{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2022/1258 <br>KARAR NO:2025/646<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:01/02/2021<br>NUMARASI:2018/853 Esas, 2021/99 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:08/07/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında, davalı şirkete ait \"... projelerindeki şap betonu, alçı pano, asma tavan, alçı sıva, saten alçı, boya ve mantolama işlerinin yapılması konusunda 16/02/2017 tarihinde protokol imzalandığını, davacı şirketin sözleşme doğrultusunda yaptığı işlere yönelik düzenlemiş olduğu hak edişlerden davalı şirketin %5 nakdi teminat kesintisi yaptığını, ödenmesi gereken 10.482,92 TL kesinti bedelinin ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini belirterek, davanın kabulü ile davalı şirketin haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, davalı ile ... Teknik arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacı firmanın ünvan değiştirdiği, eski unvanının ... Şti. Olduğunu, icra takibinde unvanı belirtilmeyen... Şti. ile davalı arasındaki anlaşmaya göre davacı şirketin kesin hakediş raporu ve tutanağı imzalanmadan, fatura kesip şirkete göndermeden, fatura tarihinden itibaren belli bir vade geçmeden ve tüm yükümlülüklerini yerine getirmeden alacaklı olduğunu iddia edemeyeceğini, davacının sözleşme hükümleri uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklerini halen yerine getirmediğini, davalının gecikme cezasından ötürü davacıdan alacaklı konumda olduğunu belirterek, davanın usulden reddine, haksız ve kötüniyetli icra takibi başlatmasından ötürü davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.2.1-2-3 ve 10.3 maddelerinde hakedişlerden yapılacak nakdi teminat kesintisinin iade şartlarının düzenlendiği ve özetle geçici kabulün tamamlanması, işverence geçici kabul tutanağının düzenlenmesi, taşeron tarafından ... borcu yoktur belgesinin alınması ve taşeronun işverene ve personeline borcunun bulunmaması şeklinde belirlendiği, dosyadaki geçici kabul tutanakları, ... borcu yoktur belgesi ve hakedişler incelendiğinde, davalının, davacının ... Caddesi Konut Projesindeki 1,2,3 nolu ve kesin hesap hakedişleri ile ... Projesindeki 1 nolu ve kesin hesap hakedişinden toplamda 10.482,98-TL kesinti yaptığı, davacının talebinin kalem kalem yapılan kesintilerle uyumlu olduğu, davaya konu ... Konut Projesi ve ...Villa projesinin geçici kabul tutanaklarının 18/12/2017 tarihinde imzalandığı, ayrıca Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezince düzenlenen 23/10/2017 tarihli ... borcu yoktur yazısının da dosya içerisinde bulunduğu, davacının davalı ve çalışanlarına borcu olduğuna dair herhangi bir kaydın da dosyaya yansımadığı, bu hali ile davacının hakedişlerinden yapılan kesintinin iadesi için sözleşmede belirtilen şartları yerine getirdiği, bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir belge olmadığından takip öncesi işlemiş faiz  talebinin yerinde olmadığı, asıl alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin ise yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ... sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın  iptali ile takibin 10.482,92-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, asıl alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, mevcut olayda teminatın iadesi şartlarının oluşmadığını, gerek davacı tarafın gerekse müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacının müvekkili firmadan alacağının bulunmadığının hükme esas alınan bilirkişi raporları ile de ortaya konduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, kesin hak ediş rapor ve tutanağı imzalanmadan, fatura kesip müvekkili şirkete göndermeden ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini  yerine getirmeden davacı tarafın teminatın iadesini talep etme hakkı bulunmadığını, 18.12.2017 tarihli iki adet geçici kabul tutanağı dayanak alınarak, kesin hak ediş rapor ve tutanağı imzalanmışcasına, teminatın iadesine karar verilmesi Borçlar Hukukunun sözleşmelere ilişkin düzenlemelerine göre mümkün olmadığını, sözleşmenin 5. maddesine göre işin taahhüt edilen bitirilme süresinin 30.04.2017 olduğunu, ancak dosyada mevcut geçici kabul tutanağı incelendiğinde işin 18.12.2017 tarihinde tamamlandığının görüleceğini, bu halde, davacı tarafın yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmediği, işini geciktirdiği ortada olup, geç teslim halinde müvekkilinin cezai şart bedelini hak ediş ya da teminattan kesme hakkı bulunduğunu, işin geç teslimi sebebiyle günlük 1.000 TL cezai şart bedelinin bilirkişilerce hesaplanması ve davanın kabulüne karar verilmesi halinde dava konusu miktardan takas mahsubuna karar verilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de somut olayda işin geç teslimi sebebiyle müvekkili şirketin cezai şart bedeli talep etme ve bu bedeli teminattan kesme hakkı bulunduğundan İİK uyarınca icra inkar tazminatının şartlarının somut olayda mevcut olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep ermiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dava, davacı yüklenici...Ltd.Şti. (...Ltd.Şti.) ile davalı iş sahibi ... A.Ş. arasında, davalı şirkete ait \"... projelerindeki şap betonu, alçı pano, asma tavan, alçı sıva, saten alçı, boya ve mantolama işleri\" için akdedilen 16/02/2017 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında davalının her hakedişten kestiği %5 nakti teminatların iadesi şartlarının oluşmasına rağmen iade edilmedikleri iddiasıyla, bu kesintilerin ve işlemiş faizlerinin davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirip getirmediği, bu kapsamda davalının her hakedişten kestiği %5 nakti teminatın iade şartlarının oluşup oluşmadığı, bu hakedişlerden kesilen toplam nakti teminat miktarının ne kadar olduğu ile davalının mahsup itirazı kapsamında davacıdan sözleşme konusu iş dolayısıyla gecikme cezası alacağı olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir. Davalının mahsup itirazına dayanak olan sözleşmenin 48. Maddesindeki, işin gecikmesi durumunda her gecikme günü için 1.000,00 TL gecikme cezasının taşeronun hakedişinden veya teminatından kesileceğine dair düzenleme \"ifaya ekli cezai şart\" niteliğindedir. Taraflar arasındaki sözleşmede özel bir teslim maddesi bulunmamaktadır. Bu durumda Yargıtay içtihatlarına göre \"geçici kabulle\" teslim yapılış sayılır.Davaya konu ... Projesi ve Dragos İkiz Villa Projesine ilişkin olarak dosyaya sunulan ve sözleşmenin 21. Maddesine göre düzenlenen 18/12/2017 onay tarihli \"İnce İşler Geçici Kabul Tutanağı\" başlıklı geçici kabul tutanaklarına göre sözleşmeye konusu bu projelere ilişkin işlerin 31/10/2017 tarihi itibariyle davalı iş sahibine teslim edildiği sabittir. Buna göre, davalı iş sahibi tarafından söz konusu ifaya ekli cezanın saklı tutulduğu iradesinin en geç bu tarihte ortaya konmuş olması gerekmektedir. Oysa ki dosya kapsamına göre davalı tarafça bu mahsup savunması ilk olarak 08/08/2018 tarihli cevap dilekçesiyle ileri sürülmüş olup, davalının geçici kabul tarihinde buna dair ihtirazi kayıtta bulunduğuna ilişkin bir iddia ve ispatı bulunmamaktadır. Bu durumda davalı iş sahibinin söz konusu ifaya ekli cezaya dayalı olarak mahsup itirazında bulunması mümkün olmayıp, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde bulunmamaktadır.Davacının davaya konu %5 nakdi teminat kesintileri bakımından bir alacağı olup olmadığı ve teminatın iade şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirildiğinde, dosya kapsamına, hakedişlere, bu hakedişlere dayalı olarak düzenlen faturalara, her iki tarafın birbiriyle örtüşen defterlerine, geçici kabul tutanaklarına, Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezince düzenlenen 23/10/2017 tarihli SGK borcu yoktur yazısına, davacının davalı ve çalışanlarına borcu olduğuna dair herhangi bir kaydın dosyaya yansımaması ve davacının hakedişlerinden kesilen %5'lik nakdi teminat kesintilerinden dolayı talep edebileceği alacak miktarı göz önünde bulundurulduğunda, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki \"davaya konu nakdi teminat kesintilerinin iadesi şartlarının mevcut olduğuna\" dair değerlendirme ve kabulü yerinde bulunmakta olup, buna göre, davaya konu takipteki asıl alacak miktarı bakımından davacının itirazın iptali talebinin kabulüne karar verilmiş olması usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunmaktadır.Mahkemece yerinde görülen takibe konu asıl alacak miktarı taraf defter kayıtları ile sabit olduğundan, Mahkemece asıl alacağın likit kabul edilerek davacnın icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/02/2021 tarih ve 2018/853 Esas, 2021/99 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 716,09-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 179,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 537,07-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f20c4caab5c26165","SID":"e3c05ac83629a37a"}}