{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/345 <br>KARAR NO\t: 2025/1261<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...          (...)<br>ÜYE\t: ...          (...)<br>ÜYE\t: ...        (...)<br>KATİP\t: ...                (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:18/12/2023<br>NUMARASI\t:2022/997 Esas -  2023/1163 Karar<br><br>DAVACI\t:TERRATEK METAL MAKİNE GAYRİMENKUL İNŞAAT TAAHHÜT MÜHENDİSLİK SANAYİ VE TİC. LTD. ŞTİ. - 23 Nisan Mah. 242. Sk. No:2 /23 - 1067602340 - Nilüfer / BURSA<br>VEKİLLERİ\t:Av. ... <br>\t:Av. ...<br>DAVALI\t:LAVİ METAL MÜCEVHERAT GAYRİMENKUL OTOMOTİV SANAYİ TİCARET A.Ş. - Çayırova Mah. Fatih Cad.  No: 52  Çayırova / KOCAELİ<br>VEKİLİ\t:Av. ... <br>DAVA\t:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:23/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t:03/07/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ:07/07/2025<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının tahsili için Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/19468 Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalı (borçlu) vekili tarafından takibe haksız ve yersiz olarak itirazda bulunularak takibin durdurulduğunu, borçlu vekili itiraz dilekçesinde, alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiğini, alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, müvekkili kurumun alacağının belgelerle, dekontlar ile belirgin olup davalı (borçlu) tarafın yapmış olduğu itirazda müvekkili şirketin alacağının olmadığına yönelik iddiasının müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını engellemek amacı taşıyan kötü niyetli yapılmış bir itiraz olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun süredir süregelen bir ticari iş ilişkisi kurulduğunu, taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalıdan sipariş ettiği malın bedeli olarak 721.000,00.-TL'yi davalının hesabına ödediğini, müvekkilinin yapılan sözleşmede üzerine düşen edimi yerine getirdiğini lakin davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak satın alınan malları müvekkiline vermediğini, malları müvekkiline vermeyen, teslim etmeyen davalının, müvekkilinin ödediği bedeli de iadeden kaçındığını beyanla; davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/19468 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin söz konusu iddia edildiği şekilde bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın ödediği tutarın aslen mal alım tutar bedeli olmadığını, cari hesabın mahsuben gönderilen bir tutar olduğunu, bu cari hesabın müvekkili şirket ve davacı şirket arasında olan ilk ticaretten bugüne kadar olan yaklaşık 60 milyon TL'yi aşan hacme dayalı ve satılan ürünlerin Dolar (yabancı para) bazlı oluşu ve alışverişlerinin dönem dönem fatura tutarından sonraki tarihlerde gelen ödeme tutarlarının birikmiş vade farkı ve yine dolar bazlı kur farklarının toplamına denk gelen bir fark bedeli olduğunu, bu fark bedelinin müvekkili şirket tarafından davacı firmaya fatura edilmek istendiğini fakat davacı tarafın bunu kabul etmediğini, bu sebeple de müvekkili tarafından fatura kesilip karşı tarafla bir cari hesap mutabakatı sağlanamadığını, talep edilen bedelin davacı tarafın mal karşılığı gerçek hakkı olmadığını, ticari hacmin başından bugüne biriken bedellerin toplamı olduğunu, bu konuda uzlaşma sağlanamadığı için mal karşılığı ödenmiş bedel olduğunu iddia ettiklerini, fakat bu iddianın asılsız olduğunu  beyanla; davanın reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/19468 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 687.313,35.-TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takip konusu edilen ve hüküm altına alınan 687.313,35.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu edilen ve hüküm altına alınan 687.313,35.-TL asıl alacağın %20'si olan 137.462,67.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,<br>-Davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tahsil ettiği tutar, mevcut ticaret hacminin ancak % 1'ine denk gelebilecek çok küçük bir miktar olduğunu, milyon dolarlık ticaret hacmine ulaşmış ve bu güne kadar tüm ürünlerini aksatmadan teslim etmiş bir firma olan müvekkil şirketin söz konusu davaya konu olan küçük bir bedel için yaptığımız itirazların \"haksızdır\" iddialarına maruz kalması hayatın doğal akışına aykırı bulunduğunu, bu doğrultuda itirazları haklı olmakla birlikte, müvekkil şirket davacı tarafa yalnızca iddia ettiği bedel karşılığında fark faturası kesmekle yükümlü olup alınan ödeme yalnızca kesilmesi icap eden fatura için tahsil edilmiş, müvekkil şirketin hakedişi olan fatura kesildiğinde davacı tarafla borç alacak verecek ilişikleri kalmayacağını beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 18/12/2023 tarih, 2022/997 Esas - 2023/1163 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; satım sözleşmesi gereği ödenen sipariş avansının, mal teslim edilmediği iddiası ile geri ödenmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı, davalıdan olan alacağının tahsili için Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/19468 Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalı (borçlu) vekili tarafından takibe haksız ve yersiz olarak itirazda bulunularak takibin durdurulduğunu, borçlu vekili itiraz dilekçesinde, alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiğini, alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, alacağın dekontlar ile belirgin olduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından kur farkından kaynaklı ödeme yapıldığının savunulduğu, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür.<br>İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br>Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.<br>Davacı tarafından, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davalı tarafından kendisine ürün tedarik edildiği, davacı tarafından da bu ürünler karşılığında ödeme yapıldığı, tarafların açık hesap usulü çalıştıkları görülmektedir. Davacı tarafından cari hesap açıklaması ile davalıya 721.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Davalı tarafından ise bu ödemenin taraflar arasındaki ticaretin yabancı para ile yapıldığı, bu bedelin davacıdan kur farkından dolayı istenildiği, davacı tarafından yatırılan paranın buna ilişkin olduğu iddia edilmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarına tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan 687.313,35 TL alacaklı olduğu, yapılan ödemeye ilişkin herhangi bir faturanın bulunmadığı, taraflar arasında yabancı para ile alış veriş yapıldığına ilişkin de bir tespitin olmadığı bildirilmiştir. O halde taraflar arasında yabancı para ile alış veriş yapıldığına ilişkin bir sözleşmenin bulunmaması, davalı tarafından düzenlenen faturaların Türk Lirası ile düzenlenmesi, davalının kur farkından kaynaklı alacaklı olduğuna ilişkin fatura veya somut bir delil bulunmaması, davacının taraflar arasındaki açık hesaba göre davalıdan alacaklı bulunması göz önüne alındığında Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.   <br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 46.950,37 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 11.738,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 35.212,37 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"143db34794bf19ab","SID":"2a7f66d6cff75410"}}