{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1920 Esas  - 2025/562 Karar<br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1920 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/562<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/06/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVA\t : Alacak (İİK 308/b maddesine dayalı)<br>DAVA TARİHİ\t : 06/10/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 23/05/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; davalı ... ... .... Şti. ile arasında 19/04/2006 tarih ve 750.000-TL limitli, 06/09/2013 tarih ve 5.000.000-TL limitli, 08/05/2017 tarih ve 2.000. 000-TL limitli, 01/02/2018 tarih ve 1.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeler çerçevesinde firmaya krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında Üsküdar 6. Noterliği'nin 27/12/2018 tarih ve .... yevmiye no'lu hesap özetini içerir ve hesabın kat edildiğini bildirir ihtarnamesinin gönderildiğini, borçlu şirketin, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/891 E. sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemece, borçlu hakkında 06/12/2018 tarihinde 3 ay süreli geçici mühlet kararı, 03/05/2019 tarihinde ise 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verildiğini, konkordato mühlet aşamasında banka tarafından, 30/01/2019 tarihi itibariyle, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına ve .... Komiserliği'ne 4.851.954,91-TL nakdi alacağın olduğunun bildirildiğini, borçlu şirketin, 1.999.265,63-TL yönünden borcu kabul ederek kalan kısımları kabul etmediğini, konkordato projesine olumsuz oy kullandığını, ancak 10/09/2020 tarihinde konkordato projesinin tasdik edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, konkordato tasdik kararı verilen davalı şirketin, 30/01/2019 tarihi itibariyle 4.851.954,91-TL borçlu olduğunun kabulü ile kabul edilen 1.999.265,63-TL'nın mahsubu sonucu çekişmeli hale gelen 2.852.689,28-TL tutar yönünden İİK'nun 308/b maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı veren mahkemece belirlenecek bir bankaya davalı tarafından yatırılması talep ve dava edilmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; Davacı bankanın bu iddiasını konkordato yargılaması sırasında da dile getirdiğini, Komiser Heyetinden davalı şirketin kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılarak davacının iddiasının değerlendirilmesini talep ettiğini, Komiser Heyetinin düzenlediği 16/09/2020 tarihli rapora göre, davalı şirketin geçici mühlet kararından önce kullandığı kredilere istinaden davacı bankaya tevdi ettiği çeklerden konkordato yargılaması sırasında 3.684.291,04-TL'sinin ödendiğinin, yine konkordato sırasında POS cihazlarında biriken 295.520,55-TL'nin davacı banka tarafından tahsil edildiğinin anlaşıldığını, davalının tasdik olan konkordato projesine paralel olarak davalı şirketin geçici mühlet tarihi itibariyle anapara borcunun bulunması, bu miktara İİK'nun 294/3 maddesi uyarınca faiz hesabı yapılmaması, konkordato yargılaması sırasında ödenen miktarların bu miktardan düşümü ile davalının davacı şirkete borçlu olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; . tarafından, asıl borçlu .... Şti.’ne gönderilen ihtarname ile, kredi sözleşmelerindeki yetkiye istinaden şirkete açılmış olan kredilere son verilerek kredilerin kat edildiği 27.12.2018 tarihi itibariyle, TL kredilerden doğan 5.568.826,68-TL anapara, 87.716,72-TL faiz ve 2.718,09-TL BSMV olmak üzere toplam 5.659.261,49-TL'nin ödeme tarihine kadar işleyecek %57 temerrüt faizi, komisyon, masraf ve tüm teferruatı ile birlikte 24 saat içinde ödenmesinin ve gayri nakit alacağın depo edilmesinin talep edildiği, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçluya 31/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 24 saatlik süre dikkate alındığında temerrüt tarihinin 03/01/2019 olduğu, davacı banka tarafından, davalı borçlu şirkete kullandırılan nakdi kredilerle ilgili ödemelerde geçici mühlet tarihi olan 06/12/2018 itibariyle herhangi bir gecikme olmadığı belirlendiğinden, bu kredilere son taksit ödeme tarihlerinden geçici mühlet tarihine kadar geçen süre için akdi faiz oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, İİK’nun 288/1.maddesinde “Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.” hükmü öngörüldüğü, davacının alacağının geçici mühlet tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği, Bilirkişi tarafından ek raporda yapılan hesaplamaya göre, geçici mühlet tarihi itibariyle, davacı bankanın bakiye toplam 3.819.469,01-TL nakit alacağı olduğunun belirlendiği, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği nakit alacak miktarının ise 2.852.689,28-TL olduğu taleple bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle;\" taleple bağlı kalınarak; Davanın kabulü ile; Konkordato tasdik yargılamasında borçlu tarafından kabul edilmeyen ve çekişmeli hale gelen alacak yönünden; geçici mühlet tarihi itibariyle davacının bakiye 2.852.689,28 TL nakit alacağının, İİK'nun 308/b maddesi gereğince konkordato projesine dahil edilmesine, (geçici mühlet tarihinden sonra yapılan ödemelerin konkordato kayyımı tarafından infaz sırasında dikkate alınmasına)\" ilişkin karar verildiği, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br><br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; yargılama süresince davacı bankaya toplam 3.979.811,59-TL ödeme yaptığını, hesaplamaların dava tarihine göre yapılması, tereddüte yol açılmaması gerektiğini, dava tarihi itibariyle yaklaşık 4 milyon TL ödeme yapılmış olduğu halde bu durum net şekilde tespit edilmediğinden haksız davanın kabulüne karar verilerek aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesinin haksız olduğunu, çek yapraklarının geçici mühlet sonrası bankaya iade edildiğini, buna rağmen çek sorumluluk bedeli olarak 250.400-TL'nin hesaba dahil edilmesinin hatalı olduğunu, davacının sebepsiz zenginleştiğini, geçici mühlet tarihinin hesaplamalara esas alınmasının aleyhine sonuç doğurduğunu ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacak istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>                        Davacı; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, sözleşmelerden kaynaklanan yetkiye dayalı kredilere son verildiğini iddia etmiş, Davalı ise; borçlu bulunmadığını, konkordato aşamasında yapılan ödemeler göz önünde bulundurularak davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda yazılı olduğu üzere nakdi alacak yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davacının kredi hesabını sözleşmeden kaynaklanan yetkiye dayalı kat ettiği, bakiye alacağın tahsili için işbu davanın açıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı asıl borçlu şirketin hesap kat tarihi itibarıyla ödemesi gecikmiş bir borcu bulunup bulunmadığı, asıl borçlu şirket hakkında geçici mühlet karar süresi içerisinde kredi hesabının davacı tarafından kat edilip edilemeyeceği, hesap kat tarihi itibarıyla ödemesi gecikmiş bir borç var ise ve geçici mühlet süresi içerisinde hesap kat edilebilecek ise davacının, dava tarihi itibarıyla davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tTaraflar arasında 19/04/2006 tarih ve 750.000-TL limitli, 06/09/2013 tarih ve 5.000.000-TL limitli, 08/05/2017 tarih ve 2.000.000-TL limitli, 01/02/2018 tarih ve 1.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmeler çerçevesinde davalı borçlu şirkete krediler kullandırıldığı, sözleşmelerdeki yetkiye dayalı kredi ilişkisi sonlandırılarak borçlu hakkında Üsküdar 6. Noterliği'nin 27/12/2018 tarih ve 108546 yevmiye no'lu hesap özetini içerir ve hesabın kat edildiğini bildirir ihtarnamesinin düzenlenerek gönderildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br>\tÜsküdar 6. Noterliği'nin 27/12/2018 tarih ve 108546 yevmiye nolu işlemiyle, ... A.Ş. tarafından, asıl borçlu ... ... .... Şti. ile kefil .... gönderilen ihtarname kapsamında; kredi sözleşmelerindeki yetkiye istinaden akid şirkete açılmış olan kredilere son verilerek kredilerin kat edildiği 27/12/2018 tarihi itibariyle; - TL kredilerden doğan 5.568.826,68-TL anapara, 87.716,72-TL faiz ve 2.718,09-TL BSMV olmak üzere toplam 5.659.261,49-TL'nin ödeme tarihine kadar işleyecek % 57 temerrüt faizi, komisyon, masraf ve tüm teferruatı ile birlikte 24 saat içinde ödenmesi... ...... hitaben verilmiş olan 21/04/2017 tarih ve .... no'lu 100.000-TL'lık 1 adet teminat mektubu bedeli ile 625-TL komisyon ve 31,25-TL BSMV olmak üzere toplam 100.656,25-TL ile davalı şirkete verilen ve iade edilmeyen çek yapraklarından doğabilecek yasal yükümlülük tutarı olan 150.400-TL'nın de  24 saat içinde bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, aksi takdirde muhataplar aleyhine yasal yollara başvurulacağı, takibe geçildiği takdirde ise % 57 oranında temerrüt faizi ve fer'ilerinin talep edileceği ihtar edilmiş, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu ... ... .... Şti.” ne 31/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 24 saatlik süre dikkate alındığında temerrütün 03/01/2019 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. <br>\tYargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi asıl ve ek raporunda özetle;\" tabloda detayları betirtilen taksitli ticari kredilerin,  davalı borçlu ... .... .... kullandırıldığı ve geçici mühlet tarihi olan 06/12/2018 itibariyle ödenmeyen taksit tutarının olmadığının anlaşıldığı, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında değişik tarihlerde ve toplam 8.750.000-TL limitli 4 adet Genel Kredi Sözleşmesinin akdedilerek bahse konu kredi sözleşmelerine istinaden müşteriye taksitli ticari kredi, teminat mektubu ve çek kredisi kullandırıldığı, borçlu şirketin, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/891 E. sayılı dosyası ile konkordato talepli dava açtığı, mahkeme tarafından, 06/12/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet, 03/05/2019 tarihinde ise 1 yıllık kesin mühlet verildiği, 10/09/2020 tarihinde davacı şirketin konkordato projesinin kabulüne ve konkordataya tabi alacakların 2021 yılı Ağustos ayından başlamak üzere 53 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiği, davacı banka tarafından, adı geçen firmadan 30/01/2019 tarihi itibariyle 4.851.954,91TL nakit alacağı olduğu hususunun Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/891 E. sayılı dosyasına ve Konkordato Komiserliği'ne bildirildiği, ancak Konkordato Komiserliği'nin 16/09/2020 tarihli kararı ile talep edilen tutarın 1.999.265,63-TL'lık kısmının kabul edilmesi sonucunda çekişmeli hale gelen 2.852.689,28-TL alacağın tespiti ve kabulü ile anılan borç tutarının İİK'nun 308/b maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı veren Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından belirlenecek bir bankaya borçlu davalı tarafından yatırılması talepli işbu davanın açıldığı, dosyada mevcut olan veya yerinde yaptığımız inceleme esnasında talep edilerek dosyaya kazandırılan belgeler ve davacı vekilince itiraz dilekçesinde sunulan belgeler üzerinden yapılan incelemeler sonucunda; Geçici mühlet tarihi olan 06/12/2018 itibariyle yapılan hesaplamada, davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten 5.783.967,13-TL asıl alacak, 33.137,66-TL işlemiş faiz ve 1.656,85-TL BSMV olmak üzere toplam 5.818.761,64-TL nakit ve 350.400- TL gayrinakit (2 ader mer'i teminat mektubu ve 94 adet çek yaprağının garanti tutarlarından kaynaklı) alacağının olduğunun belirlendiği,.....16/09/2020 tarihli kararı ile kabul edilen 1.999.265,63-TL nakdi alacağın düşülmesi sonucunda, davacı bankanın davalı asıl borçludan geçici mühlet tarihi 06/12/2018 itibariyle (5.818.761,64 - 1.999.265,63)= 3.819.469,01-TL daha nakit ve 350.400- TL gaytinakit (mer'i teminat mektubu ve çek garanti tutarlarından kaynaklı) alacağının olduğu sonucuna varıldığı\" hususları tespit edilmiştir.<br>\tDavalı asıl borçlu şirket hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/891 Esas sayılı dosyası ile konkordato davası açılmış, yapılan yargılama sonunda 2020/378 Karar sayılı karar ile anılan şirketin konkordato tasdik talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı bir kısım alacaklılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/1595 E., 2020/1320 K. sayılı ilamıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı da bir  kısım alacaklılar vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2011 Esas 2022/362 Karar sayılı ilamıyla usul yönünden istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2022/427 Esas 2022/688 Karar sayılı kararıyla daire kararında direnilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, direnme kararı üzerine bu kez Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/21 Esas 2023/491 Karar sayılı ilamıyla direnme kararını uygun bulunarak 09/02/2023 tarihli ilamıyla onama kararı verdiği, davalı asıl borçlu şirket yönünden konkordato tasdik kararının böylelikle kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br>\tDavalı asıl borçlu ... ... .... Şti.'nin konkordato tasdik talebiyle açılmış yukarıda yargılama sefahati açıklanan davada; borçlu şirket hakkında 06/12/2018 tarihinde 3 ay süreli geçici mühlet kararı verildiği, 03/05/2019 tarihinde de şirket hakkında 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verildiği görülmüştür. Davacı bankanın, davalı asıl borçlu şirket hakkında açılan konkordato davasında yapılan alacaklılar toplantısında olumsuz oy kullandığı, hesap kat'ı ve ihtarının ise, sözleşmelerden kaynaklanan yetkiye dayalı olarak 27/12/2018 tarihinde geçici mühlet kararı sonrası ve mühlet süresi içinde gerçekleştirildiği görülmüştür.<br>\tİİK'nun 288/1. maddesi \"Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur.\" hükmünü, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi  \"1- Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 2- 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3- Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4- Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır.\" hükmünü içermektedir.  <br>\tYukarıda açıklanan ilke ve kurallar uyarınca tartışılması gereken husus, davalı asıl borçlu hakkında kredi hesapları geçici mühlet karar süresi içerisinde kat edildiğinden geçici mühlet tarihinden önce hesabın kat edilme koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Bunun tespiti için ise, geçici mühlet tarihinden önce dava dışı asıl borçlunun kredi ödemelerinde aksama bulunup bulunmadığı, ödenmeyen bir kredi taksiti olup olmadığının belirlenmesi gerekir.  Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi raporunda dava dışı asıl borçlunun geçici mühlet karar tarihi olan 06/12/2018 tarihinden önce ödenmeyen bir kredi taksitinin veya son ödeme günü geçmiş kredi kartı borcu bulunmadığı, borç olarak belirtilen tutarların hesap kat'ı nedeniyle vadesi henüz gelmemiş bakiye kredi ve kredi kartı borcu olduğu bilirkişi raporu ile davacı banka kayıtları kapsamından tespit edilmiştir.  <br>\tHal böyle olunca; geçici mühlet tarihinden önce dava dışı asıl borçlunun vadesinde ödemediği kredi taksiti ve kredi kartı borcu bulunmadığı, geçici mühlet karar tarihinden önce davacının kredi hesabını kat etme koşullarının oluşmadığı, geçici mühlet karar tarihinden önce vadesinde ödenmeyen kredi taksiti bulunmadığından davacı bankanın hesap kat tarihinde alacağının muaccel hale gelmediği, davacının geçici mühlet karar süresi içerisinde dava dışı asıl borçlunun kredi hesabını kat etmesinin, İİK'nun 288/1  maddesi hükümleri uyarınca konkordatonun, asıl borçlunun tasarrufu ile sözleşmelere etkisi ve alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması ilkesiyle asıl borçlunun komiser onayı olmaksızın ödeme yapamaması hususu da gözetildiğinde; davacı bankaca, vadesi henüz gelmemiş bakiye kredi ve kredi kartı borcuna yönelik hesabın kat edilmesinin yasaya ve genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu anlaşılarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikli ve Dairemizce, benzer bir uyuşmazlıkta verilmiş olan 2022/298/ E., 2024/395 K. sayılı ilamının onanmasına ilişkin 03/03/2025 tarihli, 2024/2093 E., 2025/1424 K. Sayılı onama ilamı kapsamı da dikkate alındığında; mahkemece, davacının, geçici mühlet tarihinde muaccel bir alacağı bulunmadığından davanın reddine yönelik karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve yanlış gerekçe ile yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması isabetsiz olup yasa ve usule aykırı olmuştur.<br>\tTüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA) Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, \tAnkara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022  tarih ve 2020/473 Esas  2022/501 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>\tB)1-Davanın  REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 48.716,80-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 48.101,4‬0 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 372.215,06-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine, <br>\t6-6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-10,14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 48.716,80-TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine,<br>\t2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf başvuru gideri ve 77,00-TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 297,70-TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\t4-Ankara 16. İcra Dairesi'nin 2022/15254 sayılı takip dosyasına davalı tarafından sunulan Halk ... Kızılay Şubesi tarafından verilme 05/10/2022 tarih  0614MW025054 numaralı 208.000-TL bedelli  teminat mektubunun İİK'nun 36. maddesi uyarınca davalıya iadesine,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2025<br><br><br><br>  Başkan-    Üye -                 Üye -\t   Zabıt Katibi-<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32399563baef27b2","SID":"8f99ea887fb28246"}}