{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1736 Esas<br>KARAR NO:2025/841<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/09/2023<br>NUMARASI:2021/210 Esas, 2023/574 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin taşeronluk sözleşmesi kapsamında dava dışı ... Ltd. Şti.ye 7 adet toplam 280.000-TL bedelli çeki iş avansı olarak verdiğini, ancak dava dışı şirketin işe başlamadığını ve çekleri de iade etmediğini, bunun üzerine  Bursa 3. Aslıye Tıcaret Mahkemesinin 2020/657 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını,  davalı şirketin faktoring işlemi esnasında istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, çeklerin iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle  müvekkilinin  dava dışı  lehdara karşı ileri sürülebilecek tüm defi ve itirazların davalı hamile karşı da ileri sürülebileceğini ileri sürerek,   müvekkilinin ....sayılı ve ...sayılı dosyalarına konu çekler kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine,  ödenen 100.000-TL'nin ve 90.127,60 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont-avans faizi ile birlikte  iadesine, takibe konu  ...-...-... seri nolu 3 adet çekin iadesine, müvekkili lehine takip miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil davaya konu çekleri   6361 yasa hükümlerine  uygun şekilde temlik aldığını, müvekkilinin kanundan kaynaklı yükümlülüklere uygun davrandığını, mevcut bir borcun tahsili amacıyla verildiğinden avans olarak verildiğinin ispat yükü davacıda olduğunu, davacının çekin verilmesini gerektiren edimin yerine gelmediğini  ve çekin hangi  edim karşılığında ödeme aracı olarak verildiğini yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının tanık dinletmesine muvafakatin bulunmadığını,  çeklerin iadesi talebinin  yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin çeklerin iyi niyetli  yasal hamili olduğu, bedelsizlik iddiası  çeklerin iadesini  gerektiren hukuki bir dayanak  olmadığını savunarak, davanın reddini, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere  tazminata  karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının keşidecisi olduğu dava konusu çekleri ticari ilişki kapsamında dava dışı lehtar ... Şti'ye verdiği, ancak lehtarın çekler karşılığı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, bu hususun  Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/657 E. kesinleşen ilamı ile sabit olduğu, davacı ile lehtar arasındaki defilerin faktoring şirketine karşı da ileri sürülebileceği, çekler karşılığı lehtar tarafından yapılması gereken işin yapılmaması karşısında çeklerin bedelsizliği durumunun yukarıda belirtilen mahkeme kararı ile sabit olması karşısında davacının davaya konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinden sonra yapılan ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatına, davalının ağır kusurlu ya da kötüniyetli hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda davacının dava dışı şirkete açmış olduğu Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/657 E. dosyası ve ilgili evraklar üzerinde inceleme yapıldığının görüldüğünü, bilirkişi raporunun tamamen dosya kapsamına aykırı düzenlendiğini,  gerekçeli kararda atıf yapılan Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/657 E. Sayılı dosyasının hüküm kurulurken nazara alınmasının hatalı olduğunu, davaya konu çekleri iyiniyetli olarak iktisap eden müvekkil şirkete karşı önceki hamillerin şahsi defilerini ileri süremeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, menfi tespit  talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne  karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yasaya göre  faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacağın, alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak  üzere üç tarafı bulunduğu, faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre borçlunun, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri, alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, davaya konu çeklerin keşidecisinin davacı, lehdarının dava dışı ...Şti. olduğu ve lehdar tarafından davalı faktoring şirketine ciro edildiği, davacının çeklerin  lehdarı olan ...Şti. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/657 E.-2022/378 K dosyası ile açtığı menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği,  üçlü faktoring ilişkisi içerisinde yer alan davacının senet lehdarına karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri davalı faktoring şirketine karşı ileri sürebileceği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesice menfi tespit ve istirdat davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı  anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 10.255,21 TL harçtan, peşin alınan 2.563,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.691,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07c5dc0b88b723b2","SID":"136bd0aebc3abdef"}}