{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/969 Esas<br>KARAR NO: 2025/1017<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/05/2025<br>NUMARASI: 2025/269 D.İş, 2025/269 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 16/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait otel işletmesi ile borçlu tur operatörü şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin alacağı nedeniyle borçlu şirkete e faturalar gönderilerek faturaların kesinleştiğini, hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıya  17.10.2024 tarihinde de Beykoz ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek faturaların bildirildiğini ve cari hesap alacağının tamamının ödenmesinin talep edildiğini, borçlu tarafından bugüne kadar faturalara itiraz edilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, sürekli ödeme vaadiyle oyalanan müvekkilinin, borçlu şirketin bir çok firmaya da ödemeler yapmadığını, şubelerini kapattığını ve haklarında bir çok alacaklının icra takibi yaptığının  öğrenildiğini, asıl alacak, faiz ve sair fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutarak; döviz alacağının 16.05.2025 tarihi itibariyle TL karşılığı olan 530.953,45- TL  hakkında teminatsız veya mahkemenin karar vereceği bir teminat mukabilinde  ihtiyati Haciz kararı verilmesi ve neticesinde, karşı taraf borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf nedenleri olarak;  müvekkiline ait otel işletmesi ile borçlu tur operatörü şirket arasında cari hesap ilişkisi kapsamında Mayıs Ve Haziran 2025 aylarına 11 adet fatura e-fatura olarak borçlu  şirkete tebliğ edildiğini, borçlu şirketin herhangi bir itirazının olmadığını, faturaların kesinleştiğini, borçluya ödeme yapması için ihtarname gönderildiğini, faturaların ve ihtarnamenin  borçluya tebliğ edilmesine rağmen borçlu tarafından bugüne kadar hiç bir ödeme yapılmadığını, şube kapanışları nedeniyle iletişime dahi geçilemediğini, dosyaya ihtiyati haczin gerekliliğini destekleyen birçok delilin sunulmasına rağmen Mahkemece yeterince inceleme yapılmadan karar verildiğini, faturalara ve hesap kat ihtarnamesine itiraz edilmemişken 2 kademeli kesinleşen bir alacak hakkında mahkemenin alacağı müphem bulmasının; alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesinin  somut deliller karşısında yasal dayanağının bulunmadığını, Mahkemelerin gereken detaylı incelemeyi yapma yükümlülüğünün yanı sıra; kararları gerekçeli şekilde verme zorunluluklarının da bulunduğunu,müvekkiline ifa edilmesi gereken borçların muaccel olduğu konusunda şüphe bulunmadığını, dolayısıyla işbu davada ihtiyati haciz için İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinde sözü geçen borcun vadesinin gelmiş olması ve borcun rehinle temin edilmediği şartlarının gerçekleştiğini, bir an için muacceliyet halinin gerçekleşmediğinin kabul edilmesi durumunda dahi  davalının mal kaçırmaya yönelik işlemlerde bulunduğunun ortada olduğunu, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu açıkça ispata yarar belgelerin mahkemeye sunulduğunu, borcun mevcut olduğunu yaklaşık düzeyde ispata yetecek delillerin sunulmasının ihtiyati hacze karar verilmesi için yeterli olacağını, ancak Mahkemenin, alacağın varlığı ve miktarının yargılama sonucunda belirleneceğinden bahisle, ihtiyati haciz için açıkça “tam ispatın” varlığını şart koşmakla hukuka uygun olmayan bir değerlendirmede bulunarak karar verdiğini,  borçlunun mal kaçırma şüphesine yönelik güçlü deliller bulunduğunu ve karşı tarafın ayrıca kötüniyetli olduğunu, müvekkilinden talep edilmesi halinde gerekli teminatı göstermeye hazırken verilen bu kararın yasal dayanağının olmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davalının taşınırları, taşınmazları, üçüncü şahıslar üzerindeki hak ve alacakları hakkında talebe uygun  ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Karşı taraf vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz isteyen tarafından ihtiyati haciz talebine dayanak dilekçeye eklenen faturalara dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmiş ise de; fatura konusu mal/hizmetin yerine getirilip getirilmediği, bedelinin ödenip ödenmediğinin çekişme konusu olduğunu, faturanın tek taraflı bir belge olduğu ve tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini göstermediğinin Yerleşik Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, müvekkilinin alacaklılarından mal kaçırma kastının bulunmadığını, davacının zararına hareket edildiğine dair ihtiyati haciz verilmesini gerektirir yaklaşık ispat koşulunun dâhi sağlanmadığını belirterek davacının ihtiyati haciz kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, talep eden vekili tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden, faturalardan kaynaklı alacağın, faturaların tebliğ edilerek kesinleşmesine ve ihtarname gönderilmesine rağmen ödenmediğini iddia etmiş olup karşı taraf ise, fatura konusu mal/hizmetin yerine getirilip getirilmediği, bedelinin ödenip ödenmediğinin çekişme konusu olduğunu, faturanın tek taraflı bir belge olduğu ve tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini göstermediğini savunmuştur. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez.Talep eden dilekçesinde, fatura ve ihtarmaneye dayanmıştır. Tarafların faturaya konu edimlerini yerini getirip getirmediği ve alacak miktarının tespiti hususunda dosyaya ibraz edilen ve yukarıda belirtilen deliller ile diğer ekli belgelerin, İİK'nun 258/1.maddesinde düzenlenen alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bununla birlikte ihtiyati haciz talep  eden vekilinin borçlunun şubelerini kapatması nedeniyle mal kaçırmaya yönelik ciddi girişimleri bulunduğunu ileri sürmüş ise de,  borçlunun şubelerini kapattığına ilişkin ticaret sicil kayıtları, borçlunun mal kaçırmaya yönelik girişimi olduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşulunu sağlamamaktadır. Bu nedenlerle mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanmadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/269 D.İş,  2025/269 Karar sayılı ve 20/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ... Ticaret A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-... Sanayi Ve Ticaret A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.16/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1df357ccde830ecd","SID":"d0e5e2173663e1e5"}}