yoksun kalma tazminatının ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu göz önünde tutularak hesaplanması gerektiğini, davacıların yaşları itibariyle çalışmadıklarını, geçici iş görememezlik tazminatı takdir edilmesinin hatalı olduğunu, PMF yaşam tablosuna göre ortalama kalan ömür sürelerinin hatalı değerlendirildiğini, bakiye yaşam sürelerinin fazla hesaplandığını, ulaşım giderleri, tedavi giderleri, bakım-bakıcı giderleri yönünden davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği tüm belgelerin gerçek ve geçerli kabul edildiğini, bu harcamaların gerçek olup olmadığının ve zorunluluk teşkil edip etmediğinin araştırılmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun \"Sağlık Bedellerinin ödenmesi\" başlıklı 89. maddesinin değerlendirilmediğini, belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, ..... Hastanesi'nin kâr amacı taşıyan bir kuruluş olduğunu, ameliyat ve diğer tedavilerin gerçek piyasa değeri ile ödemenin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet oranlarındaki çelişkiler giderilmesi için Adli Tıp 3. Üst Kuruluna dosyanın sevki hususundaki taleplerinin yerinde görülmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tDavalı ... A.Ş. Vekili, davacı tarafın Sigortacılık Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu gereğince başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu, epikriz raporu, genel adli muayene raporu ve tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar sunulmaksızın dava açılmış olmasının dava şartı eksikliği sonucunu doğurduğunu, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH-2010 yaşam tablosunun kullanılması ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan malüliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. Üst Kuruluna sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, 6111 sayılı Kanun, KTK ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca müvekkili şirketın geçici bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t:  Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacılar vekili, davacı ...'nın tedavi sürecinin tamamlanmadığını, doku nakli, protez ve protez değiştirme masrafı, bu konuda yapılacak doktor masrafı, acil servis aracı ücreti, walker aleti bedeli, asansörlü eve taşınmak için yapılan masraflar, kullandığı ilaç bedelleri ile davacı ...'nın ayağına takılan çivilerin çıkarılması için ABD'de göreceği tedavi, hastane ve doktor masrafları hakkında bir karar verilmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş olup, dava dilekçesinde bu taleplerin de yer aldığı anlaşıldığından, mahkemece özellikle doktor bilirkişinin de dahil olduğu bilirkişi heyetinden, davacıların yaralanmaları ve gördükleri tedavilere göre yapılması muhtemel tedavi giderleri konusunda denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ek rapor alınarak, sonucuna göre bu kalem istekler yönünden de olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. Davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. (Yargıtay 17. HD 06.10.2020 tarihli 2018/3933 E. 2020/5133 K. sayılı ilamı) <br>\tDavacılardan ...'nın kaza tarihinde emekli olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre pasif dönemde olması nedeniyle kazanç getiren herhangi bir işte çalıştığının da usulünce ileri sürülüp kanıtlanamadığı anlaşılmakta olup, mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre, davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır. Öte yandan davacı ...'nın da emekli olduğu anlaşılmakta olup, ikamet etmekte olduğu ABD'de gelir getirici bir işte çalışıp çalışmadığı, düzenli bir gelir elde edip etmediği netleştirilememiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacı ...'nın ABD’de muhasebecisinin imzası ile ilgili makama hitaben düzenlenen belgelerin yasal suret onaylarının ve yeminli tercümelerinin dosyada mevcut olmadığı, bu belgelerde bir emlak şirketi ve iki taşımacılık şirketinden davacının elde ettiği iddia olunan ABD doları cinsinden gelirinin yazılı olduğu, ancak bu kazançların brüt ya da net olup olmadığının belirli olmadığı belirtilmiştir. Davacının bu şirketlerden kar payı mı aldığı yoksa bedensel çalışması karşılığında ücret mi aldığı belirlenmiş değildir. Aylık net sabit geliri olmayan, serbest olarak mesleki çalışma yapan, ticari işletmesi bulunan veya tarımsal faaliyet icra eden kişiler yönünden işletmesine ilişkin bilgileri, işletme defteri ve vergi kayıtları toplanarak, yapılan işten sağlanan bir gelirin bulunması halinde bu gelirin elde edilmesinde yaralı ya da malul olan kişinin bedensel ve yönetsel katkısı belirlenip, kişinin yerine başkasının çalıştırılması olanağı gözönüne alınarak ona yapılacak ya da yapılması gereken ücret temel esas alınarak bu miktar üzerinden çalışma gücü zararının hesaplanması gereklidir. Bu bakımdan böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, davacı ...'nın kaza tarihinde emekli maaşı dışında elde ettiği gelirinin daha net kriterle ortaya konulması gerekmekte olup, açıklanan hususlar gözönüne alınarak, usulü kazanılmış haklar korunmak suretiyle hakkaniyete uygun muhtemel bir gelirin belirlenmesi ve uzman aktüer bilirkişiden yeniden bilirkişi raporu alınması gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. (Yargıtay 4. HD  06.10.2022 tarihli 2022/750 E. 2022/11716 K.; Yargıtay 4 HD 24.03.2022 tarihli 2021/12882 E. 2022/5836 K.; Yargıtay 17. HD 03.12.2020 tarihli 2019/5812 E. 2020/8102 K.  sayılı ilamları)  \t<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.12.2022 tarihli 2018/311 E. 2022/1018 Karar sayılı kararlarının KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara ayrı ayrı iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf1c2bbb3597f002","SID":"6b871ebc2af44ac8"}}