{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/833 Esas<br>KARAR NO: 2025/994 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/03/2025<br>NUMARASI: 2023/416 E. -  2025/149 K.<br>DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)<br>KARAR TARİHİ: 14/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:  Davacı vekili İstanbul 44. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalı alacaklının, müvekkili  aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil ettiği takip konusu  borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadını talep ettiklerini, müvekkilinin ilgili çekleri asla imzalamadığını ve ciro silsilesindeki herhangi bir 3.kişiyi tanımadığı gibi, ticari ilişkide bulunmadığını, ilgili çeklerin ... A.Ş. Bayrampaşa Şubesi'ne ibraz edildiğinin çekin arkasındaki ibareden anlaşılmakla, ilgili bankaca  \"Çekin keşideci imzası taşımadığı bildirildiğinden hiç bir işlem yapılmamıştır.'' şeklinde şerh düşüldüğünü, dava ve takip konusu her iki çekin de ciro silsilesinin birebir aynı olmasının çeklerin kötü niyetli 3.kişilerce müvekkilinin  bilgisi ve rızası dışında ve de imzası olmaksızın piyasa sürüldüğünü açıkça ortaya koyduğunu, müvekkiline ait ilgili çeklerin  çek koçanından ayrı ayrı koparılmasına rağmen ilk cirantadan son cirantaya kadar birebir aynı 3. kişiler arasında el değiştirmiş olmakla,  ciro silsilesinin birebir aynı olduğunu,  organize bir şekilde sahte çekler kullanılarak müvekkilinin zarara uğratıldığının açık olduğunu, buna ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/61369 soruşturma sayılı soruşturmasının başlatıldığını, davalı faktoring şirketinin kendi mevcut sistemlerinde çeklerin güvenilirliği ve geçerliliği yönünden sorgulama yapması mümkün olmasına ve de keşideci müvekkilinin  çekin keşide tarihinde ceza evinde olması sebebiyle çek keşide edemeyeceğini basit bir araştırma ile öğrenmesi  mümkün olmasına  rağmen ilgili çeki uhdesine almasının sorumlu ve kusurlu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı toplam 74.616,76  TL'nin ödeme tarihi olan 07/04/2022 tarihinden itibaren yasal faizi (temerrüt) ile istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 44. Asliye Hukuk Mahkemesince 04/05/2023 tarihli, 2023/128 Esas, 2023/100 Karar sayılı kararı ile, uyuşmazlığın kambiyo hukukundan kaynaklandığı ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosya İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, yargılamaya burada devam edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; bu tür davaların ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmaları gerektiğini, tahsilat makbuzundan da anlaşılacağı gibi davacının, icra dosyasına 07/04/2022 tarihinde ödeme yaptığını, işbu davayı ise 28/04/2023 (görevsiz mahkemede dava açılış tarihi) tarihinde açtığını, davanın, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini  talep ettiklerini, davacı, çekin keşide tarihinde cezaevinde olduğunu, bu nedenle de çeki keşide etmesinin imkansız olduğunu ileri sürdüğünü, ancak günümüzde çeklerin ileri tarihli keşide edildiğinin herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu, müvekkilinin de faktoring şirketi olup, dava konusu çeki davadışı ... İnş.Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile imzalamış olduğu faktoring sözleşmesine istinaden 26/12/2018 tarihinde temlik aldığını, müvekkilinin çeki 26/12/2018 tarihinde temlik almış olması, çekin bu tarihten çok daha önce keşide edildiğini gösterdiğini, zira; davacı keşideci ile müvekkil arasında 3 farklı ciro daha  bulunduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığı yönündeki iddianın da yerinde olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamede yer alan imza ile çekteki imza çıplak gözle karşılaştırıldığında dahi imzaların birebir uyumlu olduğu, çekteki imzanın da davacının el ürünü olduğunun görüleceğini, bu nedenle vekaletnamede yer alan imzanın da karşılaştırmaya esas alınmasını talep ettiklerini, davacı ...'ın da aralarında aynı zamanda bir iş ortaklığı bulunan kardeşine pekala yetki  vermiş olabileceğini, hatta davacının, cezaevinde olduğunu beyan ettiği 2018-2022 yılı arasında kardeşinin vasi olarak tayin edilmiş dahi olabileceğini, yani dava konusu çekin davacının kardeşi tarafından keşide edilmiş olmasının kuvvetle muhtemel olabileceğini,  kaldı ki davacı, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmekle borçtan kurtulamayacağını, davacının sorumluluktan kurtulabilmesi için çekteki imzayı benimsememiş ve kabul etmemiş olması gerektiğini, davacı çekin keşidecisi, davadışı ...'in ise dava konusu çekin lehtarı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir an için çekteki imzanın davacıya ait olmadığı varsayımında dahi müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığını savunarak, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi  05/03/2025 tarihli  2023/416E. -   2025/149K.  sayılı kararıyla; \"... davacının 15.06.2018 - 20.01.2022 tarihleri arasında cezaevinde olduğu, davaya konu çeklerin keşide tarihleri gözetildiğinde davacının cezaevinde olduğu fakat çekler ileri tarihli düzenlendiğinden çeklerin davacının eli ürünü olup olmadığı hususunun ispata muhtaç olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18.12.2023 tarihli müzekkere cevabından ... Sanayi Ve Ticaret Limited şirketinin yetkilisinin tek yetkilisinin ... olduğunun görüldüğü, davalının cevap dilekçesinde belirttiği şirket adına imza atmaya yetkili kişinin kardeşinin olamayacağı, fakat bu halde de imza inkarının ispata muhtaç olduğu, 29.11.2023 tarihli 1. celsenin 5 numaralı ara kararı ile ,davacı asilin celse arasında imza örneklerinin mahkememiz kaleminde alınması ve yapılan işlemlerin tutanak altına alınması için davacı vekili tarafından hazır edilmesi hususunun davacı vekiline ihtarına (ihtarat yapıldı) şeklinde ara karar kurulduğu, fakat ihtarın sonucunun davacı vekiline hatırlatılmadığı, 20.03.2024 tarihli 2. celsenin 2 nolu ara kararında davacının celse arasında hazır edilmesi halinde imza örneklerinin alınmasına yönelik ara karar kurulduğu fakat gerekli ihtaratın yapılmadığı, 25.09.2024 tarihli 3. Celsenin 2 ve 3 nolu ara kararları ile davacının yazı imza örneklerinin alınması ve isticvabı amacıyla HMK 211 maddesi gereğince davacıya bizzat meşruhatlı davetiye çıkartılması yönünde ara karar kurulduğu fakat meşruhatlı davetiyenin sehven çıkartılmadığı, 22.01.2025 tarihli 4.celsede davacı vekiline müvekkilinin isticvabı ve yazı imza örneklerinin alınması için gelecek celse duruşmada hazır edilmesi yönünde ara karar kurulduğu, gelmediği takdirde yargılamaya mevcut delilerle devam edileceğinin ihtar edildiği, 05.03.2025 tarihli son celsede davacı asilin hazır olmadığı, celse arasında da yazı ve imza örnekleri için mahkememize başvurmadığı, davacı  vekilinin müvekkilinin hazır edilememesine ilişkin olarak herhangi bir mazeret de sunmadığı görülmekle, HMK 211 /1-a son cümle gereğince davacının yazı ve imzasını ikrar ettiği değerlendirilmiş, davacının davasını başkaca delillerle de ispat edemediğinden davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece müvekkilinin isticvabına karar verildiğini, işbu ara karara rağmen müvekkilinin önceki celselerde Bakırköy ...Noterliği ve .../ Hamidiye - Kağıthane şubelerindeki pek çok  imza örnekleri dosyaya sunulduğunu ve işbu imzaların sayısı da dikkate alındığında bilirkişiye gönderilmesinin talep edildiğini,Ancak yerel mahkemece duruşma esnasında imzaların bilirkişi incelemesi için yetersiz olduğu, bu sebeple mutlaka müvekkilin mahkemeye gelerek imzalarının  alınması gerektiği, aksi takdirde dosyanın bilirkişiye gönderilmeyeceğinin  belirtildiğini, yasal süre içerisinde taraflarınca  Mahkemece belirlenen bilirkişi ücretinin de ücret dosyaya yatırıldığını,Müvekkili ... hakkında  ihtaratın yapıldığı 22/01/2025 tarihinden önce  yargılandığı İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/352  Esas sayılı dosyasında 01/11/2025 tarihinde yakalama çıkartıldığını ve müvekkilinden  o tarihten beri herhangi bir haber alınamadığı gibi, mahkemeye gelip imza atacak durumda da olmadığını,Mahkeme huzurunda sözlü olarak taraflarınca müvekkiline ulaşılamadığı  dile getirilmiş olmasına rağmen, buna ilişkin ara karar oluşturulmadığını ve mevcut delillerle bilirkişiye gönderilmesi gereken dosyada güncel imza olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini,Gerekçeli kararda belirtildiğinin aksine müvekkilinin  hazır edilmemesine ilişkin müvekkilinin yakalaması olduğu söylenmesine rağmen, zapta geçirilmediğini, hal böyleyken yeterli araştırma yapılmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,İş bu hukuka aykırı yerel mahkeme kararının istinaf makamınca kaldırılmasının hukuka uygun olacağını belirterek, açıklanan sebeplerle; İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/416 E. 2025/149 K. Sayılı 05/03/2025 tarihli kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğü nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Faktoring A.Ş., borçluların ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Tic. Ltd. Şirketi ve ... oldukları, 19.180,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 21.247,76 TL alacak için 03/04/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, takip dayanağının 25/03/2019 tanzim, 25/03/2019 vade tarihli, 19.180,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Kağıthane Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 25/03/2019 keşide tarihli, 19.180,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ..., lehtarının ... olduğu, çekin arkasında sırasıyla ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Tic. Ltd. Şirketi ve ... Faktoring A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, 25/03/2019 tarihinde ... A.Ş.'nin Bayrampaşa Şubesi'ne ibraz edildiği, keşideci imzası taşımadığından işlem yapılmadığının çek arkasına yazıldığı tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Faktoring A.Ş., borçluların ..., ..., ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Tic. Ltd. Şirketi ve ... oldukları, 18.660,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 20.671,70 TL alacak için 19/03/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, takip dayanağının 10/03/2019 tanzim, 10/03/2019 vade tarihli, 18.660,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Kağıthane Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 10/03/2019 keşide tarihli, 18.660,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ..., lehtarının ... olduğu, çekin arkasında sırasıyla ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Tic. Ltd. Şirketi ve ... Faktoring A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, 11/03/2019 tarihinde ... Bankası A.Ş.'nin Genel Müdürlüğü'ne ibraz edildiği, keşideci imzasının tutmadığının muhatap banka tarafından bildirilmesi nedeniyle işlem yapılamadığının çek arkasına yazıldığı tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, davacı hakkında çeke dayalı olarak başlatılan icra takiplerine konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olmadığı, icra baskısı nedeniyle borçların ödendiği iddiasıyla açılan istirdat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı asile HMK’nın 211/1. maddesi uyarınca gönderilen isticvap davetiyesinde \"belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkar etmiş olduğu belgedeki yazı ve imzayı ikrar etmiş sayılacağına\" dair ihtarın yer almadığı, davaya konu çeklerin örneğinin de tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.Davacı asil, usulüne uygun olarak isticvap için davet edilmediği halde Mahkemece davacı asilin isticvap için duruşmada hazır olmadığı ve imza örneklerinin alınamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesince davaya konu çek örnekleri de eklenerek davacı asile HMK’nın 211/1. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde isticvap için belirlenen günde duruşmada hazır olması, aksi takdirde inkar ettiği imzaları ikrar etmiş sayılacağının ihtar edilmesi ve sonucuna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/03/2025 tarihli 2023/416 E. -  2025/149 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 14/07/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b80526c436553bdf","SID":"0014987a01f8e733"}}