{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/2062 Esas  - 2025/576 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/2062 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/576<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/09/2022<br>NUMARASI\t\t: ......<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 25/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 29/05/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı ... arasında davalı İlk ... ... ... ... Şirketi'nin müteselsil kefil olduğu 29/11/2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalı ... ticari krediler kullandırıldığını, sözleşme kapsamında davacı alacaklarının ödenmemesi üzerine Ankara 54. Noterliği'nin 02/11/2021 tarih ve .... yevmiye numaralı  ihtarnamesi keşide edilerek müşteri hesap özeti ile birlikte davalı borçlulara gönderildiğini, İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlular aleyhine Ankara 9.İcra Müdürlüğü'nün 2021/15895 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçluların  icra dairesinin yetkisine, açıkça sözleşmelerdeki imzaya, borcun tamamına ve ferilerine, icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu,  taraflar arasında akdedilen genel kredi ve teminat sözleşmesinin 13.4.e maddesinde: \"Bu sözleşmenin (tacir olmayan gerçek kişi olanlar hariç olmak üzere) tüm tarafları, bu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, Türk hukukunun uygulanacağını ve Ankara Mahkeme ve İcra Daireleri ile bankanın genel müdürlüğünün bulunduğu yerdeki mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağını, kanunen yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkilerinin saklı olduğunu kabul ederler.\" denilmek suretiyle taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklara ilişkin yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Ankara Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunun kabul edildiğini, davalı borçlulardan ...firmasının tacir olması ve İİK'nun 50/1 maddesinin yollaması ile HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunacağından ve HMK'nın 7/1maddesi dikkate alındığında davalıların yetki itirazlarının geçersiz olduğunu, davalıların imzaya itirazlarının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, genel kredi ve teminat sözleşmesindeki imzanın davalı borçlu ve aynı zamanda müteselsil kefil şirketin yetkili temsilcisi ...'e ait olduğu imza incelemesi ve imza tatbiki sonucunda açıklığa kavuşacağını, davalı borçluların borca, faize ve faiz oranları ile diğer tüm ferilere itirazları da haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek,  davalı borçluların haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline ve icra takibinin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalılara usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermedikleri görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davalıların davacı bankayla aralarındaki kredi ve kefalet sözleşmesi ve bu sözleşmeler kapsamında belirlenen faiz oranları ve davacı bankanın fiilen uygulamış olduğu faiz oranına göre belirlenen temerrüt faizi gereğince   düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna ve sözleşmede ayrıca ve açıkça gayri nakit alacaklar yönünden depo hükmü bulunmasına göre, davacının takip tarihi itibariyle  davalı borçlulardan  157.834,39 TL asıl alacak, 1.634,57 TL işlemiş temerrüt faizi, 81,73 TL BSMV, 1.596,89 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 161.147,58 TL nakit ve 12.460,00 TL gayri nakid (çek sorumluluk bedeli deposu) bedeli  alacaklı bulunduğu, bu itibarla davalıların bu miktar yönünden itirazlarının haksız olduğu, kefalet sözleşmesinin  TBK'nun 583. maddesine uygun bulunduğu, haksız görülen itiraza göre de davacı yararına icra inkar tazminatının da verilmesi gerektiği anlaşıldığından , davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin, başlatılan icra takibinde kefil olarak yer aldığını, Türk Borçlar Kanunundaki şekle uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesinden kaynaklı kefillik geçerli olmadığından davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Davacı tarafın dayandığı  Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün  2021/15895 Esas sayılı dosyasına konu   borca ilişkin gönderildiği iddia edilen ihtarname usule uygun olarak tarafına  tebliğ  edilmediğini, yerel mahkemece borcun muaccel olup olmadığı araştırılmadan karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Davacı tarafın açmış olduğu davaya esas borcun  muaccel de olmadığını, zira; icra dosyasının asıl borçlusu ile davacı şirket arasında yapılandırma işlemi yapılmış olduğunu,<br>Davacı şirket, davalı şirketin kefillikten kaynaklı borcuna istinaden Ankara ... İcra Dairesinin 2021/2630 Esas sayılı dosyası ile de ilamlı ipotek takibi yaptığını, söz konusu takip, işbu davaya esas teşkil eden icra dosyalarındaki borçla, aynı borca ilişkin olup satış dosyasında taşınmazın  satışının  gerçekleştiğini, davacı şirketin  aynı borca ilişkin olarak aynı anda hem ipotek takibi  hem de ilamsız takipte bulunduğunu, aynı alacağa ilişkin ipotek takibi tamamlanıp rehin açığı belgesi düzenlenmeden ilamsız takip başlatmanın açıkça hukuka  aykırı olduğunu, bu sebeple işbu itirazın iptali davasını açmakta davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını,<br>Hükme esas  alınan bilirkişi raporunun  eksik araştırma yapılarak alındığını,  eksik araştırma ile karar verilmiş olmasının  da usul ve yasaya aykırı olduğunu  bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili katılma yoluyla  istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının red edilen kısma yönelik kararının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel Mahkeme tarafından, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları dikkate alınmadan hukuki dinlenilme hakları zedelenerek itiraza uğramış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu,  hükme esasa alınan bilirkişi raporunda temerrüt tarihi açısından ihtarnamenin davalılara tebliği ile 24 saatlik sürenin dolduğu tarih (06/11/2021) itibariyle temerrüt faizi oranında hesaplama yapıldığını, ancak hem taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca hem de TBK m.117 uyarınca, dava konusu alacaklarımızın muaccel hale gelmesi ve temerrüt faizinin talep edilebilmesi için ihtarnamenin tebliğ şartı bulunmadığını,  bilirkişi raporunda da yer verilen sözleşme hükümlerinde açıkça ihbar veya ihtara gerek olmaksızın alacakların muaccel hale geleceği ve temerrüt faizi talep edilebileceği  hüküm altına alındığını,<br>Hükme esas alınan raporda temerrüt faiz oranlarının  da yanlış hesaplandığını, davalılar ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesinin faiz, muacceliyet ve temerrüt ile ilgili maddelerinin açık olduğunu, sözleşmenin faiz ile ilgili hükümlerinin düzenlendiği 5.1 maddesinde TL, USD, AVRO, Altın ve bunlar dışındaki döviz cinslerinden kullandırılacak krediler için uygulanacak azami faiz oranları tek tek belirtildiğini, TL kredileri için uygulanacak azami faiz oranının ise TCMB gecelik borç verme faiz oranı + 40 olduğu düzenlendiğini, muacceliyet tarihi itibariyle TCMB'ye bildirilen azami faiz oranı %36 olduğunu, sözleşmenin 11.b maddesinde bu orana %30 ilave suretiyle temerrüt faizi oranının belirleneceği  kararlaştırıldığından, Diğer/Ticari Kredi alacaklarımıza uygulanması gereken temerrüt faizi oranı %46,80 olduğunu, sözleşme hükümleri son derece açıkken, bilirkişi tarafından  TCMB gecelik borç verme faiz oranı ve  davacı bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranları araştırılmaksızın, dosya borcunun tamamen kredilere uygulanan fiili faiz oranı üzerinden hesaplanmasının  kanun maddelerine ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, <br>İhtarnamede yer alan 90,40 TL diğer alacak kalemi de raporda hesaplamaya dahil edilmediğini, takip talebinde talep edilen diğer bir alacak kalemi olan gider vergisi alacağı ise faizin %5'i oranında hesaplanan faize bağlı bir alacak olduğunu, temerrüt tarihinin, ihtarnamenin davalılara tebliği ile 24 saatlik sürenin dolduğu tarih olarak kabul edilmesi ve temerrüt faiz oranlarının yanlış hesaplanması buna bağlı olarak temerrüt faiz miktarlarının eksik hesap edilmesi sonucunda temerrüt faizinin %5'i olarak hesaplanan gider vergisi alacağı da eksik hesaplandığını,<br>Nakit alacakların yanı sıra 12.460 TL gayri nakit alacak yönünden de itirazın iptaline karar verilmiş olmasına rağmen davacı lehine yalnızca kabul edilen nakit alacak üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı nakit alacakları dışında 12.460 TL üzerinden depo talebi de mahkemece kabul edildiğinden kararda davacı lehine gayri nakit alacaklar yönünden de ayrıca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>Dava konusu Ankara 9. İcra Dairesi'nin 2021/15895 esas  sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 166.103,52 TL nakit alacağın tahsili, 12.460,00 TL gayri nakit alacağın  deposu  istemi ile 19/11/2021 tarihinde  ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı  asıl borçlu ... 06/12/2021, davalı kefil borçlu  şirkete 25/11/2021 tarihinde tebliğ olduğu, davalıların 01/11/2021 tarihinde (7) günlük hak düşürücü süre içerisinde yetkiye, imzaya  borca ve ferilerine  itiraz ettiği, eldeki davanın  1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 25/01/2022 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>Ankara ......Dairesi'nin  2021/2630 sayılı takip dosyası ile davacı banka tarafından  dava dışı ... ile dosyamız davalısı  .... ... ... ... .... Şirketi  aleyhine toplam 427.917,12 TL nakit alacağın tahsili talebiyle ve tahsilde tekerrür olmamak üzere 03/12/2021 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır.<br>Davacı banka ile davalı   ... arasında 29/11/2016 tarihli 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketin anılan sözleşmede aynı limitle  müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletin kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir.<br>Davacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 159.710,54 TL nakdi  borcun 24 saat  içinde ödenmesi, 12.460,00 TL gayri nakdi borcun  24 saat  içinde depo edilmesi ihtarını içerir 02/11/2021  tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalı ...'in sözleşmedeki adresine 05/11/2021 tarihinde bila tebliğ iade edildiği görülmüştür.<br>Yargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle  bankacı bilirkişiden alınan  01/07/2022 tarihli bilirkişi  raporunda özetle; davalı asıl borçlu ... 'e keşide edilen ihtarnamenin  04/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için verilen (1) günlük süre dikkate alındığında, davalı asıl borçlu ... için 06/11/2021 tarihinde temerrüdün oluştuğu, davalı kefil İlk ... ... ... ... ... A.Ş.'ye, keşide edilen ihtarnamenin, 05/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için verilen (1) günlük 07/11/2021 tarihinde temerrüdün oluştuğu, davalı kefilin temerrüt tarihinin davalı asıl borçlu ...'in temerrüt tarihi olan 06/11/2021 olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, davacı bankanın, davalılardan  (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 19/11/2021 takip tarihi itibariyle; nakit krediler yönünden toplam 161.147,58 TL alacaklı olduğu, gayrinakdi krediler yönünden  sözleşmede açık bir hükmün yer almadığı, dolayısıyla davacı bankanın, davalı borçlular  hakkında takibe konu 12.460,00 TL depo talebine dayalı icra takibinde bulunamayacağı kanaatine varılmıştır.<br>Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Davalı şirket ve davalı ... yönünden bankacı bilirkişiden alınan rapor nakit alacak yönünden  hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davacı ile davalı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalı şirketin  müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tTaraf  vekillinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalı kefile  başvuru koşulunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının belirlenmesi hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavalılar vekilinin istinaf itirazı kefil şirket yönünden kefaletin geçersiz olduğu, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediği, davaya konu borcun muaccel olmadığı, kefil hakkında ipotekli takip yapıldığından iş bu takibin yapılamayacağına yöneliktir. <br>\t2004 sayılı İİK.'nun 45. maddesi uyarınca;  Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir.<br>\tAyrıca kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise haklarında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunludur.\t<br>\tDosya kapsamında yer alan Ankara ....... 2021/2630 sayılı takip dosyası içerisinde yer alan ipotek resmi senetleri incelendiğinde, eldeki davada kefil olan İlk ... ... şirketi lehine dava dışı ...'e ait taşınmaz üzerine 21/10/2019 tarih, ..... yevmiye numaralı 320.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, söz konusu ipoteğin İlk ... ... şirketinin asıl borçlu ve kefaleti nedeniyle doğmuş borçlarının teminatı olarak verildiği, bu bağlamda dosyamız kapsamında kefil  olan davalı şirketin kefaletinin teminatı ipoteğin mevcut olmasına rağmen, davacı banka tarafından söz konusu ipoteğin kefil olan İlk ... ... şirketinin asıl borçlu olduğu başka bir kredi ilişkisine istinaden 03/12/2021 tarihinde ipotekli takibe konulduğu, davaya konu takibin ise 19/11/2021 tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır.<br>\tHal böyle olunca, ipotek limitinin takipte talep edilen alacak miktarını karşıladığı anlaşıldığından eldeki davada kefil olan davalı şirketin kefaletinin teminatı  olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmadan kefil hakkında İİK 45 madde gereği dava konusu  ilamsız icra takibi yapılamayacağı ve ipoteğin bölünmezliği kuralı da dikkate alınarak mahkemece, davalı kefil  İlk ... ... şirketi yönünden davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, davalı hakkında yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. <br>\tDavalı asıl borçlu ...'in istinaf itirazları değerlendirildiğinde; <br>\tDavacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 159.710,54 TL nakdi  borcun 24 saat  içinde ödenmesi, 12.460,00 TL gayri nakdi borcun  24 saat  içinde depo edilmesi ihtarını içerir Ankara 54. Noterliği'nin 02/11/2021 tarih,  38269 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu ...'in sözleşmedeki adresine 05/11/2021 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, 2004 sayılı İİK'nun 68/(b) maddesi uyarınca ilgili tebligatın tebliğ edilmiş sayılıp, asıl borçlu yönünden borcun muaccel olduğu, bu bağlamda, asıl borçluya verilen atıfet süresi sonunda  temerrütün 07/11/2021 tarihinde oluştuğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporun tespiti de bu yönde olduğu, ayrıca dosya kapsamında asıl borçlu ile davacı banka arasında borcun yapılandırıldığına yönelik bilgi ve belge bulunmadığı, davalı tarafça bu yönde dosyaya delil sunulmadığı anlaşılmakla davalı asıl borçlu ...'in istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı, temerrüt tarihinin tespiti hususunda ihtarnamenin tebliğ tarihinin esas alınmasının sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen ve mahkemece hükme esas alınan faiz oranının düşük hesaplandığı ve gayri nakdi alacak yönünden tarafına vekalet ücreti hükmedilmemesine yöneliktir. <br>\tDavacı banka tarafından  dosya kapsamında bir örneği yer alan Ankara 54. Noterliği'nin 02/11/2021 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmek suretiyle , ihtarnamenin tebliğinden itibaren (24) saat içerisinde 159.710,00 TL nakit alacağın tahsili  ile  12.460,00 TL gayri nakit alacağın  bankaya depo edilmesinin talep edildiği,  davacı banka alacağı hesabın kat edilmesi ile  muaccel olmuş ise de ,  davacı alacaklının  bu ihtarname ile  muaccel alacağının  ödemesi/deposu  için  davalılara ihtarnamenin tebliğ tarihini takip eden  (24)  saat atıfet tanıdığı, kat ihtarının asıl borçluya 05/11/2021 tarihinde İİK 68/b madde uyarınca tebliğ edilmiş sayıldığı, bu durumda  atıfet süresi içinde muacceliyetin  ertelenmiş sayılacağı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2019 tarih, 2018/995 E,  2019/5544 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, yine   muacceliyet  ile temerrüt farklı  kavramlar olup hukuki sonuçlarının  da birbirinden farklı olduğu, bu durumda   davalılara borcun ödenmesi için ihtarname gönderilerek davalıların temerrüde düşürüldükleri ve bilirkişi tarafından bu ihtarnamenin tebliğ tarihi nazara alınarak temerrüt tarihinin belirlendiği ve yine bilirkişinin belirlediği faiz oranı yönünden bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olduğu davacı bankanın uygulanan faiz oranından fazla oranda temerrüt uygulanmasına dair fiili faiz oranına ilişkin belge sunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tMahkemece, davacı bankanın 12.460,00 TL depo talebi yönünden itirazın iptali talebini kabul ettiği, ancak iş bu gayri nakdi alacak yönünden vekalet ücretine hükmetmediği görülmüştür.<br>\tHal böyle olunca, mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 maddesi uyarınca davacı lehine 12.460,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerekir iken yukarıda yazılı olduğu şekilde eksik vekalet ücreti hükmedilmesinde isabet görülmemiştir. \t<br>\tTüm bu nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf itirazlarını kefil İlk ... ... Şirketi yönünden kabulü ile, davalı asıl borçlu ... yönünden reddine, yine davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf itirazlarının vekalet ücreti yönünden kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA) 1-Davalı vekilinin  istinaf başvurusunun ... yönünden ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 11.859,13 TL harçtan peşin alınan 2.751,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.107,38 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t\tB)1-Davalı  İlk ... ... şirketi vekilinin  istinaf başvurusunun ve  davacı banka vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun (gayri nakit alacağa vekalet ücreti hükmedilmemesi yönünden) KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2022 tarih 2022/58 Esas 2022/453 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davacının davasının davalı kefil şirket İlk ... ... şirketi yönünden REDDİNE,<br>4-Davacının davasının davalı ... yönünden kısmen kabulü ile kısmen reddine, <br>Davalı asıl borçlu ... Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/15895 Esas sayılı dosyasında; 157.834,39 TL asıl alacak, 1.634,57 TL işlemiş temerrüt faizi, 81,73 TL BSMV, 1.596,89 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 161.147,58 TL üzerinden ve 12.460,00 TL depo talebi yönünden itirazının iptaline, bu miktarlar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>5-Takip tarihinden itibaren alacağın 124.340,51 TL'lik kısmına %28,70, alacağın 33.493,88 TL'lik kısmına yıllık %28,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV işletilmesine,<br>6-Alacak likit ve itiraz haksız görülmekle; hükmedilen alacağın %20'si oranında 32.229,51 TL icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,<br>7- İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 11.007,99 TL harçtan 3.049,42 TL peşin harcın mahsubu ile kalan  7.958,57 TL harcın ve gayri nakdi depo talebi yönünden alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>8- Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan  1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 1.191,30 TL sinin davalı ...... 128,70 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>9-Davacı tarafından yapılan 327,50 TL posta ve tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.327,50 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 90,25 kabul) 1.198,07 TL'sinin  davalı ...'den  alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>10-Davacının dava açarken ödediği 3.130,12 TL peşin ve başvurma harcının  davalı ...'den  alınarak davacıya ödenmesine,<br>11-Davacı banka davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince nakdi alacak yönünden takdir ve tespit edilen 25.172,14 TL  vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,<br>12-Davacı gayri nakdi alacak yönünden davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden gayri nakdi  alacak yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 12.460,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı bankaya ödenmesine,<br>13-Davalı kefil şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 madde uyarınca nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kefil şirkete ödemesine,<br>14- Her ne kadar davalı asıl borçlu davanın reddedilen kısmı yönünden kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, ilk derece mahkemesince reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretinin hükmedilmediği, davalı asıl borçlu yönünden de bu hususta istinafa gelinmediği dikkate alınarak, asıl borçlu ... yönünden davanın reddedilen kısmı için vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,<br>15-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t\tC)1-İstinafa başvuran davalı kefil İlk ... ... şirketi yönünden  tarafından yatırılan 2.751,75 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı şirkete iadesine,<br>\t2-İstinafa başvuran davalı şirket tarafından yapılan 220,70 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, <br>\t3-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 85,00 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>\t4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru gideri ve 195,00 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 415,70 TL istinaf giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 377,8‬0 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı banka üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025<br><br><br><br>Başkan           Üye              Üye                    Zabıt Katibi<br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2df2bd673a67626","SID":"b156f82ed09c8af1"}}