{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                    <br>                     T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1818 <br>KARAR NO \t: 2025/680<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...         <br>ÜYE\t\t: ...  <br>ÜYE\t\t: ...                <br>KATİP\t\t: ...         <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2020/380 Esas 2024/764 Karar <br><br>DAVACILAR\t\t: ...   <br>VEKİLİ\t\t:  ...\t<br>DAVALI\t\t:  ...<br>\t\t  ...<br>VEKİLLERİ\t\t:  ...\t<br>DAVALI\t\t:  ...<br>\t\t  ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün 13.06.2017 tarihinden bu yana davacı ...'a faiz ile farklı tarihlerde toplam 1.135.000,00 TL borç vererek bundan menfaat elde ettiğini, müvekkilinin faizleri ile beraber bu borcun 1.012.905,00 TL'sini ödediğini, davalı ...'ün bu ödemelerin dışında 10.05.2020 ödeme günlü .... seri numaralı 490.000,00 TL bedelli çek ile 10.06.2020 ödeme günlü .... seri numaralı 297.400 TL bedelli çekleri müvekkilini zarara uğratmak maksatlı olarak diğer davalı ...'ye ciro ettiğini, çeklerin ... tarafından bankaya ibraz edildiğini ve müvekkilinin o an banka hesabında karşılığı bulunmadığı için karşılıksızdır işlemi gördüğünü, bunun dışında davalı ...'ün elinde henüz vadesi gelmemiş toplamda 120.000,00 TL bedelli iki adet daha çek bulunduğunu, bu durumda davalı ...'ün müvekkilinden kısa bir sürede tefecilik eylemleri neticesinde toplamda 785.305,00 TL faiz geliri elde etmiş olacağını, davalı ...'ün bu eylemleri nedeniyle savcılığa da şikayet edilmiş olup Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı'nda .... soruşturma numarası soruşturmanın devam ettiğini, davaya konu çeklerin davalılardan ... tarafından Samsun İcra Müdürlüğü'nde .... Esas numarası ile icra takibine konu edildiğini, takibe dayanak çekler konusu suç teşkil eden bir hukuki ilişkiden, zaten ödenmiş olan bir borç neticesinde bedelsiz hale geldiğini, davalı ...'ün elinde bulundurduğu ödeme günü henüz gelmemiş 2 adet çek ile beraber müvekkilden bu zamana kadar yaptığı tahsilatın dışında 977.400,00 TL daha tahsil etmek istediğini, bu durumda bedelsiz kalmış olan ve müvekkili ...'un Borçlar Kanunu 38. maddesinde düzenlenen korkutma (ikrah) varlığı altında tanzim edilen 490.000 TL ve 297.400 TL'lik çekler  nedeniyle müvekkilinin Samsun İcra Müdürlüğü'nde .... Esas sayılı takip dosyasında borçlu bulunmadıklarının tespitine, takibe konu çeklerin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadığını, davacıların çekin bedelinin ödendiğini iddia ettiklerini, oysa ki, çek de dâhil olmak üzere, kambiyo senetleri ihdasî nitelikte senetler olduğunu, çekin ihdasî nitelikte olması, senetle mündemiç olan hakkın, çekin düzenleyen tarafından imzalanarak lehtara (ilk hamile) verildiği anda doğmuş olduğunu, bu hak, kambiyo ilişkisi çerçevesinde (kambiyo hukukuna dayalı) ortaya çıkan bir alacak hakkı olduğunu, kambiyo ilişkisinin temelinde çoğunlukla başka bir borç ilişkisi bulunduğunu kambiyo ilişkisi bu temel ilişkiden tamamen bağımsız olarak meydana geldiğini, kambiyo senetlerinin aynı zamanda mücerret senetler olduğunu, mücerret (soyut) senetler olmasının en önemli sonucunun temel ilişkideki sakatlığın ve hükümsüzlüğün, kambiyo senedini etkilemediğini, borçlunun, çekin bedelsiz kaldığını iddia etmesi, söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine (menfi tespite) yönelik olduğunu, borçlu ile alacaklı arasındaki temel borç ilişkisinden doğan ve şahsi def’i niteliğinde olan bu savunma, kambiyo senetlerinin, mücerret, ihdasî ve kamu güvenine mazhar olmaları nedeniyle, sadece, temel borç ilişkisinin karşı tarafına yöneltilebileceğini, müvekkilinin borçluların zararına hareket etmiş olduğunu, davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, esasa girilecek ise, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...'ün cevap dilekçesinde özetle; davacı ile sözlü adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, dava konusu çeklerin dayanağının ticaret ilişkisi olduğunu, herhangi bir tefecilik ilişkisi olmadığını, davacıların bir ticari ilişki olmadığını iddia etmiş iselerde, ekte sunulan Bimer başvuru dilekçesinden taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık bir şekilde anlatıldığını, dava dilekçesinde ...'un kendisinden 19/07/2017 tarihinde 65.000 TL borç aldığını, bu borcu için 14/08/2017 tarihinde 2.000 TL faiz ödemek zorunda kaldığı iddia edilmiş ise de, davacıların kendi sundukları deliller arasında yer alan 14/08/2017 tarihli Halkbank dekontu açıklama kısmında ''... Passat Aidat'' yazılarak davacı tarafından kendisine 2.000 TL gönderildiğini, bununda tefecilik ilişkisi olmadığını, taraflar arasında sık sık araç kiralama ve bunların aidatlarının ödemesinin gerçekleştiğini, çeklerinde bu sebeple verildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; huzurdaki dava ile müvekkiller ... ve ...'nun davalılar ... ve ...'ye karşı dava konusu olan 10.05.2020 ödeme günlü...seri numaralı 490.000 TL bedelli çek ve 10.06.2020 ödeme günlü .... seri numaralı 297.400 TL bedelli çekler dolayısıyla toplamda 787.400,00 TL'lik borçtan ve iki çek hakkında başlatılan Samsun İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasında borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiklerini, dava devam ederken takip dosyalarının haciz baskısı altında ödenmesi nedeni ile davaya istirdat davası olarak devam edildiğini, mahkeme Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı .... Soruşturma .... Karar sayılı takipsizlik kararını nazara alarak bu kararın gerekçesi davanın reddine de dayanak yapılmış, halbuki ilgili kararda sadece kişilerin cezai anlamda tatbikata maruz kalmalarına lüzum duyulmadığı, Mahkemenin somut olayda tefecilik iddiasını araştırmak için en azından bilirkişi raporu alması gerektiğini,  mahkemenin  ....Esas .... Karar sayılı davanın reddi kararına itiraz ettiklerini, istinaf incelemesinin ardından kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>Dava, çeke dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davacılar hakkında  Samsun İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasında çeke dayalı takip başlatıldığı, davacı tarafından davalılara borcunun olmadığı ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Yerel mahkemece,  davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, çeklerin tefecilik kapsamında ve ikrah altında alındığı ve ödendiği  iddiasının ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça usulüne uygun delillerle kanıtlanamamış olmasına, davacı taraf yemin deliline dayanmışsa da HMK'nın 226/1-c bendi gereğince yemin edecek kişi hakkında cezai takibat yapılabileceğinden bu konuda yemin delilinin kullanılamayacak olmasına, Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma .... karar sayılı ilamı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara itiraz üzerine itirazın Bayburt Sulh Ceza Hakimliğinin .... d. iş dosyası ile reddedilerek kesinleşmiş olmasına  göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,  davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Davacıların İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE.<br>2.Davacı taraftan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına.<br>Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına, <br>3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.<br>Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/04/2025<br><br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imza  <br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imza <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imza  <br>...<br>Katip<br>...<br>  ¸e-imza <br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 18/04/2025<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b20bd046ff4b552","SID":"ece66edbeec1ee13"}}