{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.11.2022<br>NUMARASI\t\t: .....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 27.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11.07.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 27.11.2017 tarihinde davalıya ait, davacının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araçla, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında aracın hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, kaza tespit tutanağında davacıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün sürücü belgesine 20.02.2015-20.02.2017 tarihleri arasında geçici olarak el konulduğunun belirtildiğini, trafik kazası nedeniyle eksper tarafından belirlenen 25.118,00 TL'nin 17.01.2018 tarihinde zarar gören ... ödendiğini, ZMMS Poliçesi Genel Şartları uyarınca davacı şirketin sürücü belgesiz  araç kullanılması sebebiyle sigortalısına kanunen rücu hakkına sahip olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 21.562,00 TL'nin ödeme tarihi olan 17.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, görev itirazı bulunduğunu, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, meydana gelen kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, kazanın oluş biçiminin ayrıntılı şekilde tetkiki ile bilirkişi raporu alınmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>\tMahkemece toplanan delillere göre; davanın, davacı tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalı davalıya ait aracın karıştığı kaza sırasında araç sürücüsünün sürücü belgesi bulunmadığından davacı tarafından 3. kişinin aracındaki hasar nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak kaza tarihi itibariyle  sürücü ..... sürücü belgesine sahip olup olmadığı hususunun sorulduğu gelen yazı cevabında davacı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ... sürücü belgesinin alkollü araç kullanmaktan 2. kez alındığı ve sürücü belgesinin kaza tarihi olan 27.11.2017 tarihinde de geçerli olmadığının bildirildiği, sigorta şirketi tarafından zarar görene 17.01.2018 tarihinde 25.118,00 TL ödendiği, trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü ...sürücü belgesiz/ehliyetsiz olduğu tespit edildiğinden, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeyi davalıdan rücuen talep edebileceği, 29.08.2022 tarihli raporda ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda, KTK'nın 36., 53/b-4., 57/a. ve 84/j. maddelerini ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ..... meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu, dava dışı ... ..... plakalı aracın meydana gelen kaza sonucu ... durumunda olduğu ve hasar tutarının 21.118,00 TL olduğu, bu tutar bakımından davacının talepte bulunulabileceği tespit edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; 21.118,00 TL tutarındaki alacağın 17.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı alacağı zamanaşımına uğradığını,  araç sürücüsünün ehliyetinin bulunduğunu, .... cevabi yazısından araç sürücüsünün ehliyetinin bulunduğu ancak teslim almaya gitmediğinin ifade edildiği halde mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, kaza tutanağının ve kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda davacı tarafça ödenen bedel ve belirlenen araç değeri irdelenmeden doğru kabul edildiğini, piyasa araştırması yapılmak suretiyle kontrolü gerekirken raporda araç bedelinin 50.000 TL; sovtaj bedelinin 28.882,00 TL olduğunun tartışmasız kabul edildiğini, aracın hurdaya ayrılması ve bedel ödemesi işlemleri yapılırken davalıya bildirimde bulunulmadığını, yüksek bedel belirleyerek ödeme yapıldığını, davacı lehine fazla, davalı lehine ise eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, ödeme gününden itibaren avans faiz işletilmesinin haksız olduğunu ileri sürmüştür. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, Karayolları Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın üçüncü kişiye verdiği zarar nedeniyle yapılan ödemenin Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 27.11.2017 tarihinde davalının sigortalısı olduğu, davacıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'nun  neden olduğu kaza sırasında sürücü belgesinin bulunmadığını belirterek dava dışı zarar gören 3. kişiye  hasar bedeline ilişkin ödemenin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>Taraflar arasındaki ilişki akde dayalı olup, davalı tarafın sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılıktır.<br>KTK'nun 109/son maddesinde; “Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.” denilmiştir. Bu düzenleme Trafik Sigortası Genel Şartlarının C.8. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. <br>Somut olayda, davacı tarafından dava dışı zarar gören ...'e 17.01.2018 tarihinde 25.118 TL ödeme yapıldığı, istinafa konu rücuen tazminat davasının dava tarihi 03.01.2020 olup  ödemeden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşıldığından davalının istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>2-Davalı vekilinin rücu şartlarının oluşmadığına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan ve sigorta poliçesinin eki niteliğinde bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın dikkate alınması gerekir.<br>Dava konusu olayın 27.11.2017 tarihinde meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin 17.03.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlendiği ve sigortalının davalı ... ... ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu anlaşılmıştır.<br>Poliçe tanzim tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından sigortanın, sigortalıya rücu hakkı \"B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı\" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede;\"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.<br>Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.<br>\tSigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:<br>\ta)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,<br>\tb)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,<br>\tc)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,<br>\tç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,<br>\td)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,<br>\te)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,<br>\tf)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,<br>\tSigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.\" denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.<br>2918 sayılı KTK'nın 3. maddesi gereği sürücü belgesi; bu Kanunda belirtilen motorlu araçların sürülmesine yetki veren belge olup,  26/son maddesinde \"Sürücü belgesi geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır. Altmış gün süre ile sürücü belgesi geri alınanların sürücü belgeleri psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek sürücü belgesi almasına mâni hâli olmadığının anlaşılması halinde iade edilir. Bu madde kapsamında geri alınan sürücü belgeleri bu Kanun kapsamında verilen trafik idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartıyla iade edilir.\"  şeklinde, Sürücü belgesi alma zorunluluğu başlıklı 36. maddesinde \"Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır. Araçlar, Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile çok taraflı anlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilerce sürülebilir. Buna göre; a) Sürücü belgesi olmayanların, b) Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınanların, c) Sürücü belgesi iptal edilenlerin, araç kullanarak trafiğe çıktıklarının tespiti hâlinde, bu kişilere 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir. Ayrıca, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir.<br>\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Sürücü belgelerinin trafik görevlilerince geri alınması halleri ile şartları başlıklı 90. Maddesinde \"Sürücü belgesi sahibi kişide sağlığı bakımından sürücülüğe engel aşikâr bir değişikliğin görülmesi ve tespiti halinde, trafik görevlilerince sürücü belgesi geçici olarak geri alınır ve kişiye “sürücü olur” sağlık raporu aldırılır. Sürücü belgesi sahibi kişide sağlığı bakımından sürücülüğe engel bir değişikliğin olabileceğinin kamu kurum veya kuruluşlarınca yazılı olarak bildirilmesi halinde ise kişinin sürücü belgesi geçici olarak geri alınarak “sürücü olur” sağlık raporu aldırılır. Sürücü belgeleri geçici olarak geri alınan kişilerin Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılan muayeneleri sonucunda düzenlenen sağlık raporuna göre işlem yapılır. Gerekli sağlık şartları sağlanmadıkça bu kişilere sürücü belgeleri iade edilmez. Sağlık şartları bakımından sürücülüğe engel bir halinin olmadığı veya mevcut olan bu halin bilahare ortadan kalktığı sağlık raporuyla tespit edildiği takdirde, sürücü belgesi kişiye iade edilir. Sürücü belgesinin 2918 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirtilen şartlardan herhangi biri mevcut olmadan veya hileli yollarla temin edilmiş olduğunun anlaşılması halinde, bu belge Emniyet Genel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescil kuruluşlarınca iptal edilir. Bu kişilere aynı madde hükümlerine uygun olarak yeniden motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları halinde yeni bir sürücü belgesi verilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Somut olayda, sigortalı araç sürücüsü ...'nun B sınıfı sürücü belgesinin 20.02.2015 tarihinde ikinci defa alkollü araç kullanmaktan geri alındığı, ilgilinin sürücü belgesini halen teslim almadığı, kaza tarihi 27.11.2017 tarihi itibariyle sürücü belgesinin geçerli olmadığı Emniyet Müdürlüğü cevabi yazısı ile sabit olup, davalı tarafça davalının ehliyetinin mevcut olduğu yalnızca teslim almaya gitmediğine yönelik savunmalarının yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında  ikinci defa el konulan sürücü belgesinin ancak belirli şartlara uygunluk halinde değerlendirme sonucu geri alınması  mümkün olacağından, sigortalı araç sürücüsünün kaza tarihi itibariyle sürücü belgesi bulunmadığından mahkemece ZMMS Genel Şartları B.4.b. maddesi gereğince rücu şartlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>3- Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; kazadan sonra düzenlenen 27.11.2017 tarihli kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın Haymana ilçesinden Gölbaşı istikametine seyri sırasında ... ... Ofisinin önüne geldiğinde karşı yönden dönmek isteyen ... idaresindeki ..... plakalı kamyonete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nun 2918 sayılı KTK'nın 84/h maddesi kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nun sürücü belgesine 20.02.2015- 20.02.2017 tarihleri arasında 48/5. Maddesi gereği geçici olarak geri alındığı halde aracı kullanmaktan 36/3-b. maddesi gereği idari yaptırım tutanağı tanzim edildiği belirtilmiştir.<br>Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 28.08.2022 tarihli raporda dava dışı  ...’in idaresindeki ... plakalı otomobili ile Haymana istikametinden Gölbaşı istikametine doğru bölünmüş tek yönlü yolda seyir halindeyken ... ... Ofisinin önüne geldiği sırada, karşı yönden gelerek olay yeri diğer kavşak çeşidi refüj aralığı yol bölümünden dönmek için sola kontrolsüz ve hatalı manevrası ile idaresindeki aracın yol ve şerit bölümüne giren sürücü belgesine el konulmuş sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması şeklinde kazanın meydana geldiğini, kaza yeri krokisinden ... fren yapmaya dahi fırsat bulamadığı ancak kazaya karıştıktan kısa mesafe sonra ise durduğu tespiti ile sigortalı araç sürücüsü ... KTK’nın 36, 53/b-4, 57/a ve 84/j maddelerini ihlal ettiğinden %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kural ihlali olmadığı bildirilmiş, raporun kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu anlaşılmakla mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>4-Davalı vekilinin tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, ... plakalı ... ... marka, ... adına kayıtlı, 2009 model aracın kaza nedeniyle yedek parça bedelinin 54.841,17 TL, işçilik bedelinin 4.000,00 TL olmak üzere toplam 58.841,17 TL hasar bedeli hesaplandığı, aracın kaza öncesi hasarsız değerinin 50.000,00 TL sovtaj bedelinin ise 28.882,00 TL olmakla pert total durumunda araç zararının 21.118,00 TL olarak hesaplandığı, kazanın oluşumu ile 28.11.2017 tarihli sigorta eksper raporunun uyumlu olduğu, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile kaza sonrası sovtaj değerinin de kaza tarihi piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ... durumundaki aracın hasar tutarını 50.000 TL'den sovtaj bedeli 28.882 TL'nin mahsubu ile  21.118 TL olduğunu belirlemiş olup, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.442,57 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 360,64 TL'nin mahsubu ile kalan 1.081,93 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye <br><br><br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe5188f1de90a85b","SID":"2c766d8ce5484e9e"}}