{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br><br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/03/2023<br>NUMARASI\t: 2021/697 E-2023/190 K<br><br>DAVACI\t....<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 02.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02.07.2025\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Taraflar arasında müvekkili şirketin.....sınırları içerisinde bulanan tapunun Ankara İli, .... bulunan vinçlere ilişkin 17.02.2020 tarihli teklif  ile tarif edilen 6 adet vinç için başlık, köprü elektriği, başlık panosu değişimi, uzaktan kumanda takımı ve 4 hole kurulacak bara hattı, akım alıcısı gibi eksikliklerin tamamlanarak bakım ve onarımlarının yapılarak, yürüme rayları ile birlikte tam çalışır hale getirilmesi, mekanik ve elektriksel modernizasyonu, montajı ve her türlü yenileme işlerini içeren işlerle ilgili anahtar teslim olarak anlaştıklarını, davalı yanca 17.02.2020 tarihli teklif formunda yer alan işlerin onaylanması üzerine işin başladığını, davalı tarafından işlemlerin birçoğunun eksik yapıldığını, gereği gibi yapılmadığını, vinçlerin düzgün bir şekilde çalışıp çalışmadığı tespit edilir edilmez davalı tarafa bildirildiğini, mailler ve görüşmelerde eksik ve kusurların davalı tarafından giderileceği belirtilmiş ise de davalı tarafça bunları giderme hususunda hiçbir işlem yapılmadığını, müvekkilince Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/14 D.iş sayılı dosyasında alınan 10.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin mevcut zararının 235.315,23 TL olarak hesaplandığını, bu rapor doğrultusunda hesaplanan bedelden cari hesaptaki bakiye alacak düşüldükten sonra  196.919,01 TL alacağın tahsili için Ankara 63. Noterliği’nin 22.06.2021 tarihli 20154 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarname 24.06.2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça zararın karşılanmadığını ve ihtarnameye de herhangi bir cevap verilmediğini, buna müteakip alacağın tahsili için davalı aleyhine Ankara 26. İcra Dairesinin 2021/9206  sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalının itiraz ettiğini, itirazın mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, tespit bilirkişisi raporunun davalıya 08.10.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, taraflarca karşılıklı olarak kabul edilen fiyat teklif formu kapsamında 6 adet vincin 28.11.2020, 29.11.2020 tarihlerinde teklif formunda yer alan süreden oldukça geç tesliminin gerçekleştiğini, 11.12.2020-12.12.2020 tarihleri arasında vinçlerin çalışabilmesi için rayların döşendiğini  ve 13.12.2020-14.12.2020 tarihlerinde vinçlerin kaldırılıp yerine konmasıyla kurulumun tamamlandığını, fiyat teklif formu kapsamında yapılması gereken bakımların ve ölçümlerin hatalı ve eksik yapılması sebebiyle müvekkili şirketin fabrika inşasının faaliyetlerine devam edebilmesi için vinçlerdeki eksikleri kendi imkanlarıyla gidermek zorunda kaldığını ve maddi olarak zarara uğradığını, davalının üstlenmiş olduğu işleri gereği gibi yapmaması, eksik ve kötü ifasının borca aykırılık teşkil ettiğini belirterek,  davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, %20 ‘den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tDavalı vekili: Davada müvekkili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin Sincan’da bulunduğunu, bu nedenle Ankara Batı Mahkemelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazında bulunduklarını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak yargılama neticesinde davacı lehine hüküm verilmesi halinde müvekkilinin bakiye alacağının tahsilini teminen Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2021/16894 sayılı dosyasında yaptığı takipteki alacak nedeniyle takas talebinde bulunduklarını, davacının müvekkili şirketin yaptığı işi ve faturayı kabul ettiğini, faturaya itiraz etmeksizin ödemeyi eksik ve gecikmeli de olsa yerine getirdiğini, müvekkilince yapılan 2021/16894 sayılı icra takibinde ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğini, itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, davacının tek gayesinin borcu ödemeyi geciktirmek olduğunu, yokluklarında yapılan tespit ve alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirterek, zamanaşımı, hakdüşürücü süre nedeniyle davanın reddine, kabul anlamına gelmemek üzere davacı lehine hüküm altına alınabilecek alacağın müvekkili şirketin 2021/16894 sayılı icra takip dosyasındaki alacağı ile takasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi gereğince davalının eksik ve ayıplı ifa yaptığı gerekçesiyle davacının ayıplı iş bedelinin tahsili amacıyla  davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2021/9206  sayılı icra dosyasının incelenmesinde;  davacı tarafından davalı aleyhine 26/07/2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 196.919,01TL asıl alacak, 813,30TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 197.732,31TL istendiği, ödeme emrinin davalıya 01/08/2021 tarihinde  tebliğ edildiği, davalının 09/08/2021 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığının anlaşıldığı, HMK’nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verildiği ve bilirkişilerce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, 06/06/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; teklif formuna istinaden yapılan işlerin dosya içeriğinde sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, yaklaşık %90 seviyesinde yüklenici tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, teklif mektubuna göre eksik ve kusurlu vaptığı işlerin giderim bedellerinin toplam 35.000,00 TL+ KDV= 41.300,00 TL. Olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketin davacı şirketten 14.07.2021 takip tarihi  itibariyle 40.734,96TL alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, davacı alacağının 14.07.2021 icra takip tarihi  itibari ile 41.300,00 TL. giderim bedeli + 170,57 TL. işlemiş faiz = 41.470,57 TL olduğu, ayıba ilişkin bildirimin Ankara 44. Noterliği'nin 18.05.2021 tarih ve 7020 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yapıldığı, bildirimin süresinde yapılıp yapılmadığının takdirinin  mahkemeye ait olduğunun rapor edildiği, 06/02/2023 tarihli Makine Mühendisi bilirkilerden alınan bilirkişi raporunda özetle; \"  Davalı ... Ltd.Şti'nin 17.02.2020 tarihli teklif mektubu ile ... .. iş yerinde yapmayı taahhüt ettiği iş kalemlerinden;  Eksik işlerin icra takip başlangıç tarihi olan 14.07.2021 itibarı ile tutarının KDV dahil 164.381,15 TL  (YüzatmışdörtbinÜçyüzseksenbirTürkLirasıOnbeşKuruş) bedelle yapılmasının mümkün olduğu,  Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021-14 D.İş dosyası için hazırlanan Bilirkişi raporunda teklif mektubunda olmayan birtakım bakım/onarım işlerinin eksik iş olarak değerlendirilmesinden dolayı eksik iş bedelinin yüksek hesaplandığı,  Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022-697 D.İş dosyası için hazırlanan Bilirkişi raporunda teklif mektubunda olan birtakım bakım/onarım işlerinin eksik iş olarak değerlendirilmemesinden dolayı eksik iş bedelinin düşük hesaplandığı\"nın rapor edildiği, yukarıda belirtilen bilirkişi raporunun taraf kayıtlarına, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alındığı, taraflar tacir olduğundan mahkemece yargılamaya devam olunduğu, eser sözleşmesinin yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olduğu  (TBK m. 470; mülga BK m. 355), eser sözleşmesinde yüklenicinin üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu, yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağı, yüklenicinin kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabileceği (TBK m. 473), yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorunda olduğu, yüklenicinin eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumlu olduğu(TBK m. 474), sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmamasının ayıp olarak nitelendirildiği, açık ayıbın, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplar olduğu, buna karşılık gizli ayıbın eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplar olduğu, iş sahibinin, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlü olduğu, önemle ifade etmek gerekir ki, eserin ayıplı olmasının, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa iş sahibinin eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamayacağı(TBK m. 476),  TTK 23-1/c maddesine göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK 223. maddesinin 2. fıkrasının uygulanacağı, TBK 223. maddesine göre, alıcının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılandan satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanı bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacağı, eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatının yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispatının ise iş sahibinde olduğu, bu nedenle faturanın tek başına işin yapıldığını yahut teslim olgusunun gerçekleştiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eser sözleşmesi ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği, delillerin değerlendirildiği, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki 17/02/2020 tarihli teklif mektubuna dayalı 6 adet vincin tamir işine ilişkin olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, bahse konu onarım işi nedeniyle tarafların edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirip getirmedikleri, davacıya teslim edilen işin eksik ve ayıplı olup olmadığı, davalı taraf usulüne uygun edimini yerine getirmediyse davacının sözleşme koşullarına göre davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise alacağın varlığı ve miktarı ile alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplandığı, somut olay incelendiğinde, taraflar arasında yukarıda belirtilen sözleşme konusunda anlaşıldığı, davalı yüklenicinin taahhüt ettiği iş ve işlemleri yaklaşık %90 seviyesinde gerçekleştirmiş olduğu, 6 adet vincin toplam onarım bedelinin 334.987,00 TL olduğu, teklif mektubuna göre eksik ve kusurlu yaptığı işlerin giderim bedelinin 164.381,15 TL olarak hesaplandığı, davacının Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/14 D.İş dosyasında belirlenen eksik ve ayıplı iş bedeli olan 235.315,23 TL üzerinden davalı hakkında icra takibine giriştiği, davalının itirazı üzerine süresinde eldeki davanın açıldığının anlaşıldığı, toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan sözleşmeden kaynaklı eksik ve ayıplı iş bedeli  istemi nedeniyle icra takibi yapmakta haklı olduğu,  kabul edilmeyen alacak tutarı yönünden davalının itirazında haklı olduğu, bu suretle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, asıl  alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesi talebinin reddine ve yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Ankara 26. İcra Dairesinin 2021/9206  sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın164.381,15TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ve icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayıp ihbarı süresinde yapılmamış olmasına karşın , süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı hususu ile sırf ayıp ihbarı ve süresi ile ilgili dinlenen tanık ifadeleri de değerlendirilmeksizin hükmün tesis edildiğini, davaya konu icra takibinin her hal ve şartta usulüne uygun olmadığını, icra takip dayanağı raporun müvekkiline tebliği edilen ödeme emrine eklenmemiş olmakla takip talebi ve ödeme emrinin İİK.58 ve 61.maddelerine aykırı olduğunu, usulüne uygun olmayan icra takibi nedeniyle itirazın iptali istenemeyeceğinden davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, mahkemece yetersiz gerekçe ile üstelik süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı ve sırf ayıp ihbarı ve süresi ile ilgili dinlenen tanık ifadeleri gözardı edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de 06.02.2023 tarihli raporları hükme esas alınan bilirkişilerin iş teslimi ve fatura tanziminden aylar sonra ve haklı bir hukuki gerekçe olmadan müvekkilinin gıyabında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesi Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/14 D.İş sayılı dosyası için hazırlanan 10.06.2021 günlü bilirkişi raporunu sırf yerinde inceleme yapıldığı gerekçesi ile muteber addederek kendi varlık, görevlendirme nedenleri ile açıkça çeliştiklerini, gerek davaya cevapları gerekse 06.06.2022 tarihli 1.bilirkişi raporuna itirazlarının da karşılanmadığını, mevcut delillerle örtüşmeyen, teknik olmaktan da uzak raporun ihdas edilmiş olmasına karşın   mahkemece haklı itirazlarına uğrayan işbu 06.02.2023 tarihli raporun hükme esas alınıp 1.ve 2.rapor arasındaki fahiş çelişki karşısında hukukçu bir bilirkişi de ilavesi ile 3.bir heyet teşkili sureti ile haklı yeniden rapor tanzim taleplerinin ise kabul görmediğini, oysa dava konusu işle ilgili olarak yanlar arasında imzalanan bir sözleşme olmadığı gibi bilakis hangi işin hangi kapsamda yapılabileceğine ve davacının talep ettiği bir kısım işlerin de teknik olarak yapılamayacağına, her halükarda garanti verilemeyeceğine dair yazışmalar mevcut olup, müvekkili şirketin davacı yanca davaya mesned kılınan tespit raporunda yer alan işleri yapmayı yükümlenmediğini,  yükümlendiği işleri ise eksiksiz ve her türlü ayıptan ari olacak şekilde ifa ettiğini  ki işbu hususu teyiden taraflar arasında gerçekleşen kurumsal yazışmalar ve e-posta ile yapılan teklif ve kabulü ile 30.11.2020 günlü e-posta ile davacıya bildirilen 'Yapılan İşler' listesini ve mutabık kalınmasını müteakip de müvekkilince kesilen fatura ve davacının ihtirazi kayıtsız ödemesi/ödemelerinin işbu davanın haksız ve yersiz olduğunun delilleri olduğunu, gerçekte de müvekkilinin yaptığı işin faturasını kesmek suretiyle bedelini talep ettiğini, işi ve faturayı kabul eden davacının ise müvekkilinin ödemesini herhangi bir ihtirazi kayıt öne sürmeksizin ve yasal 8 günlük hakdüşürücü süre içerisinde faturaya da itiraz etmeksizin ancak eksik ve gecikmeli olarak yerine getirdiğini, müvekkilince bakiye alacak talep edildiğinde, ödemede temerrüde düşen davacının, aradan yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra işbu huzurdaki davaya mesned ve haklı itirazlarına uğrayan haksız tespit talebinde bulunarak ve akabinde icra takibi başlatarak bakiye borcunu ödemekten imtina ettiğini, neticede müvekkilinin cevap dilekçesi ekinde sundukları 01.12.2020-30.04.2021 tarihleri arası cari hesap ekstresi ve dayanak faturalarından mütevellit bakiye alacağının tahsilini teminen davacı aleyhine Ankara 7. İcra Müdürlüğünün  2021/16894 sayılı dosyası üzerinden icra takibi ikame etmek zorunda kaldığını, işbu ödeme emrini tebellüğ eden davacı borçlu şirketin itiraz etmeyerek takip konusu borcu da ödediğini, sadece gecikmesinde sakınca bulunmayan hallerde savunma hakkının kısıtlanmamasını teminen aleyhine tespit istenen yana tespit dilekçesi ile birlikte keşif gün ve saatinin bildirilme zorunluluğu mevcut iken, yasal koşulları oluşmadan gıyaplarında yapılan keşfe ve keşif neticesi yokluklarında alınan bilirkişi raporuna aylar sonra kendilerine tebliğ edildiğinde itiraz edilerek işin tesliminden yaklaşık 1 yıl sonra ve gıyaplarında  yapılan keşfin savunma haklarını ellerinden aldığını,  dolayısı ile tespit talep eden davacının oluşa ve gerçeğe aykırı iddiaları doğrultusunda hazırlanan raporun muteberiyetinin bulunmadığını, tespit bilirkişilerinin yanlar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından dahi bihaber olduğunu, iddia olunun işin kim tarafından ve hangi kapsamda yapıldığına dair hukuki mesned bulunmadığını gözardı ettiklerini, tespit isteyenin tek taraflı talep ve iddiaları doğrultusunda rapor tanzim ettiklerini, kanuni gerektirici nedenler olmaksızın gıyapta ve usul hükümleri göz ardı edilerek yapılan keşif ve neticesinde tanzim edilen raporun delil niteliği taşımadığının tespit mahkemesine itirazen bildirildiğini, kaldı ki yanlar arasındaki yazışmalarla da sabit olduğu gibi, tespite konu vinçlerin  en az 12 yıllık olmakla eski, kullanım ömrünü  çoktan doldurduğunu ve muhtelif markalardaki vinçler olduğunu, müvekkilinin davacıya bu hususlarda müteaddit defalar uyarıda bulunduğunu,  dolayısı ile davacının bilgisi, muvafakati ve onayı doğrultusunda sadece çelik konstrüksiyon tadilatı / vinçlerin kirişinin uzatılması ve yerine montajı, vs. yapıldığını, vinçlerin çalışmasına katkı sağlayacak ya da engel olacak hiçbir tadilatın yükümlenilmediğini,  davacının amacının yeni fabrika binasına / yerine taşınması nedeniyle vinçlerin yeni yerine yerleştirilirken makyajlanmasından ibaret olduğunu, davacının tadilatta kullandırdığı kaldırma ünitesi, elektrik pano ve motorları ile bara sistemleri de eski fabrikalarından söktükleri hurda vasfındaki malzemeler olup davacının bu konuda da uyarıldığını,  bakımı ve çalışmasının temini için hiçbir firmanın garanti veremeyeceğinin defaten belirtildiğini, bu hususun tanıklarınca da ifade/ teyit edildiğini, davacının bilgisi, muvafakati ve onayı doğrultusunda sadece çelik konstrüksiyon tadilatı/ vinçlerin kirişinin uzatılması ve yerine montajı vs.işin yapılmış olduğu, vinçlerin çalışmasına katkı sağlayacak ya da engel olacak hiçbir tadilat yükümlenilmediği/ yapılmadığının tüm dosya münderecatı ile sabit olduğunu, cevap dilekçeleri ekinde sundukları fatura muhteviyatından ve teklifle, yanlar arasındaki yazışmalardan müvekkili şirketin işleri yaptığını, 1.bilirkişi raporunda da  süresinde açık ayıp ihbarında bulunulmaması nedeni ile davacının taleplerinde haksız olduğunun görüş ve kanaat olarak bildirildiğini, hal böyle iken raporları hükme esas alınan 2.raporda bilirkişilerin ise bu hususta görüş dahi beyan etmeksizin hesaplama cihetine gittiğini, oysa 6098 sayılı TBK.'nun 474 maddesi  gereği iş sahibi davacının eserin teslimiyle birlikte muayene ve ihbar külfeti yükümlülüğünün mevcut olduğunu, iş sahibinin gözden geçirip tespit ettiği ayıbı bildirme yükümlülüğüne uygun bir şekilde hareket etmemesi halinde TBK’nun  477/II gereğince örtülü olarak eserin kabulü ile birlikte seçimlik hakkını da kaybedeceğini, hatta maddenin devamında eserin teslimi sırasında var olan ayıplar bakımından iş sahibinin gözden geçirip tespit ettiği ayıpları bildirmemesi halinde eseri aldığı hali ile kabul etmiş sayılacağının açıkça belirtilmiş olduğunu, işbu halde müvekkilince 30.11.2020 tarihinde mail olarak gönderildiği karşı yanın da kabulünde olan 'Yapılan İşlemler' başlıklı liste ve hemen akabinde 01.12.2020 tarihinde kestiği fatura münderecatı işler dışında müvekkilinin başkaca bir işi ifa mecburiyetinin bulunmadığını,  işe başlanmasından evvel mutad olduğu üzere karşılıklı bir çok teklifin gidip geldiğini, ancak teklif verilmiş olmasının bir vaat ya da sözleşme olarak yorumlanamayacağını, işin bitiminde müvekkilince kesilen fatura münderecatı işler ile davacının bu faturayı itirazsız kabul etmesi ve aylarca eksik ve/veya ayıplı iş ihbarında bulunmaması karşısında başlangıçtaki tekliflerden hangisi daha kapsamlı ise o doğrultuda imalat mevcudiyetinin aranamayacağını, kaldı ki davacının bu teklifleri kabul mahiyetinde bir cevabının da bulunmadığını,  bir an davacının ilk teklifler çerçevesinde iş beklediği düşünülse dahi işin götürü usulde değil, birim fiyat üzerinden yapılmış olması ve fatura münderecatına da itiraz edilmeyerek ilave imalat istenmemesi yanısıra davacının iş teslimini müteakip yaklaşık 7 ay süresince eksik ve ayıp ihbarında bulunmamış olmasının basiretli bir tacirden beklenemeyeceğini, dolayısı ile davacı yararına yorumlanamayacağını, mevcut bara hattında oluşan eksiklerin gerçekte davacının kullanımında ısrar ettiği/yenisini sipariş etmediği kendi fabrikasındaki atıl/eski/hurda vasfındaki baralardan kaynaklandığını, bu hususta da müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hatta müvekkilinin garanti veremeyeceğini yazılı olarak davacı şirkete bildirdiğinin yazışmalarla sabit olduğunu, zaman içerisinde ısı değişikliğinden kaynaklı genleşme ve büzüşmeden dolayı da bilirkişilerce rapor edilen hususların gerçekleşme ihtimalinin teknik olarak mümkün olduğunu, temassızlık söz konusu olması halinde hol boyunca elektrik olmayacağı ve vinçlerin çalışmayacağı, ancak vinçlerin çalışmasını etkileyecek bir hususun 1. bilirkişi raporunda tespit ve rapor edilmediğini, müvekkilince vinç raylarının aks ölçüsünde konulduğunu, bu hali ile vinçlerin çalıştığının davacı yanca test edilerek teslim alındığını, yeni olan fabrika binasının oturmasından, vs. teknik nedenlerden kaynaklı olarak vinç raylarının ölçülerinde sapma olmuşsa dahi bu husustan müvekkilinin teknik olarak sorumlu tutulamayacağını, gerçekte yeni vinç imal işi ile iştigal eden müvekkilinin müşterilerine kontrol sonrası ücreti mukabili her 6 ayda en az bir kez rutin aks kontrolü yaptığını, ancak davacının müvekkilinden böyle bir hizmet satın almadığını, teknik olarak aks kontrollerinin zaten en az 6 ayda bir kez yapılması gerektiğini,  yine raporda yer alan boya hatalarının da müvekkiline yükletilemeyeceğini,  aradan bunca zaman geçtiğine göre kullanımdan ve/veya normal yıpranmadan kaynaklı olabileceğini, bu nedenle mevcut deliller karşısında müvekkiline atfı kabil eksik iş ve/veya ayıplı imalatı kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an aksi kabul edilse dahi, süresinde eksiklik ve/veya ayıp ihbarında bulunulmamış olması nedeni ile haksız ve yersiz davanın reddi gerekirken yetersiz, hukuki mesnedden yoksun gerekçelerle ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı ve dinlenen tanık ifadeleri gözardı edilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın  usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, itirazın iptali  istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş  ve incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve  355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br> \tTaraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.228,88 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.807,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.421,66‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  02.07.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e503dc8bc4f7ee82","SID":"9ab282fcf5ae0fa1"}}