{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/851 Esas<br>KARAR NO: 2025/959<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/03/2025<br>NUMARASI: 2024/73 Esas, 2025/175 Karar<br>DAVA: TESPİT<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 27/01/2011 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin sigortalıları ... ve ...'ın davalıların işleticisi ve zorunlu sigortacısı olduğu otobüste yolcu olarak bulunduğu sırada, 29.08.2004 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandıklarını, müvekkilinin tedavi gideri olarak ... için 15.024,74 Euro, ...için 39.632,75 Euro ödediğini, bu dava ile ... için ödenen 15.024,74 Euro'nun ve ... yönünden ödenen 39.632,75 Euronun sigorta limiti olan 40.000,00 TL'nin tahsilinin talep edildiğini belirterek ödenen tedavi giderinin fiili ödeme tarihindeki karşılığının faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi teminat bedeli ile sorumlu olmak kaydıyla, davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı ... Sigorta Aş vekili cevabında; davacının talep ettiği tutarı tevsik edici belge sunmadığını, hangi kusur hesabı ile talepte bulunulduğunun da açık olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti vekili davaya cevap vermemiştir.Dahili davalı SGK, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının sigortalısı ...'ın Türk vatandaşı olduğu, trafik kazasından yaralanmasından kaynaklı tedavi giderinden SGK sorumlu olup davalı işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, Alman vatandaşı olan ...'ın tedavi giderinden ise davalılar işleten ve sigorta şirketinin sürücünün kusuruna isabet eden oranda zarardan sorumlu olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin ... için 16/09/2005 tarihinde 40.000,00 TL ödediği, yine ... için de aynı tarihte 33.104,00 TL ödediği, yapılan ödemeler nedeniyle davacı sigorta şirketinin sigortalılarına halef olamayacağı, aksinin kabulü halinde mükerrer ödeme söz konusu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dairemizin 26.12.2023 tarih ve 2021/1027 Esas, 2023/1460 Karar sayılı kararı ile; \"Somut olayda,  davacı taraf ödediği tedavi giderlerinin kazaya karışan aracın işleteni ile zorunlu trafik sigortacısı davalılardan tahsilini talep etmiştir. Yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna geçen tedavi giderleri davanın konusunu oluşturduğundan ve husumetin re'sen göz önüne alınması gereken bir husus olmasına göre mahkemece, SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.\" denilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; SGK'nın davaya dahil edilmesine ilişkin kaldırma kararının gereğinin ifa edildiği, davacının sigortalısı ...'ın Türk vatandaşı olduğu, trafik kazasından yaralanmasından kaynaklı tedavi giderinden SGK sorumlu olup davalılar işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, Alman vatandaşı olan ...'ın tedavi giderinden ise işleten ve sigorta şirketinin, sürücünün kusuruna isabet eden oranda zarardan sorumlu olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin ... için 16/09/2005 tarihinde 40.000,00 TL ödediği, yine ... için de aynı tarihte 33.104,00 TL ödediği, yapılan ödemeler nedeniyle davacı sigorta şirketinin sigortalılarına halef olamayacağı, aksinin kabulü halinde mükerrer ödeme söz konusu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar, yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; 2011 yılında yapılan yasal düzenleme gereği tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğine dair gerekçenin yerinde olmadığını, zira  davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısının yaptığı ödemelerin tedavi gideri ile ilgili olmayıp maluliyet tazminatına ilişkin olduğunu, tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olmasının işletenin sorumluluğunu sona erdirmeyeceğini, bilirkişi raporunda sigortalıların tedavi gideri için yaptıkları ödemelerin kazadan kaynaklandığının tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, trafik kazası sonucu cismani zarara uğrayan sigortalıları için tedavi gideri ödediğini ileri süren davacı sağlık sigortacısının, ödediği bedelin zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalılar ... ve ...'ın 29.08.2004 tarihinde meydana gelen trafik kazasısında yaralandığı, davacı sigorta şirketinin, sigortalı ...'ın tedavi gideri için  15.024,74 Euro, ... 39.632,75 Euro ödediğini beyanla ödenen bedelin rücuen tahsilini talep ettiği görülmektedir.İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 22. İş Mahkemesi'nin karşılıklı görevsizlik kararı nedeniyle merci tayini için dosyanın gönderildiği Yargıtay 20. Hukuk Dairesince uyuşmazlıkta İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesince; Türk vatandaşı sigortalı ... yönünden tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olduğu, ayrıca davalı sigorta şirketinin her iki sigortalı için ödeme yaptığı, bu nedenle davacının sigortalılarına halef olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin yukarıda yazılı kararı ile, SGK'nın davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.Kararın kaldırılmasından sonra Mahkemece SGK'ya davaya dahil edilerek ilk kararındaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 1-...'ın ödenen tedavi giderinin rücuen tazmini talebinin reddine dair hükmün istinaf incelemesinde; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", Kanun'un geçici 1. maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği\" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir (Yargıtay 4. HD'nin 20/06/2022 tarih ve 2021/22152 Esas, 2022/9087 Karar sayılı kararı). Buna göre davacı sigorta şirketinin, sigortalısının trafik kazasından kaynaklandığını ileri sürdüğü ve belgelendirilen tedavi giderinden davalı işleten ve aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, 2918 Sayılı Yasa'nın 98 maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dahili davalı SGK'ya geçtiği anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan 20/01/2015 tarihli rapor ile ayrı bilirkişilerden alınan 16/07/2020 tarihli raporda;  davacı sigorta şirketinin sigortalı ... için yaptığını beyan ettiği 15.024,74 Euro tedavi giderinin kaza ile uyumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hernekadar, davalı sigorta şirketinin davacının sigortalısı ...'a 33.104,00 TL ödediği, bu nedenle davacının sigortalısına halef olamayacağı, aksinin kabulünün mükerrer ödeme anlamına geldiği belirtilmişse de, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde hem sakatlık teminatı, hem de tedavi masrafları teminatı olup, yapılan ödeme sakatlık tazminatına ilişkindir. Bu durumda davalı sigorta şirketinin tedavi masrafları ile ilgili bir ödemesi bulunmadığından, Mahkemenin ödenen tedavi giderinin tahsili talebinin, mükerrer ödeme teşkil edeceğini kabul etmesi doğru olmamıştır. Bu durumda Mahkemece, 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dahili davalı SGK'ya geçtiği kabul edilerek ... yönünden ödenen tedavi gideri 15.024,74 Euro'nun dava tarihinden 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığının dahili davalı SGK'dan tahsiline, davalılar işleten ve sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tüm davalılar yönünden davanın reddedilmesi ve red gerekçesi doğru olmamıştır. 2-...'ın ödenen tedavi giderinin rücuen tazmini talebinin reddine dair hükmün istinaf incelemesinde;a-Hernekadar Mahkemece davalı sigorta şirketinin davacının sigortalısı ...'a 40.000,00 TL ödediği, bu nedenle davacının sigortalısına halef olamayacağı belirtilmişse de, sigortalı ...'a yapılan ödeme de sakatlık tazminatına ilişkin olup, davalı sigorta şirketinin tedavi masrafları ile ilgili bir ödemesi bulunmadığından, Mahkemenin ödenen tedavi giderinin tahsili talebinin, mükerrer ödeme teşkil edeceğini kabul etmesi doğru olmamıştır.b-Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderlerine ilişkin 2012/5 Sayılı Genelgenin 5. maddesi; \"Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerinin bedeli Kurumca karşılanmayacaktır. T.C. uyruklu kişilerin yurt dışı tedavileri ise Kurumun ilgili mevzuatı çerçevesinde yürütülecektir.\" hükmünü düzenlemektedir. Somut olayda davacının sigortalısı ...'ın Alman vatandaşı olduğu ve sigortalının trafik kazası nedeniyle tedavisine Almanya'da devam edildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili, sigortalısının trafik kazasından kaynaklı ve Almanya'da yapılan tedavi giderini ödediğini ileri sürerek bu bedelin davalı SGK'dan tahsilini istemektedir. Ancak anılan düzenleme gereği dahili davalı SGK'nın, trafik kazası sonucu yaralanıp tedavileri yurtdışında yapılan masraflardan 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi gereği sorumluluğu bulunmamaktadır. Nitekim  Yargıtay 4. HD'nin 2021/25598 Esas, 2023/13698 Karar ve Yargıtay 17. HD'nin 2015/17774 Esas, 2017/7890 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır. Bu nedenle Mahkemece dahili SGK yönünden, yabancı uyruklu kişinin yabancı ülkede yapılan tedavi giderinden dahili davalı SGK'nın sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.c- 2012/5 Sayılı Genelge uyarınca trafik kazası sonucu yaralanıp tedavileri yurtdışında yapılan masraflardan dahili davalı SGK'nın 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi gereği sorumluluğu bulunmamasına ve anılan masrafların poliçe kapsamında bulunmasına göre, davacının sigortalısı ... için ödediği tedavi masraflarından, davalı işleten ve aracın zorunlu trafik sigortacısının, araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigortalının gerçek zarar miktarı yönünden sorumluluğu bulunmaktadır.Görevsizlik kararı veren İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde bilirkişi heyetinden alınan raporda; kazadan plakası tespit edilemeyen ve arka ışıkları yanmayan traktör sürücüsünün 4/8 oranında, dava dışı tır sürücüsünün 2/8 oranında ve davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç sürücüsünün ise 2/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan 20/01/2015 tarihli rapor ile ayrı bilirkişilerden alınan 16/07/2020 tarihli raporda;  davacı sigorta şirketinin sigortalı ... için yaptığı 39.632,75 Euro tedavi giderinin kaza ile uyumlu olduğu belirtilmiştir.Diğer taraftan dava dilekçesinde davacının sigortalısı ... için ödediğini ileri sürdüğü 39.632,75 Euro tedavi giderinden sigorta limiti olan 40.000,00 TL'nin tahsili talep edilmiş ve dava değerinde de harca konu miktar olarak 40.000,00 TL gösterilmiştir.Buna göre davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç sürücüsünün trafik kazasında 2/8 oranında kusurlu olduğu, sigortalı ...'ın davaya konu tedavi giderinin trafik kazasından kaynaklandığı, dava dilekçesinde ...'ın ödenen tedavi giderinden 40.000,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği gözetildiğinde, davalı işletenin kusur oranına isabet eden 10.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirketten tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalılar  yönünden yukarıda nedenle davanın reddedilmesi  doğru olmamıştır.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/73 Esas, 2025/175 Karar ve 13/03/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davacının sigortalısı ... için ödediği 15.024,74 Euro tedavi giderinin dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığının dahili davalı SGK'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Davacının ... için ödediği tedavi giderinin davalılar işleten ve sigorta şirketinden rücuen tazmini talebinin REDDİNE, b)Davacının ... için ödediği tedavi giderinin davalı SGK'dan rücuen tazmini talebinin REDDİNE,c)Taleple bağlı kalınarak davacının sigortalısı ... için ödediği 40.000,00 TL tedavi giderinden, kusur oranında 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar işleten ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 683,10 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.055,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 372,55 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, e)Davacı tarafından karşılanan 18,40 TL başvurma harcı ile 683,10 TL peşin harcın davalılar ... Sigorta A.Ş ile ... Turizm'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Dahili davalı SGK harçtan muaf olduğundan dahili davalıdan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, f)Davacı tarafından yapılan toplam 4.951,30 TL yargılama giderinden 2.165,00 TL'sinin (davalılar ... Sigorta A.Ş ile ... Turizm 696,48 TL'sinden sorumlu olmak üzere)  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, g)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, h)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL'sinden (davalılar ... Sigorta A.Ş ile ... Turizm 10.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, ı)Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen  davalıya  VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.298,50 TL istinaf harçlarının dahili davalı SGK harçtan muaf olduğundan davalılar  ... Sigorta A.Ş ile ... Turizm'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 885,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1.fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.03/07/205</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73ccce39ee274a57","SID":"df3ba4de49c5f3fe"}}