{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/752 - 2025/924<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/752 <br>KARAR NO\t: 2025/924<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.04.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/132 Esas 2023/270 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 03.07.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10.07.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04.12.2013 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası  ile sigortalı çekicinin  davacı ... eşi diğer davacı ... (...) babası olan ...'nin iadresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada  ...'nin vefat ettiğini belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca her bir davacı için ayrı ayrı şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş; 15.03.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... ile ilgili talebini 10.560,14 TL’ye, 10.02.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... için bu kez 16.930,68 TL’ye, davacı ... için 182.689,84 TL’ye artırmıştır. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ölümle sonuçlanan kazaya katılan araç için kendileri tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi düzenlendiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına bağlı olmak koşulu ile kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, olayda ölenin asli kusurlu olduğunu, ölenin kask takmadığı için zararın artmasına neden olduğunu, SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı ... ölüm olayından önce boşandığını ve ölenin bu kişiye destek olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazanın oluşumunda desteğin %75, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacı ... ...’ın kaza öncesi eşi müteveffadan boşandığı, destek olma durumunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davacı ... ...’ın tazminat isteminin reddine, davacı ... ... talebi yönünden, 10.560,14 TL destekten yoksun kalma zararının davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/3804 Esas 2021/84 Karar sayılı kararı ile, desteğin anne ve babasının sağ olup olmadığı araştırılarak, önceki dışında bir aktüer bilirkişiden, desteğin anne ve babasının sağ olması halinde anne babaya da destek payı ayrılmak suretiyle Yargıtay uygulamalarına uygun tazminat hesaplaması hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda yeni bir aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı, buna göre davacı ... ... yönünden 182.689,84 TL, davacı ... ... yönünden 16.930,68 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, davacı ... ... yönünden verilen ilk karara karşı davacılar vekilinin istinaf itirazı bulunmadığından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, davacı ... ...’ın, müteveffa ile boşanmış olsa da, aynı evde yaşadıkları, davacıya düzenli ve sürekli olarak destek olmaya devam ettiği, davacı ... ... yönünden de destekten yoksun kalma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... (...) ... yönünden 10.560,14 TL destekten yoksun kalma zararının 13.10.2015 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, davacı ... ... yönünden 182.689,84 TL destekten yoksun kalma zararının 13.10.2015 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, mahkemece benimsenen kusur oranını kabul etmediklerini, hükme esas alınan aktüerya raporuna itiraz ettiklerini, davalı lehine müktesep hak oluşmaması için istinaf ettiklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin ilk kararında davacı ... ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, bölge adliye mahkemesi kararında bu yönde bir kaldırma gerekçesi bulunmadığı halde kaldırma kararı sonrası kararını değiştirdiğini ve davacı yönünden davanın kabulüne karar verdiğini, kararın bu yönden usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... ...’ın, kaza tarihinde eşinden boşanmış olduğunu, aynı evde yaşamadıklarını, davacı lehine destek tazminatı koşullarının bulunmadığını, aktüer bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, kaldırma kararı sonrası güncel verilere göre hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı; raporda, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile kavşağa yaklaştığında kendisine trafik lambasının kırmızı fasılalı yandığı, kaza tespit tutanağına göre bu istikamette aynı lambanın altında “DUR” trafik işaret levhası bulunduğu, bu durumda, davacılar murisi sürücünün dur trafik işaret levhası ve fasılalı yanıp sönen kırmızı ışığı gördüğü anda orta refüj depolama alanında aracını durdurması ve geçiş hakkını verdikten sonra kavşağı karşıdan karşıya geçmesi gerektiği belirtilerek kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğunu, davalı şirkete sigortalı çekici sürücüsü ...’ya ise, sarı fasılalı ışık yandığı, bu durumda yavaş ve dikkatli olarak kavşaktan geçişini yapması gerektiği belirtilerek kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, belirlenen kusur oranının, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>2-Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın, ticari nitelikte çekici araç olduğu anlaşıldığından hükmedilen tazminata ticari avans faiz uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin, faizin türüne yönelik istinaf itirazı reddedilmiştir.<br>3-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. <br>Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacı ... ... ile müteveffa ...’nin, 13.01.2013 tarihinde boşandıkları, davacı vekili, her ne kadar, davacı ... ... ile müteveffanın, müteveffanın borçlarının bulunması nedeniyle boşandıklarını ancak birlikte yaşamaya devam ettiklerini, müteveffanın davacıya desteğinin devam ettiğini ileri sürerek davacı ... ... için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişse de, davacı ile müteveffanın mernis kayıtları incelendiğinde kaza tarihi itibariyle farklı adreslerde ikamet ettikleri, müteveffanın babası İbrahim ...’nin, kazaya ilişkin ceza soruşturmasında alınan ifadesinde, müteveffa ile aynı çatı altında yaşadıklarını, eşinden boşandığını, bir kız çocuğunun olduğunu, onun da velayetinin annesi davacı ... ...’da olduğunu beyan ettiği, mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında, müteveffanın, anne ve babasının yanında ... Mahallesinde ikamet ettiği, eşi ... ise, kızı ... (...)  ile birlikte ... Mahallesinde ikamet ettiğinin, müteveffanın ara sıra eşini ve çocuğunu ziyarete geldiğinin belirlendiği görülmekle müteveffanın, boşandığı eşi davacı ... ...’a, sürekli ve düzenli olarak destek olduğu iddiasının dosya kapsamında ispat edilemediği anlaşıldığından davacı ... ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine (kesinleşen hususların korunmasına), davalı vekilinin sair, davacılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre;<br>1-Davacı ... ... yönünden davanın reddine, <br>2-Davacı ... (yeni adı ...) ... yönünden davanın kabulü ile, 10.560,14 TL destekten yoksun kalma zararının 13.10.2015 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına,<br>3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 721,36 TL karar harcından, davacıdan peşin alınan 27,70 TL karar harcı ve ıslah harcı olarak yatırılan 21,76 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 623,98 TL toplamı 673,44 TL'nin mahsubu ile bakiye 47,92 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye ödenmesine,<br>4-Davacılar tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 27,70 TL peşin harç, 21,76 TL ıslah harcı ve 623,98 TL tamamlama harcı toplamı 701,14 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,<br>5-Davacı ... (...) ..., yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabulü nedeniyle ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>6-Davalı, yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davacı ... ... yönünden davanın reddi nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan (2025 yılı) AAÜT uyarınca (13/4 maddesi dikkate alınarak) belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ...’dan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davalı, yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davacı ... (...) ... yönünden davanın kısmen reddi nedeniyle, ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 6.370,54 TL vekalet ücretinin davacı ... (...) ...'den alınarak davalıya verilmesine,<br>8-Davacılar tarafından yapılan, tebligat ve posta gideri 319,95 TL ve bilirkişi ücreti 2.500,00 TL olmak üzere toplam 2.819,95 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 140,99 TL’sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>9-Davalı tarafından yapılan 90,60 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 86,07 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine,<br>III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davalı tarafından yatırılan 3.300,25 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br> 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 148,82 TL tebligat ve posta masrafı ile 492,00 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 640,82 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>3-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde  taraflara iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br> <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br><br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"550c276bd8a4e1e7","SID":"d0d3f9bb3f05cfeb"}}