{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1347 <br>KARAR NO: 2025/1305<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10.06.2025 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2025/439 E. <br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>Taraflar arasında görülen alacak davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 10.06.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;  müteveffa ... ile davacının bacanak olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden ...nun davacıya  18/09/2018 düzenlenme, 01/05/2020 vade tarihli ve  350.000 USD'lik kambiyo senedi verdiğini,   muris ...'nun vefat ettiğin,  davacının alacağını tahsil edebilmek adına davalı mirasçılarla görüşmeler yaptığını,   davalı mirasçıların  ödeyeceklerini belirtmelerine rağmen ödeme yapmadıklarını, bu sebepe kambiyo senedine istinaden Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını,  tebligatlar neticesinde dosyanın kesinleştirildiğini, davalılar adına kayıtlı İstanbul ili,  Bakırköy  İlçesi, ...  Mahalle/köyü, ... ada,  ... parsel ile  İstanbul ili,  Zeytinburnu ilçesi,  ... Mahallesi/köyü,  ... ada,  ... parsel ile  İzmir ili,  Çiğli/  Büyükçiğli  ... ada, ... parseldeki   taşınmazlara haciz  şerhi işlendiğini,  davalıların şikayeti üzerine usulsüz tebligat yapıldığı tespiti üzerine icra takibinin davalılarca öğrenildiği tarih tebliğ tarihi olarak  kabul edilerek  davalıların icra takibine yaptıkalrı itirazlar kabul edilerek takibin durdurulduğunu, davacının alacağını alamadığını,  bu sebeple eldeki davanın açıldığını, itiraz neticesinde icra takibinin duracağını, davalılar tarafından icra takibindeki hacizlerin kaldırılması sağlanılarak, davalılar adına kayıtlı taşınmazların satılıp, davacının alacağına kavuşmasının  engelleneceğini,  davacı tarafından ilgili icra dairesinde taşınmazlara haciz konulduğunda davalıların/borçluların her iki taşınmazda da hızlıca satış/devir yapma amacında olduklarının görüldüğünü, borçlu ...'nun oğlu mirasçı davalı ...'nun üzerine kayıtlı hisseli tapu olması gerekirken hissesini satış ve mal kaçırma amacıyla soy ismi farklı olan davalının dayısı ...'a devir ettiğini, davalıların yeni senet vereceğiz diye davacıyı oyaladıklarını,  davalıların taşınmazları satması akabinde müvekkilinin alacağını tahsil edemeyeceğini,  büyük maddi  zarara uğrayacağını, davalılar adına kayıtlı taşınmazlara ihtiyati haciz ve tedbir şerhi konulması gerektiğini, bu nedenle borçlular aleyhine dava konusu alacak için öncelikli olarak teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında, ihtiyati haciz ve tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının alacağının halen ödenmediğini  ileri sürerek, 1.000.000,00  TL kısmi alacağın senetteki vade tarihi olan 01/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont   avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalılar adına kayıtlı İstanbul ili,  Bakırköy  İlçesi, ...  Mahalle/köyü, ... ada,  ...  parsel ile  İstanbul ili,  Zeytinburnu ilçesi,  Mekezefendi Mahllesi/köyü,  ... ada,  ... parsel ile  İzmir ili,  Çiğli/  Büyükçiğli  ... ada, ... parseldeki   taşınmazlara ihtiyati haciz ve tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 05.06.2025 tarihli  ihtiyati tedbir talebi  ve beyanlarına ilişkin sunduğu dilekçesinde özetle; 15/05/2025 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara  kararında  ''İhtiyati tedbir talebini açıklaması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, işbu kesin sürede beyanda bulunulmadığı takdirde tedbir talebinde bulunulmamış sayılacağının ihtarına, ihtaratın işbu tensip zaptının tebliği ile yapılmasına, kesin sürenin işbu tensip zaptının tebliği ile başlamasına'' denildiğini,  bu sebeple  ihtiyati tedbir taleplerini bu dilekçede detayladırdıklarını, davalıların taşınmazlarını mal kaçırmak amacıyla devretme hazırlığında olduğunu,  bu nedenle davalılar adına kayıtlı İstanbul ili,  Bakırköy  İlçesi, ...  Mahalle/köyü, ... ada,  ... parsel ile  İstanbul ili,  Zeytinburnu ilçesi,  ... Mahallesi/köyü,  ... ada,  ... parsel ile  İzmir ili,  Çiğli/  Büyükçiğli  ... ada, ... parseldeki   taşınmazlara ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 10.06.2025 tarihli ara kararda özetle;  \"... Somut olayda davacı vekili; davalılar adına kayıtlı \"İstanbul ilindeki, Bakırköy ilçesindeki, ... mahalle/köyündeki, ... numarali adadaki, ... numaralı parsel\", \"İstanbul ilindeki, Zeytinburnu ilçesindeki, ... mahalle/köyündeki, ... numarali adadaki, ... numaralı parsel\" ve '' İzmir ilindeki, Çiğli ilçesindeki, ... mahalle/köyündeki ... adadaki, ... numaralı parsel'' taşınmazlara ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise üzerinde tedbir istenen hususların dava konusu olmaması nedeniyle uyuşmazlık konusu olma şartını yerine getirmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin 10.06.2025 tarihli  ara kararının kaldırılması ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiğini, davalıların borcu bilmelerine ve bunu ikrar etmelerine rağmen, borcu yapılandırma/taksitlendirme adı altında süre kazanıp mal kaçırma yolunu seçtiğini,  davacı tarafından ilgili icra dairesinde usulsüz tebligat şikayetinden önce  taşınmazlara haciz konulduğunda davalıların her iki taşınmazda da hızlıca satış/devir yapma amacında olduklarının görüldüğünü,  davacının ihtiyati tedbir talebinin reddinin  davacının alacağını almasını imkansız hale getireceğini,  ihtiyati tedbirde asıl olanın, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunması olduğunu,  tedbir talep eden tarafın, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, koşulları oluşan ihtiyati tedbir talebinin  kabul edilmesi, yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi gerektiğini,  davacının alacağının ödenmemiş olduğunu,  bu sebeple  davanın  kabulü ile davalılar aleyhine dava konusu alacak için davalılar adına kayıtlı İstanbul ili,  Bakırköy  İlçesi, ...  Mahalle/köyü, ... ada,  ... parsel ile  İstanbul ili,  Zeytinburnu ilçesi,  ... Mahllesi/köyü,  ... ada,  ... parsel ile  İzmir ili,  Çiğli/  Büyükçiğli  ... ada, ... parseldeki   taşınmazlar için  ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, senetten doğan alacağın tahsili istemine; istinaf, dava içinde verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 10.06.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davalıların murisinin davacıya verdiği 01/05/2020 vade tarihli ve  350.000 USD'lik senedin icra takibine konu edilmesine rağmen davalılarca ödenmediğini ileri sürerek dava değerini 1.000.0000 TL göstererek eldeki kısmi alacak davasını açmış, ayrıca  davalıların taşınmazlarını devretme hazırlığında olmaları sebebiyle davalılar adına kayıtlı  İstanbul ili,  Bakırköy  İlçesi, ...  Mahalle/köyü, ... ada,  ...   parsel ile  İstanbul ili,  Zeytinburnu ilçesi,  ... Mahllesi/köyü,  ... ada,  ... parsel ile  İzmir ili,  Çiğli/  Büyükçiğli  ... ada, ... parseldeki   taşınmazlar için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taşınmazların uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle  talebin reddine karar verilmiştir. HMK'nın 389.maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise \"Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" düzenlemesini içermektedir.Somut olayda, davalılara ait taşınmazlar  eldeki alacak davasında uyuşmazlık konusu değildir. Dava, davalıların murisinin davacıya verdiği iddia olunan senet borcunun ödenmediği iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir. Dava ve uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, taşınır taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati tedbir konulamaz. Para alacağına ilişkin davalarda, İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep hâlinde ihtiyati haciz kararı verilebilir.  Davacı da  talep açıklama dilekçesinde ve istinafında ihtiyati tedbir talebinden bahsetmiş, ihtiyati tedbir talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda, dava ve uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ve davacı vekilince ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen  karar usul ve yasaya uygun olup  davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine dair  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.17.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d7a0aee4f2b5a48","SID":"368a15ba50762091"}}