{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/825 Esas<br>KARAR NO: 2025/997 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/03/2025<br>NUMARASI: 2024/493 E.  -  2025/250 K.<br>DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)<br>KARAR TARİHİ: 14/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde; Finansal Kurumlar Birliği nezdinde tescillenen 27/04/2023 tarih ve ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, davalıya,  finansal kiralama sözleşmesi kapsamında; 1 ADET, 2023 MODEL, EKSTRÜZYON PRES HATTI (...), SERİ NO : ... finansal kiralama yoluyla kiralandığını, sözleşmeye konu makine, aksesuar ve ekipmanların kullanımı için davalı finansal kiracıya teslim edildiğini, davalının, Finansal Kiralama Sözleşmesinden doğan kira bedelleri toplamını vadesinde ödemediğinden temerrüde düştüğünü ve bu nedenle aleyhine; Beşiktaş ... Noterliği’nden 16.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ihtarname ile vadesi gelmiş tüm borçların, temerrüt faizleriyle birlikte yasal sürede ödemeleri, borçların 60 günlük yasal sürede ödenmediği takdirde takdirde sözleşmenin 60 günlük süre sonunda feshedileceği, sözleşmenin fesholması halinde de vadesi gelmemiş borçların da muaccel olacağı, bu nedenle 60. günü takip eden 3 gün içinde sözleşme konusu malların müvekkil şirkete teslim edilmesi ve tüm borçların bu süre içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen, 60 günlük yasal sürede (60+3 günlük yasal süre dolmuştur) müvekkili şirkete olan borçların ödenmediğini, finansal kiralama sözleşmesinin fesih olduğunu, işbu davadan önce mahkemeden, 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 23.maddesi ve Finansal Kiralama Sözleşmesinin 6. maddesi gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait kiralanan malların ihtiyati tedbirle müvekkili şirkete teslim edilmesine karar verilmesi talebinde bulunulduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 29.07.2024 tarih ve 2024/1329 D. İş sayılı kararı ile kiralamaya konu malların ihtiyati tedbirle müvekkili şirkete teslimine karar verildiğini, bu nedenlerle finansal kiralama sözleşmelerinin feshinin tespitine, finansal kiralamaya konu makinalar ve ekipmanları üzerinde davalı kiracının haksız ve kötü niyetli zilyetliğine son verilmesine, mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan malların teslim alındığı şekilde iadesine, ihtiyati tedbir kararının mahkeme kararının kesinleşeceği tarihe kadar devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından gönderilen Beşiktaş ... Noterliği’nden 16.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin posta ile gönderildiğini ve 18.052024 tarihinde ismi okunamayan bir kişiye teslim edildiğinin görüldüğünü, bu ihtarname tebliği usule uygun olmayıp, yok hükmünde olduğunu, müvekkili şirketin e-tebligat adresinin olduğunu, Tebligat Kanununun 7/a maddesinin \"Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. ... tüm özel hukuk tüzel kişileri.\" hükmü uyarınca, ihtarnamenin e-tebligat olarak yapılması gerektiğini, davacının ihtarnamesinin tebliği usulsüz olduğundan 6361 sayılı kanunun 31. maddesindeki 60 günlük süre şartı gerçekleşmediğinden davanın reddi gerektiğini, finansal kira borçlarının teminatı olarak davacı tarafa 5.000.000,00 TL değerinde ipotek verildiğini, davacı tarafın İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla 15.08.2024 tarihinde takibe geçtiğini ve ipotekli taşınmazları satış işlemlerine başladığını, ayrıca yine finansal kira borçlarının ödenmesi zımnında davacıya çekler verildiğini, davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyalarıyla takibe geçildiğini, davacının hem ipotekleri paraya çevirmek, hem çeklerden dolayı icra takipleri yapmak yoluyla alacağının çok üzerinde tahsilat girişimlerinde bulunması, hem de finansal kiralama konusu malın iadesini talep etmesinin, 6361 sayılı kanunun 33. maddesi karşısında,  çelişkili ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin, sektörün önde gelen alüminyum ekstrüzyon firmalarından biri olduğunu, 50 ülkeye ihracat yapan, Polonya, İtalya, Uganda, İsrail, Hırvatistan, Bosna Hersek, Arnavutluk, Romanya, Bulgaristan olmak üzere 11 adet distribütörlüğü olan bir şirket olduğunu, ancak ülkemizde yaşanan yüksek enflasyona bağlı olarak gelişen ekonomik kriz, döviz kurlarında yaşanan problemler, tedarikçi firmalarının taahhütlerini zamanında yerine getirememesi, alacakların tahsilinde yaşanan sıkıntılar, faiz atışlarından kaynaklı finansman maliyetlerindeki artışlara bağlı olarak ödeme güçlüğü yaşamaya başladığını, müvekkili şirketin çalışmasına müsaade edilmesi halinde, orta ve uzun vadede tüm borçlarını ödeyebilme imkanına sahip olduğunu, ancak üretim faaliyetinin önemli bir unsurunu teşkil eden dava konusu makinenin müvekkil şirketten alınması halinde, ticari faaliyetin devamının mümkün olamayacağından tüm tarafların zararlı çıkacağını, keza dava konusu makinanın davacıya verilmesi halinde, mevcut ekonomik koşullarda makinenin gerçek değerinden satılıp paraya çevrilmesi mümkün olamayacağından, hem davacının hem de davalının zarar göreceğini savunarak, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 13.03.2025 tarihli 2024/493 E. - 2025/250K.  sayılı kararıyla; \"...Beşiktaş ... Noterliği’nin 16.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin posta ile gönderildiği ve bu tarihte davalı şirketin aktif kullanıma açık elektronik tebligat adresinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin ikinci fıkrası gereği tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olup posta yolu ile yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu, kaldı ki posta yolu ile gönderilen 18.05.2024 tarihli tebligatın dahi usule uygun olmadığı, bu kapsamda Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca kiracı borçlarını ödeme edimini yerine getirmediğini kabul edebilmesi için davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmesi gerektiği; davacının,  davalının borcunu ödemesi için 60 günlük mehil verdiği ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle davalı temerrüde düşürülmediğinden davanın reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalıya fesih ihtarnamesinin usulüne uygun olarak sözleşmede bildirdiği adresinde tebliğ edildiğini, Sözleşmenin 96. Maddesi ile; \"Kiracı ve kefiller, Kiralayan tarafından herhangi bir husus için, sözleşmenin özel şartlar bölümünde yer alan adreslerine yapılan bildirimlerin kanuni ikametgahlarına veya kendilerine yapılmış tebligat olduğunu, bu şekilde yapılan tebligatların fiilen kendilerine ulaşmaması durumunda dahi tebligatın yapılmış sayılacağını, Tebligat Kanunu’nun 35.maddesinin, 7201 sayılı yasanın 7/a ve İcra ve İflas Kanunu’nun 21. maddesindeki usulün uygulanmasını, Tebligat Kanunu’nun elektronik tebligata ilişkin maddesi uyarınca tebligata elverişli bir kayıtlı elektronik posta adresinin olması durumunda tebligatların bu adrese yapılmasının da geçerli tebligat hükmünde olacağını kabul, beyan ve taahhüt ederler.\"  şeklinde taraflar arasında tebligata ilişkin anlaşma yapıldığını,Ayrıca davalı şirketin yetkilisi ve sözleşmenin kefili olan ...'a da aynı ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini,Davalının elektronik posta adresini müvekkiline bildirmemesi nedeniyle bu adresten haberdar olmadıklarını, Davalının tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kötüniyeti hukuk düzeninin korumayacağını belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, karar kesinleşinceye kadar yerel mahkeme kararı açısından icranın ertelenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1329 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; ihtiyati tedbir isteyenin ... Anonim Şirketi, karşı tarafın ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, 27/04/2023 tarih ve ... numaralı finansal kiralama tadil sözleşmesine konu davalıya teslim edilen emtianın kira bedelleri ödenmediğinden tedbiren tesliminin talep edildiği, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan sözleşme örneği incelendiğinde; taraflar arasında 01/03/2023 tarihli, ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığı, şirket yetkilisi ...'un da kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı, 2023 model bir adet Ekstrüzyon Pres Hattı isimli makinenin kiracıya 01/03/2023 tarihinde teslim edildiği, davalı şirketin sözleşmede yazılan adresinin \"... mah. ... sk. No:..., İç Kapı no:... Pendik/İstanbul\" olduğu, Sözleşmenin 96. maddesinde; \"Kiracı ve kefiller, Kiralayan tarafından herhangi bir husus için, sözleşmenin özel şartlar bölümünde yer alan adreslerine yapılan bildirimlerin kanuni ikametgahlarına veya kendilerine yapılmış tebligat olduğunu, bu şekilde yapılan tebligatların fiilen kendilerine ulaşmaması durumunda dahi tebligatın yapılmış sayılacağını, Tebligat Kanunu’nun 35.maddesinin, 7201 sayılı yasanın 7/a ve İcra ve İflas Kanunu’nun 21. maddesindeki usulün uygulanmasını, Tebligat Kanunu’nun elektronik tebligata ilişkin maddesi uyarınca tebligata elverişli bir kayıtlı elektronik posta adresinin olması durumunda tebligatların bu adrese yapılmasının da geçerli tebligat hükmünde olacağını kabul, beyan ve taahhüt ederler.\"  şeklinde hüküm bulunduğu tespit edilmiştir. Beşiktaş ... Noterliğinin 16 Mayıs 2024 tarihli, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete ve kefil ...a 1.912.243,02 TL kira borcunun ödenmediği ve tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde ödeme yapılmadığı takdirde sözleşmenin fesh olacağı, kiralananın geri alınacağının ihtar edildiği, davalı şirketin \"... mah. ... sk. No:..., İç Kapı no:... Pendik/İstanbul\" adresine gönderilen tebligatın adreste daimi çalışanı-yekili kişisi olduğu yazılarak adı okunamayan bir kişinin imzasına 18/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ... adına çıkartılan tebligatın ise \"... mah. ... cad. No:... ... apt. Beşiktaş/İstanbul\" adresinde adreste geçici olarak bulunamaması nedeniyle Tebligat Kanunun 21. maddesi uyarınca 18/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava; finansal kiralama sözleşmesine konu malın sözleşmenin feshedilmesi ve davalının temerrüde düşmesi nedeniyle aynen iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece davalıya gönderilen fesih ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.6361 sayılı Kanun'un 33/4.maddesinde, \"Kiracının bu Kanunda belirtilen süreler içinde borcunu ödememesinden dolayı kiralayan tarafından noter aracılığıyla kiracıya gönderilen fesih ihtarnameleri hakkında 2004 sayılı Kanunun 68/b maddesi hükümleri uygulanır.\" düzenlemesine yer verilmiş olup buna göre sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla finansal kiralama şirketine bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde ihtarnamenin sözleşmede belirtilen adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Yine taraflar arasındaki Sözleşmenin 96. maddesiyle de tarafların \"Kiracı ve kefiller, Kiralayan tarafından herhangi bir husus için, sözleşmenin özel şartlar bölümünde yer alan adreslerine yapılan bildirimlerin kanuni ikametgahlarına veya kendilerine yapılmış tebligat olduğunu, bu şekilde yapılan tebligatların fiilen kendilerine ulaşmaması durumunda dahi tebligatın yapılmış sayılacağını, Tebligat Kanunu’nun 35.maddesinin, 7201 sayılı yasanın 7/a ve İcra ve İflas Kanunu’nun 21. maddesindeki usulün uygulanmasını, Tebligat Kanunu’nun elektronik tebligata ilişkin maddesi uyarınca tebligata elverişli bir kayıtlı elektronik posta adresinin olması durumunda tebligatların bu adrese yapılmasının da geçerli tebligat hükmünde olacağını kabul, beyan ve taahhüt ederler.\" şeklinde anlaştıkları tespit edilmiştir.6361 sayılı Kanunu'nun 31/1 maddesinde \"kiralayan finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği 30 günlük süre içerisinde de bu bedelin ödenmemesi halinde sözleşmeyi fesh edebilir. Ancak sözleşmede süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise bu süre 60 günden az olamaz. 1 yıl içerisinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhatap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler kiralayan tarafından fesh edilebilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme kapsamında davalının temerrüde düşürülmesi için davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin davalı şirketin \"... mah. ... sk. No:..., İç Kapı no:... Pendik/İstanbul\" adresinde daimi çalışanı-yetkili kişisi olduğu yazılarak adı okunamayan bir kişinin imzasına 18/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu kişinin adı okunamadığından davalı şirketin daimi çalışanı veya yetkilisi olup olmadığını tespit imkanı yoktur.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde ise \"tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.\" hükmüne yer verilmiştir. Tebligat Yönetmeliği'nin 21. maddesinde de; \"tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde, tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı\" hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlemeler çerçevesinde, davalı şirket elektronik tebligat adresini davacı şirkete bildirmemiş ve tebligat davalı şirketin sözleşmedeki adresine gönderilmişse de, tebligatı alan kişinin adı okunamadığından, şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle vazifelendirilmiş kişilerden olup olmadığı tespit edilemediği gibi, muhatabın çalışanı olup olmadığının da tespit edilemediği anlaşılmakla, bu durumda geçerli bir tebligattan bahsedilemez.Bu itibarla davalı şirkete çıkarılan ihtarın davalı çalışanı olup olmadığı anlaşılamayan kişiye tebliği geçerli bir tebliğ hükmünde olmayıp, bu şirketin temsilcisi ve hatta Finansal Kiralama Sözleşmesinin de müteselsil kefili olan dava dışı şahıs adına çıkarılan tebliğin usulüne uygun olmasının da sonuca etkili olmayacağı, bu nedenle 6361 sayılı Kanun'un 31/1 hükmüne göre temerrüt durumu oluşmadığından Mahkemece kiralanın iadesine ilişkin davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 14/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fda1082e5ad4e318","SID":"e987a91bda894b73"}}