{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1275 <br>KARAR NO:2025/693<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/03/2021<br>NUMARASI:2014/832 Esas 2021/186 Karar<br>DAVA:Kayıt Kabul<br>DAVA TARİHİ:28/03/2005<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:18/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL ve BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı firma tarafından Avusturya’da bulunan ... fabrikasından satın alınan makineler ile diğer bazı menkul malların yine davalıya ait Tekirdağ/Çerkezköy’de bulunan fabrikasına taşınmasına yönelik olarak müvekkili ile davalı arasında 28.02.2004 tarihinde Nakliye ve Koordinasyon sözleşmesinin imzalandığını, müvekkil tarafından sözleşmeden kaynaklanan tüm edimler ile davalı firmanın talep ve onayı ile sözleşmede yer almadığı halde lüzumlu olan tüm işler sözleşmede belirtilen süreler içerisinde yapılarak davalı firmaya ait mallar eksiksiz ve hasarsız olarak teslim yerinde davalıya teslim edildiğini, müvekkil tarafından sözleşme gereği olarak veya davalının talep ve talimatı ile yapılan tüm işlere ait faturalar tanzim edilerek davalı firma yetkililerine teslim edildiğini, davalı tarafından kendisine tebliğ edilen faturalardan hiçbirisine itiraz edilmediği halde sözleşmeden ve faturalardan kaynaklanan bakiye alacakları müvekkile ödenmediğini, müvekkil tarafından iyi niyetli olarak borcun tasfiyesi defaatle davalıdan talep edilmesine rağmen müspet bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine müvekkil tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 28.02.2005 tarih ve ... yev. nolu ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeden ve faturalardan kaynaklanan bakiye alacakları ile davalı firmanın kusuru nedeniyle müvekkil tarafından 3. şahıs ve devlet kurumlarına ödenen cezaların müvekkile ödenmesi talep edildiğini, davalı tarafından bu ihtarnameye karşılık olmak üzere Beyoğlu ... Noterliğinin 02.03.2005 tarih ve ... yev. nolu ihtarnamesi gönderilerek müvekkilin ihtarnameye konu ettiği talepleri külliyen reddedildiğini, davalının menfi tutumunu değiştirmeyeceğinin anlaşılması üzerine nihayet müvekkil tarafından sözleşmeden ve faturalardan kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla ... (asıl davaya ilişkin) ve ... (birleşen davaya ilişkin) sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin tamamen haksız ve kötü niyetli olarak her iki icra takibine itiraz etmesi üzerine, haksız itirazın iptali için huzurdaki dava ile birleşen İstanbul 14. ATM 2005/433 E. sayılı dosyalarından itirazın iptali davaları açıldığını beyanla davalının takip dosyalarına yaptığı itirazın iptali ile takiplerin davamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durduran davalının takip tutarının % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı şirket vekili asıl ve birleşen davaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; davacının sözleşme ile üzerine aldığı hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğini, taşınması gereken malların ve konteynerlerin sözleşmede öngörülen şekilde  taşınmadığını, menkul malların davacının alt taşeronlarına olan borçları sebebi ile dünyanın çeşitli yerlerinde haczedildiğini,  davacının işi gereği gibi ve gerektiği zamanda yapmadığını, bu sebeple de davalı müvekkil şirketin maddi olarak büyük zararlara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacıya sözleşmeye uygun şekilde ödemeler yapıldığını ancak davacının sürekli olarak içeriğinin ne olduğu belli olmayan, imzasız, sözleşme gereği ödenme yükümlülüğü taraflarına ait olmayan mükerrer ve birbiriyle çelişen, hatta hiç verilmeyen hizmetlere ilişkin faturalar düzenleyerek ödeme talep ettiğini, müflis şirket tarafından davacının kestiği faturaların hepsine yazılı olarak itiraz edilerek iade edildiğini, beyanla açılan davaların reddine, müvekkili şirkete zarar veren davacının % 40’dan az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \"...Dosya kapsamına giren gümrük beyannameleri taşınan emtianın gümrük onaylı listesi, ATR belgesi, faturalar, alınan talimatlar, TCDD kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde sözleşmeye konu taşıma faaliyetlerinin gerçekleştirildiği ve Çerkezköydeki fabrikanın faal olarak çalışmaya başladığı, davacının kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği ve sözleşme bedeli olan 2.260.350 Euro'yu talep etmekte haklı olduğu buna ek olarak ilk önce ... fabrikasında döşenen demiryolunun hasarlanması ve kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle malların ... fabrikasından ... tırlarla taşınmak zorunda kalındığı, buna ilişkin alınan karar ve talimatlar, fotoğraflarla ispatlanmış olup, buna ilişkin 92.742 Euro'nun talep edilebileceği, ikinci olarak sözleşme hükümleri de dikkate alındığında ... fabrikasında 2. Ve 3. Katlarda bulunan makinelerin demonte edilmemesi ve yüklemeye hazır hale getirilmemesi nedeniyle özel vinç, makine kullanılması ve işçilik ücretlerinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği ve zaten faturalanan bedelin bir kısmının da ödenmiş olduğu, kalan bakiye 20.641,31 Euro bedelin davacı tarafça talep edilebileceği, üçüncü olarak davacı taraf 04.05.2004 tarihinde yüklemeye hazır olduğunu bildirmesine rağmen davalı tarafın yüklemeyi 26.05.2004 tarihinde yapılmasını istediğini bildirmesi ve yükleme tarihini değiştirmesi davalının kendi kusuru olup davacının tren iptali cezaları için ödemek zorunda kaldığı 159.815 Euro'nun davalıdan talep edebileceği, dördüncü olarak 93 adet konteyner için ... firmasına ödenen demuraj (bekleme) ücreti 78.315 Euro olup konteynerlerin süresinde alınmaması davalının kusurundan kaynaklanmakta olup davacının bu bedeli talep edebileceği fakat bunun dışında kalan paketleme işinin ... firması ile yapıldığına ilişkin herhangi somut bir delil veya sözleşme olmaması, vagon tahliye ücretlerindeki KDV ücretlerinden davalının sorumlu olmaması ve ayrıca her ne kadar ...'ye demurrage ücreti ödenmiş ise de bunun 7 günlük serbest zamanda yapıldığı ve davalının herhangi bir ihmali olmadığından davacının buna ilişkin bedeli talep edemeyeceği anlaşıldığından toplamda 2.614.863,31 Euro istenebileceği, ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğu üzere davalı tarafça yapılan 1.582.935,30 Euro ödemenin bundan mahsup edildiğinde geriye 1.031.928,01 Euro talep edebileceği, iflas tarihine kadar işlemiş faizin ve takip masraflarının anaparaya eklenmesi gerekeceği, ayrıca takip tarihleri gözetildiğinde asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatına hak kazanılmış olduğu bu bedelin talep edilebileceği toplam olarak 1.773.785,29 Euro, 94.674,97 TL takip vekalet ücreti ve iflas masasınca dikkate alınacak takip masraflarının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi\" gerektiği gerekçesiyle Mahkememizin 2014/832 esas sayılı asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul 14.ATM'nin 2005/433 esas sayılı dava dosyaları yönünden açılan davaların KISMEN KABULÜNE, 1.031.928,01 Euro asıl alacak, 169,63-Euro takip tarihine kadar işlemiş faiz, 328.916,45-Euro takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faiz, 317.519,20-Euro asıl davadaki % 40 oranında icra inkar tazminatı, 95.852-Euro birleşen davadaki % 40 oranında icra inkar tazminatı olmak üzere 1.773.785,29-Euro ve ayrıca 94.674,97-TL takip vekalet ücretlerinin ve iflas masasınca dikkate alınacak diğer takip masrafların davalı müflis şirketin tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü ... İflas sayılı dosyasındaki iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Sözleşmede yazılı olmadığı halde davalının talep ve talimatları ya da fiziki zorunluluklar nedeniyle yapılan sözleşme dışı işlerin bir kısmı bilirkişiler tarafından tespit edildiğini, ancak bilirkişi raporunda alacağın eksik hesaplandığını, davanın tamamının kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, dava ilk olarak itirazın iptali davası olarak açıldığından dava vekalet ücretinin de nispi olarak takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemenin tespit ettiği alacak bedelini Türk Lirası cinsinden  belirlemesi gerekirken Euro cinsi kullanması usul ve yasaya aykırı olduğunu,yabancı para alacağının iflas tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak tespit edilmesi gerekirken yerel mahkemece bu hususta göz ardı edildiğini,  yerel mahkeme tarafından kurulan ilamda, takip masrafı giderinin ve takip vekalet ücretinin iflas masasına kaydı mümkün olmayıp asıl alacaktan vekalet ücreti ile yargılama gideri düşülerek bakiye alacağın tespit edilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadığını, itirazın iptali olarak ikame edilen davanın  kayıt kabul davasına dönüşmüş olduğu nazara alındığında yerel Mahkeme tarafından %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca uygulanan faiz oranının yüksek olduğuna ilişkin itirazımızın da dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl ve birleşen dava, taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeline dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup yargılama sırasında davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine ... sayılı dosyası; 279.440,26 EUR asıl alacak, 6.737,00 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 286.177,26 EUR, ... sayılı dosyası ile  1.203.797,16 EUR asıl alacak,  29.025,00 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.232.822,16 EUR tutarındaki alacağın, 3095 sayılı yasanın 4a bendi uyarınca tahsil tarihinde döviz kuru hesaplanarak takipten tahsil tarihine kadar işleyecek faizi, takip harç, masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili talepli takip başlatıldığı,davalının  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı, yargılama sırasında davalı şirket hakkında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/134 esas sayılı dosyasından 14/04/2014 tarihinde iflas kararı verildiği, davacı şirket tarafından müflis şirket masasına ... kayıt numarası ile 8.040.192,23 TL'lik TL'lik alacak kaydı yaptırıldığı, iflas idaresince alacağının tamamının reddine karar verildiği görülmüştür.Bilirkişi heyetinden alınan 09/07/2007 tarihli raporda özetle \"  ...Mahkemenin 06.07.2006 tarihli ara kararında açıklandığı gibi taraf vekillerinin dosyada bulunan dilekçelerindeki açıklamalar ile dosyadaki davacı taraf tarafından düzenlenen faturaların birbirlerini doğrular nitelikte bulunmadıkları,  bu uğurda tarafımızca dosyada bulunan davacı tarafından düzenlenen faturaların dökümü listelenerek raporumuzda sunulduğu, dosyada bulunan belgelerdeki bilgilerden, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye konu olan taşıma işinin yapıldığını,Çerkezköy’deki davalı tarafa ait fabrikanın da işletmeye başlamış olduğu anlaşıldığı, sözleşmeye konu olan faaliyet tamamlanmış olduğuna göre, sözleşmede tarafların uyuştukları gibi yazılı olan 2.260.350 EURO’nun davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğini, davacı tarafın bunun üstündeki istemi için, dosyada bulunan yazışmaları ve faturaların muhteviyatını tevsik edecek belgelerin, gümrük ve taşıma belgelerinin ibrazı gerektiği \" bildirilmesi üzerine eksiklikler tamamlandıktan sonra  bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, alınan 29/07/2009 tarihli ek  raporda\"...Davacının sözleşme gereği nakliyeyi tamamladığından sözleşmede kayıtlı 2.260.350 Euro’ya hak kazandığı, davacının sözleşme dışı yaptığı zorunlu işler bulunduğu ve bunların kabul edilebilir miktarının; 73.214,25 Euro (ek rapor IV/1) + 92.742.00 Euro (ek rapor IV/2) + 20.641,31 Euro (ek rapor IV/3) + 48.891,70 Euro (ek rapor IV/6) + 78.315,00 Euro (ek rapor IV/8) = 313.804.26 Euro olduğu, davacının davalıdan talep edebileceği alacağının, 2.260.350.00 Euro mukavele gereği + 313.804,26 Euro mukavele dışı alacak = 2.574.154.26 Euro -1.582.935,30 Euro davalı tediyesi = 991.218,96 Euro olduğu \" yönünde tespit ve görüşü yer verilmiştir Davalı vekilinin rapora itirazları ve itiraz dilekçesi ekinde sunduğu dava dışı şirketlere yaptığını iddia ettiği ödemelere ilişkin belgelerin incelenmesi, davacı vekilinin bu belgelere karşı yazılı verdiği beyan ve eki belgelerinin incelenmesi, sözleşmeyle karşılaştırılarak iddia ve itirazları da cevaplar şekilde düzenlenmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, alınan 01/06/2011 tarihli ek raporda \" Mahkemece bu defa verilen görev çerçevesinde yukarıda dökümü arz edilen davacı ve davalı şirkete ait itiraz ve beyan dilekçelerinin irdelenmesinde bu itiraz ve beyanların bir çoğunun zaten gerek kök raporumuzda gerekse ek raporumuzda ayrıntılı olarak belirtildiği, buna göre de; tahsilatlarla ilgili olarak yapılan irdelemede kök raporumuzun 18 ve 19. sayfalarında davacı şirketin davalı şirketten toplam 1.582.935,30 EUR tahsil ettiğinin detay tabloda belirtildiği, yine davalının iddiası olan mükerrer ödemelerin de kök raporumuzun 25 ve 26. sayfalarında detay tablo şeklinde yer aldığı, yani kök raporumuzda yapılan hesaplama içerisinde bu tutarın zaten yer aldığı, ayrıca, davalının itiraz dilekçesinde davacı şirkete sözleşme dışı yapılan işlerden dolayı 313.804,26 EUR tutarındaki borcu kabul etmedikleri belirtilmiş olup, ancak bu borcun oluşumuna ait l.ek raporumuz içersinde 10, 11 ve 12’nci sayfalarda detaylı bir inceleme yapıldıktan sonra düşülmesi ve ilave edilmesi gerekenlerden belirtildiği ve sonunda da bu tutara ulaşıldığı, dolayısıyla da davalının bu iddialarının ek raporumuzdaki kanaatimizi değiştirmeyeceği kanaatine varıldığı\" bildirilmiştir.Taraf vekillerinin ek rapora sunduğu itirazların giderilmesi için bilirkişi heyetinden tekrardan alınan 28/01/2013 tarihli ek  raporda \" ... Davacının sözleşme dışı işlerden dolayı isteyebileceği meblağ : 92.742.00 Euro (Bkz.29.06.2009 tarihli ek rapor) + 20.641.31 Euro (Bkz.29.06.2009 tarihli ek rapor) + 78.315.00 Euro (Bkz.29.06.2009 tarihli ek rapor) + 159.815.00 Euro (Bkz. Son ek rapor II/l) = 354.513,31 Euro,  davacının davalıdan talep edebileceği alacağının : 2.260.350.00 Euro  + 354.513.31 Euro = 2.614.863.31 Euro - 1.582.935.30 Euro = 1.131.728.01 Euro davalı tediyesi olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı\" bildirilmiştir. İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/16 Esas dosya ile birleşen İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/433 Esas sayılı dosyası ile yine derdest dosya ile birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/22 Esas (sonradan tefrik edilen) sayılı dosyalarının yargılamalarının yapıldığı dikkate alınarak sunulan bilirkişi raporunda da üç dava bakımında taleplerinin, teknikte toplam ve kanaatlerinin ayrı ayrı belirtilerek ve Yargıtay denetimine elverişli rapor hazırlanması gerekirken bu yola gidilmediği ve yazılı şekilde iki dosyaya yönelik rapor hazırlandığı anlaşıldığından, belirtilen üç dosyadaki talep ve savunmayı tartışır surette Yargıtay denetimine elverişli (ve farklı dosyaların farklı taleplerini inceleyen ve gösteren) ayrıca bir önceki rapora ve taraf vekillerinin diğer raporlara olan itirazları da tartışılmak suretiyle bilirkişi heyetinden  ek rapor alınmış, alınan 04/04/2014 tarihli ek raporda özetle \" ...Davacı ve davalı itirazları, ibraz edilen belgeler ile dosya muhteviyatı belgeler üzerinde yapılan incelemede taraflarca yapılan itirazların değerlendirilmesinde Sayın Mahkemenize sunmuş olduğumuz 28.01.2013 tarihli 4. Ek raporumuzda yapılan tespitlerimizi değiştirecek bir husus bulunmadığı, davalı tarafından davacının alacak bakiyesinden düşülmesi gerektiğini belirttiği toplam 346.612,31 EUR nun daha önceki kök ve ek raporlarda düşülmüş olduğundan bir değişiklik gerektirmediği, sadece raporda sehven davacının alacağından davalı tarafından yapılan ödemelerin düşülmesinde yanlışlık olduğu, bu yanlışlığın düzeltilmesi neticesinde davacının alacağının 1.031.928,01 EUR olacağı, buna temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 169,63 EUR faiz talep edebileceği, davacının sözleşme dışı işlerden dolayı isteyebileceği meblağ : 92.742.00 Euro (Bkz. 29.07.2009 tarihli ek rapor) + 20.641.31 Euro (Bkz. 29.07.2009 tarihli ek rapor) + 78.315.00 Euro (Bkz. 29.07.2009 tarihli ek rapor) + 159.815.00 Euro (Bkz. Son ek rapor II/1) = 354.513,31 Euro, davacının davalıdan talep edebileceği alacağının : 2.260.350.00 Euro + 354.513.31 Euro = 2.614.863.31 Euro -1.582.935.30 Euro = 1.031.928.01 Euro davalı tediyesi olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı\" bildirilmiştir.Dava konusu icra dosyalarındaki alacakların iflas tarihi itibariyle TL karşılıklarının ve iflas tarihi itibariyle faiz ve vekalet ücretinin hesaplanması için önceki bilirkişi heyetinden sadece SMM bilirkişisinden alınan 17/04/2019 tarihli raporda \" ... sayılı dosyası yönünden; İflas tarihi 14.04.2014 tarihi itibari ile 286.177,26 EUR (279.440,26EUR asıl alacak + 6.737,00 EUR işlemiş faiz) alacağın kur 2,9503 üzerinden iflas tarihi itibari ile kesinleşen alacak tutarı 844.308,77 TL, kesinleşen alacak tutarına göre avukatlık ücreti 46.772,35 TL, 279,440,26 EUR asıl alacağın takip tarihi 08.03.2005 tarihinden iflas tarihi 14.04.2014 tarihine kadar işlemiş faiz tutarı 265.783,52 TL,... sayılı dosyası yönünden; İflas tarihi 14.04.2014 tarihi itibari ile 1.232.822,16 EUR ( 1.203.797,16 EUR asıl alacak + 29.025,00 EUR işlemiş faiz) alacağın kur 2.9503 üzerinden iflas tarihi itibari ile kesinleşen alacak tutarı 3.637.195,22 TL, kesinleşen alacak tutarına göre avukatlık ücreti  101.071,95 TL, 1.203.797,16 EUR asıl alacağın takip tarihi 08.03.2005 tarihinden iflas tarihi 14.04.2014 tarihine kadar işlemiş faiz tutarı  1.144,965,45 TL\" olarak hesaplanmıştır.En son hesaplamanın yapıldığı 04/04/2014 tarihli rapor ile iflas tarihi itibariyle hesaplamanın yapıldığı, 17/04/2019 tarihli raporun alacak hesaplaması dikkate alınmadan sadece takip tutarları üzerinden asıl alacak miktarları gözedilerek hesaplama yapılmış olması çelişki yarattığından  iflas tarihi itibariyle bilirkişi heyetince son yapılan hesaplamalar dikkate alınarak SMM bilirkişiden ek rapor alınmış, alınan 20/10/2020 tarihli ek raporda \"...Davacı tarafından davalı hakkında aynı tarihte 08.03.2005 tarihinde 2 ayrı takip açıldığı, dava hakkında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/134 Esas sayılı dosyasında 14.04.2014 saat 15:00 itibarı ile iflasına karar verildiği, mahkemenize sunulmuş 04.04.2014 tarihli raporda; davacının alacağının 1.031.928,01 EUR olduğu, buna temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 169,63 EUR faiz talep edebileceğinin tespit edildiği, buna göre iflas tarihi 14.04.2014 tarihi itibari ile 1.031.928,01 EUR Asıl alacak + 169,63 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.032.097,64 alacağın kur 2.9503 üzerinden TL karşılığının 3.044.997,67 TL buna göre vekalet ücretinin 94.674,97 TL, 1,031.928,01 EUR asıl alacağın takip tarihi 08.03.2005 tarihinden iflas tarihi 14.04.2014 tarihine kadar işlemiş faiz tutarı 328.916,45 EUR, kur 2,9503 üzerinden 970.402,21 TL\" olarak hesaplanmıştır. Dosya kapsamına göre; taraflar arasında 28.02.2004 tarihinde \"Nakliye ve Koordinasyon Sözleşmesi\" imzalanmış olup asıl davada sözleşme kapsamında taşıma bedeli ve faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için birleşen davada ise sözleşmeye ek olarak TCDD'ye ve 3. Şahıs firmalara ödenen bedellerin tahsili talep edilmiştir. Sözleşme hükümleri incelendiğinde 1. Madde'de tahmini 20 Blok trenle ... Fabrikasından Çerkezköy istasyonuna trenle ve ordan kamyonla fabrikaya satın alınan malların sevkinin yapılması, trenle taşıması mümkün olmayan ağır ve gabari dışı makinelerin kara yolu + deniz yolu ile taşıması, Çerkezköy fabrikada malların tahliyesinin Profilo personeli tarafından gerçekleştirileceği 2 ve 3. Madde'de Yükleme Personel Giderleri, Ekipmanlar ıskarca giderleri, Vagon Taşıma bedelleri, İnjeksiyon makinelerinin taşıma bedelleri, ... Grup Makinelerinin taşıma bedelleri, ... kalan makinelerin taşıma bedelleri, hizmet bedeli ve şartları ayrı ayrı düzenlenmiş ve sözleşme bedelinin 2.260.350,00 Euro olduğu (KDV hariç) kararlaştırılmıştır. İİK'nun 195/1. maddesinde \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.Davalı vekilince icra vekalet ücretinin iflas masasına kaydı mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de  İİK 195 maddesi uyarınca  icra masraflarına dahil edilen icra vekalet ücretinin masaya kaydedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir.(Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir.Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir.Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı paranın TL'ye karşı değer kazanması halinde yabancı para alacağı yönünden bir artma söz konusu olacağından alacaklar arasındaki eşitlik bozularak TL'nin alacakları aleyhine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olup, bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805E. 2024/1401 K sayılı emsal ilamları).Bu nedenle davacının müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yabancı para cinsinden hüküm tesisi hatalı olmuştur. Öte yandan, iflas kararının kesinleşmesi ile müflis hakkındaki icra takiplerinin düşmesi nedeniyle ortada bir icra takibi bulunmadığı ve itirazın iptali olarak ikame edilen davanın kayıt kabul davasına dönüşmesi olduğu dikkate alındığında mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.12.2014 Tarih ve 2014/2991 E., 2014/8259 K. İlamı da bu yöndedir) Temerrüt Faizi hesabı yönünden; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1.031.928,01 EUR asıl alacağın takip tarihi 08.03.2005 tarihinden iflas tarihi 14.04.2014 tarihine kadar %3,5 faiz oranı üzerinden işlemiş faiz tutarı 328.916,45 EUR olarak hesaplanmış ise de yapılan hesaplamanın denetime açık hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağı düzenlenmiştir.Emredici düzenleme uyarınca bir yıl vadeli o yabancı para ile açılmış mevduaat hesabına ödenen en yüksek faiz oranının baz alınması gerekmektedir.O halde  3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca, yabancı para borcunun faizinde, temerrüt tarihinden (hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt tarihi takip tarihinden bir gün önce 07/03/2025 tespit edilmiş olup bu husus da tarafların itirazı olmadığı gözetilerek) iflas tarihi olan 14/04/2014 tarihe kadarki süreçte Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı denetime açık şekilde tespit edilerek  hesaplanması gerekmektedir. O halde mahkemece yapılması gereken; mali müşavir bilirkişisinden alınacak ek rapor ile tespit edilen 1.031.928,01 Euro davacı alacağının,  yukarıda belirtildiği şekilde denetime açık şekilde 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı  tespit edilerek temerrüt faizi ile birlikte  davacının müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek ve iflas tarihindeki tarife hükümleri uyarınca icra vekalet ücreti hesaplanarak sonucuna göre karar verilmelidir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacının istinaf başvurusunun şimdilik incelenmeksizin, davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/03/2021 tarihli ve 2014/832 Esas 2021/186 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı vekili tarafından yatırılan yatırılan başvurma ve karar istinaf harcının istemi halinde iadesine, 4- Davalı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde  davalıya iadesine, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2580570f5c087b8","SID":"102affb8a3b70fe9"}}