{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1008 <br>KARAR NO:2025/1056<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/03/2022<br>NUMARASI:2020/943 Esas - 2022/252 Karar<br>DAVA:Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ:26/12/2019<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/06/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili, taraflar arasında her hangi bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen davalının müvekkili aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... (Yeni Esas: Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ...) ...sayılı dosyasıyla 2.012.659,57-TL talepli icra takibi başlattığını, davalının takipte alacağının dayanağı olarak gösterdiği cari hesapla müvekkilinin bir ilgisi olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin icra takip dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket yetkilileriyle organik ve hukuki bağı ve akrabalık ilişkisi bulunan dava dışı ...Şti.'ye sebze-meyve tedarik ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin...Şti.'den olan alacağının davacıya devredildiğini, alacağının tahsili amacıyla davacıya icra takibi başlatıldığını ve davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre davalının alacağına dayanak yaptığı 28/06/2019 tarihli cari hesap ekstresinde davacı şirketin herhangi bir kabul yönünde kaşe ve imzasının bulunmadığı, duruşmada dinlenen davalı asil beyanında, dava dışı ... şirketinden olan alacağının şirket yetkililerinin beyanına göre davacı şirkete devredildiğinden bahisle icra takibi yapıldığını, borcun davacı tarafından üstlenildiğine ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunulmadığı ve davalının alacağın varlığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine ve koşulları bulunmayan davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 29/12/2021 tarihli dilekçeyle, taraf asillerin 22/09/2021 tarihli celsede hazır bulunarak beyanlarının alınması, bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmemesi, ikinci bilirkişi raporunun müvekkilinin lehine olması ve uyuşmazlığın toplanmış-toplanacak delillere göre ispat edebilecek olmasına rağmen, yemin deliliyle hüküm kurulacak olmasının yasaya aykırı olduğu gözetilerek yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiklerini, tahkikata devam edilmesini istediklerini, buna karşın mahkemece karar verildiğini; mahkemenin davayı aydınlatma görevini aşıp uyuşmazlığın maddi delillere göre ispatı tam olarak yapılmamışken yemin deliline başvurulmasının ihsası rey olduğunu, bu nedenle 22/12/2021 tarihli duruşma heyetini reddettiklerini, HMK 38'e göre, reddi hakim talebinin bir üst mahkemece değerlendirilmediğini,red taleplerinin geri çevrildiğini; hüküm fıkrasındaki 3/4'e karşılık gelen 103.068,33-TL bakiye nispi karar harcının davacıya tamamlatılmadığını;29/04/2019' tarihinde dava dışı... Ltd. Şti.'nin müvekkilinin cari hesap alacağını davacıya devrettiğini beyan ettiğini, keyfiyetin davacının bilgisayarında kayıtlı olduğunu; sundukları davacı cari hesap kaydına göre 29/04/2019 itibariyle müvekkiline 2.317.638-46-TL borçlu bulunduğunu, davacının müvekkiline 10/05/2019' tarihinde 400.000-TL, 17/05/2019tarihinde 197.526,20-TL, 24/05/2019 tarihinde 130.000-TL, 31/05/2019 tarihinde 119.000-TL elden ödemeler yaptığını, 13/06/2019 tarihinde havale yoluyla 250.000-TL, 21/06/2019 tarihinde elden 40.000-TL ve 25/06/2019 tarihinde ... Bankası aracılığıyla 10.000-TL ödeme yaptığını; sonrasında müvekkilinin dolandırıldığını anladığını, davacı ve davacıyla organik ve hukuki bağı olan dava dışı... Ltd. Şti. yetkilileri hakkında şikayette bulunduğunu; ...'in ...'nın münferit yetkilisi olduğunu, ...'un müvekkilinin alacağını imkansız hale getirmek için bizzat 1. derece akrabası olan ... ve ...'e 03/08/2016 tarihinde ... adres gösterilerek davacı şirketi kurdurduğunu, bu şirket üzerinden faaliyetlerine devam ettiğini,... Ltd. Şti nin cari hesabının 29/04/2019' tarihinde davacı şirket olarak değiştirildiğini, aynı tarihli virman ile ...'nın 2.317.638 46-TL'lik borcunu davacıya devrettiğini, davacının 07/06/2021 tarihli dilekçesinde 10.000-TL ödemenin 2 milyonluk bir borcu üstlenme anlamına gelmediğini belirterek aradaki hukuki ve organik bağı ikrar ettiğini, nitekim dosyaya sundukları... Ltd. Şti.'nin 05/05/2021 tarihli ... Bankası hesap özetinde 13/06/2019 tarihli ödeme açıklamasında \"... - ...\", 13/06/2019 tarihli ödeme açıklamasında \"... - ...\", 18/04/2019, 28/03/2019 ve 09/01/2019 tarihli ödemelerin açıklamasında \"... - ...\" şeklinde şerh düşüldüğünü; Antalya BAM 7. HD'nin 2021/850 E. 2022/117 K. sayılı ve 08/02/2022 tarihli ilamında ...'nın aynı davacı şirket gibi ... şirketi üzerinden de kötü niyetli olarak ticari faaliyetler yürüttüğünün kesin kararla belirlendiğini; 2. bilirkişi raporuna göre müvekkilinin davacıdan 2.066.080,27-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin 5957 s. Hal Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre toptancı halinde komisyoncu olarak faaliyette bulunduğunu, bu mevzuat uyarınca müvekkilinin cari hesap defteri  tutmakla yükümlü olduğunu,davacının borcu olan  2.066.080,27-TL'nin \"... Şti. ye ait 28.06.2019 tarihli 320.0002.406... (...) ...\" ile cari hesapta kaydedildiğini, hesap ekstresi ve cari hesap defterinin hal mevzuatı uyarınca geçerli bir ispat aracı olmasına rağmen mahkemenin ikinci bilirkişi raporundaki bu tespiti dikkate almadığını; hal kayıt sistemi, cari hesap ve muavin defterleri incelemediğini; 1. bilirkişi raporunun eksik incelemeyle düzenlendiğini ve eksiklikler giderilmeden tahkikata devam edilerek bilirkişi raporunun hükme esas alındığını; iki ayrı bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini; uzman görüşü raporunda ayrıntılı açıklamaların bulunduğunu, müvekkiline bankadan yapılan 10.000-TL ödemenin davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı dikkate alındığında davacının defterlerinin usulüne uygun olmadığının anlaşıldığını, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Davacı vekili, kötüniyet tazminatı şartlarının bulunmasına rağmen reddinin doğru olmadığını belirterek, kararın kötüniyet tazminatı isteminin reddi yönünden kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava, cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davalı 01/11/2019 tarihinde davacıya karşı, Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ...(Yeni Esas: Büyükçekmece İcra Dairesi' ...)  sayılı dosyasıyla 1.951.080,27-TL asıl alacak ve 61.579,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.012.659,57-TL'nin tahsili talepli ilamsız  icra takibi başlatmıştır. İlk derece mahkemesince toplanan deliller yeterli görülerek, menfi tespit davasında alacağını ispat yükü altında olan ve yemin deliline dayanmış davalı takip alacaklısına söz konusu delile başvurulup başvurulmayacağının sorulması hakimin reddi sebeplerinden olmadığı, heyetin yansızlığını yitirdiğini göstermeyeceği ve davanın bulunduğu aşamada HMK'nın 41 maddesi uyarınca  ret talebinin geri çevrilmesi yerindedir.Davada dava değeri borçlu olunmadığı tespit edilmesi istenilen 2.012.659,57-TL olup, Harçlar Kanununun \"Nispi harclarda ödeme zamanı\" başlıklı 28. maddesine göre peşin ödenmesi gerekli 1/4'üne karşılık gelen 34.372-TL harcı davacı 15/01/2020 tarihinde ödemiştir.Davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek HMK'nın 326. maddesi uyarınca, kalan 3/4 oranındaki tutarın davada verilen  karara göre haksız çıkan davalıdan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.TBK'nın borcun üstlenilmesi hakkındaki \"İç üstlenme sözleşmesi\" başlıklı 195/1. maddesi \"Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek, borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur.\"; dış üstlenme sözleşmesiyle ilgili \"Öneri ve kabul\" başlıklı 196. maddesi \"(1. fıkra) Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur. (2. fıkra) İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir. (3. fıkra) Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır.\" şeklinde düzenlenmiştir.Yargılama aşamasında mahkemece 22/09/2021 tarihli duruşmada HMK'nın 31 ve 144/1. maddelerine göre dinlenilmiş davalı asil \"ben halen Antalya ili Kumluca ilçesi Beykonak Beldesinde yaş sebze ve meyve komisyoncularından mal tedarik edip davacı gibi yaş meyve ve sebze satan kişilere mal satarım. Bu kapsamda 2018 yılından itibaren davacı şirket ile kardeş şirket olan...'ya mal vermeye başladım. 29/04/2019 tarihine kadar ... ünvanlı firmaya mal verdim. Vermiş olduğum malın bedelini söz konusu firmadan alamadım. 29/04/2019 tarihi itibariyle ...'dan 2.317.638-TL alacağım bulunmaktaydı. Alacağım ödenmeyince ... şirketi yetkilileri ..., babası ..., kardeşi ... ile bir araya geldik. Kendileri bana sattıkları malın bedelini kendilerinin de tahsil edemediğini, bu nedenle 30/04/2019 tarihi itibariyle artık malların davacı ... ltd şti üzerinden gönderilmesini ve önceki borcun da virman olarak söz konusu şirkete devrettiklerini bana ifade etmişlerdir. Bildiğim kadarıyla ... Ltd. Şti.'nin sahipleri de ... soyadlı kişiler olması gerekir. Piyasada genelde güven üzerine ticaret yapıldığı için ben ... yetkililerine ... Ltd Şti ile ilgili ödemenin yapılması yönünde her iki şirketin imzalayıp kaşeleyeceği bir  belge alma ihtiyacı duymadım. Her iki şirketin muhasebecisi de aynı kişi olduğu için ... firması alacağımı davacı şirketten alınması yönünde bana imzasız cari hesap belgesi vermiştir. Borcun ...'nin hangi nedenle üstlendiği konusunda benim bilgim yoktur. Ancak aynı kardeş şirketi oldukları için ve aynı binada faaliyette bulunduklarından dolayı ben kendilerinin sözlü beyanlarına itibar ettim\"; davacı şirketin münferit temsilcisi ... de \"davacı şirketin sahibi eşim olan ...'dir. Ben şirketin ortağı olmaksızın müdürüyüm. ...'ın yukarıda beyanında geçen ... soyadlı şahıslardan ... abim, diğerleri de abimin çocukları olan yeğenlerimdir. ... şirketi abim olan İsmet'in oğluna aittir. Ancak her iki şirkette farklı tüzel kişiliğe sahiptir. Her iki şirketin muhasebecisi farklıdır.Temsilcisi olduğum davacı şirketin muhasebesi İstanbul'da tutulmaktadır.Davacı şirketin ... ile hiçbir tarihte ticari ilişkisi olmamıştır. Eğer ticari ilişkisi olsaydı ticari kayıt ve defterlerde bu husus tespit edilirdi. ...'nın borcunu temsilcisi olduğum şirket tarafından üstlenilmesi kesinlikle söz konusu değildir. Her ne kadar davalı tarafa ...adına 10.000-TL ödeme de bulunulmuş ise de söz konusu ödeme ... şirketinin talimatı doğrultusunda ve kendisinin borcuna karşılık ödenmiştir. Yoksa söz konusu ödeme davalı ile aramızda olduğu iddia edilen ticari ilişkiye ilişkin değildir. Dolayısıyla davalı tarafa şirketimizin herhangi bir borcu yoktur\" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Mahkemece alınan 31/05/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının 2018-2019 yıllarına ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davacının defterlerinde davalıya ilişkin bir kaydın bulunmadığı, davalının sunduğu davacıya ve dava dışı ... Ltd. Şti.'ye ait olduğu belirtilen cari hesap ekstrelerine göre 29/04/2019 tarihinde davalının  ... Ltd. Şti.'den alacaklı olduğu 2.317.638,46-TL hesap bakiyesinin davalı hesabı olarak davacı hesabına \"virman devir\" açıklamasıyla kaydı yapıldığı, cevap dilekçesinde belirtilen 10/05/2019-25/06/2019 tarihleri arasındaki tahsilatların bu ekstrelere işlendiği, yanıltıcı işlemler olabileceği düşünülen bu işlemlerin davacı ile... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki incelenerek tespit edilebileceği, bu kayıtların davacıdan istenildiği ancak verilmediği, fakat bu kayıtların davacının bilgisi dışında dava dışı şirket tarafından yanıltıcı amaçla düzenlenmiş olabileceğinden davacının ve... Ltd. Şti.'nin muhasebe programlarının bilgi işlem uzmanı tarafından incelenmesi gerektiği görüşü belirtilmiştir.Davalının ticari defterleri ise istinabe yoluyla Kumluca AHM tarafından alınmış 15/06/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda incelenmiş, davalının 2018-2019 yıllarına ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davalının defterlerinde davacıya ilişkin bir kayıt bulunmadığı, davalının sunduğu Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğe göre geçerli olan davacıya ait cari hesap ekstresine göre davacının davalıya 2.066.080,27-TL borçlu olarak göründüğü görüşü ifade edilmiştir.Somut olayda tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde, aralarında ticari ilişki bulunduğuna dair hiç bir kayıt olmadığı gibi davalının delil olarak sunduğu belgelerdeki bilgiler de, yargılamaya konu alacağın oluştuğu tarihler itibariyle tacir olan davalının defterlerinde yer almamaktadır. Davalı asilin 22/09/2021 tarihli duruşmadaki beyanında, davacının dava dışı ... Ltd. Şti.'nin borcunu üstlendiğine dair bir beyanının olmadığını ve kendisine de bu sonucu doğuracak davacının kabulünde olan veya davacının düzenlediği bir belge bulunmadığını; her iki şirketin ortaklarının kardeş olduğundan ve aynı adreste çalıştıklarından bahisle  ve sektörde işlerin güven üzerinden yürümesinden dolayı bir belge almadığını belirtmiştir.Davalı dava dışı şirketin davacıyı bağlamayan dava dışı şirket yetkililerinin ödemenin davacı tarafından yapılacağını beyan ettiklerine istinaden davacının borçlu olduğunu savunmaktadır. Ancak, davalının dava dışı şirketten olan alacağının davacı tarafından üstlenildiği, davalıya karşı sorumlu olduğunu gösteren bir delil sunulmamıştır. Bu tespitlerden hareketle, davacının dava dışı şirketin borcunu üstlendiğine ilişkin bir belge sunulmadığından davacının davalıya borçlu olduğu ispatlanamadığından ispat yükü davalı da olduğundan  yemin deliline dayanan davalıya yemin teklif hakkının hatırlatılması usule aykırı değildir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde Antalya BAM 7. HD'nin 2021/850 E., 2022/117 K. sayılı ve 08/02/2022 tarihli ilamının değerlendirilmediği itirazında bulunmuş ise de yargılama sırasında bu ilam mahkemeye bildirilmemiştir. İlamın UYAP'tan incelenmesinde, davacı-alacaklının ... Ltd. Şti., davalıların ... Ltd. Şti. ve... Ltd. Şti. olduğu, icra dosyasında haczedilen menkulün mülkiyetinin davalı-borçluya ait olduğundan davalı ...şirketinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesinin istenildiği; mahkemece davanın reddine karar verildiği; 7. HD tarafından, 3. kişi şirketin borcun doğumundan sonra kurulması, faaliyet alanlarının aynı olması, davalı şirketlerin ortaklarının aynı soyadını taşıması, 3. kişi şirketin dört işçisinin borçlunun eski işçileri olması ve haciz mahallinde borçluya ait evrakların bulunmasına göre 3. Kişi ... şirketinin istihkak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına, davalı-3. kişinin istihkak iddiasının reddine kesin olarak karar verilmiştir. İlam davacı ile ilgili değildir.Menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, takibin haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, davalının davacıya kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı ispatlanamadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, menfi tespit talebinin kabulü ile davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 137.484,73-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan ‬34.371,2‬0-TL harcın mahsubu ile kalan 103.113,53‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f98f825b1bc72dd2","SID":"3e50ea4a8159f8b9"}}