{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1057 <br>KARAR NO: 2025/817<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/03/2025<br>NUMARASI: 2024/685 Esas, 2025/195 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 14/07/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescili terditli tazminat talebine ilişkin olup yerel mahkemenin 27.02.2025 tarihli ilamı ile davalı yanca vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında  akdedilen davacı şirketin işveren karşı tarafın ise yüklenici olduğu eser sözleşmesini niteliğinde 15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesinin imzalandığını, akabinde tarafların 05.09.2020 tarihinde inşaat yapım sözleşmesinin eki başlıklı bir sözleşme imzaladıklarını ana sözleşmenin bazı maddelerinde revize sonucu olarak aralarındaki sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesine dönüştürüldüğünü, ana sözleşmenin 14. maddesinde inşaat yapımı esnasında doğacak tüm damga vergisi noter masrafları tapuda oluşabilecek bilimum masraflar vergi ve harçlarının tamamının yüklenici tarafından karşılanması hususunda anlaştıklarını ancak davalı yüklenicinin damga vergisini ödemediğini, müvekkilinin icra tehdidi altında kredi çekerek damga vergisini ödendiğini, davalının ödemesi gereken damga vergisi için yapılan her taksit ödemesine ilişkin ödeme yapıldıktan sonra fatura düzenlendiğini, yapılandırma kapsamında davacı tarafça ödendikten sonra davalı tarafa fatura edilen icra takibine konu edilen damga vergisi borcunun ödenmesine ilişkin son taksit tutarına ilişkin ödeme ve fatura 28.06.2024 tarihli 226.515,81 TL tutarlı faturadan doğan asıl alacak ve ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar işleyen ticari faiz olmak üzere toplamda 244.090,94 TL tutarlı alacak için davaya konu takibin başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız şekilde itiraz ettiğini beyanla İstanbul ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itirazın iptalini ve takibin ferileri ile birlikte devamını %20’den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi dava edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip ve davanın yetkisiz mercilerde başlatıldığını yetkili mercinin müvekkilinin yerleşim yeri olan Bakırköy icra daireleri ve mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, davacı tarafın takipte dayanmış olduğu belgeye dayalı olarak itirazını iptalini talep etmesinin mümkün olmadığın,ı kabul anlamına gelmemekle sözleşmenin feshinin talep edilmiş olmakla sözleşme ekine dayalı olarak müvekkilden alacak talebinde bulunmasının kötü niyetli olup hukuken mümkün olmadığını, takipte işlemiş olduğu faiz ve faiz oranının hatalı olduğunu, davacının alacağının bulunmadığını, bu nedenle %20’den aşağı almamak üzere karşı tarafın tazminatı hükmedilmesi, itirazın kabulü ile yetkisizlik kararını verilmesi ile davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkemece 5.03.2025 tarihli ilamında; 05.09.2020 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde uyuşmazlıkların çözülmesine Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğuna dair düzenleme bulunduğunu, tarafların tacir olmaları nedeniyle yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve davalı vekilinin cevap dilekçesinde usulüne uygun itirazında bulunduğundan dolayı Mahkemenin yetkisizliği ile Bakırköy asliye ticaret mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın yetki itirazının kötü niyetli olduğunu, 05.09.2020 tarihli sözleşmede Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğu hususunda anlaşmışlarsa da uyuşmazlığın 15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, 05.09.2020 tarihli sözleşmenin 2016 tarihli sözleşmeyi tadil ettiğini onu bütünleyen nitelikte olduğunu, önceki sözleşmeyi ortadan kaldıran herhangi bir düzenleme içermediğini, bu nedenle yetki açısından bağlayıcılığının da sınırlı olduğunu beyanla yerel mahkemenin kararının kaldırılması İstanbul mahkemelerinin görevli olduğunun kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili olan mahkemeye gönderilmesinin karar verilmesi istenilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların sonradan düzenlenmiş olan 05.09.2020 tarihli sözleşmeyle yetki şartının düzenleme yapıldığını ve Bakırköy icra daireleri ile mahkemelerinin yetkili kılındığını, uyuşmazlığın bu çerçevede çözülmesi gerektiğini yerel mahkemenin yetkisizliğe ilişkin tespitinde hukuka aykırılık bulunmadığını bu nedenle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19 maddeleri arasında hükme bağlanmıştır. HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. TMK'nın 19. Maddesine göre gerçek kişilerin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Aynı Kanunun 51. Maddesine göre tüzel kişilerin yerleşim yeri ise, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. HMK'nın 17. Maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. HMK'nın 18. Maddesine göre ise, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89. maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay 'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edilmektedir. (bkz. Yargıtay 'nin 02/10/2015 tarih ve 2015/3705 esas, 2015/4747 karar; 24/03/2015 tarih ve 2014/3179 esas, 2015/1457 karar; 23/02/2015 tarih ve 2014/2485 esas, 2015/922 karar sayılı kararları) Taraflar arasındaki sözleşme, niteliğince, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde hükme bağlanan bir eser sözleşmesidir. Eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesi veya Kanun'un 10. Maddesinde düzenlenen sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. Davacı, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davasını bu iki yer mahkemesinden birinde açabileceği gibi, tarafların tacir veya kamu tüzelkişisi olması kaydıyla HMK'nın 17. Maddesi gereğince yetki sözleşmesi ile kararlaştırdıkları yerde de açabilir. Dosya kapsamına göre, tarafların tacir olduğu ve yetki sözleşmesi yapmalarında engel bulunmadığı görülmüştür. Taraflar arasında öncelikle 15.11.2016 tarihli sözleşmede İstanbul  Mahkemelerinin yetkili olduğu hususunda anlaşılmıştır. Daha sonra bu sözleşmenin eki niteliğinde olan birtakım hususları revize eder nitelikte 05.09.2020 tarihli sözleşmede protokol kapsamında yetkili mahkemelerin Bakırköy Mahkemeleri olduğu hususunda anlaşılmıştır. 05.09.2020 tarihli sözleşmede, 15.11.2016 tarihli sözleşme ile tadil yapıldığı görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması gerekmektedir. 15.11.2016 tarihli sözleşme yetki anlaşması sonrasında 05.09.2020 tarihli sözleşmede tarafların yeniden bir yetki anlaşması yapması bu protokolün ilk protokolün eki niteliğinde olması nedeniyle tarafların en son tarihli yetki analşması geçerli olacak olup taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili kılındığından yerel mahkemece yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygundur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2025 tarih ve 2024/685 Esas, 2025/195 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd5efc05e82d147f","SID":"f44a04ea5a99f06d"}}