{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/2677 <br>KARAR NO: 2025/762<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2021<br>NUMARASI: 2020/142 Esas, 2021/550 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/07/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; itirazın  iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı şirket davalı şirketin talebi üzerine davalı şirkete özel kutu üretmiş ve davalı şirkete sattığını, bu satıştan dolayı davalı şirkete, ekte sunulan 16.11.2018 tarihli ... sıra numaralı ve 15.11.2018 tarihli ... sıra numaralı faturalar kesildiğini, faturalar davalı şirkete teslim edildiğini, davacının faturalardan kalan 7.674,31-TL alacağı ödenmediğini, davacının alacağı ödenmemiş olduğundan, İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yetkiye, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, İcra Müdürlüğü'nün 21.03.2019 tarihli kararı ile takibin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davacı lehine davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kötü niyetle müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını,  davacının iddia edildiği gibi davacıya bir borcu olmadığını, bu sebeple icra takibine  itiraz edildiğini, davacı şirketin, davalı şirket ile  kutu üretimi konusunda anlaştıklarını, davacının bir kısım ürünü yapıp teslim ettiğini, ancak taraflarca teslim edilen ürünler üzerinde yapılan incelemede bir kısım ürünün hatalı olduğunun görüldüğü ve davacı tarafından da kabul edildiğini, davacının bu hatalı ürünleri 13 Aralık 2018 tarihinde geri teslim aldığını, söz konusu edilen fatura da davacı tarafından iade alınan ürünlerin bedeli olduğunu, ancak davalı ve davacı arasında yapılan görüşme neticesinde davalı şirket tarafından bu miktar kadar ... NO’lu fatura  13/12/2018 tarihli seri numaralı iade faturası düzenlenip davacı tarafa gönderildiğini,  haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davanın kısmen kabülü ile, davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin takipte talep edilen asıl alacak üzerinden devamına,  fazlaya ilişkin talebin(işlemiş faiz talebinin) reddine, asıl alacağa takipten itibaren avans faizi uygulanmasına, davalı itirazında haksız çıktığı ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, asıl alacağın %20 si oranında hesaplanacak İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde tarafların kutu üretimi konusunda anlaştıklarını, anlaşmaya göre tarafların üzerinde anlaştığı ölçülere ve özelliklere göre  davacı şirketin ürünleri yapıp müvekkile teslim edeceğini, davacının bir kısım ürünü yapıp teslim ettiğini, ancak taraflarca teslim edilen ürünler üzerinde yapılan incelemede bir kısım ürünün hatalı olduğunun görüldüğünü bu durumun davacı tarafından da kabul edildiğini, davacının bu hatalı ürünleri 13 Aralık 2018 tarihinde geri teslim aldığını, iade  aldığı bu ürünlerin yerine  davalıya yeni ürün de vermediğini, söz konusu edilen faturanın da davacı tarafından iade alınan ürünlerin bedeli olduğunu, ancak davalı ve davacı arasında yapılan görüşme neticesinde davalı şirket tarafından bu miktar kadar ... NO’lu faturanın 13/12/2018 tarihli seri numaralı iade faturası ile  davacı tarafa gönderildiğini, bu durumun davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu durumun davalı şirket ile davacı şirket arasında yazılan maillerle de sabit olduğunu, teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin istenmesinin mümkün olmayacağını, bu ürünlerin halen davalıya teslim edilmediğini, bu sebeple davalı şirketin de haklı olarak bu haksız icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bilirkişi raporu aldırmadan karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,  bu sebeplerle yerel mahkeme kararının usul yönünden yanlış ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu ürünlerde ayıp olup olmadığının yada var ise bu ayıpların giderilip giderilmediğinin incelenmesi ve tespitinden sonra karar kurulması gerekirken böyle bir rapor almadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyadaki mevcut durumun yargılamayı gerektiren bir durum olduğunu, davacı tarafça alınan ürünlerin davalıya iade edilmemiş olup bu ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespitinin gerekeceğini, bu durumun yargılamayı gerektireceğinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının  yasaya uygun olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Davada davacı, davacının siparişi üzerine özel kutu ürettiklerini, edimi tamamlamak suretiyle kesilen fatura ile teslim ettiklerini, faturadan kalan bakiye alacaklarının ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı; davacını teslim ettiği ürünlerin bir kısmının hatalı olduğunu ve bu ürünler 13.12.2018 tarihinde geri iade edildiğini, davacı tarafından yeni ürün teslim edilmediğini, ... nolu 13.12.2018 tarihli iade faturası düzenlediklerini, meail ile bu hususlar sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme; bilirkişi incelemesi itibariyle davalı tarafından düzenlenen iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, tanık beyanları itibariyle davalı tarafça iade edilen ürünlerde hata bulunmaması üzerine davalı tarafa ürünleri teslim alması istendiği, davalı tarafın ürün teslimi için geldikleri ancak ürünler asansöre yüklenmiş olmasına rağmen teslim alınmadan oradan ayrıldıklarının ispat edildiği kabul edilerek asıl alacak itibariyle davanın kabulüne, alacak likid faturaya dayalı olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında sözlü eser sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacı edimini tamamlamak suretiyle davalıya teslim etmiştir. Davalı bir kısım ürünleri iade faturası ile teslim ettiğini savunmuş, davacı ticari defterlerinde  iade faturası yer almadığı görülmüştür. Ancak dava dosyasında dinlenen davacı tanık beyanları ile davacı vekil beyanı itibariyle, ayıplı olarak iade edilen ürünler; davacı tarafından ayıplı olmadığı tespit edilerek davalıya teslim edilmek istenilmiş, ancak davalı şirket yetkilisi ürünleri davacıdan teslim almadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında ürün tesliminin ne şekilde yapılacağı hususunda bir anlaşma veya eskiden beri devam eden bir teslim şekli bulunmaması halinde, davacı yüklenici edimini tamamladıktan sonra  iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. İş sahibinin ürünleri teslim almadığını beyan etmesi halinde, teslim hususu yasal delillerle yüklenici tarafından isbat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, gerek davacı vekili beyanları ve gerekse dinlenen davacı tanık beyanlarında, ürünler davalı iş sahibi tarafından davacı yüklenici iş yerinde ürünler teslim edilmek üzere  asansörde bulunduğu ancak davalı iş sahibi tarafından ürünler teslim alınmadan odan ayrılmış oldukları anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici, kendisine ayıplı ifa sebebiyle teslim edilen ürünleri, davalı iş sahibine teslim edildiğini ispat etmesi gerekmektedir. İş sahibi teslim almadan ayrılması halinde genel kural gereği ürünleri teslim için göndermesi gerekmektedir. Ancak davacı yüklenici tarafından ürünler teslim edilmediği gibi, teslim için iş sahibine usulüne uygun gönderildiği ispat edilememiştir. Dava konusu ürünlerin davacı tarafından teslim edildiği hususu dosya kapsamı itibariyle ispat edilememiştir. Gerek ürün teslimi ve gerekse alacağın varlığı yemin delili ile ispat edilebilir. Ancak davacı tarafından yemin deliline dayanılmamıştır. Davacı yükleniciye ayıp sebebiyle teslim edilen ürünler, davacı tarafından davalı iş sahibine teslim edilmemiştir. Bu sebeple;  davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak  davacının davasının reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/06/2021 tarih ve 2020/142 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davacının davasının REDDİNE,<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan 95,51 TL peşin harçtan, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 519,89 TL harcın davacıya iadesine,2-Davalı tarafından yapılan 43,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan 132,00 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davalı tarafından yapılan 132,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 01/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4fbe416ba87b764","SID":"fa963e7d353565a2"}}