{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/198 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/478<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 04/03/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 18/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------- Esas sayılı dosyası ile --------- ili ,---------- ilçesi,---------- Mahallesi,-------- Mevkii -------- ada,--------- parselde kain müflis olduğu tespit edildiğinden ihya davası açılıp mahkemesine bildirilmesi için taraflarına  2 haftalık süre verildiğini, 25/08/1986 tarihinde, ----------  Şirketi ile dava konusu taşınmaz hissedarı olan müteveffa, ---------- arasında ipotek tesis işlemi yapıldığını, söz konusu ipotek ---------  müteveffa oğlu ---------- ile davalı -----------Ş arasındaki acentelik sözleşmelerinden kaynaklı tahakkuk edecek borçlarına karşılık  ---------- ili ---------- ilçesi ----------Mah.---------- Sok.----------Ada, ----------- parselde kain  bahçeli iki katlı ahşap ev üzerine eski para ile 2.000.000  TL bedelli olarak, 1.derece ve sırada, faizsiz olarak  -----------Ş. lehine gerçekleştirildiğini, dava konusu ipotekle ilgili olarak  bilgi ve belgelerin --------- E. Sayılı dosyasında  mevcut olduğunu, ihyası istenen şirketin,---------- Ticaret Sicil Memurluğunun ----------- sicil nosunda kayıtlı iken tadil edilerek  ünvan değişikliğiyle  07/12/1987 tarihinde  ----------Ş. olarak, sonrasında ise yine 21/06/1996 tarihinde tadil edilerek ünvan değişikliğiyle  -----------Ş. olarak ticari faaliyete devam etmiştir ancak bugün itibariyle müflis olduğu tespit edildiği, dolayısıyla---------Asliye Hukuk Mahkemesinde  açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından  müflis şirketin ihyasına karar verilmesi için iş bu davayı açma mecburiyetlerinin doğduğunu, ----------- Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; şirketin iflasına karar verildiği, ----------- İflas Müdürlüğünün 07.10.2004 tarih ----------- iflas sayılı yazısıyla iflası bildirilmiş ve bu hususun resen tescil edilmiş olduğunu, sicil kaydının iflas sebebiyle aktif olduğunu; şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi herhangi bir işlem tesis edilmediğinin anlaşıldığı, bu itibarla, dava konusu şirketin tüzel kişiliğinin sona ermediğinden ve davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ihyası istenilen müflis şirketin iflas ve tasfiye sürecinin devam ettiği, hükmi şahsiyetini kaybetmediği gibi ticaret sicilinden de terkin edilmediği, bu nedenle davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hukuki yararın dava şartı olduğu ve dava şartlarının yargılamanın her safhasında ve HMK' nın 355. maddesi uyarınca istinaf aşamasında kendiliğinden gözetileceğini. Ticaret Sicili Müdürlüğü davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, bu giderlerin diğer tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br><br>İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, iflasına karar verilmiş olan dava dışı ---------Ş’nin,--------- Esas sayılı dava dosyası yönünden ihyası istemlidir.<br>İhyası istenen şirketin  ...'ne ----------- sicil numarası ile kayıtlı iken 05/10/2004 tarihinde iflasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.İhyası talep edilen --------Ş'nin  ---------- sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 10//11/2005 tarihinde kesinleştiği, iflas tasfiyesinin ---------- İcra İflas Müdürlüğü'nün---------  İflas sayılı dosyada  devam ettiği anlaşılmıştır.İİK 254 maddesinde mahkemenin, tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı vereceğini düzenlemiştir. Yasal düzenlemelere göre iflasın kapatılmasına karar verilmesi halinde,  iflasın kapatıldığının iflas müdürlüğü tarafından bildirilmesi üzerine Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 51. maddesi uyarınca  terkin işlemi yapılacaktır.Sicilden gelen evraklardan da anlaşıldığı üzere iflas kararı verilmiş olduğu ancak iflasın kapatılmasına dair bir karar verilmediği, bu durumda şirket tüzel kişiliğinin sicilde halen aktif olduğu ve müflisin hasım olduğu dosyalarda müflisi iflas idare memurlarının temsil edeceği (somut olayda tasfiye adi tasfiye şeklinde yapıldığı için üç iflas idare memuru vardır:  dolayısıyla ihya isteminde hukuki yarar olmadığı anlaşılmış,  davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br> 1-Davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle HMK'nun 114/1-h, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE;<br>2-Alınması gerekli harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma yolu ile celseye katılan davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/06/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da408bc0ede58db8","SID":"1be5cd6a617b8aec"}}