{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/761 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/840<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t:18/04/2025 <br>NUMARASI\t\t:  2025/3 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİRE<br>İTİRAZ EDEN<br>DAVALI\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 14/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/07/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tDAVA VE TALEP<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacının ortak ve yetkilisi olduğu ... .... ünvanlı merkezi ... olan şirketin davalı ......A.Ş.'nin %51 ortağı olduğunu, 12/11/2024 tarihinde ... Sicil Müdürlüğü tarafından yayınlanan ... sicil gazetesinde davalı şirkete ait tüm paylarının bilgileri ve iradeleri dışında ...'e devir olduğundan bahisle şirketin tek ortaklık yapısına geçtiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine ... ... dosyasında yapılan incelemeler sonucunda ... tarafından 03/03/2022 tarihinde ilan yapılmaksızın Genel Kurul yapıldığını, yönetim kurulu kararı alınmış olduğunu ancak davacının hiçbir şekilde bu durumdan haberdar olmayıp kendisine tebligat yapılmadığını, davacının yurt dışında olmasına rağmen söz konusu Genel Kurula katılmış olarak gösterildiğini, müvekkilinin söz konusu 03/03/2022 tarihinde yapılan toplantıya katıldı olarak gösterilen zaman diliminde Türkiye'ye giriş çıkış yapmadığının pasaport ve emniyet kayıtları ile sabit olduğunu,  atılan imzaların ve hazırlanan evrakların sahte olduğunu, bu işlemler için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/303717 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu Genel Kurulda Yönetim Kurulu seçimi yapıldığını ve ...'in 3 yıl görev yapmak suretiyle yönetim kuruluna seçildiğini, davacı tarafından herhangi bir hisse devir işlemi yapılmamasına karşın davalı şirkete ait sicil dosyasında yaptıkları incelemelerde; davacının şirket hisselerini önce ...'ya devir etmiş gibi gösterilip, oradan da hisselerin ...'e devredilerek yönetim kurulu kararının ve şirketin tek ortaklı olduğuna ilişkin yönetim kurulu kararının ... Sicil Müdürlüğünde 12/11/2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, ... Sicil Müdürlüğünde tek ortaklık ile ilgili tescile konu edilen evraklarda ...’e ait pay defterinin ilk satırında 04/03/2016 tarihinde ...’dan hisseleri aldığı 245 paya karşılık 24.500,00 TL belirtildiğini, daha sonra ikinci satırda yine 02/09/2024 tarihinde ...’dan 255 paya karşılık 25.500,00 TL aldığını ve bu şekilde şirket sermayesi olan 50.000,00 TL ye karşılık tüm payların ...'e ait olduğu iddia edilerek ... ... durum tescil edildiğini, davacı ... ... ile davalı şirket arasında kurulan Hakimiyet sözleşmesinin 02/11/2021 tarihinde ... ... Müdürlüğünde tescil edilerek aynı gün ... ... Gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu Hakimiyet sözleşmesinin halen yürürlükte olduğunu, aynı şekilde davacının davalı şirketteki Teknik İşler Müdürlüğü görevinin devam ettiğini, tüm bu nedenlerden ötürü davalı ...... A.Ş. hisselerinin III. kişilere devrinin önlenmesi ve kayyım atanması için mahkemece tensiple birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirkete yönetim kayyımı olarak iş deneyimi olan ve vekalet ile şirketi temsile yetkili kılınan inşaat Mühendisi ...'ın( TC NO: ...) atanmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde resen belirleyeceği kişiyi atamasını, akabinde yapılan yargılama neticesinde 03/03/2022, 11/11/2024 ve 20/11/2024 Tarihli Genel Kurul Kararları ile 03/03/2022 Tarih 2022/2 ve sonrasındaki Yönetim kurulu kararları ile 11/11/2024 Tarihli 2024/03 numaralı şirket tek ortaklılığına ilişkin yönetim kurulu kararının ve varsa hisse devrine ilişkin kararların yok hükmünde veya batıl olduğunun tespiti ile yapılan tescillerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tMahkemece 06/01/2025 tarihli ara kararı ile; HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden ve yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden davalı şirket hisseleri ... adına ise dava dışı III. kişilere devrinin önlenmesi için takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir uygulanmasına, kayyım atanması talebinin bu aşamada reddine denmek suretiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\t Davalı vekili ihtiyati tedbirin kaldırılması istemli dilekçesinde özetle; dava dilekçesini imzalayan avukatın vekaletnamesinin tek başına dava açma yetkisi vermediğini, davacı tarafından düzenlenen vekaletnamenin ...'ın avukat olmadığı halde \"İstanbul Barosunda ... T.C. Kimlik numaralı ... ve ... T.C. Numaralı ... ibaresiyle düzenlediğini ve her iki kişinin de müştereken vekil tayin edildiğinin beyan edildiğini, 02/09/2024 tarihinde davacının %51 hissesini ...'ya onun da iş bu hisseyi aynı tarihte %49 hisse sahibi olan ...'e devrettiğini, hisse devrine ilişkin ıslak imzalı evrak sunulmuş olduğundan yaklaşık ispat koşulunun da ortadan kalktığını, verilen ihtiyati tedbir kararı sebebi ile müvekkili şirketin faaliyetinin sürdürülmesine ilişkin ticari aksamalar yaşandığını bu sebeplerle oluşan yeni durum çerçevesinde hem dava şartının hem de yaklaşık ispat koşulunun da ortadan kalkmasından dolayı ihtiyati tedbir verilmesine yönelik ara karardan dönülerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 18/04/2025 tarihli ara kararı ile, HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı kısmi verilebileceğinden ve yaklaşık ispat koşuluna göre ihtiyati tedbir ara kararı verildiği, iş bu ara karardan sonra Ankara ... ... Müdürlüğünün 28/03/2025 tarihli yazısından, davalı şirketin kayden tek ortağı durumunda bulunan ... tarafından yine tek ortağı olduğu ... Şirketi birleşme yoluna gittiği, bu durumda davalı şirketin infisah edeceği ve mahkemece davanın kabulü halinde hakkın elde edileceğinin imkansız hale geleceği kanaatine varılmakla davalı vekilinin  06/01/2025 tarihi ihtiyati tedbir ara kararına itirazının reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ara karar sonrasında dava dilekçesini imzalayan avukatın vekaletnamesinin tek başına dava açma yetkisi vermediğinin ortaya <br>çıktığını, taraflarınca sunulan cevap dilekçesi ile davacı ... ... ... şirket yetkilisi olan  ... tarafından düzenlenen vekaletnamenin ... avukat olmadığı halde \" İstanbul Barosundan ... T.C. kimlik numaralı ... ve ... T.C. kimlik numaralı ...\" ibaresiyle düzenlendiği ve her iki kişinin de müştereken vekil tayin edildiğinin beyan edildiğini ve bu durum dava dosyasına davacı tarafından sunulan delil ile sabit bulunduğundan dava şartı yokluğu yönünden davanın reddi gereken dosyada ihtiyati tedbir kararının da verilmesinin  hukuka aykırı olduğunu, hisse devrine ilişkin ıslak imzalı evrak sunulmuş olduğundan yaklaşık ispat koşulu ortadan kalktığını, hakkın elde edileceğinin imkansız hale geleceği iddiası gerçeği yansıtmadığını, ara karar ve itirazın reddinin farklı gerekçelere dayanması taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, mahkeme kararında da yer verildiği üzere birleşme halinde devrolunan ve devralan firmaların tek ortağı ve yetkilisi ... olduğunu, iyiniyetli III.kişi koruması söz konusu olmadığını, dolayısıyla mahkemece devre izin verilerek birleşmeden sonra yeniden tedbir uygulanması ve hasım değişikliği yapılmasına bir engel bulunmadığını, oysa mevcut durumda dava şartı bulunmayan, yaklaşık ispata ilişkin sunulan belgelerin asılsız olduğunun ortaya çıktığı bir dava ile davalının ticari hayatı ve menfaatleri sekteye uğratıldığını bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbire itirazın  reddine ilişkin 18/04/2025 tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tDosya kapsamında yer alan davacı vekilince sunulan \"Düzenleme Şeklinde Vekaletname\" başlıklı kısmi tercümesi yapılmış ancak apostil şerhi tercüme edilmemiş evrak incelendiğinde; davacı şirketin İstanbul Avukatlık Bürosu'ndan ...  genel kurul toplantısı talep etmeye, yönetim kurulu kararı almaya, şirketi Türkiye'deki tüm resmi dairelerde temsil etmeye ve işlemler yapmaya, hisse senedi alım satımı yapmaya, bunlarla ilgili her türlü taahhütte bulunmaya, resmi dairelerde veya bankalarda her türlü resmi işlemleri yapmaya, şirketi adına herhangi bir kişiye vekalet vermeye ve vekil tayin etmeye yetkili avukatı olarak atadığının yazılı olduğu görülmüştür. <br>\tMahkemece, istinafa konu 18/04/2025 tarihli ara kararın tesis edilmesinden sonra, 29/05/2025 tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile,  \"17/04/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında belirtilen şekilde müvekkili şirketin açılan davaya ve Av. ... tarafından dava açılmasına muvafakatinin bulunduğuna ilişkin noter tasdikli yazılı belge sunması veya müvekkili şirket yetkilisinin bir dahaki duruşma hazır etmesi hususunda bir ay kesin süre tanınmasına, bu hususta kendisine muhtıra tebliğine,\" karar verildiği, ilgili ara kararın yer aldığı muhtıranın Av. ... 10/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, tanınan bir aylık kesin sürenin de 11/07/2025 tarihinde sona ermesine rağmen, Dairemizce yapılan inceleme tarihine kadar Av. ... davacının yetkili vekili olduğuna ilişkin usulüne uygun tanzim edilmiş vekaletname sunulmadığı gibi davacı asil tarafından da Av. ... tarafından yapılan işlemlere rıza gösterildiğine ilişkin bir beyanın dosyaya sunulu olmadığı görülmüştür. <br>\t6100 sayılı HMK'nun 71.maddesinde ; dava ehliyeti bulunan herkesin davasını kendisi veya tayin ettiği vekili aracılığıyla açabileceği ve takip edebileceği, yine aynı yasanın 76.maddesi uyarınca avukatın açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekaletname aslının veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğinin dava dosyasına ibraz etmek zorunda olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tYine, Av. ... tarafından dosyaya sunulan 20/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ile de, HMK'nun 123.maddesi uyarınca davanın geri alındığı bildirilmiştir.<br>\tBu bağlamda somut olay irdelendiğinde; Av. ... tarafından 6100 sayılı HMK'nun 76.maddesine uygun vekaletname dosyaya ibraz edilemediği gibi aynı yasanın 77.maddesi uyarınca, asıl tarafın yapılan işlemleri kabul ettiğine dair dilekçenin mahkemeye ibraz edilmediği, hal böyle olunca yetkisiz vekil tarafından talep edilen ve mahkemece kabul gören ihtiyati tedbirin devamının usul ve yasaya uygun olmayacağı anlaşılmakla, tedbire itiraz eden davalı vekilinin 18/04/2025 tarihli ara karara yapılan itirazının kabulü ile mahkemenin 06/01/2025 tarihli ara kararı ile verilen  ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle,  ihtiyati tedbire  itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 18/04/2025 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddi kararanın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire itirazının kabulüne, Ankara 14. Asliye ... Mahkemesinin 06/01/2025 tarih ve 2025/3 Esas  sayılı \"Davalı ... ... ve ... A.Ş.'nde ... adına kayıtlı payların dava dışı III. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına,\" şeklinde tesis edilen ihtiyati  tedbir ara kararının kaldırılmasına vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde karar kurulmuştur. <br><br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-İhtiyati tedbire itiraz  eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 14. Asliye ... Mahkemesi'nin 18/04/2025 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddi kararanın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire itirazının kabulüne, Ankara 14. Asliye ... Mahkemesinin 06/01/2025 tarih ve 2025/3 Esas  sayılı \"Davalı ... ... ve ... A.Ş.'nde ... adına kayıtlı payların dava dışı III. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına,\" şeklinde tesis edilen ihtiyati  tedbir ara kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-İhtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin devamı işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tB)1-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin yatırmış olduğu 615,40 TL istinaf karar harcının istek halinde ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalıya iadesine, <br>\t2-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalının yatırdığı 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 370,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 2.053,10 TL yargılama giderinin lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacıdan tahsili ile İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.14/07/2025<br><br><br>Başkan<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d2ad6d896bdef13","SID":"53ad302acd5e5b0d"}}