{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/759 - 2025/916<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/759 <br>KARAR NO\t: 2025/916<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br> <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03.11.2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/472 Esas 2020/558 Karar<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 03.07.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14.07.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Şti ve ... vekili ile davalı ... vekilinin vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 07.11.2015 tarihinde davalılardan ...Limited Şirketine ait, ...’in idaresindeki çekme belgeli olduğundan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı araçla şerit ihlali yaparak davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı servis aracına çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve tedavisinin halen sürdüğünü, kazadan önce çalıştığı dönem içerisinde son almış olduğu aylık net maaşın 1,850,00 TL olduğunu, fazla mesai ücreti de ödendiğini, üç ayda bir, bir maaş ikramiye aldığını, davacının yaralanması nedeniyle işinden geri kaldığını, maaş ve ikramiye alacaklarından mahrum kaldığını, sürekli iş gücü kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın çekme belgeli olması sebebiyle zorunlu mali sorumluluk poliçesinin bulunmadığını, davalı ...nın davacının maddi zararlarından sorumlu olduğunu belirterek, davanın HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 250,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL tedavi gideri ve 250,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte .... Şti. ve ...’ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 122.081,91 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.722,44 TL olarak artırmış, tedavi gideri talebinden feragat etmiştir. <br>\tDavalı ... Şti. vekili, davaya bakmaya iş mahkemesinin görevli olduğunu, kazaya karışan servis aracının sürücünün sorumluluğu bulunduğunu, davanın kusura dayalı tazminat istemlerine ilişkin olması sebebiyle dava konusu zararda sorumluluğu bulunanlar arasında kusur dağılımı yapılmadan davalının kusursuz sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davalının sorumluluğunun diğer davalı ...’in sorumluluğu ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın maddi tazminat talebinin net olmadığını, manevi tazminat talebinin gerekçesinin bulunmadığını, davacının emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunduğunu, kazada ... plakalı araç işleteni, sürücüsü ve ... AŞ’nin kusurlu ve sorumlu olduğunu, zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının ve derecesinin ortaya konulması gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımını kabul etmediklerini, davalı şirkete ait aracın çekme belgeli olmasının kazaya etkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili, davaya bakmaya mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde ... husumet yöneltilmesine sebep olan aracın trafikten men edildiğinin belirtildiğini, böyle bir aracın sigortasız olması da kaçınılmaz olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve kazanç kaybı taleplerinden davalı ... sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu olay iş kazası olduğundan davalıya husumet yöneltilmemesi gerektiğini, aksi halde davacının kaza neticesinde herhangi bir ödeme alıp almadığı hususunun araştırılarak ilgili yerlere müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davalı ... sorumluluğunun ispat edilmesi halinde, araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, hiçbir başvuru söz konusu olmadığından temerrütten söz edilemeyeceğini ve davacı tarafın faiz taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ..., davaya karşı cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 23.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 17.12.2019 tarihli raporda davacının özür oranının % 9 olduğu, 4 ay süre ile iş göremez halde kaldığı ve bakıcı ihtiyacının 1 hafta olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 18.05.2020 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 8.722,44 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 122.081,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 130.804,35 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... sorumluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı tutulmasına, davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 233,46 TL tazminatın davalı ... bakımından dava tarihinden, diğer davalılar bakımından ise haksız fiil tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... sorumluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının tedavi giderine ilişkin tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talepli davasının kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... Şti. ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ...Şti ve ... vekili istinaf dilekçesinde, zararın meydana gelmesinde davacının da kusuru bulunduğunu, davacının bulunduğu yerden servis araçlarında zorunlu olan emniyet kemerinin takmamış olması nedeniyle öne savrulduğunu, emniyet kemerini takmayarak zararın oluşumunda davacının sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının SGK’nin sorumluluğunda olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, yargılama sırasında alınan maluliyet raporunda davacının özür oranının % 9 tespit edilmiş olmasına rağmen hükme esas alınan hesap raporunda bilirkişi tarafından sürekli iş göremezliğe ilişkin yapılan hesabın hakkaniyete aykırı olduğunu, işlemiş aktif döneme ilişkin baz alınan ücretin yüksek olduğunu, bilirkişi tarafından 1,8 oranında iskonto uygulandığını, Yargıtay uygulamaları doğrultusunda her yıl  için % 10 artırılarak yine her yıl için % 10 iskontoya tabi tutularak hesaplama yapılması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu, davacıda belirgin bir psikopatolojik bulgu saptanmadığının tespit edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, kazaya karışan aracın trafikten çekilmiş olması nedeniyle motorlu araç vasfı olmadığını ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenmesine olanak bulunmadığından davalı ... sorumluluk yüklenemeyeceğini, 2918 sayılı Kanun’un 19 ve 21. maddesi hükümlerinin nazara alınması gerektiğini, davalıya husumet yöneltilmesine sebep olan ... plakalı aracın kaza tarihinden önce trafikten çekme işlemi yapıldığını ve motorlu araç vasfı bulunmadığını, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi yaptırmasına olanak bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun Yönetmelik hükümleri gereğince Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili hastaneden alınmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden davalı ... sorumluluğu bulunmadığını, davacıya SGK tarafından ödeme yapılmış ise düşülmesi gerektiğini, davacının asgari ücretin üzerinde gelir getiren işte çalıştığı ispatlanamadığından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, tahsiline karar verilen tazminat yönünden faizin türünün hatalı olduğunu, Kanun’dan doğan sorumluluk nedeniyle temerrüdün söz konusu olamayacağını ve avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olup çekme belgeli olması nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri ile manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece 23.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 17.12.2019 tarihli raporda davacının özür oranının % 9 olduğu, 4 ay süre ile iş göremez halde kaldığı ve bakıcı ihtiyacının 1 hafta olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 18.05.2020 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar ...Şti ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\t1- Davacı vekili tarafından 07.11.2015 tarihinde meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleriyle açılan davada, yargılama sırasında alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 17.12.2019 tarihli raporda, şahısta gelişen ... için Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük oranları, tablo 3.33.b doğrultusunda davacının özür oranının % 9 olduğu, 4 ay süre ile iş göremez halde kaldığı ve bakıcı ihtiyacının 1 hafta olduğunun belirtildiği, mahkemece bu rapor esas alınarak yargılamanın sürdürüldüğü, ancak raporun Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği anlaşılmıştır.<br>\t Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. <br>\tBu durumda mahkemece, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilip Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 07.11.2015 tarihi itibariyle geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu kazada yaralanması sonucu meydana gelen daimi maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacı süresinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\t2-Davalı ... vekilinin, çekme belgeli araçla ilgili sorumlulukları bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, dava dilekçesinde trafik sigortası bulunmayan aracın sebep olduğu bedensel zarar nedeniyle davalı işleten ve sürücü ile birlikte ...'na husumet yöneltilmiş; davalı ..., trafikten çekilmiş ve tescilsiz olan araç nedeniyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21/1. maddesinde \"tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz\" düzenlemesine; aynı Kanun'un 23/2. maddesinde ise \"araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tDiğer taraftan; ...'na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, ...'nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde, bu sigortası yapılmamış olan bir aracın, 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.<br>\t07.11.2015 tarihli kaza tespit tutanağında davacının içinde bulunduğu servis aracına çarpan davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çekme belgeli olduğu 2918 Sayılı KTK’nun 21 ve 23 maddeleri gereğince ceza yazıldığı belirtilmiş, ancak mahkemece ... plakalı araçla ilgili olarak tescil bilgileri istenmemiş çekme belgesi düzenlenmesini gerektirir (araç sahibinin talebi mi yoksa aracın bir daha kullanılamaz hale gelmesi, hurdaya çıkması mı) sebebe ilişkin gerekli araştırma yapılmadan davalı ... sorumluluğu yönünden karar verilmiştir. <br>\tDavalı ...'na trafik sigortasız aracın neden olduğu zarar iddiası ile husumet yöneltildiği, ...'nın sorumluluğunun ancak ZMSS yaptırabilecek tescilli bir araç bulunması halinde sözkonusu olabileceği, davalıya husumet düşüp düşmediğinin doğru biçimde tespit edilmesinin gerekliliği ve bu hususun re'sen gözetileceği dikkate alınmak suretiyle; kazaya karışan ... plakalı araca ait trafik tescil dosyasının  aracın ilk tescil kaydından itibaren tamamının ilgili merciden getirtilmesi ile 07.11.2015 kaza tarihindeki aracın çekme belgeli olmasının sebebinin ve bu tarihten sonra yeniden tescilinin yapılıp yapılmadığının saptanması ile davalı ... hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, anılan hususlar için yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı ... vekilinin anılan yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir. (Emsal Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 24.05.2021 Tarih 2021/2460 Esas 2021/1477 Kararı; aynı Dairenin 08.03.2022 Tarih 2021/21213 Esas 2022/4243 Karar; Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 27.05.2019 Tarih 2018/5755 Esas 2019/6779 Kararları )<br>\t3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. <br>Buna göre, zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması nedeniyle zararın doğmasına veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>Somut olayda, davalı vekili tarafından davacının yolcu konumunda olduğunu, emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu ve hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş olup mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı ve karar gerekçesinde de bu hususun tartışılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirlenmesi, emniyet kemeri takılı değil ise kazanın oluş biçimi ve davacının yaralanmasının niteliği değerlendirilerek emniyet kemerinin takılı olmamasının davacının yaralanmasına etkisi araştırılarak sonucuna göre müterafik kusur yönünden değerlendirme yapılması gerekirken bu hususa ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olması doğru değildir.<br>\tDavalı ... Ltd. Şti ve ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına istinaf kanun yoluna başvuran taraflara yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı ... Şti ve ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>\t5-Ankara 26. İcra Müdürlüğü 19.02.2021 Tarih ve 2020/11340 sayılı takip dosyasına yatırılan 293.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, <br>\t6-Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 26.01.2021 Tarih ve 2020/11340 dosyasına yatırılan 312.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c306a18d691b5396","SID":"b9e808c236c20eb1"}}