{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br><br>                          T.C.<br>                     ANKARA<br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREKÇELİ KARAR\t\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/73 <br>KARAR NO\t: 2024/889\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>BAŞKAN\t: ...           ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...   ...<br>KATİP\t: ...               ...<br><br><br>DAVA\t: Tapu İptali Ve Tescil <br>DAVA TARİHİ\t: 30/01/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/12/2024<br>Mahkememize açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili, müvekkilleri ile dava dışı .... .... .... tarih ve 15685 yevmiye numaralı tasdikli şirkete ait karar defterinin 2021/1 sayılı genel kurul kararı ile davalı ...'in münferiden temsile yetkili kılındığını, müvekkillerinin .... .... ....  firmasından 325.000,00 TL değerinde malzeme karşılığında satın alarak davalı şirket adına tescil ettirdirdiğini, müvekkilleri ile ortaklar arasında yaşanan anlaşmazlık sonucunda müvekkillerinin fiilen davalı şirket ortaklığından çıkmak zorunda kaldığını, davalı şirketten uzaklaştırıldıklarını, bu durumu fırsat bilen davalıların dava konusu taşınmazı ortaklardan dava dışı .... .... .... 'in eşi olan davalı ...'e muvazaalı işlemle devrettiğini, davalı şirkete ait taşınmazın mesnetsiz ve ticari olmayan işlemler ile davalı şirketin davalı ...'e borçlu gösterilmesi suretiyle değerinin çok altında bedelle satılarak devredildiğini, tapu kayıtlarından ve satış işleminden anlaşılacağı üzerine şirket müdürü ile davalı ... arasında yapılan devirde, tapuya gösterilen ile satış bedeli birbirlerinden farklı olduğunu, dava konusu taşınmazın rayiç değerinin oldukça altında bir bedele satılmış olduğunu, tapuya tescil sırasında tarafların beyanlarının gerçek iradelerini yansıtmadığını, tüm bu nedenlerde dava konusu taşınmazda davalıların hisselerinin 3. kişilere devretme olasılığı bulunduğundan dava konusu taşınmaz üzerine 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, .... .... ....  adına kayıtlı olan hissesinin iptali ile davalı şirket adına tapuya kayıt ve tescilini, tapu iptali ve tescil yönündeki talep uygun görülmez ise davaya konu taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini ve davalı şirkete iadesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Pvc... Ltd. Şti. vekili, davacıların müvekkili şirketten kendi istekleri ile ayrıldıklarını, kimsenin zorla uzaklaştırılmadığını, TTK 616. maddesine göre limited şirket genel kurulunun yetkilerinin düzenlendiğini, taşınmaz mal alımı ve satımlarının genel kurulun yetkileri arasında sayılmadığını, davacıların daha önce müvekkili şirket müdürü olarak alım faaliyetini gerçekleştirirken yerine getirmedikleri genel kurul kararını tapu iptal sebebi olarak öne sürmelerinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, şirket ortaklarının şirket karar defterinde ortakların kararı olmadan gayrimenkul ve araç satışı yapılmayacağına yönelik karar aldıklarını, kararın uygulanma imkanı bulunmadığını, genel kurul kararının bizzat davacılar tarafından uygulanmayarak etkisiz hale getirildiğini, davacıların taşınmaz satışının genel kurul kararı ile yapılacağına dair genel kurul kararına kendilerinin de uymadıklarını, dava konusu taşınmazın satın alındığı tarihte müvekkili şirketin müdürlerinin davacılar olduklarını, davacıların dava konusu taşınmazı müvekkili şirket adına satın alırken genel kurulu toplamadıklarını, müvekkili şirketin tüzel kişiliğinin devamı ve nakit akışının sağlanabilmesi için dava konusu taşınmazın satılmasının elzem olduğunu, bu nedenle taşınmazın değerinde satıldığını, yapılan tek muvazaanın vergi ve harç yükünden kaçınmak için gerçekleştirilmiş olan nispi muvazaa olduğunu, nispi muvazaanın iptal gerekçesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın 16/11/2021 tarihinde müvekkili tarafından 337.500,00 TL karşılığında satın alındığını, paranın 190.000,00 TL kısmının banka üzerinden gönderildiğini, 147.500,00 TL kısmının tapu işleminin geç sona ermesi nedeniyle müvekkili tarafından tapu tescilinden bir gün sonra bankadan çekilerek davalı ...'e elden teslim edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete pek çok sefer borç verdiğini, borçları verebilmek için ziynet eşyalarını bozdurduğunu, emekli ikramiyesini ve biriktirdiği paraları kullandığını, evini ve arabasını değerinden düşük fiyatlara sattığını, davacıların iddialarının kötü niyetli zihin okuma olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, apılan tek muvazaanın vergi ve harç yükünden kaçınmak için gerçekleştirilmiş olan nispi muvazaa olduğunu, nispi muvazaanın iptal gerekçesi bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, genel kurul kararının varlığından haberdar olmasının mümkün olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... vekili, davacıların müvekkili şirketten kendi istekleri ile ayrıldıklarını, kimsenin zorla uzaklaştırılmadığını, TTK 616. maddesine göre limited şirket genel kurulunun yetkilerinin düzenlendiğini, taşınmaz mal alımı ve satımlarının genel kurulun yetkileri arasında sayılmadığını, davacıların daha önce müvekkili şirket müdürü olarak alım faaliyetini gerçekleştirirken yerine getirmedikleri genel kurul kararını tapu iptal sebebi olarak öne sürmelerinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, şirket ortaklarının şirket karar defterinde ortakların kararı olmadan gayrimenkul ve araç satışı yapılmayacağına yönelik karar aldıklarını, kararın uygulanma imkanı olmadığını, genel kurul kararının bizzat davacılar tarafından uygulanmayarak uygulanamayacak hale getirildiğini, davacıların taşınmaz satışının genel kurul kararı ile yapılacağına dair genel kurul kararına kendilerinin de uymadıklarını, dava konusu taşınmazın satın alındığı tarihte müvekkili şirketin müdürlerinin davacılar olduklarını, davacıların dava konusu taşınmazı müvekkili şirket adına satın alırken genel kurulu toplamadıklarını, müvekkili şirketin tüzel kişiliğinin devamı ve nakit akışının sağlanabilmesi için dava konusu taşınmazın satılmasının elzem olduğunu, bu nedenle taşınmazın değerinde satıldığını, yapılan tek muvazaanın vergi ve harç yükünden kaçınmak için gerçekleştirilmiş olan nispi muvazaa olduğunu, nispi muvazaanın iptal gerekçesi olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>...13. Asliye Hukuk Mahkemesince; \"....Somut olayda, davacı taraf, öncelikle dava konusu taşınmazın yetkisiz olarak TTK hükümlerine aykırı şekilde devredildiğini iddia ederek  taşınmazın davalı şirket adına tescilini talep etmektedir. Dolayısıyla ihtilaf, öncelikle taşınmaz devrinin TTK hükümlerine uygun şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği hususundadır. Şirketler hukuku ise 6102 sayılı kanunda düzenlenmektedir. Bu durumda, eldeki davanın TTK 4. maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olduğu...\" gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevzii edilmiştir. <br>KANITLAR : Davalı şirketin ticaret sicil sicil  dosya örneği celp edilmiştir. <br>Tapu kaydı getirtilmiştir.  <br>GEREKÇE:  Dava, ortaklığa bağlı dolaylı zarar kapsamında taşınmazın tapu kaydının iptali ile şirket adına tescil, olmadığı takdirde bedelinin şirkete ödenmesine karar verilmesine ilişkindir.<br>Yargılama sırasında davacılar vekili 27/11/2024 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. <br>Feragat, HMK'nın 307. maddesinde davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak hükme bağlanmıştır. Davayı son veren taraf işlemleri arasında sayılmış olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman mümkündür. Feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinde geçerlidir. Davacı vekili davadan feragat edebileceği gibi yetkisi olması halinde vekili de bu beyanı sunabilir. <br>Somut uyuşmazlıkta dava, limited şirket yöneticisi ve diğer davalılar aleyhine dolaylı zarar kapsamında açılan tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Anılan dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecekleri davalar arasındadır. Davacılar vekili vekaletnamesindeki yetkiye dayalı olarak geçerli şekilde davadan feragat etmiştir.  <br> Bu durum karşısında, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin beyanları da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacıların davasının feragat nedeniyle reddine,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının 2/3’ü olan 285,07 TL harç için peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile eksik olan 225,77‬ TL'nin talep dikkate alınarak davalı Şirketten tahsili ile Hazineye irad kaydına, <br>3-Talep dikkate alınarak taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>4-Talep dikkate alınarak yapılan giderlerin taraflar üzerinde bırakılmasına, <br>Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 11/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>Başkan ...<br>E¸<br>Üye ...<br>E¸            <br>Üye ...             E¸<br>Katip ...          E¸<br><br><br>          *   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4111e4dd26413748","SID":"f15efea831531761"}}