{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/954 <br>KARAR NO: 2025/843<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/05/2025<br>NUMARASI: 2025/128 <br>DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı  ..., davalı ... Yapı Kooperatifleri Birliği'nin kurucusu ve Yönetim Kurulu başkanı  ve  davalı kooperatifler birliği genel kurulunun asil üyesi olduğunu, davacının  davalı, ... Yapı Kooperatifleri Birliği'nin kurucusu ve (eski)Yönetim Kurulu Başkanı olması sebebiyle Genel Kurul toplantılarında hazır bulunmasının zorunlu olduğunu, 2023 yılı olağan genel kurul toplantısı'nı 06.06.2024 tarihinde gerçekleştirildiğini,  davacının  genel kurul toplantısına katılmadığı halde hazır gösterildiğini ve adına sahte imza atıldığını, atılan imzanın davacıya  ait olmadığını,  06.06.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısı haziran cetvelinde hazır gözüken kişilerce, toplantı ve karar nisabını sağlayabilmek maksadıyla, hileli hareketlerle, kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olarak yapıldığını,  06.06.2024 tarihli genel kurul ve bu genel kurulda alınan kararların kesin hükümsüz olduğunu, bu nedenle Davalı ...'ne ait İstanbul Esenyurt İlçesi, ... Mahallesi ... ada, ... nolu parselde kayıtlı taşınmaz/taşınmaların satışının önlenmesi maksadıyla dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak tedbir konulmasına, kanunun emredici hükümlerine ve ana sözleşmeye aykırı olarak gerçekleşen 06.06.2024 tarihli ... Yapı Kooperatifleri Birliği 2023 yılı olağan genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile genel kurul ve sonrasında alınan tüm kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Mahkemenin 14/02/2025 tarihli ara kararında''.. Davalı kooperatife ait  İstanbul İli Esenyurt İlçesi, ... Köyü ... Ada ... Parseldeki taşınmazın kısa süreli aralıklarla devredildiği dikkate alınarak HMK 389/1.md kapsamında taşınmazın 3. kişilere devrinin önlenmesi açısında tapu kaydına tedbir konulmasına, tedbir kararının ivedi olarak ilgili TSM'ye gönderilmesine, '' dair karar verilmiştir.Davalı vekili ve tapu maliki üçüncü kişi vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu tedbire itiraz dilekçelerinde özetle; davacı tarafından, davalı kooperatif aleyhine 06/06/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti amacıyla dava açtığı, mahkemece kooperatife ait taşınmazın üçüncü kişiye satıldığı, satılan taşınmazla ilgili tedbir kararının yasal olmadığını, nitekim HMK 389/1.md göre uyuşmazlık konusunda tedbir kararı verilebileceğini, ayrıca taşınmazın tapu siciline güvenerek iyi niyetle satın alındığını, bu nedenlerle tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemenin istinafa konu edilen 28/05/2025 tarihli ara kararında ''... \"Davacı tarafından, davalı kooperatif aleyhine 06/06/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitinin istendiği, genel kurul toplantısında kooperatif yöneticilerinin seçimine yönelik kararlar alındığı, tedbire konu taşınmazla ilgili herhangi bir karar alınmadığı, HMK 389/1.md göre uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, tedbire konu taşınmazın uyuşmazlık konusu olmadığı, ancak tedbire konu taşınmazla ilgili tapu iptal ve tescil davası açılması durumunda tedbir talebinin değerlendirilebileceği dikkate alınarak, mahkememizce verilen tedbire yönelik itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki ara karar oluşturulmuştur.\" açılan \"davanın Mahkememizce 14/02/2025 tarihinde verilen ara karar kapsamında Esenyurt İlçesi, ... Köyü ... Ada ... nolu Parsel'e yönelik verilen tedbir kararının kaldırılmasına,\" dair karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle: davanın konusunun  06.06.2004 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, tedbir konusunun  taşınmazın satışı ile doğrudan bağlantılı olduğu , taşınmazın oldukça düşük bedelle  3. Kişiye devrinin yapıldığı , tedbirin kaldırılması ile davanın konusuz kalacağı belirtilerek ivedilikle yeniden tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.  <br>Delillerin Değerlendirmesi ve Gerekçe: 6100 sayılı HMK'nin 389/1 maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'', HMK 390/1 maddesinde \"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.\", HMK 390/3 maddesinde \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'', HMK 391/1 maddesinde \"Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\" düzenlemelerine yer verilmiştir.6100 sayılı HMK nun 394/2 maddesi gereğince üçüncü kişilerde tedbir kararına itiraz edebilir. HMK m.394/3 hükmü'', icra ve iflas kanunundaki ihtiyati haciz hükümlerine (İİK m. 265,II) paralel bir düzenleme olup, hukukumuz bakımından yenidir . İhtiyati tedbirden sadece karşı taraf değil , üçüncü kişilerde etkilenebilir. İhtiyati tedbir uygulamasından üçüncü kişilerin etkilenmesi ve zarar görmesi çok sık rastlanan bir durumdur . Böyle bir ihtimal karşısında HUMK'nda üçüncü kişiler için başvurulacak bir imkan tanınmamıştır . Bu fıkra (HMK m. 394/3 hükmü) ile üçüncü kişilere itiraz yoluna başvurma imkanı verilmiştir. Ancak , üçüncü kişilerin, bu imkanı kullanmaları için ihtiyati tedbir uygulamasının menfaatlerini etkilemesi gerekir. Ayrıca , Üçüncü kişiler ihtiyati tedbir şartları teminat konusunda itiraz yoluna başvurabilirler . Üçüncü kişilerin itiraz süresi , ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren başlamaktadır. (HMK m. 394/3 gerekçesi) Uyap sisteminde yer alan tapu kayıt bilgilerinin incelenmesinde,  İstanbul İli Esenyurt İlçesi, ... Köyü ... Ada ... Parseldeki taşınmazın davalı koopertaif tarafından 01/03/2023 tarih ve ... yevmiye sayılı işlemle dava dışı ...Ltd Şti ye devri yapıldığı,  anılan şirket tarafından ise daha sonraki dönemde  taşınmazın dava dışı üçüncü kişi ...'ye devrinin yapıldığı Esenyurt Tapu Müdürlüğünün yazılarında belirtilmiştir.Somut davada, 12/08/2024 tarihli dava dilekçesi ile 06.06.2024 tarihli Genel Kurul'da alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile Genel Kurul ve sonrası alınan tüm kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti talebinde bulunulduğu, tedbir talep edilen   İstanbul İli Esenyurt İlçesi, ... Köyü ... Ada ... Parseldeki taşınmazın ise dava tarihinden önce dava dışı şirkete  ve akabinde tedbire itiraz eden üçüncü kişiye devrinin yapıldığı incelenen tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere davanın tarafı olmayan 3. Kişiler hakkında  ihtiyati tedbir kararı verilemez. İş bu nedenle, tedbirin kaldırılmasına yönelik  mahkemece verilen  28/05/2025 tarihli ara kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eac229bac4008f5c","SID":"9229bd652b0ca711"}}