{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/660 <br>KARAR NO: 2025/797<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2021<br>NUMARASI: 2017/502 Esas -  2021/671 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Güneşli Metro Şubesi ile davalı kredi borçlusu/lehtarı ... SA, VE TİC, LTD.ŞTİ. arasında Kredi Sözleşmem imzalandığını, işbu sözleşmeyi diğer davalı/kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, taksitli, iskonto, KMH, rotatif kredi ile çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığını, verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, Genel Kredi Sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden Kadıköy ... Noter1iğinin 03.01.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, ihtarla verilen süre içinde 678.484,03 TL borcun ödenmemesi ve 22.670,00 TL çek taahhüt bedelinin depo edilmemesi üzerine, bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını, borçlu hesabına 70.000,00 TL tahsilat yapıldığını, bu tahsilatın 5.191,17 TL'lık kısmı 5 adet çek taahhüt bedeline mahsup edildiği kalan 64.808,83 TL ise takip borcuna mahsup edildiğini, asıl borçlu yönünden ipotekle teminat altına alınmayan kısım yönünden takip yapıldığını, bu nedenlerle müvekkili bankanın 683.258,79 TL (gayrinakdi çek bedeli 12.060,00 TL hariç) alacağı üzerinden itirazın iptalini, takibin devamını ve davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini arz ve talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığını, yetki itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin ticari hayattaki olumsuzluklara ve aleyhine açılmış birçok dava olmasına rağmen hiçbir firmaya borcu bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin hiçbir bankaya karşı temerrüte de düşmediğini, borçlarını ödeme planına sadık kalarak ödediğini, kurun yükselmesi ile kat ihtarnamesi gönderen ve alacağı tahsil için harekete geçen bankanın kötü niyetli hareket ederek, kendisine verilen hakları suiistimal ettiğini, davacı tarafça takibe konulan asıl alacak miktarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ticari ilişkin hacminin genişliği nedeniyle müvekkili tarafından borç miktarının belirlenmesinin imkansız olduğunu, borç miktarının belirlenmesi için bankaya yapılan başvuruların da sonuçsuz kaldığını, müvekkili tarafından bankaya yapılan ödemelerin ve banka lehine düzenlenerek verilen çek ve senetler hakkında müvekkillerine hiçbir bilgi verilmediğini, asıl alacak miktarının uzman hesabını gerektirmesi nedeniyle bu alacağa işleyecek faizinde bilinmesinin imkansız olduğunu, ayrıca kredi sözleşmesinde dahi belirtilmeyen %28,08 ve %33,12 oranında faizin açıkça gabin olduğunu, alacaklı bankanın bu faiz oranlarıyla borcu ikiye katladığını, faiz miktarının kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddini, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...İcra inkar tazminatı yönünden; dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik  vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kısmen kabulüne,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığa ilişkin olarak haklılığın büyük oranda ortaya konduğunu, özellikle temerrüt faizi konusunda hatalı bir karara varıldığını, bilirkişi tarafından esnek hesap için yapılan %28,08 oranında temerrüt faizi istenebileceği şeklindeki tespitin talep ile uyumlu olduğunu, ancak ticari nitelikteki kredi için %28,62 oranında temerrüt faizi istenebileceği yönündeki  tespitin, eksik ve hatalı değerlendirildiğini, taksitli ticari kredi ve çek kredisi için uygulanacak yıllık faiz oranının %33,12 olması gerektiğini,  bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarda bu hususa değinilmesine karşın mahkeme tarafında hüküm kurulurken bu itirazların dikkate alınmadığını, hem bilirkişiler hem de mahkeme tarafından faiz oranının hatalı tespit edilmesi sonucu asıl alacak, işlemiş faiz ve BSMV kalemlerinin de kararda hatalı oluştuğunu, bu durumun davacı bankayı zarara uğrattığını, bilirkişi raporunda  noter masrafının da hatalı olarak hesaplandığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini,  yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan  ilamsız icra takibine borçluların  itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın  kısmen kabulüne karar  verilmiş, davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuş, davalılarda katılma yolu ile istinaf isteminde bulunmuşlar, dairemizce istinaf harçlarının yatırılması ve tebliğ işlemleri için dosya ilk derece mahkemesine geri çevrilmiş, davalılar kendilerine tebliğ edilen harç ödeme muhtırasına rağmen istinaf harç ve giderlerini yatırmamışlar, ilk derece mahkemesince de 10/04/2025 tarihli ek karar ile davalıların katılma yolu ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; temerrüt faiz oranının belirlenmesinde bankaca merkez bankasına bildirilen azami faiz oranın mı yoksa bankaca fiilen uygulanan oranın mı esas alınacağı noktasındadır. GKS'nin 11. Maddesinde \"bankaca uygulanan kredi faiz oranı\" baz alınarak temerrüt faizi oranının belirlenmesi kararlaştırılmış olup, \"bankaca uygulanan kredi faiz oranı\" ibaresinin anlamının fiilen uygulanan faiz oranı olduğu, tabela faiz oranı diye tabir edilen TCMB'na bildirilen en yüksek faiz oranın temerrüt faizi oranın belirlenmesinde hesaplamaya esas alınamayacağı istikrar kazanmış yargı kararları ile sabittir.  Buna göre, davacı bankanın aynı nitelikteki ticari krediler için uygulayacağı ve Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarından, bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı cari faiz oranı üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı tespit edilmelidir(Yargıtay 11. HD'nin 14/06/2021 Tarih ve 2020/4114 E.- 2021/5052 K. Ve 13.12.2022 Tarih ve 2021/8902 E.- 2022/8980 K.,  Yargıtay HGK 2017/1650 E. 2019/507 K. sayılı Kararları) bu durumda bu ilkeler çerçevesinde belirlenen temerrüt faiz oranına göre yapılan bilirkişi hesaplamasında ve bu rapora dayanılarak kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Dosyaya davacı tarafça ibraz edilen 05/01/2017 tarihli noter makbuzunda yapılan gider 1.408,93 TL olduğu görülmekle ilk derece mahkemesinin bu miktara hükmetmesinde de bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun  reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b58c3f57d5777839","SID":"057da8d5f154497b"}}