{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/832 Esas<br>KARAR NO: 2025/986 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/01/2025<br>NUMARASI: 2024/273 E. SAYILI ARA KARAR <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>TALEP:İhtiyati tedbir isteyen vekili talep dilekçesinde; tarımsal girdi alanında Türkiye’nin en büyük özel kuruluşu olan ve İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2020 listesinde 57. sırada yer almakta olan müvekkili şirketin, uzun yıllardır hem kendi faaliyetlerinde hem de iştiraklerinde \"...\" ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin, kurulduğu günden bugüne kadar geçen zamanda her dönemde büyük atılımlar gerçekleştirdiğini ve bu atılımların günümüzde de devam ettiğini, müvekkili şirketin www...com.tr adlı web sitesindeki https://www...com.tr/... sayfası incelendiğinde, müvekkili şirketin geçmişinin özetlendiğinin görüleceğini, \"...\" adı altında faaliyet gösteren müvekkili şirketin aynı zamanda, birçok iştiraki bulunduğunu ve bu iştiraklerde de yine \"...\" ibaresinin kullanıldığını, müvekkili şirketin aynı unvan ve ibareleri taşıyan;  ... Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi,  ... – ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi, ..., ... Anonim Şirketi unvanlı iştirakleri bulunduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerini sadece merkezinden değil, merkezi dışında 7 farklı şubesinden gerçekleştirdiğini ve bu şubelerde de yine asıl ve gerçek hak sahibi olduğu \"...\" unvanını kullandığını, müvekkilinin şekil ve isim markalarını aldığı \"...\" ibaresini kullanması,  müvekkilinin uzun yıllardan beri tescil ettirdiği markaları ile birlikte belirli bir tanınmışlık seviyesine ulaşmış olması ve buna istinaden tanınmış marka sahibi olması sebebiyle, davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın durdurulması ve önlenmesi gerektiğini,  davalı tarafın,  \"https://www...com/\" alan adlı web sitesine bakıldığında, \"...\" şeklindeki logosu altında faaliyet gösterdiğinin görüleceğini, ilgili logoda yer alan ifadelerden \"...\" ibaresinin sektörü ifade ettiğinin açık olduğunu, dolayısıyla \"...\" ibaresinin ilgili kullanımda tali unsur olup, ayırt edici özelliği bulunmadığını, bir diğer ibare olan \"...\" ibaresinin ise ayırt ediciliği sağlayan asli unsur olup, davalının kullanımlarının, müvekkilinin tescilli markaları karşısında tecavüz teşkil ettiğinin sabit olduğunu, öte yandan müvekkilinin, tanınmış marka sahibi olduğundan, gerçekleştirilen kullanımların aynı, benzer veya farklı mal ya da hizmetlerde olmasına gerek olmaksızın, tecavüz teşkil edeceğini ve marka sahibinin bu kullanımları önleme hakkının bulunduğunu, davalının kullanımları üzerinde karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılarak, öncelikle teminatsız, aksi halde Mahkemenin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden davalının kullanımları (web sitesi, tabela, reklam, kartvizit, ilan, broşür vb.) hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini,  kullanımların gerçekleştiği https://www...com/ alan adı hakkında ihtiyati tedbir kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 06.01.2025 tarihli  2024/273E.sayılı ara kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı ile dava konusu somut olayda, alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, davalı kullanımlarının SMK'nın 7/5-a maddesi kapsamında kullanımlar olarak nitelendirilmesinin mümkün olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu hali ile yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında tedbir şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş ve ihtiyati tedbir talebinin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: İhtiyati tedbir talep eden vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalının marka kullanımının SMK'nın 7/5-a maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu bentte yer alan düzenlemeye göre gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi kapsamında kalan düzenlemenin dürüst kullanım olarak kabul edilebileceği,Davalının gerçek kişi mi yoksa tüzel kişi mi olduğunun belli olmadığını, buna rağmen \"...\" kullanımlarının adres bildiren bir kullanım olduğu yönünde kanaate ulaşılmasının mümkün olmadığını, İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,Yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, yaklaşık ispata ilişkin delillerinin ve belgelerinin dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu,Alınan bilirkişi raporunda da görsel farklılıklara rağmen markalar arasında benzerlik bulunduğunun tespit edildiğini, SMK'nın 7/2-c maddesi uyarınca markanın sulandırılması hallerinden birinin bulunmadığına dair bilirkişi görüşünün eksik incelemeye dayalı ve mesnetsiz olduğunu, Mahkemece bu görüşün dikkate alındığını,Bir markanın sulandırılmaya karşı korunabilmesi için belli koşulların tümünün birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, markanın tanınmış olması, taraf işaretleri arasında bağlantı bulunması, önceki markanın tescilli veya tescil için başvuru aşamasında olması, sonraki işaret bakımından markasal kullanım bulunması koşullarının tamamının somut olayda gerçekleştiğini, Davalının bu şekilde \"...\" ibaresini markasal olarak kullanımının kullanılan mal ve hizmetlerin müvekkilinin markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetlerle aynı, benzer veya farklı olup olmadığına bakılmaksızın önlenmesi gerektiğini,İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın hakkaniyetli olmadığını, davalının kullanımlarının tüketici tarafından müvekkilinin markası ile aynı kaynaktan çıktığı konusunda yanılgıya neden olacağını, davalının bu durumdan haksız avantaj sağlayacağını,Müvekkilinin haklı çıkması halinde uğradığı zararı karşılayabilecek bir teminatın mevcut olmaması nedeniyle adil yargılama hakkını ihlal edeceğini belirterek, arz ve izah ettikleri hususlar çerçevesinde, fazlaya  dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflarınca talep edilen ihtiyati tedbir kararı için verilmiş 06.01.2025 tarihli ara karara istinaf istemlerinin kabulü ile öncelikle teminatsız, aksi takdirde mahkemenin uygun göreceği bir teminat bedeli ile ihtiyati tedbir kararının verilmesini, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; davacının ... numaralı \"...\" markasının tanınmış marka olarak 11/08/2017 tarihinde tescil edildiği, 2001 yılından başlamak üzere \"...\" esas unsurlu pek çok markasının 01, 05, 06, 17, 31, 35, 37, 44. sınıflarda  tescilli oldukları tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince delil tespiti sonrası alınan raporda; Bilişim Yönünde İncelemeler Sonucunda: Davacının ...com.tr adresli internet sayfası incelemesinde:  İncelenen internet sitesinde \"...\" logosunun kullanılmakta olduğu, internet sitesinin tarımsal ürünler üstüne olduğu, ...com.tr alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin ... Tic. A.Ş. olduğu, alan adının 30.06.1997 tarihinde kayıt ettirildiği ve 29.06.2026 tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısın) ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, Davalı Tarafın ...com Adresli İnternet Sayfası İncelemesinde:  İncelenen internet sitesinde  \"...\" logosunun kullanılmakta olduğu, internet sitesinin rafting, doğa yürüyüşü, tırmanma ve safari gibi doğa sporları üstüne olduğu, \"Hakkımızda\" sayfasında \"... olarak sizlere ... ve ... aktiviteleri organize eden bir macera şirketiyiz. Ağırlıklı hizmet alanımız Rafting, Canyoning, Trekking, Kano gibi günlük outdoor turları organizasyonudur. Bunun yanı sıra dolunay zamanı kamplı gece rafting turları, Jeep & Raft gibi kombine turlar ve ailelere yönelik eğlenceli ... Rafting turları gibi spesifik tur organizasyonları da yapmaktayız…\" açıklamasının yer aldığı, “İletişim” sayfasında \"... Mahallesi, ... Parkı, ... Manavgat/Antalya\" adres bilgisi ile \"...\" telefon bilgisinin yer aldığı, ...com alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının 27.07.2020 tarihinde kayıt ettirildiği ve 27.07.2026 tarihine kadar kayıtlı olduğu, internet sitesinin alan adı kaydının ..., ... kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısının) ...com olduğunun tespit edildiği, Marka Hukuku Yönünden Yapılan İncelemeler Sonucunda: davacının \"...\" asli unsurlu markaları ile davalının \"...\"   şeklindeki kullanımında görsel farklılıklara rağmen markalar arasında benzerliğin bulunduğu, ancak SMK’nun 7/2-c maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün oluşabilmesi için markanın sulandırılması hallerinden birinin bulunması gerektiği, dosya kapsamında ise markanın sulandırılma hallerinden birinin oluştuğuna dair kanaat getirilmediğinden, davacının markalarına yönelik marka tecavüzünün oluşmadığına dair görüş bildirmişlerdir. <br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesine ilişkin olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mevcut dosya kapsamına göre davacının \"...\" esas unsurlu pek çok markasının 2001 yılından bu yana TPMK’da tescilli oldukları, davacının markasının aynı zamanda tanınmış marka olarak da tescilli olduğu, davalının \"...\" markasını 4. sınıftaki spor aktiviteleri, kültür ve eğlence hizmetlerinde kullandığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bilirkişilerin davalının alan adında ve internet sitesinde kullandığı “...” ibaresinin davacının markalarının esas unsuru olan \"...\" ibaresi ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.Her ne kadar Mahkemece davalının marka kullanımlarının SMK’nın 7/5-a kapsamında kalan kullanımlar olarak nitelendirilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebi reddedilmişse de, davaya konu alan adının bu aşamada kime ait olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle gerçek kişi olup olmadığı ve gerçek kişi olsa da adının ve adresinin belli olmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının gerekçesi yerinde değildir. Ancak, bilirkişi raporunda belirtilen görüşe göre, davalının markayı kullandığı hizmetlerin davacının markalarının tescili kapsamında kalmadığı, davacının tanınmış markasının itibarından haksız bir yarar elde edeceği, itibarına zarar vereceği veya ayırt edici karakterini zedeleyeceğine dair yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği, bu iddialar yargılamayı gerektirdiğinden, sonuç olarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, gerekçesi düzeltilerek yukarıda belirtilen gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin ESASTAN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 06/01/2025 tarihli 2024/273 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 14/07/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b8e47fc0eebe1a2","SID":"7a807337decb3300"}}