{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/02/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas - ... Karar<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Ayıp Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 03/07/2025<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 04/07/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile işveren Konya ...... Müdürlüğü arasında ...... Camii Genişletme Yapımı için 09.08.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin akabinde müvekkili şirket ile davalı ... (Dnart İnşaat Ve Cephe Uygulamaları) arasında müvekkili şirket tarafından yapılacak olan işle ilgili olarak \"Dış cephe Prekast(GRC) Kaplama ve Prekast(GRC) Güneş Kırıcı\" işlerinin yapımı için 15.09.2020 tarihli ve \"Minare Prekast (GRC) Kaplama ve Prekast (GRC) Minare Külahı\" işlerinin yapımı için 27.11.2020 tarihli iki adet taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın sözleşme hükümlerine uygun olarak işi tamamlamadığını ve iş yapımında özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bundan kaynaklı olarak yapılan imalatlarda dökülme, çatlama ve diğer ayıplar ortaya çıktığını, Konya ...... Müdürlüğü tarafından müvekkili şirkete ayıpların olduğunun ihtar edildiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan taşeronluk sözleşmeleri gereğince tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için tamiratların yapılması ve işin sözleşme hükümlerine göre eksiksiz teslim edilmesi için davalıya ihtar çekildiğini, davalı taraf cevabi ihtarnamesi ile herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını iddia ettiğini, Konya.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak şartı ile şimdilik ayıplı ve eksik işlerin ve bunların giderilmesi için yapılacakların maliyetine ilişkin olarak 50.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşme şartlarını yerine getirerek üstlendiği işleri 17.12.2020 tarihinde teslim ettiğini, yapım sürecinde kullanılacak malzemelerin/ürünlerin şantiyeye ulaşmasını takiben, davacı ve müvekkilinin çalışanları ile Konya ...... kontrollük bölümünün tüm malzemeleri incelediğini, montaja izin verdiğini ve montaj yapılmasını takiben yapılan uygulamaların tekrar kontrol edildiğini, kontrollüğün izin vermediği hiçbir malzeme cepheye kaplanmadığı gibi, gerektiğinde tekrar imalat yapılıp, bu imalatlara da onay alınarak ilgili uygulamalar tekrar yapılarak, tekrar onay alındığını, 17.12.2020 tarihinde ise davacı yan ve ilgili kontrollük, gerekli muayeneleri yaparak işin kabulü ve tesliminin gerçekleştirildiğini, Konya.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası kapsamında açılan delil tespiti davasında alınan bilirkişi raporunun herhangi bir mahkeme hükmüne esas olmaktan uzak, teknik saptamalar içermeyen, yalnızca tek bir husus hakkında tek yönlü saptamalara yer veren, eksik incelemeyle oluşturulmuş bir rapor olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, işverenin ana yükleniciye yapıdaki ayıpları 02.12.2022 tarihinde bildirdiğini, davacı yanın ise bu konuyla ilgili ihbarını alt yüklenici olan müvekkiline 09.08.2023 tarihli ihtarname ile bildirdiğini, somut olayda bildirim külfeti yerine getirilmediğinden davacının ayıptan doğan haklarını kaybettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;\" Dava, ayıplı iş bedelinin tahsiline ilişkin alacak isteminden ibarettir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafça iki ayrı sözleşmeye istinaden yapılan işin ayıplı olup olmadığı, yapıda meydana gelen hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, imalatın ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, varsa ayıp nedeniyle davacının onarım bedelinin tahsilini istemesinin mümkün olup olmadığı, davacı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı, davacının eseri mevcut haliyle kabul etmiş sayılmasının gerekip gerekmediği hususlarından ibarettir. <br>Davacı sözleşmeye konu işin ayıplı olduğunu iddia ederek, ayıplı iş bedelinin tahsilini istemmiş, davalı ise süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını savunmuştur.<br>Dava dilekçesinde, Konya ...... Müdürlüğü'nün 02/12/2022 tarihli yazı ile hatalı ve kusurlu işlerin davacıya bildirildiği belirtildikten sonra, ayıplı iş ile ilgili olarak davalıya 09/08/2023 tarihli ihtarnamenin gönderildiği ifade edilmiştir.<br>Dava dilekçesindeki bu anlatımlardan, davacının ayıplı imalattan 02/12/2022 tarihinde haberdar olduğunun kabulü gerekir. Bu tarih ile ihtarname tarihi olan 09/08/2023 tarihi arasındaki zaman zarfı dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde olmadığı açıktır. Dolayısıyla davacının 6098 sayılı TBK'nın 474 vd. eden maddeleri uyarınca eseri mevcut haliyle kabullendiği kabul edilmelidir. Süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının, ayıplı imalata dayalı olarak herhangi bir istemde bulunması da mümkün değildir. Her ne kadar ayıp ihbar süreleri ayıbın açık ya da gizli olmasına göre değişmekteyse de, ayıbın gizli ayıp olduğu kabul edilse dahi ayıbın en geç 02/12/2022 tarihinde ortaya çıktığının açık olması karşısında yaklaşık 8 ay sonraki ayıp ihbarının süresinde olmadığı her türlü şüpheden uzaktır. Bu kapsamda, usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek varsa ayıbın niteliğinin belirlenmesine gerek görülmemiştir.<br>Davacı tarafa ayıp ihbarının süresinde yapıldığı iddiasının hangi delillerle ispatlanacağının açıklaması için süre verilmiş, davacı vekili 22/01/2024 tarihli dilekçe ile eksik işin söz konusu olduğu hallerde ayıp ihbarının gerekli olmadığını belirterek ''kesin kabul eksiklikleri tutanağı'' başlıklı belgeyi ibraz etmiştir. Eksik işin söz konusu olduğu hallerde ayıp ihbarına gerek yoktur. Davacı vekilinin bu yöndeki iddiası yerinde olmakla birlikte dava eksik işe dayalı değil, ayıplı iş iddiasına dayalıdır. Zira, davacı hiçbir beyanında hangi işlerin yapılmadığını belirtmediği gibi, ''kesin kabul eksiklikleri tutanağı'' başlıklı belgedeki iş kalemlerinin tamamı da ayıplı imalata dayalıdır. Bu belgedeki başlığının eksiklik tutanağı olarak gösterilmesi ve davacının bu işlerin yapılmadığı iddiasında bulunması davanın eksik iş iddiasına dayalı olduğununu göstermez. Davacı tarafın eksiklik olarak nitelediği hususların ayıbın giderilmemesine ilişkin olduğu açıktır. Yine, davacı tarafın talebi üzerine yapılan tespit neticesinde düzenlenen 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda da eksik işe ilişkin herhangi bir tespit bulunmamakta olup, tespitlerin tamamı ayıplı imalata ilişkindir. Anılan nedenlerle davacının davanın eksik iş iddiasına dayalı olduğuna yönelik iddialarına itibar edilmemiştir.  <br>Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ayıplı iş iddiasına dayalı açılan eldeki davada davacı tarafça ayıp ihbarının süresinde yapıldığı iddiası usulünce ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer verilmesine rağmen, hâkimin eksik işe dayalı herhangi bir bilirkişi raporu almaksızın hukuki sebebi yalnızca ayıba dayandırarak hüküm kurmasının usul yönünden eksik ve hatalı olduğunu, yalnızca ...... bölgesinin raporda belirttiği eksikliklerin, bu davanın konusu olan işteki eksiklere işaret ettiği yönündeki düşünce ve buna bağlı verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu, mahkemenin kusura ilişkin bir inceleme yapmaksızın ilk duruşmada davayı reddettiğini, oysa yüklenicinin ağır kusurlu olduğu hâllerde sorumsuzluk kayıtları kesin hükümsüz olduğu gibi, yüklenicinin ağır kusurunun da iş sahibini ihbar külfetinden kurtaracağını, davalının sorumluluğunun taşeronluk sözleşmesi gereğince kesin kabul tutanağının düzenlenmesine kadar devam ettiğini, ...... Müdürlüğü ile 25.07.2023 tarihinde gecici kabul eksiklikleri tutanağı tanzim edildiğini, ...... Müdürlüğü tarafından kesin kabul yapılmadığını, eksikliklerin tamamlanması için müvekkiline 23.09.2023 tarihine kadar süre verildiğini, bunun üzerine davacı tarafından  keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, davalıya ihtarname keşide edildiğini ve davalı tarafından taşeronluk sözleşmesi gereğince edimini yerine getirilmediğinden davacı tarafından ayıpların giderildiğini, asıl iş sahibi Konya ...... Müdürlüğü tarafından kesin kabulün 19.01.2024 tarihinde yapıldığını, buna göre davalı teşeron şirketin sorumluluğunun dava tarihi itibariyle kalkmadığını, dolayısı ile yerel mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan, davalının taşeronluk sözleşmesi gereğince ...... Müdürlüğünce kesin kabule kadar sorumluluğunun devam etmesi taraflarca kararlaştırılmış iken ayıp ihbarının süresi içinde yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olmasının sözleşme ile bağlılık ilkesine açıkça aykırı olduğunu, dava dışı asıl iş sahibi ...... Müdürlüğü'nün 02.12.2022 tarihli kesin kabul eksiklikleri tutanağının yerel mahkemece hükme esas alındığını ancak 02.12.2022 tarihli tutanakta belirtilmeyen ayıp ve  eksiklikler ve bu tarihten sonra ortaya çıkan eksiklik ve ayıpların dikkate alınmadığını, her bir ayıbın hangi zaman dahilinde gerçekleştiğine yönelik bilirkişi raporu alınması gerektiğini ve  buna bağlı olarak ihbar külfetinin ve sorumluğunun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf  dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; <br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı iş bedeli alacağı istemine ilişkindir. <br>Davacı tarafça dava dilekçesi ile, Konya ...... Müdürlüğü ile arasında ...... Camii Genişletme Yapımı işi için 09.08.2019 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin akabinde müvekkili şirket ile davalı arasında müvekkili şirket tarafından yapılacak olan işle ilgili olarak \"Dış cephe Prekast(GRC) Kaplama ve Prekast(GRC) Güneş Kırıcı\" işlerinin yapımı için 15.09.2020 tarihli ve \"Minare Prekast (GRC) Kaplama ve Prekast (GRC) Minare Külahı\" işlerinin yapımı için 27.11.2020 tarihli iki adet taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafça  yapılan imalatlarda dökülme, çatlama ve diğer ayıplar ortaya çıktığı, Konya ...... Müdürlüğü tarafından müvekkili şirkete ayıpların 02.12.2022 tarihinde ihbar edildiği ileri sürerek, ayıplı ve eksik işlerin giderim bedelini istemiş, davalı ise ayıbın süresinde ihbar edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Uyuşmazlık, davacı talebinde eksik işlerinde bulunup bulunmadığı, ayıbın ne zaman ortaya çıktığı, devam eden ayıplar bulunup bulunmadığı ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ve ayıp ihbarının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.<br>Taraflar arasında 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.),  yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1.).<br>Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. TBK'nın 474/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin \"işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz\" diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde,  TBK'nın 477. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıbı öğrenir öğrenmez gecikmeksizin yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Öte yandan ayıplı işlere ilişkin ihbar mükellefiyeti getiren kanun koyucu eksik işler yönünden iş sahibine böyle bir yükümlülük yüklememiştir. Bir başka deyişle, eksik işlerde ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde eksik işler bedeli her zaman talep edilebilir. <br>Eldeki dava da, gerek davacı tarafın iddiası gerekse davacı tarafça Konya.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespiti raporunda tespitin ayıba ilişkin olduğu ve davacının talebinin ayıp giderim bedeline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yine davacı tarafça dava dilekçesi ile devam eden ayıpların bulunduğununa dair bir iddiasının bulunmadığı ve ayıbın kendisine ...... tarafından 02.12.2022 tarihinde ihbar edildiğine dair beyanı karşısında mahkemenin ayıbın en geç 02/12/2022 tarihinde ortaya çıktığına ilişkin kabulü doğrudur. Somut olayda davacı tarafından davalıya ayıbın 09.08.2023 tarihli ihtarname ile bildirildiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Ancak, taraflar arasında imzalanane 15.09.2020 tarihli ve 27.11.2020 tarihli taşeronluk sözleşmelerinin sözleşme ekleri başlıklı 6 maddesi \"Taşeron Yüklenici ile İşveren arasında imzalanan Mukavele ve eklerinin söz konusu işlerle alakalı kısımlarından yükümlüdür. Bu yükümlülük kesin kabulün yapılması ile sona erer.\" hükmünü içermektedir. Davacı yüklenici ile iş sahibi ...... arasında imzalanan sözleşmenin 8.3. maddesine göre, kesin kabule kadar çıkması muhtemel arıza, kusur ve sair olumsuzlukların yüklenici tarafından bedelsiz olarak en kısa süre içerisinde giderileceği taahhüt edilmiştir. Bu haliyle iş sahibi ile davacı yüklenici arasındaki eser sözleşmesinin davacı ile alt yüklenici olan davalı arasında da uygulanacağının kabulü gerekir. Ana sözleşmede ki garanti kapsamında davalının da ortaya çıkan ayıpları kesin kabule kadar giderme yükümlülüğü bulunduğundan, ihbara gerek olmaksızın davacı taraf ortaya çıkan ayıpların giderim bedelini isteyebilir. O halde mahkemece, işin esasına girilip, deliller toplanarak hasıl sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. <br>Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2024 Tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>1-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliğ ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 03/07/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b10d31f20dd617a","SID":"3715e2d3e2fcf2df"}}