{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1046 <br>KARAR NO: 2025/857<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/04/2025<br>NUMARASI: 2023/257  Esas  <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil firmanın DSİ 23. Bölge Müdürlüğü arasında “Kastamonu ili İnebolu ilçesi Taşkın Sonrası Islah ve Geçiş Yapıları” işine  ilişkin ... ihale kayıt numaralı sözleşme imzalandığı, müvekkil ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan ... numaralı, 26.11.2021 tarihli “İnşaat All Risk (Car) Sigorta Poliçesi” ile de ihale konusu iş teminat altına alındığı, 26-27-28 Haziran 2022 tarihlerinde bölgede meydana gelen şiddetli yağışlar ve İnebolu ilçesindeki çayların da taşması nedeniyle su baskınları oluştuğu, nitekim belirtilen tarihlerde, aralarında Kastamonu’nun da bulunduğu altı il, genel hayata etkili afet bölgesi ilan edildiği, yaşanan afet nedeniyle müvekkilin bölgede yaptığı imalatlar ile makine, malzeme ve teçhizatları da zarar gördüğü, müvekkilin davalıdan zararının tazminini talep ettiği, 10687 sayılı hasar dosyası açılmış fakat davalının ekspertiz raporunun ışığında poliçede yer alan MR 110 no’lu klozda belirtilen gerekli emniyet önlemlerinin alınmaması sebebiyle hasarı teminat dışı olarak değerlendirdiğinden bahisle müvekkilin talebini reddettiği, davanın kabulüyle ve tahkikat neticesinde arttırılmak kaydıyla 60.000,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup 06/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 60.000-TL olarak belirtilen alacak talebi 3.097.670,69-TL'ye çıkartılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesi ile;  mezkur poliçenin 12. sayfasında yer alan MR 110 Yağış, Sel Ve Seylap Riskleri İle İlgili Güvenlik Önlemleri Klozu kapsamında davacının üzerine düşen  yükümlülükleri yerine getirmeyip kendi kusur ve ihmali neticesinde doğan zararlarını taraflar  arasındaki poliçedeki açık hükme aykırı bir şekilde talep edildiği, davacının alınan eksper  raporunda detaylıca tespiti yapıldığı üzere anılan projede gerekli emniyet önlemlerini almamış olduğu ve bu sebeple zarar meydana geldiği, meydana gelen bu zarar açıkça teminat kapsamı dışında olduğu, bu sebeple davacının uğradığı zararın tazmini talebi detaylı eksper raporu doğrultusunda reddedildiği beyan edilmiştir. Davacı vekili 09/04/2025 ve 11/04/2025 tarihli talep dilekçesi ile ; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) 10.04.2025 tarihi basın duyurusunda, kötü yönetim, sigortacılık ve diğer mali mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle ... Sigorta AŞ’nin kefalet branşı ruhsatı iptal edilmiş ve diğer tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisi gerekli koşullar sağlanıncaya kadar kaldırıldığı hususlarının  bildirildiği, bu itibarla davacının hükmedilmesi muhtemel alacağının riskli ve hatta tahsilinin imkansız hale gelmesi nedeniyle  ihtiyati haciz talebinde bulunma zorunluluğu doğduğu, davanın gelinen aşamasında bilirkişiler tarafından yerinde inceleme yapıldığı, düzenlenen bilirkişi heyet raporunda hasarın sigorta tazminatı kapsamında olduğu yönünde görüş bildirildiği ve yine söz konusu rapora istinaden dava değerinin de arttırıldığı, muaccel olan alacağın yaklaşık ispat seviyesinde ispatlandığı, davacının alacağının rehinle teminat altına alınmadığı, ruhsatı iptal edilen ve yetkileri kaldırılan davalı şirketin mal kaçırma ihtimalinin olduğu da gözetilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği,  SEDDK'nın davalı sigorta şirketinin ruhsatını iptali ile yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisini kaldırmasına gerekçe gösterdiği kötü yönetim ile sigortacılık ve diğer mali mevzuata aykırı işlemlerin dahi ihtiyati haciz kararı verilmesinin elzem olduğunu gösterdiği beyanla,  davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 30/04/2025 tarihli ara kararı ile; \"Dosyanın geldiği aşama, alınan bilirkişi heyet raporuna yönelik itirazlar göz önünde bulundurulduğunda alacağın varlığı ve miktarının, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamayı gerektirmesi göz önünde bulundurularak,  İİK 257 - 258 maddesi şartlarını taşımayan ihtiyati haciz talebinin reddine \" karar verilmiştir.Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; talep dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamına göre ; davacı ile dava dışı  DSİ 23. Bölge Müdürlüğü arasında imzalanan “Kastamonu ili İnebolu ilçesi Taşkın Sonrası Islah ve Geçiş Yapıları” işine ait projenin 23/11/2022-23/11/2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, 27/06/2023 tarihinde yaşanan sel baskını nedeniyle ıslah çalışmalarında meydana geldiği iddia olunan hasarın tazmini talep edildiği, davalı sigorta şirketince anılan projede gerekli emniyet önlemlerinin alınmamış olmasından dolayı meydana gelen zararın,  söz konusu poliçenin \"MR 110 Yağış, Sel Ve Seylap Riskleri İle İlgili Güvenlik Önlemleri Klozu\" gereğince teminat kapsamı dışında kaldığı ileri sürülmüştür. Söz konusu poliçenin  MR 110 Yağış Sel ve Seylap Riskleri İçin Güvenlik Önlemleri Klozu; “İnşaat Sigortası Genel Şartları (bütün muhataralar) ve iş bu sigorta ve zeyilnamelerinde yazılı hüküm ve özel şartlara tabi olmak kaydıyla; poliçe şartlarında ve ekli zeyilnamelerde yer alan diğer hükümler aynen saklı kalmak şartıyla taraflar, sigortalı kıymetlerde, yağış, sel veya seylap sonucunda meydana gelecek kayıp ve zararların ancak söz konusu projenin çizimi ve gerçekleştirilmesi sırasında gerekli emniyet önlemlerinin alınmış olması ön koşuluyla teminata dahil olacağını kararlaştırmışlardır. Gerekli emniyet önlemlerinden kasıt, plan ve proje hazırlığı safhasında yapılan hesaplamalarda ve projenin uygulanması sırasında, sigortalı inşaat alanıyla ilgili olarak ve tüm sigorta süresini kapsamak üzere, 20 yıllık bir dönüşüm süresini dikkate alacak şekilde meteorolojik verilerden ve istatistiklerden yararlanılmış olmasıdır.” MR 109 İnşaat Malzemeleri Uyarı Klozu; “İnşaat Sigortası Genel Şartları (bütün muhataralar) ve iş bu sigorta ve zeyilnamelerinde yazılı hüküm ve özel şartlara tabi olmak kaydıyla; inşaat malzemelerine, sel ve seylap etkisi ile dolaylı ve dolaysız olarak gelecek kayıp ve zararlar ile sorumluluk hasarlarının, bu tür malzemelerin 3 günlük ihtiyacı karşılayacak miktarda olması ve bundan fazlasının 20 yıllık verilere göre sel bölgesi olmayan bir yerde depolanıyor olması şartıyla teminata dahil olacağını kararlaştırmışlardır.”  şeklinde düzenlenmiştir.28.09.2022 tarihli ... numaralı İnşaat Sigortası Ekspertiz raporunda özetle ; \"Sigortalı tarafından hasar değerlendirmelerine göre meydana gelen hasarlar ile ilgili  olarak KDV hariç 13.493.272,63 TL talepte bulunduğu, Sigortalı işletmenin mevcut ana sözleşme birim bedelleri üzerinden ... İnşaat ...‟e % 17 indirim ile ihale ettiğinden ilgili birim fiyatlar üzerinden inşaat kalemleri için toplam bedel üzerinden %17 tenzilat yapıldığı, bedel-değer karşılaştırmasında eksik sigorta tespit edilmiş olmasına rağmen hasar  değerlendirmelerinde Sözleşme Birim fiyatları esas alındığından eksik sigorta  hükümleri uygulanmadığı, imalat aşamasına geçmemiş, hasar kalemleri için 2021 yılı birim fiyatları alındığı, sigortalının talep listesinde yer alan metraj/miktarların ekspertiz çalışması sırasında  yapılan tespitler, alınan ölçüler ve projesi üzerinden yapılan kontrollere istinaden genel olarak uygun olduğu görülmüş olup yüksek görünen miktarsal taleplerin açıklamaları aşağıda şekilde yapıldığı, buna göre toplam hasar tutarı, koasürans (sigortacının payı %80), muafiyet düşüldükten sonra 2.449.911,82 TL hesaplandığı, Poliçe özel şartları çerçevesinde 20 yıllık yağış verilerine ilişkin kloz hükümleri değerlendirildiğinde kloz hükümleri çerçevesinde ilgili hasarların rapor içeriğinde izah edildiği üzere Teminat dışı olarak değerlendirildiği,  Geçici şantiye Tesisleri ve Ekipmanları (CPE) : rapor içeriğinde izah edildiği üzere şantiye ekipmanları ile ilgili teminat verilmediğinden ilgili kıymetler teminat dışı olarak değerlendirildiği,  İş Makineleri ve Ekipmanları (CPM) hasarı açıklamaları:  Rapor içeriğinde izah edildiği üzere ilgili kıymetlere ilişkin teminat alınmamış olması sebebiyle talebe konu hasarlar değerlendirmelere dahil edilmediği \" yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir. İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi, Ziraat Mühendisi ve Avukat bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 29/04/2024 tarihli rapor \" ...3 günlük ihtiyaç duyulan malzeme hasar hesabında değerlendirilen; No= 07, No=08, No=06, 10, 11, 12, 14 sıra numaralı kalemler için 3 günlük ihtiyaç miktarını aşmadıkları kanaatine varılmış olup hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca aşağıda detaylıca açıklanan nedenlerle 3 günlük ihtiyacı karşılayacak miktardan daha fazla olması durumunda da hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Ekspertiz raporunda tek bir meteoroloji istasyonu (İnebolu 17024) verileri dikkate alınarak daha önceki yıllarda çok daha fazla yağış aldığı iddiasıyla hasar teminat dışı kabul edilmiştir.  Sigortaya konu iş üç farklı dere ıslahını içermekte olup İnebolu ilçesi sınırları içerisindeki Evrenye Deresi ile Özlüce (Çaykıyı) Deresi ve Bozkurt sınırları içerisindeki İlişi Deresi ıslah projeleridir. Özlüce Deresi mevkisinin (İnebolu 17024) meteoroloji gözlem istasyonuna mesafesi yaklaşık 14 km, Evrenye Deresinin yaklaşık 15 km, İlişi Deresinin yaklaşık 23 km mesafede olduğu düşünüldüğünde söz konusu istasyonun tek başına verileri imalat sahalarındaki yağmur şiddetine dair bilgi konusunda güvenilir değildir. İnebolu’da yer alan diğer meteoroloji istasyon verilerinin arasındaki farkta bunun kanıtıdır. Aynı tarihte İnebolu Kar/18911 istasyonunda bir günlük yağış miktarı 120,3 kg/m2, İnebolu/yolüstü Köyü/18914 istasyonunda bir günlük yağış miktarı 118 kg/m2 olarak ölçülmüştür. Yine İçişleri Bakanlığı Acil Durum Yönetim Başkanlığı 30.06.2022 tarihli duyurusunda İnebolu ilçesine 24 saate 159,5 kg/m2 yağış düştüğü belirtilmiştir. Raporda da belirtildiği üzere 27.06.2022 tarihinde meydana gelen sel nedeniyle sigorta konusu işin kapsamında yer alan dereler dahil çok sayıda derede taşkınlar meydana gelmiş, köprüler zarar görmüş, bir çok ev ve iş yerini su basmış, bu nedenle sigorta konusu işin alanında bulunduğu çok geniş bir alan Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi ilan edilmiştir. Ayrıca işveren Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü dere ıslah projelerini Meteoroloji verilerinden faydalanarak 500 yıllık tekerrür sürelerine sahip debiler dikkate alarak yaptığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak dere ıslah projelerinin, sigorta klozunda belirtilen 20 yıllık dönüşümden daha yüksek 500 yıllık tekerrür sürelerine sahip debiler dikkate alınarak yapılmış olması, bölgenin şiddetli yağış sonucunda meydana gelen selin taşması ve üst yapılara zarar vermesi nedeniyle Afet Bölgesi ilan edilmesi nedenleriyle hasarın teminat kapsamında olduğu kanaati hasıl olmuştur. Hasar hesabında, hasardan sonra yerinde sigorta firması dışında herhangi bir tespit yapılmadığından davacının talebi ve exper raporundaki miktarlar dikkate alınmış olup exper raporundan farklı olarak, sigorta sözleşme bedeli üzerinden yapıldığından sözleşme birim fiyatlarında yer alanlar aynı şekilde alınmış, taşeron firmanın teklifi dikkate alınmamıştır. Sözleşme fiyatı bulunmayan iş kalemlerinin fiyatı, eksik sigorta nedeniyle resmi kurumların birim fiyat kitapları 2021 yılı fiyatı dikkate alınmıştır. Eksik sigorta nedeniyle fiyat farkı hesaplanmamıştır. Sigorta poliçesi genel ve özel şartları, klozları, limitleri, muafiyetler, EYTY (eski yeni tenzil yüzdesi) sovtajı tek tek değerlendirilmek suretiyle yapılan değerlendirme sonucunda, davacı taleplerinin içinden, sigorta poliçe teminat kapsamı dâhilinde olan hasarların bedelinin; 3.097.670,69 TL olduğu belirlenmiştir. \" 09/10/2024 tarihli ek rapor : \" Kök raporda da bahsedildiği üzere, işi yaptıran Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü sigortaya konu dere ıslah projelerini Meteoroloji verilerinden faydalanarak 200 yıllık tekerrür sürelerine sahip debiler dikkate alarak yaptığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak dere ıslah projelerinin, sigorta klozunda belirtilen 20 yıllık dönüşümden daha yüksek 200 yıllık tekerrür sürelerine sahip debiler dikkate alınarak yapılmış olması ve işinde bu proje doğrultusunda ilerlemiş olduğundan gerekli güvenlik önlemlerini alındığı, inşaat sahası içinde bulunan (ister kurumuş olsun, ister su tasısın) su yol ve yataklarındaki kum, ağaç gibi suyun akısını önleyecek engeller hem exper raporunda hem de tarafımızca tespit edilmediğinden davacının zararın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, 20 yıllık yağış verileri gözetilmiş olup projenin daha yüksek yıllık yağış verilerinin baz alınması ile yapıldığı ve gerçekleştirildiğine vurgu yapılmıştır.Kök raporda “….3 günlük ihtiyaç duyulan malzeme hasar hesabında değerlendirilen; No= 07, No=08, No=06, 10, 11, 12, 14 sıra numaralı kalemler için 3 günlük ihtiyaç miktarını aşmadıkları kanaatine varılmış olup hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca aşağıda detaylıca açıklanan nedenlerle 3 günlük ihtiyacı karşılayacak miktardan daha fazla olması durumunda da hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.” şeklinde düzenlenmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan \"…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….\" hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.) İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Dava  “İnşaat All Risk (Car) Sigorta Poliçesi” kapsamında sigortalanan inşaat sahasında meydana gelen sel baskını nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup teminatlar içerisinde  yer alan sel/su baskınından kaynaklı meydana gelen rizikonun, sigorta teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, TTK 1409 maddesi uyarınca \" sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir\" hükmü ile birlikte dosyaya sunulan ekspertiz raporu,  bilirkişi kök ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde  bu aşamada alacak talebinin İİK 258 maddesi anlamında, yaklaşık ispata yönelik yeterli delil olarak görülebileceği gibi, alacağın muacceliyetine de bir karine olduğunun kabulü ile rehinle temin edilmemiş vadesi gelen bir para borcunun bulunması nedeniyle ihtiyati haciz şartları oluştuğundan 2004 sayılı Kanunun 259 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca bilirkişi raporu ile belirlenen  3.097.670,69 TL hasar bedeli ile sınırlı olmak üzere uygun teminat mukabilinde  ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken aksi yönde ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin isabetsiz olduğu kanaatine varılmıştır.İİK'nın 261/1.maddesinde; \"Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.\" hükmü yer almaktadır. Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir. Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan \"...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten...\" ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; \"Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\" hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un \"Tanımlar\" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; \"Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı\" olarak tanımlanmıştır. Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 16/07/2025 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden \"e-imza\" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür. Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan \"...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde...\" ibaresindeki \"kararın verildiği tarihin\", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin \"kararın verildiği tarih\" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir.Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; \"...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği...\" yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir. Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince % 15 teminat karşılığında ihtiyati haciz isteminin kabulüne, İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde kararın infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının bilinmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu  8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2023/257 E.  Sayılı 30/04/2025 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı şirketin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KABULÜ ile; 3.097.670,69 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 464.650,00 TL teminat tutarı, talep tarafça nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde 3.097.670,69 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla karşı taraf ... SİGORTA A.Ş.'nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, 3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE, 4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına, 5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3bc008511c941568","SID":"e989ef9bde8d30ad"}}