{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/04/2025<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:17/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:17/07/2025<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı ara kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aile ile birlikte ... plakalı aracı kiraladığını, kiraladığı araç ile 13/07/2023 tarihinde Kas istikametinde ... plakalı araç ile çarpıştığını, kaza sonucu müvekkilinin ... hastanesine acil servisine sevk edildiğini, hastane tarafından verilen raporda fiziki muayene de herhangi bir patolojiye rastlanmadığını belirterek taburcu edildiğini, ancak taburcu sonrası müvekkilinin şikayetlerinin arttığını ve kötüleştiğini ve 15/07/2023 tarihinde ...'ya döndüğünü, ... sağlık bakanlığı tibbi acil servis hastanesine giderek muayene olduğunda kaza sebebiyle dalağının yırtıldığını öğrenmiş ve ameliyata alındığını, ameliyat sonrası müvekkilinin dalağının alındığını, müvekkilinin hastanede 11 gün tedavi gördüğünü, ameliyat sonrasında şikayetlerinin tekrar arttığını ve tekrar hastanede 13 gün tedavi gördüğünü, kaza sebebiyle müvekkilinin geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığını, kaza sonrası müvekkilinin araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu, müvekkilinin ülkesinde gördüğü tedavi için ... ve ... olmak üzere 452.156,81 TL ödediğini, kaza nedeniyle sigorta şirketine 31/01/2024 tarihinde başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin verdiği cevapta dosyada medikal firmamız maluliyetine ilişkin illiyet kurulamadığını ve %0 maluliyet belirlendiğini, bu süreçte taraflarından alınacak aksiyon bulunmadığını bildirdiğini, meydana gelen kazada ...'un asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kaza nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tanzimi için dava açma zorunluluğu doğduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 13/07/2023 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmek üzere belirsiz alacak davası olarak 2.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi için poliçe teminatı ili sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan tahsiline, 300.000 TL manevi tazminatın sadece davalılar ... ... A.Ş. İle ...'tan tahsiline, tedavi giderleri için 1000 TL davalılardan tahsiline, 15/07/2023 tarihli dönüş biletleri için şimdilik 1000 TL sinin  ... ... A.Ş. İle ...'tan tahsiline,  davalı ... İnşaat ...A.Ş. Adına kayıtlı ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir yahut ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 25/04/2025 tarihli ara karar ile;\". İhtiyati tedbir kararı ise sadece dava konusu hakkında verilebilir. Ve ayrıca ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekir, iş bu dava ise davadaki taleplere konu alacağın varlığı yargılamaya gerektirmektedir. Bu nedenlerde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine\"  şeklinde karar verilmiş olup davacı vekili tarafından ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle dilekçesinde; 13.07.2023 tarihinde müvekkilinin kullanımında olan ... plakalı araç ile davalılardan .......'a ait olan ve davalı ...'un sevk-idaresinde bulunan ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle açmış oldukları dava da  ... plakalı araca konulmasını istedikleri ihtiyati tedbir/ haciz talepleri ara karar ile istinaf yolu açık olmak üzere ret edildiğini, Mahkemenin ret kararına gerekçe olarak; ihtiyati tedbir kararı ise sadece dava konusu hakkında verilebileceği, ayrıca ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği , iş bu dava ise davadaki taleplere konu alacağın varlığı yargılamaya gerektirdiği bu nedenlerde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gösterildiğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, dava sonunda haklı çıkmaları halinde müvekkilinin davacının alacaklarının karşılıksız kalmaması ihtiyati tedbir/haciz kararı verilmesi gerektiğini, dosyaya sundukları tüm evraklar incelendiğinde kaza sonrası müvekkilinin kötüleştiği kendi ülkesinde uzun süre tedavi gördüğü ve dalağının alındığını, tercümeli ve apostilli tüm evrakları dosyaya sunduklarını, buna rağmen tedbir/haciz kararı verilmemesi hukuka aykırı olduğunu,  davanın konusu tam da ihtiyati haciz/tedbir istediğimiz ... aracın karıştığı kaza olduğunu, Polisin tuttuğu tutanakta davalı araç sürücüsü kusurlu olduğunu, davanın yaklaşık ispat kuralı da dosyada gerçekleştiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılarak  davalı ... Anonim Şirketi adına  kayıtlı  ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz mümkün değil ise ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353'üncü maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. <br>Dava, trafik kazası nedeniyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararının reddine  kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>Buna göre; <br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>İhtiyati tedbir, mahkeme tarafından asıl hukuki korunma talebi (dava) hakkında kesin hüküm verilinceye kadar devam eden, tarafların durumlarında ya da dava konusu hak veya şeyde meydana gelebilecek zararları önleme amacına hizmet eden, geçici nitelikte bir hukuki korumadır.  İhtiyati tedbirin amacı, asıl hukuki korunma talebinin sonucunu güvence altına almaktır. İhtiyati tedbir kararı ancak “uyuşmazlık konusu şey hakkında” verilebilir. Bunun anlamı, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu hakkında veya diğer yargılama türlerinin konusunu oluşturan şeyler veya hak bakımından verilebilmesidir. Tazminat davaları ile hedeflenen hukuksal sonuç para alacağına kavuşmaktır. Dolayısıyla davalının malvarlığının aynına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu değildir. HMK'nun 389 ve izleyen maddelerine göre uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığına göre ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde  herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaldı ki para alacağına ilişkin davalarında başvurulacak geçici hukuki koruma tedbiri öncelikle ihtiyati hacizdir.<br>İhtiyati haciz, nitelikçe geçici bir hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan  bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. <br>İhtiyati haciz asıl olarak İİK'nun 257 - 268. maddeleri arasında düzenlenmiştir. İİK nın 257/1 maddesi gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun taşınır taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması (vadesinin gelmesi) yeterlidir. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Borçlunun temerrüdünün düzenlendiği 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ihtiyati haciz talebinin incelenmesi gerekir. Alacaklının alacağı muaccel olup bir rehin ile de temin edilmemişse, alacaklının ihtiyati haciz isteme hakkı vardır. Bunun için, başkaca hiçbir şart (mesela borçlunun davranışı yüzünden alacağın tahsilinin tehlikeye girmiş olması şartı) aranmaz. Alacaklının, alacağı hakkında mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi gerekir. Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir. Mahkemenin, alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterliğidir (gerçeğe benzerlik karinesi).<br>Hal böyle olunca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile bağlı şekilde ve kamu düzenine ilişkin hususlarda yapılan inceleme sonunda, yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının ihtiyati haciz talebi hakkında aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ  İLE, Antalya 3. Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında, 25/04/2025  tarihli ara kararda verilen, ihtiyati hacze ilişkin  kararın KALDIRILMASINA,<br>II- 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılan kararın yerine YENİDEN HÜKÜM TESİSİ ile; <br>III-1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE, İİK'nun 257. maddesi gereğince  alacak miktarıyla sınırlı olarak ve bu miktarı karşılar şekilde, davalı ... İnşaat ...A.Ş. Adına kayıtlı  olması halinde ... plakalı  aracın üzerine  dava değeri olan 320.000,00 TLnin  %10 teminat karşılığı olan  32.000,00 TL teminat karşılığında  İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,<br>2-İİK'nın 261. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının tebliğinden itibaren 10 günlük kesin süre içerisinde ihtiyati haciz teminatının yatırılmaması halinde ihtiyati haciz şerhinin kaldırılmasına, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Antalya İcra Daireleri nezdinde infazının istenmemesi halinde hükümsüz kalacağının ihtarına, <br>3-Kararın ilgililere tebliği ve ihtiyati haciz konulması vs. işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>4-Peşin istinaf ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 17/07/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 394/5 ve 362/1-f madde ve fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ef14c9fcb7ddc92","SID":"8f52d886c4415f03"}}