{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1960 <br>KARAR NO:2025/1050<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:01/06/2022<br>NUMARASI:2019/306 Esas - 2022/332 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davcıların murisi ...'in 15.10.2007 tarihinde sürücüsü olduğu ... plakalı ... Kaza Sigortası yapılmayan ticari yolcu taşıma aracıyla geçirdiği trafık kazası sonucu hayatını kaybettiğini, konuyla ilgili Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma yürütüldüğü ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kaza tarihi itibariyle yapılması zorunlu olan söz konusu ticari taşıma işini yapan aracın zorunlu koltuk sigortasının işleten tarafından yaptırılmadığını, kaza neticesinde murislerini kaybeden mirasçı müvekkillerinin zorunlu koltuk sigortasından kaynaklı 80.000 TL'nin mirasçılık payları oranında ödenmesi amacıyla 02.10.2018 tarihinde ...na başvurulduğunu, ...nın  aracın zorunlu koltuk sigortası yaptırma mecburiyeti olmadığı, aracın ticari taşıma yapmadığı, aracın yetki belgesinin olmadığı gerekçesiyle haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, dava konusu kazada sorumluluğun ...nda olduğunu,13.11.2009 tarih 27405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... no'lu Bakanlar kurulu kararı ile ... sayılı kararda değişiklik yapılarak, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırma mecburiyeti ile ilgili muafiyet ve istisnaları belirleme yetkisinin Ulaştırma Bakanlığı görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığına verildiğini,Müsteşarlığın 2009/15545 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden 28.6.2010 tarihli 2010/8 sayılı Genelge ile sigortanın kapsam, muafiyet ve sınırlarının yeniden belirlendiğini, 01.07.2010 tarihinden sonra il içi ve 100 km.ye kadar taşımalarda koltuk sigortası zorunluluğunu kaldırdığını, bu düzenlemeye göre, 4925 sayılı Kanunun 2. maddesinin 3.fıkrasıyla düzenlenmesi ilgili mahalli idarelere bırakılan il sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımalar Karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamı dışında bırakıldığını, bu genelge tarihine kadar koltuk sigortası yaptırılmasının zorunlu olduğunu, Yargıtay'ın gerek şehir içi gerek 100 km altı şehirlerarası olsun 01.07.2010 tarihinden önce yolcu taşımacılığı yapılan taşıtlarda yetki belgesi olsun olmasın koltuk sigortası yaptırma zorunlu olduğu ve 01.07.2010 tarihli genelgeden sonra zorunluluk olmadığı yönünde kararları bulunduğunu, dava konusu olayda kaza tarihinin 15.10.2007 olup  açıklanan bu sebepler ve Yargıtay kararları gereğince dava konusu minibüsün kaza tarihinde zorunlu koltuk sigortası yapılması zorunluluğu olduğundan, koltuk sigortası yapılmamış olması nedeniyle sorumluluğun ...nda bulunduğunu haksız itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumun aleyhine hüküm tesisi halinde zarar veren/sürücü ve işletene rücu edeceğinden davanın ... plakalı araç sürücüsü/işleteni konumundaki ...'ye ihbarını talep ettiklerini, dava konusu seyahatin  Kars ili içerisinde yapılan bir yolculuk olduğundan ve mesafe 100 km nin çok altında olduğundan davanın reddi gerektiğini, iş bu seyahatin Karayolu Taşıma Kanunu'na bağlı çıkartılan yönetmelikte belirlenen yetki belgelerinin hiçbirisinin kapsamına girmediğini ve kanuni sigorta yaptırma zorunluluğu bulunmadığını,  somut olaydaki araç için Ulaştırma Bakanlığından gerekli izinlerin alınması şartına bağlı olarak taşıma ve yetki belgesinin ve güzergah izin belgesinin alınmış olmasının da söz konusu olmadığını, bu nedenle söz konusu şehir içi arizi taşıma için taşımanın yapıldığı aracın ZMMS yaptırma zorunluluğu olmadığını, zira yetki belgesine tabi olmadığını  ancak belirtilen şekilde taşıma izni ve yetki belgesine haiz taşımacıların Karayolu Taşıma Kanunu 17.maddesinde belirtilen şekilde yapacakları şehirler arası ve uluslararası taşımalar için Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmak zorunda olduğunu,  Karayolu Taşıma Kanunu 6. maddesinde yolcu ve eşya taşımalarının kanunlara ve taşımacı ile yolcu ve gönderen arasındaki sözleşmelere uygun olarak zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortası genel şartlarının A.5.B maddesinde yolcu bileti olmayan kişilerin taleplerinin sigorta teminatı dışında kalan hallerden sayıldığını, açık genel şart hükmü yerine getirilmediğinden talebin sigorta teminatı dışında sayılacağını  ayrıca  alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile faizin ancak dava tarihinden yürütülebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 80.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine, Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ticari avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, alacak likit olup icra inkar tazminatı talebinin reddi kararı hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 8 yıllık zamanaşımı dolduktan sonra açılan  davanın reddi gerektiğini, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası olmaması nedeniyle sorumluluğu olduğu iddia edilen aracın, iddia edilen taşımayı yapabilmek için gerekli olan D2 yetki belgesi de bulunmadığını, yetki belgesi olmadığını, davaya konu tazminata ilişkin taşımanın şehir içinde yapıldığı kesin olduğunu, 100 km'nin altındaki taşımalar Zorunlu Koltuk Sigortası yaptırma zorunluluğunda ve bu sigorta kapsamında olmadığını, kararda hükmedilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, Yargıtay kararları ışığında (Yargıtay 10. HD. 2003/5726 E. 2003/6258 K), müvekkili kurum aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, bu sebeple de kararın hatalı olup yeniden incelemeyi gerektirdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü ve yaralamalı  trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,15.10.2007  tarihinde ...  plakalı minibüste sürücü konumunda bulunan davacıların murisinin meydana gelen trafik kazasında vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  talep edildiği anlaşılmıştır.4925 sayılı yasa hükümleri ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarındaki tanımlara göre, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu için öncelikle şehirlerarası veya uluslararası bir taşımanın mevcut olmasının gerekli olduğu anlaşılmaktadır.4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar.Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, 25/02/2004 tarih, 25384 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... nolu Bakanlarlar Kurulu kararı ile ihdas edilmiş olup, yayımlandığı tarihte Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasının yaptırma mecburiyeti ile ilgili muafiyet ve istisnalar Ulaştırma Bakanlığınca belirleneceği açıklanmıştır.13/11/2009 tarih, 27405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2009/15545 nolu Bakanlar kurulu Kararı ile 2004/6789 sayılı Kararda değişiklik yapılmış ve Zorunlu Koltuk Ferdi kaza Sigortasının yaptırma mecburiyeti ile ilgili muafiyet ve istisnaların belirleme yetkisi Ulaştırma Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Hazine Müsteşarlığına verilmiş, Hazine Müsteşarlığı 2009/15545 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden 28/06/2010 tarihinde çıkarmış olduğu 2010/8 sayılı genelge ile zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasının kapsam, muafiyet ve istisnalarını yeniden belirlemiştir. Anılan genelge'nin yürürlük tarihi 01/07/2010  günüdür.Somut olayda, kaza tarihi 2007 olup, muafiyet düzenlemesinin 01.07.2010 olmasına göre 2007 tarihinde meydana gelen kazada ...  plakalı aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasının yaptırılması gerekirken yaptırılmadığı anlaşıldığından oluşan zarardan davalı ...nın sorumlu olduğu anlaşıldığından, bu yöndeki mahkeme kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.Taşıyıcının  Kanun ve Taşıma Yönetmeliği kapsamında taşıma yapabilmek için yetki belgesi alma zorunluluğu gereği anılan belgenin bulunmaması zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında hak sahiplerine ödeme yapılmasına engel değildir; yetki belgesiz taşıma yapılması zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı tarafından hak sahiplerine ödeme yapıldıktan sonra rücu sebebi olarak ileri sürülebilecek bir durumdur ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/10549 Esas- 2024/3077 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi). Bu nedenle davalı vekilinin aracın yetki belgesi bulunmadığı yönündeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" Tazminata konu trafik kazası ölümlü olarak gerçekleşmiştir. Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza  tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Kaldı ki, davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmamıştır. Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları ile TTK  1332 maddesine göre belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 5 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf takipten önce davalıya başvuruda bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin dava tarihinden faiz yürütülmesi gerektiği yönündeki istinaf talebinin de reddi gerekmiştir. Davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit olsa da alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve davalının takibe itirazının kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde  isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava dilekçesinde ve takip talebinde avans faizi talep edilmiştir. ...  plakalı minibüsün trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yolcu nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte minibüs olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine rağmen HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen davacı vekili istinaf talebi yerindedir.Bu nedenle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine,  davacılar vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince,İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davacılı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın kabulü ile davalının... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 80.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan ‭5.464,8‬0-TL nispi karar harcından peşin alınan 921,80-TL harcın mahsubu ile bakiye ‭4.543‬,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 11.200,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam ‭1.908,3‬0-TL'nin (  44,40-TL BVH,   6,40-TL VH,   921,80-TL Peşin Harç,  135,70-TL Tebliğ ve Posta0 800,00 TL BK ) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan arabulucu ...'a 1.320,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak  artan gider avansının karar kesinleştiğinde  ilgili tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davacılar vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 39,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.464,80 TL harçtan peşin alınan 1.366,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.098,6‬0 TL harcın davalı ...'ndan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae733a7c78f65db6","SID":"eb6ee471b1d1eb51"}}