{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   11. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/677 - 2025/823<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/677 <br>KARAR NO\t: 2025/823<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:  İhtiyati Haciz<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  :  16/07/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesince ihtiyatî hacze itirazın kısmen kabulüne dair verilen ek kararın istinaf incelemesi, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:<br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>\tİhtiyatî haciz talep eden vekili; müvekkili banka ile borçlu ....... Şirketi arasında imzalanan taahhütnameler/sözleşmeler ile borçluya krediler kullandırıldığını, müteveffa ....in söz konusu taahhütnameler/sözleşmelerin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle müvekkili banka tarafından borçlulara gönderilen .... Noterliğinin ....tarihli ihtarnamesinin tebliğine rağmen borcun ödenmediğini, müteveffa..... sözleşme tarihi itibariyle borçlu şirketin ortağı olduğundan TBK'nın 584/3 maddesi uyarınca kefalette eş rızası aranmayacağını ileri sürerek  boçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 38.176.410,20 TL'lik kısmı hakkında ihtiyatî haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkemesince 13/01/2025 tarihli karar ile; talebin kısmen kabulüne, ihtiyati haciz talep eden vekilinin dayanak belgesine göre 27.379.770,21 TL alacağının varlığı, alacağın vadesinin geldiği ve alacak için bir rehnin bulunmadığı anlaşıldığından İ.İ.K’nın 257. maddesi gereğince karşı tarafın gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının 27.379.770,21 TL'ye yetecek miktarının ihtiyati haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine,  alacağın % 15’i tutarında 4.106.965,53 TL teminat gösterildiğinde ihtiyatî haciz kararının infazına karar verilmiştir.<br>Söz konusu karara, aleyhine ihtiyatî haciz istenilenler vekili tarafından verilen 14/01/2025 tarihli dilekçe ile itiraz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 2004 sayılı İİK m. 265/4 hükmü uyarınca itiraz duruşmalı olarak incelenerek 06/02/2025 tarihli duruşmada alınan ek karar ile aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ...... tarafından ihtiyati hacze yapılan itirazın kabulü ile adı geçenler hakkında verilen ihtiyati haciz kararının  kaldırılmasına, ..... Şirketi yönünden ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. <br>06/02/2025 tarihli ek karara karşı, ihtiyatî haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden vekili; Mahkemece ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerekçesi olarak gösterilen TMK'nın 625/1 maddesinde resmi defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağının düzenlendiğini, resmi defter tutma işlemine henüz başlanılmadığını, nitekim terekenin resmi defterinin tutulması taleplerinin de Sulh Hukuk Mahkemesince reddine karar verildiğini, öte yandan Kanunda ihtiyati hacze ilişkin bir düzenleme de getirilmediğini ve mahkemece söz konusu hükmün geniş yorumlandığını, aksinin kabulü halinde dahi ihtiyati haciz talep edilmeden önce borçlulara noter kanalı ile gönderilen ihtarnameye karşın mirasçıların tereke resmi defterinin tutulması konulu dava açtıklarına dair müvekkili bankaya bildirimde bulunmadıklarını, bu nedenle ihtiyati haciz talebine sebebiyet veren mirasçılar yerine müvekkili bankaya yükletilmesinin haksız olduğunu beyan ederek mahkemenin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair 06/02/2025 tarihli ek kararının kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE  GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyatî haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. <br>İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. <br>2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Türk Medeni Kanunu'nun 619/1 maddesinde mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçının, terekenin resmi defterinin tutulmasını isteyebileceği, 625. maddesinde resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağı, bu süre içinde zamanaşımının işlemeyeceği ve acele haller dışında davalara devam edilemeyeceği gibi yeni dava da açılmayacağı düzenlenmiş; 626 vd maddelerde ise defter inceleme süresi bittikten sonra her mirasçının mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılacağı, mirasçılardan her birinin tanınan süre içinde mirası reddettiğini veya resmi tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebileceği, süresi içinde beyanda bulunmayan mirasçının mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılacağı öngörülmüştür. <br>Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; muris .... mirasçısı....in kendi adına asaleten,......'e velayeten Diyarbakır 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... Tereke sayılı dosyasında mirasbırakanın terekesinin tespiti ile terekenin defterinin  tutulmasına karar verilmesinin talep edildiği, Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede istinaf incelemesi tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu, ihtiyati hacze itiraz eden mirasçıların murisin borçlarından sorumluluğu resmi defterin tutulmasından sonra mirası kabul etmeleri halinde söz konusu olacağından mahkemece mirasçılar hakkında yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş olması nedeniyle ihtiyati hacze itirazın kabulü ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>Öte yandan ihtiyati haciz talep eden vekilince, kat ihtarının tebliğine rağmen mirasçıların terekenin resmi defterinin tutulması talebinde bulunduklarına ilişkin müvekkiline bildirimde bulunmayarak itiraza konu ihtiyati haciz talebine neden olmaları nedeniyle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunu ileri sürmekte ise de, mahkemece 06/02/2025 tarihli ek karar ile talep eden banka aleyhine yargılama giderine hükmedilmediği, vekalet ücreti yönünden ise ihtiyati hacze itiraz üzerine mirasçılar tarafından terekenin resmi defterinin tutulmasının talep edildiğinin talep eden banka tarafından öğrenildiği, buna karşın ihtiyati hacze itirazın incelendiği celse duruşmaya katılan talep eden vekilinin itirazın reddini talep ettiği, buna göre mahkemece ihtiyati hacze itirazı kabul edilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren mirasçılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden talep eden vekilinin bu hususa değinen istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden vekilinin 06/02/2025 tarihli ek karara karşı  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.  <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) İhtiyati haciz talep eden vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan 06/02/2025 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince yeteri kadar istinaf harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-) İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359 (4) maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>16/07/2025<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59b3bef539b48f5d","SID":"c0a4ac2607da652b"}}