{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/341 - 2025/1330<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/341 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1330<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t                : 06/03/2023<br>NUMARASI\t: 2022/881 Esas - 2023/202 Karar<br><br>DAVACI\t: VHV ALLGEMEINE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Altunizade Mah. Kısıklı Cad. 4/B Sarkuysan Ak İş Merkezi K:1 D:7 Üsküdar/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALILAR\t: 1-...  <br>VEKİLİ\t: Av...<br>\t: 2-...  <br>VEKİLİ\t: Av...<br>\t: 3-KOCAMAN NAKLİYAT ULUSLARARASI TURİZM VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Yeni Mah. Hocaoğlu Sk. No:2/1 Devrek/ZONGULDAK<br>\t: 4-... <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Halefiyete Dayalı TTK m.1472 )<br>DAVA TARİHİ\t: 09/11/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 09/07/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ: 09/07/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından ... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalanan sigortalı Uğurcan Hayvancılık Taşımacılık Petrol Tarım İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin dava dışı müşterisi Adana Mensucat San. ve A.Ş'ye ait muhtelif iplik cinsi emtiaların, borçluların sorumluluğunda, ...-... plakalı tır ile İstanbul’a nakliyesi esnasında emniyet-i suiistimal yolu ile çalınması nedeniyle sigortalı firma zarara uğradığını, nakliye işlemi davalılar tarafından gerçekleştirildiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak 278.600,00-TL (asıl alacak) sigortalı zararı, davacı şirket tarafından tazmin edilmiş olup TTK ve poliçe hükümleri ile 30.03.2021 tarihli banka ödeme dekontu halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK'nın ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan davacının TTK'nın ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalılara müracaatta bulunulduğunu, akabinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, davalı Kocaman Nakliyat  Uluslararası Turizm ve Ticaret Limited Şirketi'ne araç ruhsat bilgilerine istinaden taşıyan sıfatıyla dava açıldığını, davalı ...'ne nakliye faturasına ve  firma yetkilisi ...'nin bilgi alma tutanaklarındaki ikrarına ve taşıma belgelerine istinaden taşıyan sıfatıyla dava açıldığını, davalı ...'a nakliye faturasına ve firma yetkilisi ...'nin  bilgi alma tutanaklarındaki ikrarına ve taşıma belgelerine istinaden fiili nakliyeci-şoför ve müşterek fail olması sebebiyle tazminat sorumlusu sıfatıyla dava açıldığını, davalı ...'a hasar dosya muhteviyatı, soruşturma evrakları ve bilgi alma tutanaklarına ve şüpheli ifade tutanaklarına istinaden müşterek fail olması sebebiyle tazminat sorumlusu sıfatıyla dava açıldığını, TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcının emtianın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından ya da teslimde gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, hasarın taşıma esnasında emtianın davalının sorumluluğunda zarar görmesi sebebiyle; yani nakliye esnasında meydana geldiği eksperlerce tespit edildiğini, bu<br> nedenlerle, davacının davalılardan olan 278.600,00-TL alacağına ilişkin Gebze İcra Dairesi'nin 2021/24585 E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, işbu talepleri kabul edilmediği takdirde davanın alacak davası olarak devamına, dava dışı sigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan %20'den az olmayan oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... ekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, haksız fiilden doğan davalarda yetkili mahkeme haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, alacaklı kişinin yerleşim yeri Üsküdar İstanbul ve yine zararın meydana geldiği yer de İstanbul Anadolu yakası olduğundan işbu dava İstanbul Anadolu Adliyesinde açılması gerekirken Gebze Adliyesinde açıldığını, Gebze İcra Dairesinin 2021/24585 E. sayılı dosya istendiğinde açıkça görüleceği üzere davalının 08.10.2021 tarihli dilekçesinde açıkça yetkiye de itiraz ettiğini, dava süresinde açılmadığını, davalı tarafından borca itiraz dilekçesinin 08.10.2021 tarihli olduğunu, fakat cevap verdikleri davanın açılış tarihi 09.11.2022 olduğunu, işbu sebeple huzurdaki dava bir yıllık yasal sürede açılmadığını, dava konusu haksız fiil eylemi ile ilgili olarak İstanbul Anadolu Adliyesi 32. Asliye Ceza Mahkemesinde 2021/331 E. sayılı dosya ile yargılama yapıldığını, bu davada verilecek olan karar mutlak suretle İstanbul Anadolu Adliyesi 32. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamadaki karara bağlı olduğunu, dolayısı ile cevap verdikleri, huzurdaki davanın HMK'nın 165. maddesi gereği olarak bekletilmesi gerektiğini, zira her iki davanın da derdest olup aralarında bağlantı bulunduğunu, davacı taraf, dava dilekçesinde davalı aleyhine olacak şekilde soruşturma evrakları, şüpheli ifade tutanakları ve ekspertiz raporuna dayanmış durumda olduğunu, buna göre davalının üzerine atılı suçu ikrar ettiğini ifade ettiğini ve bu sebeple zarardan da sorumlu olduğunu iddiasında bulunduklarını, öncelikle davalının kesinlikle üzerine atılı suçları ikrar etmiş durumda olmadığını, sağlığı bozuk ve ağrı kesici madde etkisi altında vermiş olduğu ifadeden kovuşturma aşamasındayken döndüğünü ve olayı tüm gerçekliği ile mahkemede anlattığını, kaldı ki zaten davalı ...'ın hırsızlık suçu ile suçlanmadığını, kendisi hakkında hırsızlık suçuna dair bir takip, soruşturma ve kovuşturma bulunmadığını, meydana gelen hırsızlanma olayından kendisi sorumlu olmadığını, davalının meydana gelen zarardan kesinlikle sorumlu olmadığını, davalı açısından huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle: yetkili mahkemede ve süresinde açılmayan davanın usulden reddine, aksi kanaatte ise huzurdaki davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, sigortalısı olan dava dışı şirkete yaptığı ödeme sebebi ile davalının aynı zamanda suç konusu oluşturan eylemde müşterek fail olduğu iddiası ile icra takibi başlattığını, borca itiraz sebebi ile iş bu itirazın iptali davasını açtığını, açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle davacı taraf sigortalısına ödediği bedeli taraflarından bir ihtarname ile talep etmediğini, doğrudan icra takibi başlattığını, davacı sigortacının ödediği bedeli rücu edebilmesi için öncelikle bir ihtarname ile ya da başka yolla davalıyı temerrüte düşürmesi gerektiğini, sonuç olarak ödeme işlemleri davacı sigortacı ile kendi sigortalısı arasında geçtiğini, davalının zararı, zarar miktarını ve yapılan ödemeyi bilme imkanı bulunmadığını, davacı kendi ekspertizine rapor tanzim ettirerek kendi sigortalısının zararını gidermiş olduğunu, bu ekspertiz raporundan haberleri olmadığını, hal böyle iken davacının delillerinde dayandığı ekspertiz raporu taraflarının denetimine açık da olmadığını, iş bu nedenle denetleyemedikleri bir rapora istinaden taraflarına rücu edilmek istenen bedeli kabul etmediklerini, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinden sonra da eksper raporunun somut gerçeklikle uyuşmadığı ve zararın fazla fazla hesaplandığı ortaya çıkacağını, yine denetleme imkanlarının olmadığı bir rapora dayalı olarak icra takibi başlatılmış olduğunu, icra takibine itiraz için verilen kısa sürede bu raporu denetleme imkanlarının olmadığı gözetildiğinde icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, davalı müvekkilinin taşıma işinde her hangi bir taraf pozisyonunun olmadığı gayet açık olduğunu, hem soruşturma evraklarından hem de dava dilekçesinden bu durum kolayca anlaşıldığını, davalılardan Kocaman Nakliyat taşımayı yapan aracın ruhsat sahibi olduğunu, Özkan Kaya Nakliyat taşıma işini üstlenen firma olduğunu, davalı ... ise yükün taşındığı aracın şoförü olduğunu, iş bu nedenlerle davacı tarafın ödediği sigorta tazminatını bu kişilerden rücu etme talebi haklı bir gerekçeye dayanabileceğini, ancak davalı ...'un bu davalılarla her hangi bir ticari ilişkisi ya da iş ilişkisi bulunmadığını, bu durumda iş bu rücu istemli itirazın iptali davası bakımından davalının taraf sıfatı bulunmadığını, davacı taraf, yükleri taşınan dava dışı şirketin zararını karşılaması nedeni ile onun haklarına halef olduğunu, ancak dava dışı şirket ile davalı arasında ya da taşıma işini üstlenen şirketler ile müvekkili arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, zararı ödemesi halinde yalnızca davalı Kocaman Nakliyat'ın davalıya rücu hakkı bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, bu sebeplerle; davanın ve davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Açılan davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin HMK'nın 19. maddesi gereği işbu davaya bakmaya yetkili mahkemeyi gerekçeli kararında göstermesi gerektiğini ve davanın yetkili mahkemede görülmeye devam etmesi gerektiğini, yerel mahkemenin yetkisizlik kararından bahisle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar veremeyeceğini, davalı Özkan Kaya Uluslararası Nakliyat Otomotiv İnşaat ve Makina Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin adresinin Gebze/Kocaeli olduğunu, dolayısıyla dava konusu edilen icra takibinin borçlunun yerleşim yeri uyarınca yetkili icra dairesi olan Gebze İcra Dairelerinde açıldığını, Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, mahkeme yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın tettik merciin yerine geçerek icra dairesinin yetkisine yönelik değerlendirme yapmalı ve en nihayetinde kendi yetkisine ilişkin belirleme yapması gerektiğini, buna karşın, somut davada yerel mahkemenin kendi yetkisi ile ilgili bir hüküm kurmadığını, sadece icra  dairesinin yetkisine  dair  hüküm  kurduğunu, diğer yandan, alacak davası esaslarının kıyasen uygulandığı itirazın iptali davalarında mahkemenin kendi yetkisini de gözetmesi de gerektiğini, yetkiye ilişkin hatalı tespitler neticesinde hüküm kurulan işbu davada, mahkemenin HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca vekalet ücretini belireme ve vekalet ücretine hükmetme yetkisi bulunmadığını, ek olarak, dava konusu Gebze İcra Dairesinin 2021/24585 E. icra takibi borçlularından olan İbrahim Çelik'in de yerleşim yeri adresi Gebze/Kocaeli olduğundan bu durum da takibin yetkili icra dairesinde açıldığını şüphesiz ortaya koyduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2023 tarih, 2022/881 Esas - 2023/202 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; taşıma sözleşmesi nedeniyle sigortalının hasar gören araçları için davacının ödediği bedeli TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sorumlu/sorumlulardan tahsili için başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, davacının ödediği bedeli 1472. maddesi gereğince uyarınca tahsili isteminden kaynaklanmakta olup, taraflar arasındaki ilişki, taşıması gerçekleştirilen emtianın çalınması nedeniyle sigortalının zararının ortaya çıkması olup, sigortalının zararı haksız fiil sonucu ortaya çıkmaktadır.<br>Somut olayda, davacı tarafından Gebze İcra Dairesinde başlatılan takipte davalı Kocaman Nakliyat Uluslararası Turizm ve Ticaret Limited Şirketi ve ... tarafından süresinde ve usulüne uygun şekilde icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği anlaşılmaktadır. <br>Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, itirazın iptâli davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde bu itiraz incelenip sonuçlandırılmadığı sürece açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı ortadadır (HGK.nın 20.3.2002 gün, 2002/13-241 E., 208 K., 28.3.2001 gün 2001/19-267 E. 2001/311 K. sayılı kararları).<br>İİK.nın 50/1. maddesi hükmüne göre HMK.nın yetkiye ilişkin hükümleri ilamsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HMK'nın 6. maddesi). Bunun dışında davanın açılmasına esasen haksız fiilin yol açtığı anlaşıldığından, haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HMK'nın 16. maddesi). Ayrıca taraflar yetki sözleşmesi ile yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilirler (HMK'nın 17.maddesi)<br>İlk Derece Mahkemesince; haksız fiilin gerçekleştiği yer Tuzla/İstanbul, sigortalı Uğurcan Hayvancılık Taşımacılık Petrol Tarım İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin adresi Kadıköy/İstabul, davalı Kocaman Nakliyat Uluslararası Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.'nin adresi Devrek/Zonguldak, davalı ...'un adresi Yunusemre/Manisa olduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere eldeki takibin Gebze'de başlatılmasını gerektirir hiç bir unsur bulunmadığı, buna göre takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığı ve ortada yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak itirazın iptali davasının görülebilmesi için gerekli dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle itirazın iptali davasının HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş ise de davalı ...'nin adresinin hiç değerlendirilmediği görülmüştür.<br>Davalı ...'nin adresi Gebze/Kocaeli olduğu görülmekle HMK. madde 6 gereğince takip yapılan icra dairesinin yetkili olduğu ve ortada yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunduğu anlaşıldığından davanın esasına girilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. <br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2023 tarih, 2022/881 Esas - 2023/202 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5cf9e83b2703cd5","SID":"c4fc2823966537dc"}}