{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1057 <br>KARAR NO: 2025/1036<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2015/175 Esas - 2021/725 Karar<br>DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ile Maddi ve Manevi Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 11/02/2015<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/06/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı şirket temsilcisi, yetkilisi olduğu ... Tic A.Ş.'nin 1960 yılında kurulmuş aile şirketi olduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalı ...'nin ortaklarının-yetkililerinin ... A.Ş.'nin eski ortak ve yöneticileri olduklarını; davalı şirketin ortakları ve yetkilileri olan ...'nin ve eşi ...'nin şirkette hukuka aykırı işlemler yaptıklarının hissedilmesi üzerine emaneten kendilerinde bulunan hisselerini devretmelerinin istenildiğini, şirkette yetkili olarak kalamayacaklarını anlayan davalı şirketin ortaklarının gizlice Ekim 2013'tarihinde aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduklarını, ... A.Ş.'nin bütün sırlarını ve müşteri portföyünü bildiklerini; ... A.Ş. ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının haksız rekabete aykırı eylemlerde bulunduğunu, ellerindeki müşteri portföyüyle iletişime geçerek davalı şirketin ... A.Ş.'nin devamı olduğunu söylediklerini; davalının hemen hemen bütün müşterilerinin ... A.Ş.'nin müşterileri olduğunu düşündüklerini, zira ulaştıkları birçok müşterilerinin şirketin yeni bir isimle Şişli'ye taşındığını zannettiklerini, davaların haksız olarak şirketin ismini, ünvanını, ticari itibarını ve bilinmişliğini kullandığını, müşterilerini çaldığını; sanki ... A.Ş. kapanarak davalı şirket adı altında faaliyete devam edildiğinin zannedildiğini; internette ... A.Ş.'nin ismine sayfa adresi alınarak onun da davalı şirkete yönlendirildiğini, sosyal medya hesaplarının da bu şekilde oluşturulduğunu, o platformlarda \"...\" ifadeleri bulunduğunu; ... A.Ş.'nin ... Bilgisayar nezdindeki tüm rezervasyonlarının davalı şirkete aktarıldığını;ayrılmadan şirketi daha olumsuz bir adrese taşıdıklarını, önceki merkez adresini devrederek dava dışı bir şirketten 74.000-TL'yi ... A.Ş. adına aldıklarını ve bu meblağı çektiklerini; davalının ... A.Ş.'ye ait bütün fatura defter ve belgeleri götürdüğünü, taleplerine rağmen geri verilmediğini, bu nedenle haklarında İstanbul CBS'nin 2014/148544 soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu;  Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'ne yapılan başvuru üzerine davalının haksız rekabetten dolayı uyarılmasına karar verildiğini;  davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men'ine, ilanına ve  belirsiz alacak davası kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, belirsiz alacak davasının şartlarının bulunmadığını; taleplerin zamanaşımına uğradığını; davacı şirketin kurucusunun müvekkili şirket yetkilisinin babası olduğunu, aile şirketi içerisinde müvekkilinin yetkililerinin de bulunduğunu, müvekkilinin yetkililerinin davacının yönetim kurulunda bulundukları sırada davacının diğer ortağının şahsi borçlarının arttığını ve bu nedenle bir kısım hisselerini devrettiğini, akabinde bu ortağın oğlunun da borçlanması üzerine şirkette huzursuzluklar yaşandığını, alacaklıların şirket merkezine gelip gittiklerini, ayrıca müvekkilinin yetkililerin tehdit aldıklarını, bu nedenle davacı şirketten ayrılma kararı aldıklarını ve müvekkili şirketi kurduklarını, ayrıca manevi tazminatın şartlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, denetime elverişli bulunan tüm bilirkişi raporlarında, davalının, davacıya ait uçak bileti rezervasyonlarına ilişkin 3.556 segmenti (kişiyi) kendisine yönlendirdiğinin tespit edildiği, bu eylemin TTK m.55/1-a,4 hükmü uyarınca haksız rekabet oluşturduğu; davacıya ait müşteri telefon ve adreslerine sms, e-posta ve birebir iletişim kurarak gerçeğe aykırı bir şekilde davalı şirketin davacı şirketin devamı olduklarını bildirdikleri, bu eylemin şirketlerin karıştırılmasına yol açacağından haksız rekabet teşkil ettiği; dosyada davalı tarafından kaç adet uçuşun, PNR'nin biletlemeye dönüştüğü dolayısıyla maddi zarar miktarının tespiti mümkün olamamış ise de, TBK 50'ye göre dava konusu eylemlerin niteliği, ağırlık derecesi (bilet rezervasyon işlemlerinin sayısı), tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı yararına takdiren 30.000-TL maddi tazminatın belirlendiği; davalının eylemlerinin davacının tüzel kişiliğinin ticari itibarını zedeleyici nitelikte olmadığından manevi tazminat şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalı tarafından davacı şirket müşterilerinin sözleşme yapmak amacı ile kendilerine yönlendirilmek suretiyle dava konusu haksız rekabetin varlığının tespiti ile bu haksız rekabet eyleminin men'ine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hükmün tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede ilanına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, 21/12/2018 tarihli raporda müvekkilinin gelir kaybının 1.966.081,69-TL olduğunun belirlenmesine rağmen sonraki raporlarda dava dışı ... A.Ş.'nin müzekkere cevabına göre maddi zararın saptanamadığının belirtildiğini, tazminat hesabının belirtilen şirketten gönderilen bir sayfalık cevaba göre değerlendirildiğini, müvekkilinin haklılığı karşısında tazminat alamadığını; dava dışı ... A.Ş.'nin beyanlarının maddi zararın tespiti açısından eksik olduğunu, iptal edilmiş gibi görünen fakat daha sonra yeni bir PNR kodu ile biletlendirilmesi yapılmış segmentlerin tespitinin gerektiğini, bunun sonucunda iptal edilmiş görünen 3.300 adet segmentin de biletlendirildiğinin açıkça görüleceğini ve maddi zarar hesabında dikkate alınacağını, kazancın daha fazla olduğunu, zararın tespitinin yapılamaması gibi bir durumun bulunmadığını, bir adet PNR kodunun en fazla 9 yolcu için alınabileceğini,  iki adet segmentin bir bilete eşit olduğunu; ...'nin 15 sene önce yayınladığı hizmet bedeli listesinde tutarların belirtildiğini, buna göre segment sayısı/2x25-USD şeklindeki hesaplamayla kesin bir zarar tespiti yapılabileceğini, mahkeme aksi kanaatte ise en azından ortalama bir tespitin mümkün olabileceğini, gerekli inceleme yapılmadan TBKnın 50'maddeye göre hükmedilen 30.000-TL maddi zararın kabul edilemeyeceğini; davada ne fiili zararın ne de mahrum kılınan karın doğru tespit edilemediğini, haksız rekabet sebebiyle müvekkilinin uğradığı fiili zararın hesaplanması gerektiğini; müvekkilinin merkez binasının bir firmaya 74.000-TL karşılığında devredildiğini, bu tutarın bankadan aynı gün ... tarafından bir sebep olmadan çekildiğini, davalının haksız rekabet planı çerçevesinde müvekkilinin parasını da alıp götürdüğünü, bu kapsamda davalı şirketin ortağı ...'nın ve eşi ...'ın gerek şirket gerek şahsi banka hesaplarının incelenmesin icap ettiğini; müvekili şirketin içinin boşaltıldığını, ticari defter ve belgelerinin alındığını; mahkemece yoksun kalınan karın hesaplanması gerekirken hesaplanmadığını, buna göre hem güncel hem de gelecekte oluşacak kar mahrumiyetinin dikkate alınması gerektiğini, davalının üzerine geçirdiği işlerden kendi kusuruyla kazanca dönüştüremediği işlerin de bu hesaplamaya dahil edilmemesinin kabul edilemeyeceğini; davalı tanığı ...'in beyanındaki üç şirketin davalıyla çalıştığının belirtildiğini ve bu şirketlerin aynı zamanda müvekkilinin de müşterileri olduğunu; müvekkilinin geçmiş yıllar gelir ve karlarının sonraki senelere oranlanmasıyla da uğradığı zarar ve kar kaybının tespitinin yapılabileceğini; manevi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, müvekili şirketin 60 sene önce kurulan babadan yadigar ve manevi değeri büyük bir aile şirketi olduğunu; müvekkili şirketin bir masa iki sandalye bırakılarak çekip gidildiğini, müvekilinin ticari itibarını kaybettiğini ve bu durumun müşteri erozyonuna sebebiyet verdiğini belirterek, kararın belirtilen yönler itibariyle kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i kararın ilanı ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemenin nihai kararı davalı tarafından istinaf edilmiş ise de, davalının istinaf karar harcını harcını yatırması için gönderilen muhtıraya rağmen yatırılmadığından, mahkemece davalının istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve ek karar davalı tarafça istinaf edilmemiştir.Hüküm davalı bakımından kesinleşmiş olup; istinaf incelemesi davacının maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından yapılmıştır.TTK'nın 54/2' maddesinde ise haksız rekabet tarif edilerek \"rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır\" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.TTK'nın dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar başlığı altında 55/1-a,1 maddesinde, \"Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek\"; 55/1-b,1 maddesinde sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek başlığı altında, \"Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yaptıkları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek\", düzenlemeleri mevcuttur. Mahkemece davalı şirketin bir kısım eylemleri söz konusu hükümlere göre haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmiştir. \"Zararın ve kusurun ispatı\" başlıklı TBK'nın 50. maddesi \"(1. fıkra) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2. fıkra) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.\" şeklinde düzenlenmiştir.Davacı şirket ortağı ...'nin şikayeti üzerine, sanıklar davalı şirket ortakları ... ve ...'ye karşı açılmış özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçları davası hakkında İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/265 esas, 2016/646 karar sayılı ve 16/12/2016 tarihli nihai kararıyla, sanıkların Temmuz 2014 tarihinde davacı şirketteki hisselerini katılan ...'in baldızı ...'a devrettikleri, gönderilen ihtarname üzerine 15/10/2014 tarihinde sanık ...'nın davacı şirketin 2014 yılı yevmiye defteri ve defteri kebirini katılan ...'e teslim ettiği, katılanın CBS'ye verdiği şikayet dilekçesinde davacı şirketin 10 yıllık dokümanlarını sanıkların aldığı ve geri vermediklerini, mahkemece eldeki haksız rekabet dosyasının da incelendiği ve bu dosya içeriği de dikkate alınarak, taraflar arasında cezai bir uyuşmazlığın bulunmadığı gerekçesiyle, sanıkların beraatine karar verildiği; bu karara karşı katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 18. CD'nin 31/01/2017 tarihli ilamıyla, mahkeme kararı yerinde olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve söz konusu beraat kararının belirtilen tarih itibariyle kesinleştiği tespit edilmiştir.Davacı istinaf dilekçesinde, maddi tazminat kapsamında dava dışı ... A.Ş.'den mahkemeye gönderilmiş müzekkere cevabının yetersiz olduğunu, oradan gelen bilgilere göre gerekli araştırmanın yapılmadığını, bu hususta ayı bilirkişi heyeti kök  ve ek raporlarının çelişkili olduğunu; şirketin binasının dava dışı firmaya 74.000-TL'ye devredildiğini ve o paranın şirket hesabından dava dışı kişi tarafından çekildiğini; müvekkilinin parasının götürüldüğünü ve davalı şirketin ve temsilcisi ile eşinin hesaplarının incelenmediğini; fiili zararın ve yoksun kalınan karın belirlenmediğini ve manevi tazminat şartlarının bulunduğunu iddia etmiştir.Davacı dava dilekçesinde, şirketin eski ortakları olan ...'nin ve ...'nin şirketten ayrılarak davalı şirketi kurduklarını ve davacının müşterisi olan ... A.Ş. ile çalışmaya başladıklarını ileri sürmüştür. Davacı şirket ticaret odasına 1960 yılında ve davalı ise 22/10/2013 tarihinde kayıt olmuştur. Her iki şirketin de meslek grubu yolcu taşımacılığı ve seyahat acenteliğidir. Dava dilekçesinde son dönemde, davalı şirket ortaklarının davacı şirkette temsilci oldukları belirtilmiştir. Davacı şirketin ortağı ... ile davalı şirketin ortağı ... baba bir ana ayrı kardeşler, davalı şirketin diğer ortağı ... ise ...'nın annesi ve ...'in babası müteveffa ...'in eşidir. Mahkemece adı geçen ... A.Ş.'ye yazılan 11/05/2015 tarihli müzekkereyle 31/12/2014 tarihine kadar davalı şirketle yapılan işler kapsamında rezervasyon bilgileri ve devirlerin bildirilmesi istenilmiştir. Verilen cevapta söz konusu bilgilerin Hollanda'da bulunan merkezden istenilmesi belirtilmiştir. Bunun üzerine mahkemece 04/12/2015 tarihli müzekkereyle tekrar ilgili bilgiler istenilmiş, adı geçen şirket tarafından 29/01/2016 tarihli yazıyla elektronik ortamda bilgiler sunulmuştur. Bilirkişi heyetinin 12/04/2018 tarihli kök raporunda, davacının defterleri sunulamadığından incelenemediği, davalının ticari defterlerinin incelendiği; ... A.Ş.'den gelen kayıtlara göre, 18/06/2014-12/08/22014 tarihleri arasında davacıdan davalıya 3.556 segmentin (kişinin) yönlendirmesinin yapıldığı belirlenmiştir.Davalının itirazı üzerine alınan 21/12/2018 tarihli ek raporda, ...'nin internet sitesindeki ekonomi ve business sınıfı uçuşları için 15-USD ve 50-USD hizmet bedeli aldığı; seyahat acentelerinin ise 25-USD ve 60-USD hizmet bedeli aldığı; 3.556 adet segment üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının gelir kaybının 4.018 uçuşta business sınıfı için 241.080-USD ve 26.446,68 uçuşta ekonomi sınıfı için 669.417-USD olmak üzere toplam 910.497-USD=1.966.081-TL olduğu görüşü bildirilmiştir. Mahkemece 13/09/2019 tarihinde tekrar ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak, kaç adet segment devri yapıldığı, bunların kaçının iptal edildiği, kaçının bilete dönüştürüldüğü ve bu biletlenenlerin de kaçının ekonomi ve business sınıfı olduğunun sorulduğu; şirketin 03/10/2019 tarihinde teslim ettiği cevabi yazısında,bir kısım açıklamalardan sonra 1.867 segmentten 1.650 adetinin iptal edildiği, 30/12/2014 itibariyle 217 adet segmentin görüldüğü, segmentin rezervasyon görüntüsündeki her bir uçuşun bacağı anlamına geldiğini, bu bilgilerin ayrıntısının tek tek muhasebe kayıtlarından kontrol edilmesi gerektiği, şirket kayıtlarında geriye dönük en fazla 3 yıllık arşive ulaşılabildiğinden, bu detayların görülemediğini; bu nedenle tarafların muhasebe kayıtlarından veya tek tek havayollarından PNR'lerdeki uçuşun gerçekleşip gerçekleşmediği, ekonomi, business vb. sınıf detaylarının istenebileceği belirtilmiş ve cevabın ekinde elektronik kayıtlar sunulmuştur.Mahkemece tekrar 04/10/2019 tarihinde ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak, 22/10/2013 tarihinden dava tarihi olan 11/02/2015 tarihine kadar biletleme olup olmadığı ve kaç adet yeni PNR numarası alınarak rezervasyon yapıldığı hususlarının bildirilmesinin istenildiği; adı geçen şirketin 05/11/2019 tarihinde sunduğu cevabında, şirketin kayıtlarının en fazla 3 yıl saklandığı ve bu nedenle 2013-2015 yılları kayıtlarına ulaşılamadığı bildirilmiştir.Kayıtlar getirildikten sonra mahkemece bilirkişi heyetinden alınmış 13/11/2020 tarihli 2. ek raporda 3.517 adet PNR'nin davacı tarafından oluşturulduğu ve bunların davalıya yönlendirildiği, fakat dosya içeriğinden ve dava dışı ... A.Ş.'den gelen cevabı yazı ile ekindeki bilgilerin incelenmesinde, davacı tarafından oluşturulan PNR'lerin kaç tanesinin davalı tarafından bilete dönüştürüldüğünün tespit edilemediği görüşü belirtilmiştir.28/07/2021 tarihli 3. ek raporda bilirkişi heyetine bilgisayar mühendisinin de dahil edildiği, bu bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı bilgisayarlarında bir veri bulunmadığı; davalı bilgisayarlarında ... A.Ş.'nin de kayıtları dikkate alınarak yapılmış incelemede, iptaller de dahil olmak üzere 3.517 adet işlemin olduğu, bunlardan 1.650 adetinin iptal ve 1.867 adetinin biletleme olduğu, bu biletleme işlemlerinden de 217 adet işlemin kaç tanesinin bilet olup olmadığının bilinmediği ifade edilmiştir.Buna göre davalı şirketin davacı şirkete karşı olan 3.556 adet segmenti davacı kayıtlarından kendi kayıtlarına yönlendirmesi ve davacının müşterilerine ulaşarak davacı şirketin devamı olduklarını bildirme eylemleri mahkemece haksız rekabet olarak tespit edilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Mahkemece davacının iddiası doğrultusunda ... A.Ş.'den kayıtlar celp edilmiş bilirkişilerce 21/12/2018 tarihli 1. ek raporda davacının gelir kaybının 910.497-USD olduğu görüşü bildirilmiştir. Ancak davalının itirazı üzerine alınmış 2. ek raporda ve davacının itirazı üzerine alınmış taraflar ile ... A.Ş.'nin bilgisayar mühendisi marifetiyle incelenmiş bilgisayar ve elektronik kayıtlarına göre oluşturulmuş 3. ek raporda, davalının davacıdan kendisine yönlendirdiği rezervasyonların tazminat-zarar hesabına yönelik hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir.  Mahkemece bu husus gözetilerek TBK'nın 50. maddesine göre takdiren 30.000-TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Buna göre davacının maddi zararını somutlaştıramadığı ve her hangi bir delil sunamadığı, dolayısıyla maddi zarar miktarını, fiili zararı ve yoksun kalınan karını ispatlayamadığı anlaşıldığından, mahkemece maddi tazminat bakımından verilmiş kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Tüm dosya kapsamına ve taraf tanıkların beyanları gözetildiğinde, somut olayda davacı şirket lehine manevi tazminatı gerektirecek bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan davacı şirket merkezinin 3. bir firmaya devredilerek alınmış 74.000-TL'nin şirket hesabından dava dışı kişi tarafından çekildiğini ve yine davacı şirketin malvarlığının davacının eski ortağı ... ve eşi tarafından götürüldüğünü  iddia etmiş ise de, bu eylemlerin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği eldeki haksız rekabet davasında iddia edilmediğinden, bu hususlar bakımından davalı şirket aleyhine bir değerlendirme yapılması imkanı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece istinaf incelmesine konu 30.000-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve manevi tazminat isteminin reddine dair dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38f9e8903b9c6482","SID":"02a0d398543f69fc"}}