{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1048 <br>KARAR NO: 2025/1086<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/01/2022<br>NUMARASI: 2019/358 Esas - 2022/40 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 14/06/2019<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili Banka ile dava dışı şirket arasındaki genel kredi sözleşmesine davalıların müteselsil kefil olduklarını, kredi borcu ödenmeyince hesap kat edilerek 03/10/2018'de ihtarın gönderildiğini, borç ödenmeyince ihtiyaç kredisi için toplam 506.510,10-TL'nin %60 ve kredili mevduat hesabı için toplam 15.631,28-TL'nin %30,24 temerrüt faiziyle tahsili ve 1.600-TL çek yaprağı gayrinaktin deposu için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili, sözleşmedeki kefalet beyanında kefilin azami sorumluluk miktarını, kefalet tarihini ve türünü müvekkilinin yazmadığını kefaletin geçerli olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 15/10/2021 tarihli raporunda sözleşmenin kefalete ilişkin kısmındaki kefil olunan miktara ilişkin rakamla \"5000,000 TL\", yazıyla \"Beş Milyon Türk Lirası\", kefil olunan tarihe ilişkin \"13.10.2017\" ibarelerinin davalı ...'un el ürünü olmadığının tespit edildiği, TBK 583'e göre kefalet sözleşmesi geçerlilik şartlarını taşımadığından davalı ...'un takibe itirazının haklı olduğu; 05/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda, ticari kredi alacağı temerrüt faiz oranının %54, kredili mevduat alacağı için de %30,24 olduğu gerekçesiyle, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...'ın icra takibine konu ticari kredi alacağına yönelik itirazının 472.274,17-TL asıl alacak, 25.471,32-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 1.273,57-TL % 5 bsmv, 934,31-TL masraf olmak üzere toplam 499.953,37-TL için iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 54 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında bsmv uygulanmak suretiyle takibin devamına; kredili mevduat hesabı alacağına yönelik itirazının 15.087,11-TL asıl alacak, 518,25-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 25,92-TL % 5 gider  vergisi olmak üzere toplam 15.631,28-TL için iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 30,24 ve değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında bsmv uygulanmak suretiyle takibin devamına; toplam alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine; 1  adet çek yaprak sorumluluk bedeli olan 1.600-TL'nin davalı ... tarafından alacaklı bankada açılacak faiz getirmeyen hesaba depo edilmesini teminen takibin devamına; davalı ... hakkındaki davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davaya konu ticari kredi için uygulanması gereken temerrüt faizi oranının icra takibindeki talepleri gibi %60 olması gerektiğini ve davalı ... hakkında davanın reddinin hatalı olduğunu, ATK raporundaki tespitlere göre davalı ...'un imzalaması gereken yerlerdeki yazıların ve imzaların Uğur'a, geri kalan kısımların ise ilgili kişilere ait olduğunun izahtan vareste olduğunu belirterek, kararın belirtilen kısımlar bakımından kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı müteselsil kefiller tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.TBK'nın 583/1 maddesi, \"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.\" hükmünü haizdir. Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 15/12/2021 tarihli raporunda; davaya konu 13/10/2017 tarihli genel kredi sözleşmesindeki davalılardan kefil ...'e ait imza üzerinde bulunan azami kefalet tutarının ve kefalet tarihinin bu kişinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece bu hususta alınan rapor yeterli ve hüküm kurmaya elverişlidir.Diğer bir uyuşmazlık konusu ise taksitli ticari kredi için uygulanacak olan temerrüt faizi oranıdır. Yargılama aşamasında alınmış bilirkişi raporunda hesabın kat edildiği tarih itibariyle TCMB tarafından KMH ve kredi kartı alacakları için belirlenen % 27 akdi faiz oranının bankalarca fiilen uygulandığı, bu oranının %100 fazlası da %54 oranına tekabül etmektedir. Bilirkişi raporundaki bu hesaplamanın, genel kredi sözleşmesine de uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın davalı ... bakımından kabulüne ve davalı ... bakımından reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b8a24bf33152e78","SID":"a6d39c72ac914f3e"}}