{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1060 <br>KARAR NO: 2025/859<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2024/782<br>ARA KARAR TARİHİ: 11/06/2025<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 10/06/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; davalı ... Anonim Şirketi'nin, ... Anonim Şirketi ile birleşme yoluna gittiğini beyan ederek, müvekkilinin davalı şirketten alacağının olması, davalı şirketin mal kaçırma veya davayı etkisiz kılma riskleri söz konusu olması sebebiyle, devralan ve devreden şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasını, halefiyet hükümleri gereğince taraf teşkilinin değerlendirilmesini, davalıdan teminat alınmasını ve Mahkemece re'sen gözetilecek tedbirlerin alınmasını talep edilmiştir.Mahkemece; \"...Dava otopark/vale hizmeti sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut durumda, talep eden tarafça davalının ... Anonim Şirketi ile birleşme yoluna gittiğini davalı şirketten alacakları olması ve davalı şirketin mal kaçırma riski bulunması nedeni ile  devralan ve devreden şirketin malvarlığına ihtiyatı tedbir konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; talep dilekçesinde ileri sürülen iddia ve yasal düzenleme nazara alınarak davalı şirketin devredilmiş olmasının tek başına mal kaçırma iddiasını ispata yeterli olmaması nedeni ile tedbir talebinin yaklaşık ispat şartı yokluğundan ve tedbir talep edilen davalı devreden ve devralan şirketin malvarlığı uyuşmazlık konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine...\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine eldeki davanın açıldığını, devam eden yargılamada ... Anonim Şirketinin devrolunduğunun öğrenildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetelerinin bu durumu teyit ettiğini, davalı şirketin pasif yapısına ilişkin belirsizliklerin alacağı riske açık hale getirdiğini, ... Anonim Şirketi bünyesinde yer alan şirketler ve davalı ... Anonim Şirketi yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağının şirket bünyesinde meydana gelen değişikliklerden açıkça anlaşıldığını, davalı şirketin mal kaçırma veya davayı etkisiz kılma riskleri söz konusu olması sebebiyle kararın kaldırılmasını, davalı şirketin malvarlığına ihtiyatı tedbir konulmasını, müvekkili alacağının teminat altına alınmasını, taraf kaydına ilişkin gelişmeler dikkate alınarak halefiyet ve taraf teşkili yönünden değerlendirme yapılmasını ve mahkemece re'sen uygun görülecek tüm tedbirlerin uygulanmasını talep etmiştir. Dava; taraflar arasında imzalanan \"otopark, vale ve araç hizmetleri sözleşmesi\" başlıklı sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Talep dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde yukarıda yer verildiği üzere \"devralan ve devreden şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulması, halefiyet hükümleri gereğince taraf teşkilinin değerlendirilmesi, davalıdan teminat alınması ve Mahkemece re'sen gözetilecek tedbirlerin alınması\" talep edilmiştir. Mahkemece sadece ihtiyati tedbir talebi yönünden değerlendirme yapılmıştır.  İstinafa konu edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenebilmesi için öncelikle bir karar verilmesi, bu karara uygun olarak gerekçe yazılması, söz konusu kararın istinaf incelemesine tabi bir karar olması gerekmektedir. Zira istinaf denetiminin ancak ilk derece mahkemesi tarafından verilen bir karar üzerinden yapılması mümkündür. Bu nedenlerle davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve ihtiyati tedbir talebi ile sair talepler yönünden de karar verilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece yalnızca ihtiyati tedbir istemine yönelik ara karar oluşturulmuş olması ve davacı tarafından işbu kararın istinafa konu edilmesi sebebiyle, istinaf incelemesi ihtiyati tedbir istemiyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafça, alacağın teminat altına alınması amacıyla ihtiyati tedbir talep edilmiş olup istinaf incelemesine konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir...''; 390/2 maddesinde; \"Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.\" 390/3 maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır''; 391/1 maddesinde \"Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\" düzenlemelerine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Bu nedenle hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılan eldeki davada, davalının menkul ve gayrimenkul malları dava konusu olmadığından, mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin reddi yönündeki kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi yönünden istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin sair istemleri yönünden ise yukarıda açıklandığı üzere öncelikle ilk derece mahkemesi tarafından bir karar verilmesi gerekmektedir. Şayet işbu karar istinafa tabi ise o takdirde kararın denetimi yapılabilecektir. Somut dosyada davacı tarafın sair talepleri yönünden ilk derece mahkemesi tarafından verilen ve Dairemizce değerlendirilecek bir karar mevcut olmadığından, sair istinaf talepleri hakkında inceleme yapılmasına ve karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin sair istinaf talepleri hakkında İNCELEME YAPILMASINA  ve KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5128cb61baca9025","SID":"09df796f25322d18"}}