{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1034 <br>KARAR NO: 2025/1088<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/03/2022<br>NUMARASI: 2019/1128 Esas - 2022/271 Karar<br>DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 26/12/2019<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından 09/07/2019'da 4.200-TL, 09/07/2019'da 5.250-TL ve 02/12/2019'da da 4.200-TL olmak üzere toplam 13.650-TL periyodik hizmet komisyonu kesintisi yapıldığını ileri sürerek, kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren faiziyle 13.650-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, sözleşmeye göre kredi çeken ticari müşteri davacıdan komisyon ve sair giderler olarak davaya konu kesintilerin yapıldığını ve işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya verdiği krediye istinaden 09/07/2019'da 4.200-TL, 09/07/2019'da 5.250-TL ve 02/12/2019'da ise yine 4.200-TL kesinti yapıldığı, sözleşmede davaya konu komisyonunun alınabileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı, davalının \"Ürün Hizmet Komisyonları\" listesinde, asgari ve azami hadlerin belirlenmediği ve davacının listede imzası olmadığından mutabakat bulunmadığı ve kesintilerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, toplam 13.650-TL'nin (9.450-TL'nin 09/07/2019'dan, 4.200-TL'nin 02/12/2019'dan itibaren) işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, genel kredi sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca krediler üzerinden komisyon alınabileceğini, TCMB'nin 2006/1 sayılı Tebliğinin 4. maddesine göre kredilerden tahsil olunacak masrafların serbestçe belirleneceğini, periyodik hizmet komisyonunun, kredi ve bankacılık işlemlerinin karşılığı olarak tahsil edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari kredi kullandırımı ve bankacılık işlemleri sırasında davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen masraf ve ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. 09/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de TCMB tarafından yayınlanmış, 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesinde reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre şubelerinde görülebilecek şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde ve bankacılık işlemlerinde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. 18/02/2022 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda, davacının hesabından 09/07/2019'da 4.200-TL ve 5.250-TL ile 02/12/2019'da 4.200-TL olmak üzere toplam 13.650-TL \"periyodik hizmet komisyonu\" adı altında kesinti yapıldığı; davalının 28/10/2021 tarihli dilekçesiyle sunduğu usb bellek içindeki belgelere göre, taraflar arasında 10/08/2016 tarihli 1.000.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarının bulunmadığından davaya konu komisyona dair bir hüküm görülemediği; 2016-2019 döneminde krediler kullanıldığı; davalının \"Ürün Hizmet Komisyonları\" listesinde asgari ve azami haddin belirtilmediği, listede mutabakat bulunmadığı ve kesintilerin iade edilmesi gerektiği görüşü bildirilmiştir.Davalı banka tarafından dosyaya sunulan genel kredi sözleşmelerinin tüm sayfaları bulunmamakta olup, davalı vekilinin dilekçelerinde ileri sürdüğü 8. madde tespit edilememiştir. Ancak davalı vekilinin ileri sürdüğü 8. madde metninde, tahsil edilen komisyon için oran veya rakam bulunmamaktadır. Davalının sunduğu ve internette ilan edildiğini ifade ettiği komisyon listesinde de, oran/değer yazılı değildir. Ayrıca davalı vekili, davacının ticari krediler aldığından komisyonun hak edildiğini iddia etmekte ise de, davalının sunduğu kredi belgeleriyle kesintiler arasında ilişki tespit edilmemiştir. Buna göre davalı banka tarafından hangi amaçla, hangi kritere göre yapıldığı anlaşılamayan ve açıklanamayan, bu nedenle bankacılık uygulamasına göre uygun bir oranda olup olmadığı değerlendirilmesi de yapılamayan kesintilerin iadesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davanın kabulü kararında  isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 932,43-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 270‬-TL harcın mahsubu ile kalan 662,43‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbf128e037b3011f","SID":"767f7bd19e67204a"}}