{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1120 <br>KARAR NO: 2025/1130<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22.04.2025 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2023/439 Esas <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasında görülen dava dosyasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara  karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının  lojistik üzerine faaliyet gösterdiğini, davalı ile olan ve uzun bir zaman devam eden ticari ilişkide, faaliyet alanı ile ilgili davalı için yaptığı işlere dayalı faturaları usule uygun  düzenlediğini, davalı tarafa teslim edilen faturalara dair herhangi bir itirazda bulunulmadığını, kayıtlara alınma ve beyan işlemleri yapıldığını,  davacı tarafça düzenlenmiş fatura  bedelleri ve dayanaklarına dair  davalı tarafından itiraz olmadığını,   faturaların tümü ile kabul edilmesine rağmen bu faturalardan kaynaklı davacı alacağının  ödenmediğini, iş bu bakiye asıl alacak bedelleri olan  650.00.GBP, 33.702.00.USD 'nin  ödenmesine dair Kadıköy ... Noterliğinin 18.01.2021 tarih  ve ... yevmiye  numaralı ihtarnamesinin  davalıya tebliğ edildiğini,  ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması sebebi ile 650.00.GBP bakiye asıl alacak ile 33.702.00.USD bakiye asıl alacağın 24.08.2021 tarihine kadar işlemiş faiz ile birlikte tahsili hakkında  Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını,  davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 17.04.2025 tarihli dilekçesi ile; 21.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna itirazları saklı kalmak üzere  raporda yer alan davalının eşyanın konişmentosuz teslimi talimatını vermesi karşısında, davacıdan eşyanın konişmentosuz teslimi nedeniyle bir talepte bulunamayacağı sonucuna varıldığı, taşıyanın, satım bedelinin ödenmesini sağlama veya garanti altına alma gibi bir yükümlülüğü bulunmadığının tespiti, yargı kararlarında taşıyanın ödenmeyen satış bedelinden sorumlu tutulup tutulamayacağı illiyet bağı açısından değerlendirilirken, ödeme şeklinin dikkate alınması gerektiği ve dava konusu olayda satış sözleşmesinde ödeme şeklinin peşin olarak kararlaştırılması karşısında, eşya konişmento ibraz edilmeden teslim edilmiş olsa dahi, bununla, alıcının mal bedelini ödememesi arasında nedensellik bağının bulunmadığı, uyuşmazlık konusu taşımada teslim için telex release talimatı verildiği kanaatine varılırsa, davalının eşyanın konişmentosuz teslimi talimatını vermesi karşısında, davacıdan eşyanın konişmentosuz teslimi nedeniyle bir talepte bulunamayacağı şeklinde tespitler yer aldığını, 20.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise, waybill olarak konşimentonun düzenlendiği görülmüş olup uluslararası deniz taşımacılık hukuk kuralları gereğince konşimento ihracatçının ... ( Konşimento Orjinali Olmadan Teslim) talimatına istinaden konşimentosuz teslim edilmesi durumunda davacının sorumluluğu bulunmadığı tespitini müvekkili şirket lehine olacak şekilde yaptığını,  kaldı ki, davalının sunduğu cevap dilekçesinin ekinde yer alan davacı müvekkil çalışanı  arasında yapılan ve 15.03.2021 tarihli Whatsapp görüşmelerinde de teslimin ... olması konusunda tarafların hemfikir olduğunu, bu raporlar ve dosya kapsamı itibariyle  htiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın da sağlanmış olduğunu, bu sebeple ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının  gıda sektöründe faaliyet gösteren bir firma olup bu meyanda muhtelif gıda ürünlerinin yurt dışına ihracatını gerçekleştirdiğini, yurt dışından alınan siparişlerin ihracatının gerçekleştirilmesi babında davacı firmadan nakliye/taşıma ve gümrük işlemlerinin tamamlanması ile ilgili  hizmet aldığını, davacı ve davalı firma arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişkileri mevcut olup cari hesap şeklinde çalıştıklarını, ... nolu  01.04.2020 tarihli faturaya istinaden .... (...) firmasına, davalı müvekkili firma tarafından muhtelif gıda ürünü mallarının ihracatı ile ilgili işlemlere başlandığını,  fakat henüz yurt dışı firmasından ürünlerin ödemesinin tamamı alınmadan ve müvekkili firma tarafından gümrük işlemlerine onay verilmeden, orijinal konişmento teslimi sağlanmadan  eksik işlemler ile iradesi ve rızası dışında ihracat işlemlerinin davacı  firma tarafından gerçekleştirilerek yurt dışına ürünlerin teslim ve ihraç edildiğinin anlaşıldığını, böylece davacının yetki ve sorumluluğuna geçen ihracat ürünü malların usul ve yasaya aykırı işlemlerle  davacı firma tarafından  yurt dışına gönderildiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine davalı  firma yetkilisi ... ile davacı firma yetkilisi ... bey ile aralarında whatsapp kayıtlarına da yansıyan bir takım görüşmeler ve yazışmalar gerçekleştirildiğini ve bu görüşmelerde davalı müvekkili firmanın zararının (cari hesaba mahsup edilmek sureti ile ) giderileceğinin bildirildiğini, hatta whatsapp görüşmesinde ... beyin  ... beye hitaben ''Şu Kaybolan Malları Düşüp Keseceğim o faturayı'' şeklinde bildirimde bulunarak zararın cari hesaba mahsup edileceğini açıkça bildirdiğini, Whatsapp kayıtlarında davacı ... firması yetkilisi ... Beyin, davalı  şirket yetkilisi ... bey'e hitaben  ''Abi, 33900 USD zararınız düşüldükten sonra kalan bakiyeyi bugün kapatabilir misiniz?'' şeklinde talepte bulunarak davalı müvekkili firmanın zararının 33.900.00 USD olduğunu, bu tutarın mahsup edileceğinin açıkça beyan ve ikrar edildiğini, davacı firmanın, zararı tazmin etme sözünü vermesine rağmen somut bir adım atmaması nedeni ile konu ile ilgili müvekkili firma tarafından sunulan Bakırköy ...Noterliğinin 04.01.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... nolu 01.04.2020 tarihli faturaya istinaden ... (...) firmasına, davalı müvekkili firmanın onayı alınmadan ve eksik işlemler tamamlanmadan davacı firmanın teslim ettiği ve gönderdiği ürünlerin bedeli olan 33.930.00 USD zararın ödenmesi talebinde bulunulduğunu, bilahare davalı müvekkili firma tarafından oluşan bu zarara karşılık sunulan ... NOLU 05.08.2021  tarihli, 33.930.00 USD karşılığı fatura düzenlenerek cari hesaba mahsup edilmek üzere davacı firmaya gönderildiğini, davacı firma tarafından kabul edilmemesi üzerine sunulan Bakırköy ... Noterliği'nin 05.08.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı firma tarafından tanzim edilen fatura da ihtarnameye eklenmek sureti ile davacı firmaya gönderilerek tebliğ edildiğini, aynı ihtarname ile oluşan zarardan kaynaklı alacağın cari hesaba mahsup edildiği bildirilmek sureti ile takas- mahsup hakkının kullanıldığını, davacının takas ve mahsuptan sonra kalan  bakiye cari alacağının davalı firma tarafından ödenmiş olmakla cari hesaptan kaynaklı tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını, buna rağmen davacı yanın haksız ve kötüniyetle d takip başlattığını, oluşan zararın miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, nitekim bu durumun davacı tarafın da kabulünde olup zararın miktarına yönelik davacı tarafın bir itirazının söz konusu olmadığını, o halde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalıya ait ihracat ürünlerinin davacı firma uhdesinde taşıma/nakliye ve gümrük işlemlerinin onay alınmadan, usul ve yasaya aykrırı işlemleri gerçekleştirilmesi nedeni ile sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise davalı firmanın takas mahsup hakkını kullanıp kullanamayacağı noktasında toplandığını, bilindiği üzere ihracat ile ilgili yasal düzenleme, teamül ve prosedürlere göre ihracatcı firma tarafından gümrük'e ürünler gönderildiğini ve ürünlerin gönderileceği yurt dışı firması ödeme yaptıktan veya akredite açtıktan sonra ihracatcı firma gönderime yazılı olarak onay verip konişmentoyu teslim ettiğini, teslim  ve onay verilmesinin akabinde nakliye/ gümrük firması tarafından ihracat işlemi gerçekleştirildiğini, müvekkili firma tarafından davacı firmaya onay verilmediğini, bunun aksini davacı yan iddia ediyor ise buna ilişkin bilgi ve belgeleri sunması gerektiğini,  TTK m.872'de  ''Eşya, bedeli tahsil edilmeden gönderilene teslim edilirse, taşıyıcı, bundan doğan zarardan, gönderene karşı kusuru bulunmasa bile, eşyanın tesliminde ödenmesi gereken tutarla sınırlı olarak sorumludur.''  hükmü  bulunduğunu, davacının sorumlu olacağını, TBK m. 139 uyarınca iki kişinin karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde her iki borç muaccel ise her bir alacağını borcuyla takas edebileceği, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebileceğini,  davalı müvekkili firmanın oluşan zararı takas ve mahsup etme hakkının sabit olduğunu, bu hakkını eldeki davada ileri sürdüğünü savunarak, davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 22.04.2025 tarihli ara kararında; \"...Dava ve takibe konu edilen alacak nedeni ile İİK'nun 257 ve devamı maddeleri kapsamında davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi talep edilmiş ise de, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, bu aşamada İİK 257 ve devamı maddelerine göre koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacı alacağının sübuta erdiğini, yaklaşık ispatın sağlandığını, ancak hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini,  gerekçesiz karar sunulmasının adil yargılanma hakkının  ihlali niteliğinde olduğunu, davacının tarafı olduğu fatura alacağına dayalı İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/14 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talep edildiğini, ilk derece mahkemesinin 29.03.2024 tarihli kararı ile talepleri reddedilmişse de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2024/948 Esas, 2024/1057 Karar sayılı kararı ile talebin kabul edildiğini, emsal bu kararın da dikkate alınması  gerektiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tartışmasız olduğunu, borcun varlığının sabit olduğunu, davacının  2020 ve 2021 yıllarına ait yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde yapmış olduğu inceleme sonucunda takip tarihi itibariyle  davalıdan  icra takip talebi ile uyumlu olarak 33.702 USD ve 650 GBP alacaklı olduğunun gözüktüğünün tespit  edildiğini, raporda   \"Davacı ... A.Ş.’nin sunmuş olduğu 2020 ve 2021 yıllarına ait yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davalıya verildiği iddia edilen hizmetler için tanzim edilen USD, TL ve GBP cinsinden fatura tutarlarının nezdindeki davalıya ait hesaba borç, davalı tarafından yapılan ödemelerin ise bu hesaba alacak kaydedildiği ve ilgili hesabın 31.08.2021 takip tarihinde 33.702 USD ve 650 GBP borç bakiyesi verdiği ve davacının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 33.702,00 USD ve 650,00 GBP alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Hesapların muavin hesap hareketleri aşağıdaki tablolarda sunulmuştur. Bakiye tutarların Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu edildiği görülmüştür. (.... Tarihli Bilirkişi Raporu, s.3)\" denildiğini,  24.08.2021 tarihli takip talebinde de  belirtilen esas alacak miktarı da 33.702,00 USD ve işlemiş faizi ile birlikte 650,00 GBP ve işlemiş faizi olduğunu  rapordaki tespitlerin de  süregelen ticari ilişkiler gereğince  33.702,00 USD ve 650,00 GBP alacaklı olduğu tespitinin yer aldığını, 21.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda da  itirazları saklı kalmak üzere alacaklarının tespit edildiğini, davacının alacağı için yaklaşık ispatın sağlandığını, ihtiyati haciz kararı şartlarının gerçekleştiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma ilişkisinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca  iptali istemine;  istinaf, ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş;  bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davalı ile davacı arasında bulunan taşıma ticari ilişkisi kapsamında fatura alacağı bulunduğunu, davalının itirazı olmadığını, bu sebeple davalıya düzenlenen faturaların  davalı yanca kaydedildiğini, itiraz edilmediğini, ancak davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek, takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmış, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, alacağın varlığının yargılamayı gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK'nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır.  Somut olayda, dosyada mevcut bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmesi sebebiyle mahkemece ek rapor düzenlenmesinin talep edildiği, henüz ek raporun sunulmadığı ve davalının da  takas mahsup definde  bulunduğu  nazara alındığında,  ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz  talebinin değerlendirildiği tarihi itibariyle  yaklaşık ispatın sağlanamadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmesi yerinde olmuş ve  ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 22.04.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.06.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4df6729521cd17c7","SID":"1afcbaa7e62b22cf"}}