{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1955 Esas<br>KARAR NO:2025/722 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/125 Esas -  2022/230 Karar <br>TARİH:06/04/2022<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden  Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ:02/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı bankanın ... Şubesince davalı şirkete kredi çerçeve sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, dava dışı ...'in ise sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi şartlarına uyulmaması, borcun ödenmemesi üzerine davalı ve dava dışı ...'e ihtarname keşide edilerek kredi hesaplarının kat edildiğini ve 536.336,87TL olan borçlarının ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını,  borçlu ... hakkında takibin kesinleştiğini, davalının ise borca itirazı üzerine davalı hakkında takibin durduğunu, talep edilen faiz oranının taraflar arasında imzalanan sözleşme ile bankaya tanınan tek taraflı yetkiye istinaden kararlaştırılmış olup, sözleşme ve yasaya uygun olduğunu, kredi faizinin tespitine ilişkin yetkinin yasal olduğunu,  taraflar arasında delil sözleşmesinin düzenlenmiş olup, davacı bankanın defter ve kayıtlarının incelenmesi ile alacağının sabit olacağını, davalının itirazında haksız olduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, asıl alacağa %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davaya konu kredi sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin her sayfasında davalının imzasının bulunmamakta olduğundan imzası bulunmayan kısımların geçersiz olduğunu,  davacının dava dilekçesinde yer vermiş olduğu 16/07/2018 tarihli kredi çerçeve sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olmadığını, davacı yanın var olmayan bir alacak ile ilgili %20 icra inkar tazminatı ve faiz talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının imzası bulunmayan bir sözleşmeye dayanarak  yapılan taleplerin hukuka aykırı olduğunu beyanla, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  06/04/2022 tarih ve 2021/125 Esas -  2022/230 Karar sayılı kararında; \"Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup,  İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, kredi çerçeve sözleşmeleri ve ekleri, ihtarname, genel mektup, hesap özeti, ödeme planları, ... AŞ kefalet protokolü  celp  olunmuştur.İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1434 D.İş esas 2019/1443 D.İş karar sayılı 30/10/2019 tarihli ihtiyati haciz kararı ile kredi sözleşmesi ve ihtarnamelere dayanılarak, alacaklı ... Bankası AŞ tarafından borçlu ... San ve Tic AŞ, ... aleyhine 541.092,19TL nakdi alacak, 245.165,61TL işlemiş faiz, 12.258.28TL BSMV olmak üzere toplam 798.516,08TL üzerinden takip yapıldığı, borçlu ... San ve Tic AŞ vekilinin takibe itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişiler SMMM ..., Bankacı ... ve Hukukçu Dr Öğr Üyesi ... tarafından tanzim olunan 21/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda;  davacı ... Bankası AŞ Vatan Caddesi Şubesi ile davalı ... San ve Tic AŞ arasında 16/08/2017 tarihli 550.000TL kredi limitli ve 03/04/2018 tarihli 850.000TL kredi limitli kredi çerçeve sözleşmelerinin imzalandığını,  kredi çerçeve sözleşmelerinin 5 madde ve 5 sayfadan ibaret olup kapsamını tamamen okuyarak ve anlamış olarak imza ettiğine, her sayfayı paraf etmeye veya imzalamaya gerek olmadığına, sözleşmenin tüm hükümlerinin hakkında geçerli olacağına ilişkin kabul ve taahhüt ettiğine dair davalı şirketin kaşe ve yetkili imzasının yer aldığını, davalı şirketin yeterli bilgi edindiğinin kabul ve beyanı ile kredi çerçeve sözleşmelerinin imzalanmış olduğunu,  davacı banka tarafından borçlu ... San Tic AŞ lehine krediler  dava dışı ...'in kefalet teminatı karşılığında değişen tür, vade ve tutarlarda nakdi krediler kullandırıldığını, söz konusu krediler nedeniyle 21/11/2018 tarihi itibariyle 536.336,67TL borcun ihtarnamenin tebliğini izleyen 1 gün içinde ödenmesine yönelik muhataplar ... AŞ ve ...'e davacı banka tarafından ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin sözleşmedeki özel hükümler ve tebligat hükümleri kapsamında muhatap davalı şirketin yasal adresine  27/11/2018 tarihinde ulaştığı ve ihtarnamede bildirilen 1 günlük ödeme süresinin ilavesi suretiyle davalı şirketin 29/11/2018 tarihinde temerrüde düştüğünü, 11/12/2018 tarihinde 1.786,79TL faize , 89,34TL vergiye olmak üzere 1.876,13TL tutarında kısmi tahsilat sağlandığını, yine 27/09/2019 tarihinde 46.049,00TL faize, 2.302,45TL vergiye olmak üzere 48.351,45TL tutarında kısmi tahsilat sağlandığını, 06/11/2019 takip tarihi itibariyle 541.092,19TL asıl nakdi alacak, 245.165,61TL işlemiş faiz, 12.258,28TL BSMV olmak üzere toplam 798.516,08TL borç bulunduğunu, 06/11/2019 takip tarihi ile 17/02/2021 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde davacı bankanın takip/tasfiye olunacak alacaklar hesaplarına yansıyan kısmi tahsilat tutarlarının, BK 100.mad uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden kalan kısım ana paradan düşüm yapılmak suretiyle mahsup edildiğini, 13/03/2020 tarihinde 305.568,05TL, 05/06/2020 tarihinde 170.000TL kısmi tahsilat bulunduğunu, 17/02/2021 dava tarihi itibariyle 513.655,97TL asıl nakdi alacak, 209.015,18TL işlemiş faiz, 10.450,76TL BSMV olmak  toplam 733.121,91TL  borç bulunduğunu,, 06/11/2019 takip tarihinden itibaren taraflar arasında akdedilen kredi çerçeve sözleşmesi hükümlerine uygun olarak serbestçe belirlendiği şekilde asıl alacak 541.092,19TL'ye yıllık  %57 oranında temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilmesi, 06/11/2019 takip tarihi ile 17/02/2021 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde davacı banka hesaplarına yansıyan kısmi tahsilat tutarlarının, BK 100.mad uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden kalan kısmın ana paradan mahsup edilmesi neticesinde icra takip dosyası kapsamında davacı bankanın talep edebilecek icra harç ve masrafları hariç olmak üzere dava tarihi itibariyle 733.121,91TL tutarında alacaklı bulunduğunu, dava tarihini müteakiben 03/11/2021 inceleme tarihine kadar geçen dönem süresince davacı banka hesaplarına yansıyan herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup rapora karşı beyanlar ve itirazlar dosyaya ibraz edilmiş, mahkememizin 06/04/2022 tarihli ara kararı ile, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gibi, KGF tarafından yapılan ödemelerin de borçtan düşüm yapılmamış olduğu, bu hususun bilirkişi raporunda sabit olduğu, BK 100. Maddesi uyarınca borçtan yapılan düşümlerin davalılar tarafından ödemelere ilişkin olduğu anlaşıldığından tarafların yeniden rapor aldırılması taleplerinin reddine karar verilmiştir. Dava, davacı tarafından davalıya kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle davacının alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali davasıdır.Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, icra takip dosyası, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;  davacı ... Bankası AŞ Vatan Caddesi Şubesi ile davalı ... San ve Tic AŞ arasında 16/08/2017 tarihli 550.000TL kredi limitli ve 03/04/2018 tarihli 850.000TL kredi limitli kredi çerçeve sözleşmelerinin imzalandığı,  kredi çerçeve sözleşmelerinin 5 madde ve 5 sayfadan ibaret olup kapsamını tamamen okuyarak ve anlamış olarak imza ettiğine, her sayfayı paraf etmeye veya imzalamaya gerek olmadığına, sözleşmenin tüm hükümlerinin hakkında geçerli olacağına ilişkin kabul ve taahhüt ettiğine dair davalı şirketin kaşe ve yetkili imzasının yer aldığı, davalı şirketin yeterli bilgi edindiğinin kabul ve beyanı ile kredi çerçeve sözleşmelerinin imzalanmış olduğu, davacı banka tarafından borçlu ... San Tic AŞ lehine krediler  dava dışı ...'in kefalet teminatı karşılığında değişen tür, vade ve tutarlarda nakdi krediler kullandırıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmediği belirtilerek alacağın tahsili amacıyla davalı  ... AŞ ve dava dışı  ... aleyhine başlatılan icra takibine, davalı ... AŞ'nin itirazı noktasında toplandığı, söz konusu krediler nedeniyle 21/11/2018 tarihi itibariyle 536.336,67TL borcun ihtarnamenin tebliğini izleyen 1 gün içinde ödenmesine yönelik muhataplar ... AŞ ve ...'e davacı banka tarafından ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin  davalı şirketin yasal adresine  27/11/2018 tarihinde ulaştığı ve ihtarnamede bildirilen 1 günlük ödeme süresinin ilavesi suretiyle davalı şirketin 29/11/2018 tarihinde temerrüde düştüğü tespit edilmiştir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre, 11/12/2018 tarihinde 1.876,13TL, 27/09/2019 tarihinde 48.351,45TL kısmi tahsilat sağlandığı, 06/11/2019 takip tarihi itibariyle 541.092,19TL asıl nakdi alacak, 245.165,61TL işlemiş faiz (%57 oran üzerinden), 12.258,28TL BSMV olmak üzere toplam 798.516,08TL alacak bulunduğu, takip tarihinden sonra 13/03/2020 tarihinde 305.568,05TL ve 05/06/2020 tarihinde 170.000TL kısmi tahsilat bulunduğu,06/11/2019 takip tarihi ile 17/02/2021 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde davacı banka takip/tasfiye olunacak hesaplarına yansıyan kısmi tahsilat tutarlarının, öncelikle faiz ve ferilerinden kalan kısmın ana paradan düşüm yapılmak suretiyle mahsup edildiğinde,17/02/2021 dava tarihi itibariyle 513.655,97TL asıl  alacak, 209.015,18TL işlemiş faiz (%57 oran üzerinden), 10.450,76TL BSMV olmak üzere toplam 733.121,91TL davacı bankanın davalı şirketten alacaklı olduğu, davacının işbu alacağını tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itirazında haksız olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı tarafından... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, 513.655,97 TL asıl alacak, 209.015,18 TL işlemiş faiz, 10.450,76 TL BSMV olmak üzere toplam 733.121,91 TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe dava tarihi olan 17/02/2021 tarihinden itibaren 513.655,97 TL'lik asıl alacak üzerinden yıllık %57 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan İİK 67/2. Maddesi uyarınca hükmedilen asıl alacak tutarı olan 513.655,97 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 102.731,19 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.\"gerekçesi ile,''1-Davacının davasının KISMEN KABUL / KISMEN REDDİ ile, davalı tarafından ... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, 513.655,97 TL asıl alacak, 209.015,18 TL işlemiş faiz, 10.450,76 TL BSMV olmak üzere toplam 733.121,91 TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe dava tarihi olan 17/02/2021 tarihinden itibaren 513.655,97 TL'lik asıl alacak üzerinden yıllık %57 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine,2-İİK 67/2. Maddesi uyarınca hükmedilen asıl alacak tutarı olan 513.655,97 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 102.731,19 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kalan kısımlar yönünden davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kredi ... Fonu'nun teminatlı kullandırıldığını; İcra takibine geçildikten sonra yasal uygulama çerçevesinde ... tarafından ödemelerin yapıldığını; ödemeler .... tarafından yapılmasına rağmen Bilirkişi raporunda borçlu tarafından yapılmışcasına borçtan düşüldüğünü; bu konuda bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmişse de Mahkemece ... tarafından yapılan ödemelerin borçtan düşülmediği ifade edilerek yeniden rapor alınması yönündeki taleplerinin reddedildiğini, Gerekçeli kararın 4.sayfasının başında \"... tarafından yapılan ödemelerin de borçtan düşüm yapılmamış olduğu\"  belirtilmişse de tam aksine ... tarafından yapılan ödemelerin hatalı bir şekilde borçtan düşüldüğünü; çilirkişi raporunun 8.sayfasında belirtilen 13.03.2020 tarihli 304.348,23 TL tutarındaki ve 05.06.2020 tarihli 170.000,00 TL tutarındaki kısmi tahsilatların ödemesinin ... tarafından yapıldığını; bu sebeple borçtan düşülmemesi gerekirken Bilirkişi raporunda bu miktarlar davalı tarafından ödenmiş gibi borçtan düşüldüğünü; raporun ilgili sayfasının ekte sunulduğunu,  bu ödemelerin ... tarafından yapıldığına ilişkin hesap ekstresinin dilekçeleri ekinde dosyaya sunulduğunu, ... kapsamında kullandırılan  kredilerle ilgili ...ile müvekkili banka arasında yapılan protokole göre; ... tarafından yapılan ödemelerin borçlunun borcundan mahsup edilemeyeceğini, ... den tahsil edilen tutar borçludan tahsil edilene kadar takip işlemelerine devam etme yükümlülüğü bulunduğunu, bu düzenlemenin yasal dayanağı 4749 Sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20. Maddesinde yer alan, “bu konudaki düzenleme yapmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu” ve buna dayanılarak çıkarılan anılan B.K.K.’nın 2. Maddesinin atfıyla, 6. Maddesinde yer alan “...’nin alacağı dahil olmak üzere takip işlemlerini Bankaların yürüteceği dair” hükmü olduğunu,  ayrıca müvekkili banka ile ... arasında düzenlenen Kefalet Sözleşmesinin dosyaya sunulduğunu, İleri sürerek, arz ve izah olunan sebepler ve  tespit edilecek hususlar göz önüne alınarak; Yerel mahkemenin 2022/230 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde aleyhe olan hükümlerinin kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın KABULÜNE karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  kısmen kabul kararı usul ve yasaya aykırı olup yapılacak istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Yerel mahkeme dosyasında 21.02.2022 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, ek rapor taleplerinin reddedildiğini; özellikle temerrüt faizi konusundaki itirazlarına havi rapor alınarak seçenekli hesaplama yapılması gerekmekte iken bu taleplerinin dikkat alınmadığını; dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ile birlikte bilirkişi raporuna itirazları gözetilmek suretiyle ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekliyken eksik inceleme yapıldığından işbu usul ve yasaya aykırı kararın ortadan kaldırılması gerektiğini,Yerel mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporunda ''ihtarnamenin sözleşmedeki özel hükümler ve tebligat hükümleri kapsamında davalı müvekkile 27.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği (ihtarnamenin yasal adrese 27.11.2018 tarihinde ulaştığı, muhatabın adresten taşınmış olması sebebi ile iade olduğu) tespit edilmektedir'' şeklinde tespitte bulunulduğunu ancak aslında bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ihtarnamenin, müvekkilin adresten taşınmış olması sebebi ile tebliğ edilmediğini, iade edildiğini; hal böyle iken, borç tarafına bildirilmeyen müvekkilinin tebliğ edilmeyen ihtarname ile temerrüde düştüğünün kabul edilmesinin ve bu sebeple %38 oranında temerrüt faizi ödemesine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda kredi sözleşmesinde tebligat adreslerine ilişkin hüküm bulunması sebebiyle bilirkişi raporunda ihtarnamenin müvekkile tebliğ edildiğini belirtse dahi bunun kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu; ilgili sözleşme hükmünde tebligatların 'kayıtlı elektronik posta' hizmeti  ve MERNİS adresine de yapılabileceği belirtilmişken davacı banka kötü niyetli olarak ve haksız kazanç elde etmek maksadıyla yalnızca müvekkilinin dosyadaki adresine tebligat çıkardığını ve bila dönmesine rağmen hemen takip başlattığını; bu durumda müvekkili temerrüde düşmediği halde aleyhinde temerrüt faizi işletilmesi ve buna dayanarak temerrüt faizine hükmedilmesi sebebi ile usul ve yasaya aykırı kararın ortadan kaldırılması gerektiğini; bilirkişi raporunda bu ihtimal gözetilerek en azından seçenekli hesaplama yapılması gerekirken doğrudan temerrüt faizi işletilerek hesaplama yapılmış olmasının; bilirkişi heyetinin inceleme alanının dışına çıkarak konuya hukuki bir yorum getirmesinin yanı sıra tarafsızlığını da yitirmiş olduğu anlamına geldiğini; açıklanan bu sebeplerle; itiraz sebepleri de dikkate alınarak istinaf incelemesi neticesinde işbu hatalı kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, Yine borcu kabul anlamına gelmemek ile birlikte, davalı müvekkili aleyhine temerrüt faizi işletilemeyeceği gibi, tamamını imzalamadığı geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak borç yüklenmesi ve %57 temerrüt faizi uygulanması ve asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu; bu sebeple usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı yerel mahkeme kararının dairenizce yapılacak inceleme neticesinde ortadan  kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve resen nazara alınacak tüm sebeplerle; usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/125 E., 2022/230 K. sayılı kararının yapılacak inceleme neticesinde ortadan kaldırılmasını, davacı tarafından ikame edilen haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava genel kredi sözleşmesine dayalı kredi alacakların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalıya ... teminatıyla kullandırılan krediler için, Fon tarafından yapılan ödemelerin bilirkişi raporunda alacaktan mahsup edildiğini, oysa Fon ve davacı arasındaki protokole ve 4749 Sayılı Kanunun geçici 20. Maddesine dayalı olarak çıkartılan Bakanlar Kurulu kararına göre ...Fonu'nun alacağı dahil olmak üzere takip işlemlerini Bankaların yürütmesi gerektiği, Fon tahsilatı düşülerek yapılan hesaplamaya itiraz ederek ek rapor talep etmelerine rağmen, bu taleplerinin haksız olarak reddedildiği yönündedir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişi raporuna faiz oranı yönünden yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediği, kat ihtarını içerir tebligat bila tebliğ dönmesine rağmen, bilirkişi raporunda tebliğ yapılmış kabul edilerek  tespit edilen temerrüt tarihine yaptıkları itirazın değerlendirilmediği, ek rapor taleplerinin reddedildiği, genel kredi sözleşmesinin tamamının imzalanmaması nedeniyle geçersiz olduğu, inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönündedir.Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının davalı ile dava dışı kefil aleyhine; 541.092,19-TL asıl alacak, 245.165,67-TL yıllık %57 oranında işletilmiş temerrüt faizi, 12.258,28-TL BSMV toplamı 798.516,08-TL kredi alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalı şirketin yasal sürede vaki itirazı sonucu takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, davalı ile davacı arasında 16/08/2017 tarihli 550.000,00-TL  limitli ve 03/04/2018 tarihli 850.000,00-TL limitli kredi çerçeve sözleşmelerinin imzalandığı anlaşılmıştır. Davalıya bu sözleşmeler kapsamında 17/08/2017 tarihinde 445.000,00-TL tutarlı aylık %1,2 akdi faiz oranı ile 36 ay taksitli ticari kredi ve 09/04/2018 tarihinde  200.000,00-TL tutarlı aylık %0,99 akdi faiz oranı ile 18 ay taksitli ticari kredi kullandırıldığı, bu kredilere ilişkin ödemelerin gününde yapılmaması nedeniyle 11/12/2018 tarihinde yıllık %25 akdi faiz oranı ile iki ayrı yapılandırma kredisi kullandırıldığı davacı banka vekili tarafından beyan edilmiş, ilk iki taksitli krediye ilişkin iki ödeme planı dosyaya sunulmuş, yapılandırma kredilerinin ise ödeme planlarının bulunmadığı belirtilmiştir.Davacı banka tarafından kredi hesabının 21/11/2018 tarihinde kat edildiği, toplam 536.336,67-TL alacağın tebliğden itibaren bir gün içerisinde ödenmesi talebini içerir kat ihtarının davalı şirketin \"... AVM, ... Şişli\" adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın 27/11/2018 tarihinde bila tebliğ iade edildiği görülmüştür. Her iki genel kredi sözleşmesinde de davalı şirketin kaşesi ve imzası bulunmakla birlikte adresi mevcut değildir. Her iki genel kredi sözleşmesinin 5.3 maddesinde, sözleşmede yazılı adres yok ise müşterinin ticaret sicilinde kayıtlı son adresinin kanuni ikametgah adresi sayılacağı ve buraya çıkartılmış tebligatların muhatabına yapılmış sayılacağı kararlaştırılmıştır. Dairemizce yapılan... internet sitesi üzerinden yapılan incelemede, davalı şirketin dairemizin inceleme tarihi itibariyle  ...internet sitesindeki güncel adresinin  \"... Sarıyer \" olduğu görülmüştür. Şu halde mahkemece davalı şirketin tüm sicil kayıtları eksiksiz getirtilerek, davacı bankanın kat ihtarını tebliğe çıkarttığı tarihte, davalı şirketin güncel sicil adresinin tebliğin çıkartıldığı adres olup olmadığının tespiti, buna göre sözleşmelerin 5.3 ve İİK'nun 68b maddesi uyarınca davalı şirkete tebliğ yapılmış sayılıp sayılmayacağının ve temerrüt tarihinin ne olduğunun tespiti, davalı yanın bu yöndeki savunmaları ve rapora itirazlarının değerlendirilmesi gerekirken, bu yönde araştırma yapılmaksızın hüküm tesisi doğru görülmemiş, davalı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.Taraflar arasındaki her iki genel kredi sözleşmesinin 4.2 maddesinde;\"Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb. ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birinin ödeme tarihinde/ vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsün borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye T.C. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından T.C. Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder.\" düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dilekçesine ekli banka tarafından TCMB'ye bildirilen akdi ve temerrüt faiz oranlarına ilişkin mektup esas alınarak, bildirilen en yüksek akdi faiz oranının yıllık yüzde 38 olduğu, buna %50 ilave ile takipte talep edilen yıllık %57 temerrüt faiz oranının yerinde olduğu velirtilerek buna göre hesaplama yapılmış ise de;  banka tarafından TCMB'ye bildirilen faiz oranları tavan oranlar olup, bu oranların fiilen de uygulandığını ispat yükü davacı banka üzerindedir. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin  2024/1375 esas,  2024/9216 karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere,  bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanacak temerrüt faizinin belirlenmesinde T.C. Merkez Bankası'na bildirilen ancak fiilen  uygulanmayan oran yerine fiilen uygulanan faiz oranının esas alınması gerekmektedir ( Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2023/6371 esas,  2024/7874 karar sayılı ilamı da benzer mahiyettedir). Buna göre,  mahkemece bankacı bilirkişiye ilgili banka şubesi nezdinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek akdi faiz oranlarının fiilen uygulanıp uygulanmadığı, aynı tür krediler için bankanın fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının ne olduğu belirlenerek temerrüt faiz oranının bu oran üzerinden tespit ettirilmesi ve davalı yanın temerrüt faiz oranına yönelik  itirazlarının karşılanması gerekirken, dosya üzerinde inceleme yapmakla yetinen bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerinde olmamış, davalı yanın bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur. Davacı banka ile dava dışı ... arasındaki kefalet protokolünün D bölümünde, hazine destekli kurum kefaletleri ile kullandırılan kredilerin tazmin, takip ve tahsilat süreçlerine ilişkin Fon ve kredi veren arasındaki ilişkilerdüzenlenmiş olup, 3.2 maddesinde, Fon'un efaleti ile kullandırılan kredilerin temerrüdü halinde,Fon'un alacağı dahil kanuni takip işlemlerinin kredi veren tarafından yürütüleceği kararlaştırılmıştır. Yine 4749 Sayılı Kanunun geçici 20. maddesinin son fıkrasına dayalı olarak çıkartılan, 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun 31/10/2016 tarih ve 2016/9538 sayılı “Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar\"ı uyarınca, kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğündedir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde takip ve dava tarihi arasında yapılan tahsilatların borçtan mahsup edildiği, ancak bu tahsilatların Fon tarafından yapılan kefalet ödemeleri olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda takip ve dava tarihi arasında iki ayrı tarihte yapılan toplam 475.568,05-TL tahsilat TBK 100'e göre önce faiz ve masraflardan mahsup edilerek dava tarihindeki alacak tutarı hesaplanmış ise de, bu ödemelerin kim tarafından yapıldığının raporda açıklanmadığı, davacı vekilinin bu ödemelerin Fon tarafından yapıldığını belirterek rapora itiraz ettiği, mahkeme gerekçesinde belirtildiğinin aksine dosyada ödemelerin davalı şirket tarafından yapıldığına dair delil bulunmadığı, davacı yanın istinaf dilekçesine eklemiş olduğu hesap özetinden bu ödemelerin Fon tarafından yapıldığının görüldüğü, şu halde mahkemece bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek, takip ve dava tarihi arasındaki ödemelerin kim tarafından yapıldığının tespit ile, yukarıda belirtilen mevzuat ve protokol hükümleri uyarınca ödemeler ... tarafından yapılmış ise, takibe konu edilen alacaktan mahsup edilip edilemeyeceğine dair ek rapor alınması gerekirken,  somut bir delile dayanmayan, ödemelerin davalı tarafından yapıldığı yönündeki gerekçe ile hüküm tesisi yerinde görülmemiş, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.Sonuç itibariyle; tarafların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda tahkikat yürütülmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2022 tarih ve  2021/125 Esas ve 2022/230 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cb78466d55a89d0","SID":"6f598e15c4cd5360"}}