{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1269 <br>KARAR NO: 2025/1311<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 20.05.2025 Tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2025/245 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali- İ. Haciz (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine  dair verilen ara karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davacı şirket Bursa ilinde endüstriyel mutfak  üretimi, alımı ve satımı yapan köklü bir firma olduğunu, davalı yan davacı şirketten 4/09/2024 tarihinde ... fatura numarası ile 569.400,00-TL bedelli  ve yine aynı tarihte ... fatura numarası ile 15.768,00-TL bedelli iki ürün satın aldığını, ancak aldığı ticari malların bedelini davacı şirkete ödemediğini, taraflar arasındaki bahsettikleri iki adet fatura haricinde başkaca bir ticaret de olmadığını, ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için icra takibi yapıldığını, davacı şirket ile takibe itiraz eden davalı arasında cari ilişkiye konu olan alacak sebebiyle borçlu/davalıdan 215.768,00-TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla: Anadolu ... Genel İcra Dairesi ... Esas  sayılı dosyasından \"davalı \" aleyhine yasal takip yapıldığını, süresi içinde davalı vekili tarafından dosyaya sunulan itirazda  takip konusu alacağa ve talep olunan ferilerine açıkça itiraz ettiğini ve davacı şirkete herhangi bir borçlarının olmadığını dile getirdiğini,  itiraz haksız ve kötü niyetle yapılmış bir itiraz olup sürresi içinde yapılan itiraz nedeniyle İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu,  arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlandığını, arz ve ,izah edilmeye çalışılan nedenlerle; dava süresi içerisinde borçlunun aciziyet içinde olduğu ve/veya mal varlığını eksiltme ve kaçırma tehdidinin bulunması nazara alınarak tensiple beraber  ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 20.05.2025 tarihli ara kararıyla;  \"... Taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi gözetilerek yapılan incelemede; davanın dayandığı hukuki sebepler ve dava değeri nezdinde faturalardan kaynaklanan alacağın varlığı ve miktarının tespitinin tahkikatı ve yargılamayı gerektirdiği, mevcut delil durumu ve aşamada somut olayda alacağın varlığına ve miktarına açıkça delalet eden yeterli delil bulunmadığı ve sonuçta yaklaşık ispat kuralı gereği 2004 sayılı İİK'nın 257 vd. maddeleri gereğince koşulları oluşmadığı...\" gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu ara karara karşı, İİK'nın 258/3 maddesi uyarınca davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından gerekçesiz olarak, yeterli inceleme yapılmadan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın, somut olayın gerçekleri ve hukuki dayanakları dikkate alındığında hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, İcra dosyasında yer alan cari hesap kayıtlarının, müvekkilinin alacaklı olduğunu açıkça gösterdiğini, ayrıca, borçlunun icra takibine itirazı kötü niyetli olduğunu ve sırf borcun ödenmesini geciktirme amacı taşıdığını, buna rağmen mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddettiğini, böylece müvekkilinin alacağını güvence altına alma hakkının zedelendiğini, Öte yandan, borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğu ve mal varlığını azaltma veya kaçırma riski taşıdığı hususu dikkate alındığında, ihtiyati haciz kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, zira, İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi için borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması veya mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması yeterli olduğunu, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için ihtiyati haciz tedbiri büyük önem arz ettiğini, Dava açılması akabinde, alacağın varlığı ticari defter ve belgelerle açıkça sabit olduğu gibi, davalının ödeme iradesi ve dürüstlük kuralına aykırı tutumu da ortada olduğunu, davalının kötü niyetle ödeme yapmadığı ve malvarlığını kaçırmaya yönelik hareket edeceğine dair kuvvetli emareler bulunması nedeniyle, alacağın temini için İİK m.257 vd. kapsamında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ne var ki mahkemece alacağın likit olup olmadığı yönünde yeterli değerlendirme yapılmaksızın, dosya kapsamındaki fatura, sevk irsaliyesi, ticari defter ve cari hesap dökümüne rağmen talebimiz soyut gerekçelerle reddedildiğini, oysa somut belgelerle desteklenen, taraflar arasındaki ticari ilişkiyle doğrudan bağlantılı ve muaccel hale gelmiş bir alacak söz konusu olduğunu, İİK m.257 hükmüne göre; borçlu vadesi gelmiş bir para borcunu ödemezse, alacaklı, mahkemeden ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebileceğini, alacağın likit olması, belgelere dayanması ve ödeme yapılmaması hâlinde ihtiyati hacze hükmedilmesi gerektiğini, bu şartların mevcut dosyada tamamen oluşmuş durumda olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, dava içinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili,  davacının davalıya yaptığı satışlara istinaden  davalı şirket adına düzenlenen iki adet fatura düzenlendiğini, faturalar bakiyesinden kaynaklı borcun ödenmediğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe ve arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen davalının borçlarını ödemediğini ileri sürmüştür.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise  iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı vekili tarafından faturalardan kaynaklanan bakiye  alacaklarının olduğunu iddia ederek ve  borçlunun  yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali olduğu iddiası ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Fatura tek başına alacak ve tutarını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı vekilince davalıya satılan ürünlerin kurulumuna dair üçüncü kişi firmaya ait bir kısım evraklar sunulmuş ise de, bu belgelerin davacı yanca tek yanlı ve  ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği tarihten sonra sunulan belgeler olduğu da gözetildiğinde,  ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında ihtiyati haciz talebinde bulunulması ve mahkemenin bu konuyu yenide değerlendirmesi mümkündür. Bu durumda, mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebine dair şartların oluşmadığı gerekçesiyle verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen  ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 17.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a112957cb9d14162","SID":"1eb82f73315cf0d6"}}