{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1528 <br>KARAR NO:2025/698<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/06/2021<br>NUMARASI:2019/244 Esas 2021/530 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:18/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile;Davalının müvekkili ile akdedilen hizmet sözleşmesini haksız ve kötü niyetli olarak feshettiğini, davalı firma ile ... Programı kapsamında yapılacak projeyi başlatması, gerekli revizyonları, raporlamaları ve kapanış aşamasına kadar olan sürecin takibini yapması amacıyla 12/06/2018 tarihli hizmet sözleşmesinin imzalandığını, bu hizmetin bedeli olarak müvekkilinin 15.000-TL ödemeyi üstlendiğini, sözleşme akdedildikten sonra davacı ile davalı arasında herhangi bir sorun yaşanmaksızın süreç birlikte yürütülmekte iken davalı tarafın 20/06/2019 tarihinde ... sistemi üzerinden ilettiği yazı ile sözleşmeden kar edemediklerini, bu nedenle 30.000-TL ek ücret ödeme yapılmasını, aksi taktirde sözleşmeyi feshedeceklerini belirttiklerini, yapılan yazışmalar neticesinde davalının haksız taleplerinin kabul edilmemesi üzerine davalının sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerini gereği gibi ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme gereği sunması gereken hizmeti sunmayarak eksik ifa yaparak müvekkilini zarara uğrattığını, davalı ile müvekkili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ile davalının üstlenmiş olduğu edimi yerine getirmediğini, projenin 4 aşamadan oluştuğunu, davalının yalnızca ilk aşama olan 02/01/2019-02/04/2019 dönemine ilişkin faaliyet raporunun ... sistemine girişini tamamladığını, geriye kalan tüm aşamaların müvekkili tarafından yapıldığını, sözleşme bedeli olan 15.000-TL'nin tüm aşamaları kapsayan bir bedel olduğunu, müvekkilinin 11.250,00-TL alacağını talep etmesi gerekliyken iyi niyetli davranarak ödenen bedelin yarısı olan 7.500,00-TL+KDV'nin talep edildiğini beyanla müvekkili tarafından ödenen hizmet bedelinin 1/2'si oranında 7.500,00-TL + KDV'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı  vekili cevap dilekçesi ile;Taraflar arasında 12.06.2018 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin, davacının talep etmiş olduğu \"... Programı kapsamında projesinin başlatılması, gerekli revizyonların, raporlamaların yapılması ve kapanış aşamasına kadarki sürecin takip edilmesi\" konusunda hizmet vermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme bedeli konusunda taraflar 15.000 TL+KDV olarak anlaştıklarını,  ancak müvekkilinin sözleşmeyi imzalarken yanılma söz konusu olduğuğu ve aşırı yararlanmaya maruz kaldığını, müvekkilinin bu anlaşmayı davacının başka işler de vermeyi taahhüt etmesi sebebiyle imzalamış olduğunu, müvekkilinin çalışma şeklinin 3000 TL+ Proje bedelinin %5'i oranında olduğunu, diğer tüm sözleşmeleri de bu şekilde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu 30. Maddesi gereği \"sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz\" yine TBK 28. maddesine göre sözleşmeden davacı yönünden aşırı yararlanma söz konusu olduğunu, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebileceğini,  müvekkilinin yukarıda da arz edildiği üzere aynı işi 3000 TL+ proje bedelinin %5'i oranında ücretle yaparken davacının sırf başka işlerde vereceğini vaat etmesi üzerine sözleşmedeki tutarda anlaşmış olduğunu, bu sebeple sözleşmenin miktara ilişkin kısmının geçersiz olduğunu, gerçek emsal sözleşmelere göre ücretin belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin yanılma ve aşırı yararlanma durumunu defalarca bildirmesine rağmen davacının durumu düzeltmediğini ve sözleşmeyi ihlale devam ettiğini, bu durumda müvekkilinin zaten zarar etmekte olduğu işten dolayı ve sözleşme de iki defa ihlal edilince sözleşmenin devam edebilmesi ve zararının giderilmesi için 30.000 TL ilaveten bedel ödenmesini talep ettiğini,  kabul edilmediği taktirde sözleşmenin 5.4. Maddesi gereği kendiliğinden fesih olacağını davacının \"...\" KEP adresine 20.06.2019 tarihinde  gönderdiği ihtarname ile bildirdiğini, müvekkilinin hem yanılma, hem aşırı yararlanma hem de davacının sözleşme koşullarına uymaması sebebiyle sözleşmeyi feshettiğini, davacı firmanın müvekkili şirkete daha fazla iş vereceğini vadederek uygun fiyata işin yapılmasını sağladığını, ancak bir yıllık süre içinde müvekkili şirkete başka iş verilmemesi sebebiyle müvekkilinin ticari olarak zarara uğramasına sebep olduğunu, netice itibariyle müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve... nezdinde porjenin onaylanmasını sağladığını, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olduğundan davacının ödenen bedelin yarısını geri istemesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \"  ...Her ne kadar davalı tarafça sözleşme imzalanırken esaslı yanılmaya düşüldüğü iddiasında bulunulmuş ise de,6102 Sayılı TTK’nun 18/2 maddesi uyarınca, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin düzenlendiği, davalı tarafın tacir olduğu, davacı tarafın \"başkaca işlerde getireceği\" beyanının  6098 sayılı TBK’da belirtilen iradeyi sakatlayan hata (yanılma) hali sayılmayacağı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.Davalı tarafça fesih iradesini bildirildiği 20/06/2019 tarihli ihtarnamede sözleşmenin 5.2 gereği ödenmesi gereken sözleşme bedelinin geç ödendiği ve 5.4 maddesi gereği gerekli evrakların geç teslim edildiği dayanak gösterilmiş ise de; davacı tarafça geç yapılan ödemenin ve sunulan evrakların ihtirazi kayıt olmaksızın kabul edilerek sürecin devam ettirildiği, davalı tarafça kar edilmemesi üzerine davacıyı ek ödeme yapmaya zorlamak üzere geçmiş dönemde ihtirazi kayıt olmaksızın kabul edilen ödeme ve geç gönderildiği iddia edilen evrakların 20/06/2019 tarihli fesih ihtarnamesine konu edildiği, bu hali ile davalı tarafça sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedildiği, davalı tarafça sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli mali müşavir bilirkişi raporu da dikkate alınarak taktiren davacının ödemiş olduğu sözleşme bedelinin 7.500,00-TL ve bu bedelin KDV'si olmak üzere toplam 8.850,00-TL'nin davalıdan iadesini talep edebileceği\" gerekçesiyle davanın kabulü ile; 8.850,00-TL'nin  30/07/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; sözleşmede belirtildiği üzere belirtilen sabit tutarın 3.000 TL'si peşin geri kalanını ise projenin onaylanması ile ödeneceği belirtildiğini, bu kapsamda kesilen fatura davacı tarafından kabul edilerek ödemesi bilirkişi raporunda yazıldığı üzere 09.01.2019 tarihinde iş bankası üzerinden KDV dahil olarak 14.160 TL davacı tarafından ödendiğini, bu fatura sözleşmenin 4.2 maddesinde belirtildiği üzere projenin onaylanması ile kesildiğini ve bu fatura davacı tarafından kabul edilerek ödendiğini, dolayısı ile projenin 29.11.2018 tarihinde onaylandığı bilirkişi raporu, fatura ve sözleşmenin 4.2 maddesine uygun biçimde davacının yaptığı ödemenin dekontu ile projenin onaylandığını kabul ettiği ve ödediği görüldüğünü, sözleşmenin 5.2 maddesinde de projenin onaylanması ile sözleşmede belirtilen bedeller kesinlik kazanır ve her hal şartta ödeneceği kararlaştırıldığını, bu nedenle ödemenin 7.500 TL'lik kısmı geri iadesine karar vermesi taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmesi nedeniyle hizmetin tamamlamamasından kaynaklı fazla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.Tarafların KEP üzerinden yapmış olduğu yazışmaların incelenmesinde; Davalı tarafça davacı tarafa gönderilen 20/06/2019 tarihli ihtarname ile; \"...Projenin hazırlandığı, başvurunun yapıldığı, sürecin takip edildiği, projenin onaylanması ile devamındaki işlemlerin yapılarak başarı ile sürecin yürütüldüğü, sözleşmeye aykırı olarak evrakların geciktirildiğinden hizmetin durdurulduğu, ancak gelinen noktada sözleşme gereği anlaşılan tutar olan 15.000,00 TL bedelin işlerin maliyetinin çok altında olması nedeni kar edemedikleri gibi zarar ettikleri, zarar ettiklerini bildirmelerine rağmen yeni iş gelmediğini, bu yönde zararlarını giderecek adımların atılmamış olduğunu, diğer yandan zararlarının evrakların geç gönderilmesi sözleşmenin 5.5 maddesine aykırı olarak 7 günü aşmasının zararlarını ciddi artırdığı, diğer yandan 28.11.2018 tarihinde hak edişleri olan proje onay bedelinin sözleşmenin 5.2 maddesine aykırı olarak 09.01.2019 yılında ödendiğini, belirtilen koşullara uyulmadığından ek ücret olarak 30.000,00 TL ücretin ödenmemesi veya kabul edilmemesi durumunda başkaca ihtara gerek kalmaksızın 7 gün içinde sözleşmenin 5.4 maddesi gereği fesih edilmesine karar verildiğinin...\"  ihtar edildiği, Davacı tarafça davalı tarafa gönderilen 22/07/2019 tarihli ihtarname ile; \"... Sözleşme gereğince yükümlülüklerin yerine getirilmeyerek asılsız iddialarla sözleşmenin haksız olarak feshedildiği, hizmetin yarıda kesilmesi nedeniyle ödemiş oldukları sözleşme bedelinin 1/2'si olan 7.500,00-TL + KDV'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde ödenmesinin...\" ihtar edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya\tsunulan\t mail yazışmaları incelendiğinde;davalı tarafından(tarihi belli olmayan)gönderilenmailde,Projekapsamında\t02.01.2018-02.04.2019 tarihi arasında yaptığınız faaliyetlerle ilgili olarak rapora ilişkin belgelerin listesine görebelirtilen tarihler arasında yapmış olunan harcamalar ile faaliyetleri mail olarak gönderilmesi, bildirildiği,davacı tarafından10.5.2019 günü gönderilenmailde, ekte istenmiş olunan evraklar bulunduğu bildirildiği görülmüştür....Programı Kurul Karar Formu ve yazıları incelendiğinde; 29.11.2018 tarih 19386 sayılı Kurul Karar Formunda “…Proje başvurusunun 12 süre ile aşağıda belirtilen gider kalemleri üzerinden desteklenmesine ve Ara Faaliyet raporlarının 3 aylık dönemlerde hazırlanarak ilgili KOSGEB Müdürlüğüne sunulmasına…” karar verilmiş olduğu, KOSGEB tarafından 21.04.2020 tarih 39791959-110.10-E.1585 sayılı yazısınd“…Müdürlüğümüz tarafından sekretaryalığı yapılan,KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı 2018-01 illerde rekabet  avantajına sahip imalat sanayi sektörlerinin rekabet gücünün geliştirilmesi çağrısı kapsamında 20.04.2020 tarihinde Müdürlüğümüzde gerçekleştirilen KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek ProgramıDeğerlendirme veKarar Kurulunda;Projenizinbaşarılı olarak tamamlandığına\"karar verilmiş olduğu görülmüştür.Davacı tanığı ...; “…Davacı şirkette şuanda müdür yardımcı olarak çalıştığını, davalı ile de Kosgeb  kapsamında başka bir arkadaşın yönlendirmesi ile sözleşme imzaladıklarını, 2018 yılında Kosgeb projesine başvurduklarını, 04.01.2019 tarihinde Kosgeb ile sözleşme yapıp projeye başladıklarını, projenin bir yıllık süreyi kapsadığını, üç aylık periyotlarla istihdam  ettikleri personel ve makinaların kaydını Kosgebe bildirdiklerini, Kosgeb’e yapmış oldukları başvuru esnasında davalı firma ile yapmış oldukları sözleşme kapsamında davalı firmanın hizmet vermeye başladığını, proje onaylandıktan sonra davalı firmanın bu işten zarar ettiklerini kendisine  bildirerek ek ödeme talep ettiğini, kendilerine  sözleşme harici ödeme yapılmasının mümkün olmadığını bildirdiğini, daha sonra sözleşmeyi sonlandırmak istediklerini, artık hizmet veremeyeceklerini söylediklerini, davalı firmanın sözleşmeyi feshettiklerine dair ihtarname gönderdiğini, bu aşamadan sonra projenin tamamlanmasını kendi imkanları ile gerçekleştirildiğini, proje sona erdirilerek Kosgeb tarafından onaylandığını, davalı tarafa makine alımı ve personel alımı ile ilgili bilgilendirmeleri derhal yaptıklarını, ulaşan belgeleri de davalı ile ulaşır ulaşmaz ilettiklerini, aksi bir şey olsaydı projenin onayını alamayacaklarını, Kosgeb’in projeyi onaylama tarihinin sözleşme imzalanmış olunan 04.01.2019 tarihinden bir ay öncesi olabileceğini, çünkü önce proje onaylandığını sonra sözleşme imzalandığını, davalı şirkete sözleşme imzalanırken herhangi bir taahhüt verilmediğini, ancak çalıştığı şirketin bu tarz işlerle uğraşan bir firma olduğundan ihtiyaç duyulması halinde davalı ile şartların uygun olduğu takdirde çalışabileceği konuşulduğunu…”beyan etmiştir.Davalı tanığı...;“…Davalı firmada genel müdür olduğunu, davacı şirketle kosgeb projesi için sözleşme imzaladıklarını, davacı şirketten ilk kez böyle bir projeye başvurduklarını daha sonra bu şekilde pek çok iş yapacaklarını ve bütün işleri getireceklerini bu nedenle uygun fiyat yapılması istemleri üzerine maliyetin altında bir fiyat vererek davacı ile sözleşme yaptıklarını, normalde 60.000,00 TL’ye yapacakları sözleşmeyi davacının başka işlerini de getireceğini söylemesi üzerine 15.000,00 TL üzerinden sözleşme yaptıklarını, standart işlerinde de 3.000,00 TL + %5 üzerinden sözleşme yaptıklarını, ancak davacının beyanına güvenerek düşük fiyattan sözleşme yaptıklarını, ancak davacı şirketin sözleşemeye uygun hareket etmediğini, yapması gereken ödemeyi zamanında yapmadığını, 12.000,00 TL’lik ödeme için 3 ay beklettiğini, proje ara dönemlerinde rapor hazırlamaları gerektiğini, bu rapor için davacıdan gerekli evrak ve bilgileri istediklerini, sözleşmeye göre 7 gün içinde sunmaları gereken evrakları için 40 gün kadar beklettiklerini, daha sonra davacı şirketi ziyaret ettiklerini, durumu izah ettiklerini, daha iyi teklif vermelerine rağmen rakip firmaya iş verdiklerini, sözleşme başında başkaca işler getirme vaadinde bulunduklarını hatırlattıklarını, bu işten zarar ettiklerini ya zararı gidermelerini ya da bu işin devam etmeyeceğini ilettiklerini, davacı şirketin bu teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini…” beyan etmiştir.Finans uzmanı bilirkişisinin sunmuş olduğu 19/04/2021 tarihli raporda özetle ; \"Davalı yanın sözleşmenin feshine gerekçe gösterdiği nedenlerden  davalı yan tarafından talep edilen evrakların geç gönderilmesine ilişkin; Bu hususta akdedilen sözleşmede “...Danışmanlığın istediği bilgi ve belgeler en geç 7 iş günü bitimnine kadar olağan dışı haller haricinde yararlanın ... Danışmanlığa ulaştırmakla yükümlüdür...\" denmekte olduğu, dava dosyasına mail yazışmaları sunulmuş olup yukarıda da ayrıntılı incelendiği üzere davalı yan tarafından gönderilen mailin tarihi belli olmadığından iş bu fesih gerekçesi için değerlendirme yapılamadığı, diğer yandan davacı yan tarafından ilgili talep mailine 10.05.2019 tarihinde dönüş yapıldığı ve istenilen evrakların gönderildiği anlaşıldığı,Davacı yan tarafından verilen iş getirme taahhüdüne ilişkin ; Bu hususta taraflar arasında akdedilen sözleşmede söz konusu gerekçe hakkında ilgili bir madde yer almadığı, dosya bütünüyle incelendiğinde tanık beyanlarından başkaca bir yazılı delile rastlanılmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, Projenin Onaylanma ve Tamamlanma Hususlarına ilişkin;Davalı yan sözleşme akdedildikten sonra projenin onaylandığını, ödemeye hak kazandığını ifade ettiği, buna karşın davacı taraf tanığı ise KOSGEB’in projeyi onaylama tarihinin sözleşme tarihinden önce olduğunu ifade ettiği, bu hususta taraflar arasında 12.06.2018 tarihinde akdedilen sözleşmede \"...Projenin onaylanması ile sözleşmede belirtilen bedeller kesinlik kazanır ve her hal şartta ödenecektir...\" denmekte olduğu, bu doğrultuda dava dosyasında mübrez KOSGEB bildiri yazılarından anlaşılcağı üzere davaya konu projenin 29.11.2018 tarihinde onaylandığı anlaşıldığı, yine dava konusu projenin 21.04.2020 başarılı olarak tamamlandığı anlaşıldığı, neticete itibariyle; davalı yanın sözleşmeyi haklı fesih edip etmediği hususun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde ise sözleşme %18 KDV kararlaştırıldığı da gözetilerek davalı yandan 7.500,00 TL + 1.350,00 TL KDV = 8.850,00 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı\" şeklinde görüş bildirmiştir. Dosya kapsamına göre:\"KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı kapsamında projenin başlatılması, gerekli revizyonların, raporlamalarının yapılması ve kapanış aşamasına kadar ki sürecin takip edilmesi\" konusunda taraflar arasında 12/06/2018 tarihli hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin 15.000,00 TL + KDV ( sabit tutarın ödeme şekli; sözleşmenin imza edildiği tarih itibari 3.000,00 TL peşin, geri kalan tutar projenin onaylanması ile defaten ödeneceği)  olarak, projenin onaylanması ile sözleşmede belirtilen bedeller kesinlik kazanacağı ve her şartta ödeneceği kararlaştırıldığı, 09/01/2019 tarihli ...Bankası dekontu ile davacı tarafından davalıya 14.160,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; projenin onaylanması ile birlikte davalının sözleşmede kararlaştırılan bedeli hak kazandığını ileri sürmüş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kapsamı yukarıda da ifade edildiği üzere  projenin başlatılması, gerekli revizyonların ve raporlamalarının yapılması ve kapanış aşamasına kadar ki sürecin takip edilmesine ilişkin olup kararlaştırılan 15.000,00 TL+ KDV hizmet bedeli, verilecek tüm hizmetlerin karşılığı olarak kararlaştırılmıştır. Nitekim sözleşmenin 2.2 maddesinde açıkça davalının sorumlulukları olarak, projenin hazırlanması, sunulması ve onaylama sürecinin takip edilmesi ve sonuçlandırılması olarak sayılmıştır. Ancak davalı tarafından başvuru aşaması için gerekli işlemlerin yapıldığı, projenin hazırlanarak sunulduğu akabinde ise projenin tüm aşamaları tamamlanmadan davalının 20/06/2019 tarihinde sözleşmeyi feshettiği, projenin 20/04/2020 tarihinde başarılı şekilde tamamlandığı görülmüştür. Dosyaya sunulan belgelerden sözleşmenin feshinden projenin tamamlandığı tarihe kadarki sürede ara rapor ile faaliyet raporların sunum aşamaları davacı tarafından hazırlandığı, sürecin davacı tarafından tamamlandığı dolayısıyla davalının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini tamamlamadan sözleşmeyi feshettiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalının sözleşmeyi feshettiği tarihe kadar vermiş olduğu hizmeti bedeli tespit edilerek fazla ödeme var ise iadesine karar verilmelidir. Mahkemece her ne kadar bu konuda bir değerlendirme yapılmamış ise de davacı tarafça sözleşme ile kararlaştırılan hizmet bedelin bakiye 1/2'sinin KDV'si ile birlikte iadesi talep edilmiştir. Diğer bir ifade ile davalı tarafından verilen hizmetin sözleşme bedelinin yarısı olduğu kabul edilmiştir. Sözleşme hükümleri, davalının edimleri ve davalı tarafça verilen hizmet karşılaştırıldığında talep edilen sözleşme bedelinin yarısı taleple bağlı kalınarak dairemizce de uygun görülmüştür. Ancak söz konusu sözleşmede hizmet bedeli 15.000,00 TL +KDV  toplam 17.700,00 TL olarak kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeyi feshettiği tarihe kadar toplam KDV dahil 8.850,00 TL hizmet bedeli alacağı bulunduğu, davacı tarafça 14.160,00 TL ödeme yapıldığı gözetilerek fazla ödenen 5.310,00 TL'nin iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1.b-2 bendi uyarınca usulü kazanılmış haklar gözetilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/06/2021 tarihli ve 2019/244 Esas 2021/530 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 5.310,00-TL'nin 30/07/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım  üzerinden hesaplanan 615,40-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 151,15-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 464,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafça yatırılan 151,15-TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 97,05-TL posta masrafı, 600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 741,45-TL'nin, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 444,87‬ TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa  verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 5.310,00-TL vekalet ücretinin  davalıdan tahsili ile davacı tarafa  verilmesine,7-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 3.540,00-TL vekalet ücretinin  davacıdan tahsili ile davalı tarafa  verilmesine,7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul-red oranına göre 792,00 TL'sinin davalıdan, 528,00 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,8-Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, <br>İstinaf giderleri yönünden;1-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli 615,40 TL istinaf harcından, yatırılan 151,14 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 464,26 TL harcın davacıdan tahsiline,2-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,3-istinaf aşamasında davalı tarafından yapılan toplam 343,24.TL (151,14.TL istinaf harcı ve 162,10.TL istinaf başvuru harcı ve 30,00 TL posta masrafı) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc53a8c779f7d784","SID":"5fa8e5947569ac1c"}}