{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/932 Esas<br>KARAR NO: 2025/1059 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2023/859 Esas - 2025/144 Karar <br>TARİH: 18/02/2025<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirketin lehtar olarak hamili olduğu ... Kayseri Şubesi, 31/07/2023 tarihli, 50.000,00-TL bedelli, Keşidecisi ... olan, ... seri nolu çek müvekkil şirket tarafından, ... Kargo'nun Sinan Şubesinden ... kargo takip no.lu ve ... seri no.suna kayıtlı olarak  ... Mh. ... Sk. Kapı No:... Fatih/İSTANBUL adresinde kain ... isimli firmaya kargolanmış ve çek kargoda iken çalındığını, mezkur çek ve diğer çekler için için Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1074 Esas no.lu dosyası kapsamında çek iptali davası açılmış ve çeklerin üzerine ödeme yasağı konulduğunu, ... Kargo firmasına ait gönderi takip tutanağı teslim alanın ... isimli bir firma yahut şahıs olduğu göründüğünü, davacı böyle bir firmayı tanımadığını, vakıa kargoyu da bu firmaya göndermediğini, davacı, elinden rızası dışında çıkan ve ... Kayseri Şubesi, 31/07/2023 tarihli, 50.000,00-TL bedelli, Keşidecisi ... olan, ... seri nolu çekin son yetkili hamilinin davacı şirket olduğunun tespiti ile çekin davacı şirkete iadesine karar verilmesi talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından iddia edilen tüm hususlar soyut nitelikte ve ispata muhtaç olup, bu kapsamda davanın reddi gerektiğini, davacı veya çekin keşidecisi tarafından ilgili kargoya yönelik herhangi bir tazminat davası açılmadığı, bilcümle kargo şirketine yönelik herhangi bir hukuki ve cezai işlem yapılmaksızın yalnızca beyanatlar ile çekin çalındığını söylemek abesle iştigal niteliğinde olduğunu, davacının çek üzerinde herhangi bir ciro kaydı bulunmadığını, yani davacının iddiası hayatın olağan akışına aykırı nitelikte olduğunu, çek silsilesinde öncelikle davacının kaşe imzalı olarak çeki bir sonraki göndermesi gerekirken, hiçbir resmi kaydı olmaksızın çekin kargoda çalındığını ifade etmek abesle iştigal niteliğinde olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/02/2025 tarih ve 2023/859 Esas - 2025/144 Karar sayılı kararında; \"Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.TTK’nın 792. maddesine göre, \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu  olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlanmalıdır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Her ne kadar çek istirdatı davasının bir para alacağı davası olmaması sebebiyle arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı yönünde kararlar bulunuyor ise de güncel olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1595 esas 2024/9423 karar sayılı ilamı ile çek istirdatı davalarının arabuluculuk dava şartına tabi olduğunun belirtildiği, bu sebeplerle davanın TTK 5/A. maddesi kapsamında dava şartı olan arabuluculuk hükümlerine tabi anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın usulden reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflarınca ilk derece mahkemesinde müvekkili şirketin lehtar olarak hamili olduğu ... Kayseri Şubesi, 31/07/2023 tarihli, 50.000,00-TL bedelli, Keşidecisi ... olan, ... seri nolu çekin istirdadına ilişkin davamız açılmış olup davanın usulden reddine karar verildiğini ancak daha sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 2026/61 E. 2025/84 K. Sayılı kararında yerel mahkemenin kararı kaldırılarak yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderildiğini ancak  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2023/859 E. , 2025/144  K. Sayılı kararında dava yine usulden reddedilmiş olup taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu; aşağıda izah edileceği üzere çekin istirdadına ilişkin arabuluculuk dava şartı olmayıp davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, TTK' NIN 5/A maddesinde, bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri nedeniyle arabuluculuğun dava şartı olduğunun düzenlendiğini; davanın çekin istirdadına ilişkin olup bir miktar para alacağına ilişkin olmladığını; yerel mahkemece arabuluculuk dava şartının gerekleşmemesi nedeniyle davanın usulden reddinin hukuka aykırı olduğunu, Taraflarınca ilk derece mahkemesinde müvekkili şirketin lehtar olarak hamili olduğu ... Kayseri Şubesi, 31/07/2023 tarihli, 50.000,00-TL bedelli, Keşidecisi ... olan, ... seri nolu çekin istirdadına ilişkin davanın açılmış olup davanın usulden reddine karar verildiğini, 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen \"Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır...\" hükmü uyarınca konusu bir miktar para alacağı olan talepler hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce ara buluculuğa başvurmanın dava şartı haline getirildiğini; somut olayda ise uyuşmazlık TTK' ye eklenen 792. maddesi uyarınca çek istirdadı istemine ilişkin olup konusu bir miktar para alacağı olmadığını; dava devam ederken çekin bedelinin davacı tarafça tahsili edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdadına dönüşmesinde de durumun değişmeyeceğini; çek bedelinin istirdatı isteminin, çek istirdadı isteminin kabul edilmesine bağlı olduğunu ve terditli bir talep olarak ileri sürülmekte olduğunu, Çek istirdadı davalarının Arabuluculuk dava şartına tabi olmaldığını; iş bu davanın Arabuluculuk şartına tabi tutulması gibi bir uygulamanın ne doktrinde ne de yargı içtihatlarında kabul görmediğini; müvekkilinin talebi bir çekin hukuka aykırı biçimde elinde bulundurulan kişiden iadesine yönelik olup, herhangi bir parasal edim ya da tazminat niteliği taşımamakta olduğunu, Bu hususta müvekkili şirket tarafından iş bu davaya konu çek ile aynı kargoda çalınan ve mevcut durumda ... Limited Şirketinin uhdesinde bulunan diğer bir çek ile ilgili de İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/868E sayılı dosya ile görülmekte olan  iş bu dava ile aynı konuda açılan ve sadece davalısı farklı olan  davamızda da yerel mahkeme hatalı bir şekilde davanın arabuluculuk dava  şartına tabi olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verdiğini ancak yapılan istinaf incelemesi sonucunda çek istirdadına ilişkin taleplerin arabuluculuk şartına tabi olmadığına KESİN olarak karar verilerek ilgili dosyanın davanın yeniden görülmesi amacıyla yerel mahkemeye iade edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 17.01.2025 2025/61E, 2025/84K. ''Dava, TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMKnın 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar para alacağı olan talepler hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmanın zorunlu hale getirildiğini, yani arabuluculuğa başvurmanın dava şartı haline getirildiğini, Somut olayda ise uyuşmazlık TTK nın 792 madde uyarınca çek istirdatı istemine ilişkin olup, konusu bir miktar para alacağı olmadığını; dava devam ederken çekin bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdatına dönüşmesinde de durumun değişmeyeceğini; çek bedelinin istirdatı istemi, çek istirdatı isteminin kabul edilmesine bağlı olduğunu ve terditli bir talep olarak ileri sürüldüğünü, Açıklanan nedenle; ilk derece mahkemesince davacının birincil talebi olan çek istirdatı talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediğini, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verildiğini, Yukarıda arz ve izah edildiği üzere; ilk derece mahkemesince davacının birincil talebi olan çek istirdadı talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle; iş bu  dava konusunun arabuluculuk şartına tabi olmamasından dolayı taraflarınca davadan önce  arabuluculuk başvurusu yapılmadığını ancak yerleşik Yargıtay kararları ve emsal dosyaları ile verilen  17.01.2025 tarihli Kesin  BAM kararı uyarınca da iş bu dava  konusunun  arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını belirterek dava konusunun esas yönünden  incelenmesini, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/859 E. , 2025/144 K. Sayılı kararının KALDIRILMASINA, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK'nun 792 maddesi kapsamında çek istirdadı istemine ilişkin olup,  mahkemece, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.7155 sayılı Kanun ile 6102 Sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren TTK.'nun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi ile; “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31 maddesi ile yapılan değişiklik ile; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile TTK nın  5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile  menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya  arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. Somut dava, ticari nitelikli bir istirdat davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir. Dosya kapsamından dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunun anlaşıldığı, anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı ve bu hali ile arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden Mahkemece HMK madde 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0085d6dfab27f5ca","SID":"a7a561f4dcbbfa14"}}