{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1135 <br>KARAR NO: 2025/1134<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/05/2025 tarihli değişik iş kararı <br>NUMARASI: 2025/245 D.İş -  2025/268 K. <br>TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbir<br>Taraflar arasında görülen ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 13.05.2025   tarihli değişik iş kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin ile ... (...) arasında elektronik ticaret aracılık sözleşmesi akdedildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin ...com üzerinde mağaza açarak 19.05.2023 tarihinde satış yapmaya başladığını,  müvekkilince sözleşme hükümlerine ve kanuni düzenlemelere uygun bir şekilde satış sürecini yönetilirken 30.04.2025 tarihinde ... tarafından mağazasının kapatıldığını, kapatma gerekçesinin ise  48 ihlal koduna ulaşılması olduğunun belirtildiğini, fakat ihlallerin ne olduğunun  detaylarının paylaşılmadığını,  müvekkilinin savunma hakkını açıkça kısıtlandığını, kapatmanın gerekçesinin ise aslında  48 ihlal kodu olmayıp müvekkilinin  artan satışlarına ket vurmak olduğunu, 30.04.2025 tarihinde instagram üzerinden infuluencer tarafından bir paylaşım yapıldığını, sonrasında satışların ortalama 4 kat arttığını, satışlar devam ederken  de birden ... tarafından  müvekkilinin mağazasının kapatıldığını, ... e-ticaret firmasının tekelleşmiş bir statüde olduğunu, dolayısıyla mağazalar üzerinde doğrudan hakimiyet kurduğunu, kendi sözleşmelerini müzakereye açık olmaksızın akdettiğini, daha önce Rekabet Kurulu tarafından verilen kararlarda da izah edildiği üzere algoritmalar üzerinde oynamalar yaparak istediği mağazaları ön plana çıkartığını,  satışlarına  müdahale edebildiğini,  bunun  Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, içtihatlarla yerleşik hale geldiği üzere ... gibi tekelleşmiş işletmelerde; tekelleşen firmaların rekabet kanunu uyarınca herkese eşit şartlarda muamele etme yükümlülüğü olduğunu, her ne kadar; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tacirler arasında gibi görünse de ... tarafından insiyatifin üzerine çıkıldığını,  izlenen prosedürün de açıkça şeffaflık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, ...'un online ticaret yapmak için kendisini esaslı noktaya getirmiş ve esaslı bir unsur olarak nitelendirilebilecek bir konuma geldiğini, dolayısıyla kendisini akdedilen sözleşmelerle bağlı bir hale getirdiğini,  ancak  süreç içerisinde müvekkilinin  mağazasını kapatarak muaraza yarattığını, müvekkilinin  ... nezdinde bir çok müşterisi bulunduğunu, mağazanın kapatılmasıyla birlikte müvekkilinin  tüm müşterilerle iletişiminin kesildiğini,  firma itibarı zedelendiğini, müşteriler tarafından sosyal medya üzerinden müvekkil ile iletişime geçildiğini,  müvekkilinin  tamamlanmayan siparişleri, tamamlanan ama müşteri memnuniyeti ve devam eden garanti işlemlerinin  yarım kaldığını,  yani ...un hukuka aykırı eylemi nedeniyle hem müvekkilinin tacir olarak zarar gördüğünü,  hem de müşterilerin tüketici olarak zarar gördüğünü,  ticari sözleşme  bir yana ...un bu eyleminin müvekkilinin tüketicilerle arasında da çekişmeye neden olacak mahiyette olduğunu,  müvekkiline ulaşamayan tüketicinin dava yoluna gideceğini, müvekkilinin daha da zarara uğrayacağını, bu nedenle mağazanın açılması yönünde tedbir kararı verilmesinin  müvekkili ile  birlikte tüketiciyi de koruyacağını, taleplerinin  müvekkilinin mağazasının ... nezdinde aktif hale getirilmesi olduğunu,  müvekkilinin ... dışındaki satışlarının da durduğunu,  müvekkilini mağazasına gelen müşterilere de satış yapamaz hale geldiğini, mağazanın kapatılmasıyla birlikte  müvekkilinin fatura kesme yetisinin de tamamen elinden alındığını,  müvekkilinin  tüm pazarlarda pasif hale getirildiğini, bu durumun yalnızca gelir kaybı değil, aynı zamanda mali mevzuata uyumun da önünü kesmekte yani müvekkilinin faaliyetinin her yönü, tek taraflı sistem kapatması ile durdurulmuş durumda olduğunu, günlük ortalama 50.000 TL ciroya sahip olan müvekkilinin yalnızca ...'da faaliyet gösterdiğini, şirketin başka bir satış kanalı bulunmadığını, kapalı kalınan süre boyunca personel maaşları ödenemediğini,  anneler günü kampanyalarının iptal edildiğini,  müşterilere hizmet verilemediğini,  marka algısının ciddi şekilde zedelendiğini,  Influencer anlaşmaları ve reklam yatırımlarının boşa düştüğünü, tek taraflı keyfi işlem nedeniyle müvekkilinin  gün be gün zarara uğradığını,  ekteki CD içeriğinde de görüleceği üzere müvekkilinin ... satışları için ayrı bir ekip kurarak istihdam sağladığını, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un Ek 1. Maddesi \" Elektronik ticarette haksız ticari uygulamada bulunulamaz. Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının, aracılık hizmeti sunduğu elektronik ticaret hizmet sağlayıcının ticari faaliyetlerini önemli ölçüde bozan, makul karar verme yeteneğini azaltan veya belirli bir kararı almaya zorlayarak normal şartlarda taraf olmayacağı bir ticari ilişkinin tarafı olmasına sebep olan uygulamalarının haksız olduğu kabul edilir.\"  şeklinde düzenlendiğini, dolayısıyla tedbir talebinde ...un eyleminin haksız kabul edileceğinin kanuni düzenleme ile de belirtildiğini, tek taraflı irade beyanıyla internet satış platformlarında mağazaların kapatılması, ticari faaliyetin devamını engelleyecek nitelikte olup, savunma hakkı tanınmadan bu tür işlemlerin uygulanmasının açıkça haksız olduğunu,  tacir sıfatını haiz kişinin, sözleşme ile belirlenen cezai şartın indirilmesi kural olarak mümkün değilse bile;  cezai şartın borçlunun ekonomik olarak sarsılmasına, çöküntüye uğramasına sebep olacak ise, tacir de olsa indirim isteyebileceğinin kabul edilmesi gerektiğini,  somut durumda da müvekkilinin  mağazasının kapatılması cezai bir şart olarak düşünüldüğünde müvekkilinin  mahvına sebep olabilecek derecede fahiş olduğunu, bu nedenle tedbir kararı verilmemesinin müvekkilinin ticari hayatını ve faaliyetini etkileyecek ve bitirebilecek düzeyde olduğu gözetilerek taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek, davalı ... (...)  tarafından haksız ve tek taraflı olarak kapatılan mağazanın doğrudan ve dolaylı olarak bir çok zarara sebebiyet verdiği, ileride telafi güç ve hatta imkansız zararların doğma ihtimalinin yüksek olduğu gözetilerek ivedi olarak müvekkilinin  mağazasının aktif hale getirilmesi ve içeride müvekkilinin hak edişi olan 997.144,54-TL'nin müvekkiline ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMES  KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 13.05.2025 tarihli değişik iş kararıyla;  \"...HMK' nın 389. maddesi; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir.Dosya kapsamı ile talebin değerlendirilmesinde, Talep edenin talep dilekçesinde; 48 ihlal koduna ulaşılması nedeniyle hesabının kapatıldığını, fakat ihlallerin ne olduğunun ve detayların paylaşılmadığını, satışlar devam ederken birden ... tarafından mağazanın kapatıldığını beyan ettiği, davacının da beyan ettiği üzere 48 ihlal koduna nasıl ulaşıldığının, davacının sistemsel olarak taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir eylem ve işlemi bulunup bulunmadığının, karşı tarafın yaptığı işlemlerin usule uygun olup olmadığının ancak karşı tarafın sitemleri incelenmek suretiyle anlaşılabileceği, yine talep eden, artan satışlara ket vurmak amacıyla karşı tarafın hesabı kapattığını beyan etse de; sistem üzerinden yapılan satışlardan komisyon alan karşı tarafın ticari hayatın olağan akışında kendi kazancının azalmasına yol açacak bir işlem yapmasının beklenemeyeceği, bunun yanında talep edenin  hak edişi olan 997.144,54-TL'nin  ödenmesi yönünde de tedbir talep ettiği, ancak esas yargılama ile ulaşılacak sonuca ve hükme tedbir yoluyla ulaşılmasının ve alacağın tahsili şeklinde tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki davacı alacaklı ise dahi bunun miktarının da ancak tarafların cari hesap dökümlerinin karşılaştırılması ile tespit edilebileceği anlaşılmakla bu aşamada şartları oluşmayan  ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair  aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  mahkemenin red gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  ...un  müvekkilinin satışlarının artması üzerine mağaza kapatma eylemini gerçekleştirdiğini, ...un her mağazan aynı komisyon oranını almadığını,  her mağaza ile farklı komisyon oranları üzerinden çalıştığını, dolayısıyla müvekkilinden  daha yüksek oranda komisyon aldığı mağazaların satışlarını arttırmak adına mağazayı kapattığını,  satışın diğer mağazalara yönlendirilmesini sağladığını,  bu halde mahkemenin \" sistem üzerinden yapılan satışlardan komisyon alan karşı tarafın ticari hayatın olağan akışında kendi kazancının azalmasına yol açacak bir işlem yapmasının beklenemeyeceği\"  gerekçesinin gerçeklikten uzak olduğunu,  yine ...da bu sistemlere müdahale edenlerin diğer mağazalar ile iletişim halinde olmalarının, sisteme müdahalelerinin olması haksız rebaketin olduğunun da en açık göstergesi olduğunu, müvekkilinin sözleşme hükümlerine ve kanuni düzenlemelere uygun bir şekilde satış sürecini yönetirken 30.04.2025 tarihinde ... tarafından mağazasının  kapatılığını, kapatma gerekçesinin ise  48 ihlal koduna ulaşılması olduğunun belirtildiğini, fakat ihlallerin ne olduğunun detaylarının paylaşılmadığını,  müvekkilinin savunma hakkını açıkça kısıtlandığını, kapatmanın gerekçesinin ise aslında  48 ihlal kodu olmayıp müvekkilinin  artan satışlarına ket vurmak olduğunu, 30.04.2025 tarihinde instagram üzerinden infuluencer tarafından bir paylaşım yapıldığını, sonrasında satışların ortalama 4 kat arttığını, satışlar devam ederken  de birden ... tarafından  müvekkilinin mağazasının kapatıldığını, ... e-ticaret firmasının tekelleşmiş bir statüde olduğunu, dolayısıyla mağazalar üzerinde doğrudan hakimiyet kurduğunu, kendi sözleşmelerini müzakereye açık olmaksızın akdettiğini, daha önce Rekabet Kurulu tarafından verilen kararlarda da izah edildiği üzere algoritmalar üzerinde oynamalar yaparak istediği mağazaları ön plana çıkartığını,  satışlarına  müdahale edebildiğini,  bunun  Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, içtihatlarla yerleşik hale geldiği üzere ... gibi tekelleşmiş işletmelerde; tekelleşen firmaların rekabet kanunu uyarınca herkese eşit şartlarda muamele etme yükümlülüğü olduğunu, her ne kadar; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tacirler arasında gibi görünse de ... tarafından insiyatifin üzerine çıkıldığını,  izlenen prosedürün de açıkça şeffaflık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, ...'un online ticaret yapmak için kendisini esaslı noktaya getirmiş ve esaslı bir unsur olarak nitelendirilebilecek bir konuma geldiğini, dolayısıyla kendisini akdedilen sözleşmelerle bağlı bir hale getirdiğini,  ancak  süreç içerisinde müvekkilinin  mağazasını kapatarak muaraza yarattığını, müvekkilinin  ... nezdinde bir çok müşterisi bulunduğunu, mağazanın kapatılmasıyla birlikte müvekkilinin  tüm müşterilerle iletişiminin kesildiğini,  firma itibarı zedelendiğini, müşteriler tarafından sosyal medya üzerinden müvekkil ile iletişime geçildiğini,  müvekkilinin  tamamlanmayan siparişleri, tamamlanan ama müşteri memnuniyeti ve devam eden garanti işlemlerinin  yarım kaldığını,  yani ...un hukuka aykırı eylemi nedeniyle hem müvekkilinin tacir olarak zarar gördüğünü,  hem de müşterilerin tüketici olarak zarar gördüğünü,  ticari sözleşme  bir yana  ...un bu eyleminin müvekkilinin tüketicilerle arasında da çekişmeye neden olacak mahiyette olduğunu,  müvekkiline ulaşamayan tüketicinin dava yoluna gideceğini, müvekkilinin daha da zarara uğrayacağını, bu nedenle mağazanın açılması yönünde tedbir kararı verilmesinin  müvekkili ile  birlikte tüketiciyi de koruyacağını, taleplerinin  müvekkilinin mağazasının ... nezdinde aktif hale getirilmesi olduğunu,  müvekkilinin ... dışındaki satışlarının da durduğunu,  müvekkilini mağazasına gelen müşterilere de satış yapamaz hale geldiğini, mağazanın kapatılmasıyla birlikte  müvekkilinin fatura kesme yetisinin de tamamen elinden alındığını,  müvekkilinin  tüm pazarlarda pasif hale getirildiğini, bu durumun yalnızca gelir kaybı değil, aynı zamanda mali mevzuata uyumun da önünü kesmekte yani müvekkilinin faaliyetinin her yönü, tek taraflı sistem kapatması ile durdurulmuş durumda olduğunu, günlük ortalama 50.000 TL ciroya sahip olan müvekkilinin yalnızca ...'da faaliyet gösterdiğini, şirketin başka bir satış kanalı bulunmadığını, kapalı kalınan süre boyunca personel maaşları ödenemediğini,  anneler günü kampanyalarının iptal edildiğini,  müşterilere hizmet verilemediğini,  marka algısının ciddi şekilde zedelendiğini,  Influencer anlaşmaları ve reklam yatırımlarının boşa düştüğünü,   tek taraflı keyfi işlem nedeniyle müvekkilinin  gün be gün zarara uğradığını,  ekteki CD içeriğinde de görüleceği üzere müvekkilinin ... satışları için ayrı bir ekip kurarak istihdam sağladığını, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un Ek 1. Maddesi \" Elektronik ticarette haksız ticari uygulamada bulunulamaz. Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının, aracılık hizmeti sunduğu elektronik ticaret hizmet sağlayıcının ticari faaliyetlerini önemli ölçüde bozan, makul karar verme yeteneğini azaltan veya belirli bir kararı almaya zorlayarak normal şartlarda taraf olmayacağı bir ticari ilişkinin tarafı olmasına sebep olan uygulamalarının haksız olduğu kabul edilir.\"  şeklinde düzenlendiğini, dolayısıyla tedbir talebinde ...un eyleminin haksız kabul edileceğinin kanuni düzenleme ile de belirtildiğini, tek taraflı irade beyanıyla internet satış platformlarında mağazaların kapatılması, ticari faaliyetin devamını engelleyecek nitelikte olup, savunma hakkı tanınmadan bu tür işlemlerin uygulanmasının açıkça haksız olduğunu, re'sen gözetilecek hususlar doğrultusunda  karşı taraf ... (...)  tarafından haksız ve tek taraflı olarak kapatılan mağazanın doğrudan ve dolaylı olarak bir çok zarara sebebiyet verdiği, ileride telafi güç ve hatta imkansız zararların doğma ihtimalinin yüksek olduğu gözetilerek yerel mahkemenin tedbirin reddi kararının kaldırılması, ivedi olarak mağazanın aktif hale getirilmesi ve içeride müvekkilinin  hak edişi olan 997.144,54 TL'nin müvekkiline  ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın HMK'nın 391/3 maddesi uyarınca istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili, tarafla arasında ticari aracılık sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin bu kapsamda ... üzerinden satış yaptığını, ancak karşı tarafın  müvekkilinin sebepsiz olarak mağazasını kapatarak satış yapmasını engellediğini, müvekkiline karşı yapılan bu eylemin rekabete aykırı olduğunu ve müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkilinin  karşı  taraf nezdinde   997.144,54 TL hak edişi bulunduğunu ileri sürerek,  telafisi güç zararların önlenmesi için  mağazanın aktif hale getirilmesi ve  hak edişi olan 997.144,54 TL'nin müvekkiline  ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.  HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. Talepte bulunan tarafından her ne kadar mağazanın açılması ve  müvekkilinin  karşı  taraf nezdinde 997.144,54 TL hak edişi bulunduğu ve bu alacağın müvekkiline ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de,   somut olayda,  elektronik ticaret aracılık sözleşmesinin ihlal edildiği, zararın oluştuğu şekildeki iddiaların dosya kapsamı itibariyle yaklaşık olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından, mahkemece  talebin reddi kararı verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Talepte bulunan vekilince ayrıca, müvekkilinin  karşı  taraf nezdinde   997.144,54 TL hak edişi bulunduğu ve bu alacağın müvekkiline ödenmesi yönünde de ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, taşınır taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati tedbir konulamaz. Para alacağına ilişkin davalarda, İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep hâlinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Bu nedenle mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen  karar usul ve yasaya uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:  Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.06.2025<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f6d27e00ffaecef","SID":"09e49a8a4d8df269"}}