{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/390 <br>KARAR NO:2025/1047<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/09/2021<br>NUMARASI:2019/377 Esas - 2021/520 Karar<br>KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 08.05.2018  tarihinde,müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu  ... plakalı sigortasız aracın dava dışı sürücü ... idaresinde iken meydana gelen tek taraflı kazasında müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, davalıya başvurduklarını, ancak talebin reddedildiğini, müvekkilinin hastanede yattığı dönemde dava dışı sürücü tarafından kazadan çok kısa bir süre sonra müvekkiline iradesi yanıltılarak hile ile tazminat haklarının alındığına dair evrak imzalattırıldığını, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (-HMK.m.109-) 1.000-TL iş göremezlik tazminatının davalıya yapılan başvurunun ret tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/12/2019 tarihli tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 109.490,33-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı  vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü ve işletenine davanın ihbarını talep ettiklerini, davacının tazminat haklarından feragat etmesinden dolayı davanın reddinin gerektiğini, sürücünün kaza esnasında alkollü ve ehliyetsiz olduğunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğundan tazminatın tamamen kaldırılması gerektiğini, aksi halde hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..ATK raporunda davacının   %11,0 (yüzdeonbirvirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin açıklandığı, aktüerya raporunda 08.05.2018 tarihinde meydana trafik kazasında %100 kusura göre belirlenen maddi zarar tutarından %20 müterafik kusur ve %20 hatır taşıması indirimi sonucu davacı ...'ın 1.Seçenekte; Aktüeryal yönteme ve davacı tarafça sunulan dosyada mübrez Karadeniz Teknik Ün. Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %18 maluliyet oranı ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen 6 aylık iyileşme süresine göre geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 5.771,23 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait   %18 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının =111.041,24 TL. olduğu;2.Seçenekte; Progresif rant yöntemine (%10 artış ve %10 iskonto) ve Adli Tıp Kurumu tarafından 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen %11 maluliyet oranı ve 6 aylık iyileşme süresine göre; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının= 5.771,23 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait   %11 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 102.160,94 TL. Olduğunun ve davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemin için belirlenen maddi zararlarının her iki seçenekte de poliçe limitleri içinde kaldığının tespit edildiğinin belirtildiği, somut olayda davalı tarafça davacının tüm haklarınından feragat ettiği yönünde savunma ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında mevcut bulunan \"belgedir\" başlıklı bila tarihli, davacıya, yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü ... tarafından kaza sebebiyle tüm maddi ve manevi tazminatın ödendiği, başkaca herhangi bir hak ve talebinin kalmadığı hususlarında düzenlenen ve sürücü ve yolcu tarafından imza altına alınan ibra niteliğindeki belge ile davacının söz konusu belgenin içeriğini kabul etmediği yönündeki beyanları da göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme neticesinde; KTK m.111/2 uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceği, yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp dava sırasında bu hususun ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının da yeterli olduğu, yasada belirtilen iki yıllık sürenin hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, eldeki davada ise davacının söz konusu belgeyi kabul etmediğine ilişkin beyanlarının kaza ve dava tarihi dikkate alındığında hak düşürücü süre henüz dolmadan ileri sürüldüğü, dolayısıyla ibranameye itibar edilemeyeceği kanaatine varıldığı;alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde;İstanbul ATK'dan alınan  maluliyet raporu ve kusur ile aktüerya raporunun dosya kapsamına uygun, hükme esas almaya elverişli nitelikte düzenlenmiş olduğu görüldüğünden itibar edilebilir bulunmuş, davacı yolcunun, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi ve yaşamını tehlikeye atması nedeniyle kendi yaralanmasında müterafik kusurlu olduğu, ayrıca hatır taşımasının bulunduğu kabul edilerek bilirkişi tarafından ATK'dan alınan maluliyet raporu kapsamında ve güncel içtihatlara uygun olarak yapılan 2. Seçenekteki hesaplama sonucu ortaya çıkan miktar nazara alınarak müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği '' gerekçesiyle,Davanın kısmen kabulü ile, davacı için 5.129,98 TL geçici iş göremezlik ve 102.160,94-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 107.290,92 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı  davalı vekili ve ihbar olunan ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, yerel mahkemece 13/12/2021 tarihli ek karar ile, ...'ın  istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, iş bu ek karar  ihbar olunan ...'a tebliğ edilmiş, ancak ihbar olunan ... tarafından ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır.Davalı vekilinin istinaf nedenleri: davacıya, ihbar olunan ...'ın ödeme yapması nedeniyle davadan feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddinin gerektiği, maluliyet raporunun geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği, aktüerya raporunun teknik faiz (1,8 iskonto) uygulanmadan hazırlanmasının hatalı olduğu, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığı, ... tarafından davacıya yapılmış bir ödeme var ise bunun tazminattan mahsubunun gerektiği, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiği, ancak dava tarihi olabileceği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacının davadan feragatinin söz konusu olmamasına, davacı ve bir tanığın imzası bulunan bila tarihli belgenin  incelenmesinde ''... tarafından kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat haklarının karşılandığına'' dair beyan içerdiği, ancak belgenin kayıtsız şartsız ibra niteliğinde olmadığı gibi, feragat beyanı da içermemediği, kaldı ki  ... yada davalı Güvence Hesabı tarafından davacıya ödeme yapılmış olduğunun da ispat edilmemiş olmasına,  kaza tarihinde  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik yürürlükte olup, her ne kadar yerel mahkemece ATK tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 11.10.2008 tarihli rapora itibar edilerek, bu raporda tespit edilen maluliyet oranına (%11) göre yapılan 2. seçenek hesaplama doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, dosyada mübrez Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde geçerli  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen  30.03.2013 tarihli raporda  belirlenen maluliyet oranı daha yüksek ( %18 ) olmakla  bu orana göre belirlenen 1. Seçenek hesaplamada ulaşılan tazminat rakamı da daha yüksek olduğundan, yerel mahkemece daha düşük maluliyet oranına göre daha az tazminat tutarına hükmedilmesinin istinaf eden davalı Güvence Hesabı'nın lehine bulunmasına, Dairemizin uygulamaları ve Yargıtay içtihatları gereğince aktüerya hesabının TRH 2020 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak ( teknik faiz-iskonto uygulanmaksızın) yapılmasının isabetli olmasına, geçici iş göremezlik tazminatından sağlık giderleri teminatı kapsamında  ZMM sigortacısı yerine geçen davalı ...'nın sorumlu olmasına, 08.08.2019 tarihli ... cevabi yazısı ile davacıya iş bu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirilmiş bulunmasına, davacı tarafça iş bu davadan önce  davalıya başvurulmuş olup faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmesinde bir yanılgı bulunmamasına ve bu hususta bir hata yapılmamış olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 7.329,00-TL harçtan istinaf başvurusu sırasında alınan 1.832,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.496,74-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek-1 maddesi ikinci fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"604ac2b78b462b46","SID":"4928938756174b86"}}