{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1858 Esas  - 2025/825 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1858 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/825<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2005/104 Esas 2022/421 Karar <br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 15/03/2005<br>KARAR TARİHİ\t: 14/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/07/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...Şirketi'ne usulsüz kredi kullandırıldığını, kredilerin teminatının yetersiz olduğunu, banka zararının doğduğunu, istihbarat raporlarında ortaya konulan olumsuzluklara rağmen kredi tahsil edildiğini, kredi türlerinde dönüşümler yapılarak risk düzeyini artırıcı ve kredilendirilme ilkelerine aykırı işlemler yapıldığını, kredilere teminat olarak alınan gayrimenkullerin ekspertiz değerlerin düşük olmasına karşılık ipotek değerlerin yüksek tutulduğunu, böylece risk teminat belgesinin sağlanamadığını, diğer teminatların gecikmeli olarak alındığını, daha önce kullandırılan kredilerin vadesinin tahsil edilmemesine  rağmen firmanın yeni krediler ile finansa edilmesi suretiyle Karşılıklar Kararnamesi ve 1683 Sayılı Genelge Hükümlerine aykırı hareket edilmesi nedeniyle 08/02/2005  tarihi itibariyle banka zararının 10.994.687,00 TL ye ulaştığını, kredi kullandırımın bankacılık genel mevzuatı, banka iç mevzuatı ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı bulunduğunu, davalıların cezai sorumlulukları yönünden haklarında verilen beraat kararı bulunmadığını, davalıların zarardan TTK 320-336-657 sayılı DMK'nın 12 ve Borçlar Kanunun 41. maddesi gereğince sorumlu olduğunu iddia ederek toplam 2.079.044,86 TL alacağın 01/03/2000 tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar bankaca aynı tür kredilere uygulanan değişen temerrüt faiz oranların tahakkuk sureti ile dava tarihinden önce yapılan tahsilatlarında tahsil edildikleri tarih itibariyle göz önüne alınarak hesaplanacak faizi ve yapılan masraflarında eklenmesi ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kararlara iştikakları oranında sorumlu tutulmalarına, hesap edilecek alacağın belirlenen oranlarda davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın zaman aşımına uğradığını, genel kurul kararı alınmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini, bankada işlemlerin yapıldığı dönemlerde memur statüsünde çalıştığından memurlar gibi yargılanması gerektiğini ve tarafına husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, dava şartının gerçekleşmediğini, davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin davacı banka tarafından ibra edildiğini, davanın harca tabi olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin banka görevinden 22/09/1997 tarihinden itibaren izinli olmak üzere 01/10/1997 tarihinden istifaen ayrıldığını, bu tarihten sonra hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, zaman aşımı definde bulunduklarını, dava dilekçesinin yasaya uygun ve açık olmadığını, kredilerin usulsüz kullandırılmadığını, ekspertiz raporlarına göre kredilerin teminatlı olduğunu, kredi teminatlarının yeterli olduğunu, banka zararının oluşmasında sorumluluk yükünün muhatabı somut ve kesin biçimde gösterilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı süresinin dolduğunu, zarar konusunda talep ve dava hakkının hazineye ait olabileceği göz önünde tutularak hukuki yarar yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, geri dönmeyen kredi borçlarından dolayı memurların sorumlu göstermesinin hak ve nispet kurallarına uymadığını, dava konusu kredilerin yönetim kurulu kararını gerektiren merkez şube yetkililerini aşan krediler olduğunu, yönetim kurulunca alınmış kararın teminatlarının alınması, riski bulunan kredilerin takip sürecinin başlatılması hususları da krediyi kullandıran şubelerin yetki, görev ve sorumluluğunun içinde olduğunu, haksız fiilin koşullarının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; Usulsüz olduğu iddia edilen kredilerin müdürlük yaptığı ... şubesinden değil ... şubesinden kullandırıldığını, görev yaptığı şubece kullandırılan kredilerde usulsüzlük olmadığını ve gerekli teminatların alındığını, firmaya kredinin ... şubesine devinden sonra açılan ve usulsüz olduğu iddia edilen kredilerde ... şubesinin ve şahsının sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  davacı bankanın 04/12/1996 tarih ve 43 nolu yönetim kurulu toplantısında alınan kararla yönetim kuruluna kredi tahsisinde banka iç mevzuatında belirtilen hükümlerden farklı olarak istisnai karar alabilmesi yönünde yetki verildiği, Ticari Krediler Müdürlüğü Görev ve Yetki Yönetmeliğinin 4.5 maddesinde görev ve yetki sınırının belirlendiği Ticari Krediler Müdürlüğünün dava konusu somut olayda kredi talebinin söz konusu madde kapsamında onay için sunduğu, dava dışı firma için düzenlenen istihbarat raporlarında kredi değerliliğinin yitirildiğine ilişkin bir tespite yer verilmediği, dava dışı firmanın mali analiz ve istihbarat raporlarında madde içeriğinde yer verilen kredilerin red nedeniyle uyumlu herhangi bir tespitte bulunulmadığı, dava dışı şirketin 05/03/1999 tarihi itibariyle toplam risk tutarının 1.041.996.000.000,00 TL olduğu, davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.204.000.000.000,00 TL tutarında gayri menkul ipoteği, 258.918,75 TL ticari işletme rehni, müşteri çek ve senedi , ortak ve kardeş firma kefaleti alındığı, 13/11/2000 tarihi itibariyle alacak miktarının 1.988.331,64 TL olduğu, davacı bankaca toplam 356.928,43 TL tahsilat sağlandığı, kredi tahsis edilirken alınması gereken teminatlar ve/veya teminat alınacak ise teminatların türü/nitelik ve nicelikleri hususunda herhangi bir mevzuat, yönetmelik, tebliğ tespit edilemediği, ilgili kredilerin, kredi tahsis formunda yer alan koşullarla (işletme rehni gecikmeli olarak 05.03.1998 tarihinde tesis edildiği) kullandırıldığı, Dava dışı ... A.Ş.' nin kredi tahsis sürecinde, akabinde kullandırım ve tahsis koşullarındaki teminatların  tesis edilmesinde teminat yeterliliğinde bankacılık etik ve ilkelerine. Bankacılık Kanununa, Bankanın iç mevzuatına, Görev ve Yeki Yönetmeliğine. Ticari Krediler Uygulama Esaslarına ve İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatına aykırı bir husus tespit edilmediğinin bu şekilde davalıların dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden dolayı oluşan zarardan sorumlu oldukları hususunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçeleriyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirket hakkında düzenlenen istihbarat raporunda mali bünyesinin zayıf olduğunu, kredilendirmeye müsait olmadığının belirtilmesine ve bu olumsuzluklar nedeniyle genel müdürlükte reddedilmesine rağmen defalarca kredi teklifinde ısrar eden davalıların bankanın zarara uğramasında sorumlu olduğu, kullandırılan kredilerin bankacılık genel mevzuatı, banka iç mevzuatı, bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı olduğunu  ve kredilerin teminatlarının yetersiz olduğunu, yapılan takiplerin sonuçsuz kaldığını, davalıların yargılandığı Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/35 Esas sayılı dosyasında davalıların eylemlerini güveni kötüye kullanma kapsamında olduğuna ilişkin değerlendirmelerin bulunduğunu, mahkemece eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirmeyle, davalıların profesyonel banka yöneticisi olup banka varlıkları değerlendirilirken görevleri ve durumları gereği ülke ekonomisinin yapısını  iyi bilmeleri, özenli ve öngörülü olarak normalin üstünde bilgi ve beceri göstermeleri en az risk taşıyan veya riski bulunmayan işlemler yapmaları gerekirken tedbirli, basiretli ve öngörülü bir tacir gibi davranmamaları nedeniyle banka zararına yol açtıkları, ilk derece mahkemesince tüm bu hususların göz ardı edildiğini, bankanın dava dışı şirketten olan alacağını tahsil edemediğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda verilen kredilerin teminatsız ve yeterli teminat alınmaksızın verildiğinin tespit edildiğini, kredinin tahsisi kadar firmaya tahsis edilen kredilerin teminat altına alınması için yürütülen işlemlerin de bankacılık ilke ve teamülleri dışında olduğunu, kredi riskine uygun bir teminat tesis edilmediğini, alınan maddi teminatların riski karşılamasının söz konusu olmadığını, bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  davacı bankanın yöneticileri olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankaya zarara uğrattıkları savıyla açılan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin tazminat  istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacı banka Disiplin Kurulunun 24.10.2002 tarih 191 sayılı kararı, Banka Teftiş Kurulunun 23.09.2001 tarih 2001/5 sayılı kararları, Yönetim Kurulu ve Birim kararları, istihbarat raporları yazışmalar, banka kayıtları ve kredi dosyalarına,  Devlet Denetleme Kurulu Raporu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Erteleme kararı, Bankalar Yeminli Murakıpları Raporu, Yönetim Kurulu ve Birim kararları, İstihbarat raporları, Şube Yazışmaları vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\t04/07/2007 tarihli raporunda özetle; dava dışı şirketlere kullandırılan 14/03/1997 tarih ve 9 sayılı yönetim kurulu kararına istinaden kullandırılan ... kredisinin kapatılması ve 20.000,00 TL lik teminat mektubunun iade edilmesi sebebiyle bu kredilerle ilgili davalıların sorumluluğunun mevcut olmadığı, 30/07/1998 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince kullandırılan krediden ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı, 5.750.000,00 TL krediden dolayı davalılar ..., ..., ..., yönetim kurulu üyeleri ...,..., ..., ... ve ...'in sorumlu olduğu bildirilmiştir. <br>\t10/05/2011 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyanın bütün üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda daha önce bilirkişi raporu sunan bilirkişiler ...'un açıklamış olduğu ve somut durum çekişme sebebiyle davacı yana karşı davalılardan hangilerinin sorumlu olacağına dair olan kanaate bilirkişilikleri tarafından katıldıklarını, davalı kişilerin sorumluluk sebebi olarak raporda zikredilen gerekçelerinde benimsendiği bildirilmiştir.<br>\t 30/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıların itirazlarında Mali Analiz ve İstihbarat Raporunda “Aryma ile kredili çalışılamaz ve/veya kredi verilemez” ifadelerinin bulunmadığı, olumlu olduğu yönünde itirazları bulunmakla birlikte, bankacılıkta Mali Analiz ve İstihbarat Raporlarının bu çeşit ifadeler içermediği firma ya da firmaların olumlu ve olumsuz tüm tespitlerinin sunulduğu, raporu inceleyen kişilerin yetkinlikleri ve bilgi birikimleri doğrultusunda olumlu ve olumsuz yönler birlikte değerlendirilerek, olumsuz tespitlerin kredi tahsis ve kullandırımı, kullandırım sonrası yaşanabilecek riskleri ne ölçüde etkileyeceği, firmanın memzuç kayıtları incelendiğinde ki tüm bankalar ile çok yüksek kredi limitleri ve riskleri ile çalışan firmalarda, firmanın bu ölçüde büyük bir finansman maliyetine katlanıp katlanamayacağı, anapara ve tahakkuk edecek faiz ödemelerinde sorunlar yaşayıp yaşamayacağının çok iyi analiz edilmesi, raporda yer verilen tüm hususlar değerlendirilerek tahsis edilecek krediler ile ilgili ileride herhangi bir sorun yaşanması durumunda gerekli teminatlandırmanın da bu doğrultuda yapılarak oluşacak zararın en aza indirilmesi gerektiği, ancak tahlil edilen Dava dışı firma için düzenlenen Mali Analiz ve İstihbarat Raporlarının olumlu ve olumsuz tüm yönleriyle raporumuzda değerlendirildiği, hem davacı banka, hem de davalılar tarafından uyuşmazlık konusu olan raporların tamamıyla olumsuz ve/veya tamamıyla olumlu olmadığı hususlarının ifade edildiği, davacı bankanın 04/12/1996 tarih, 43 nolu Yönetim Kurulu Toplantısında; Yönetim kurulumuzca yapılan kredi tahsis işlemlerinde, bilanço ve diğer mali tablolar üzerinden hazırlanmış kriterlerin yetersiz kalması durumunda somut olayın niteliğine uygun olarak, banka menfaatlerinin gerektirdiği şekilde, işletmenin teknolojisi, ist ve ihracata dönük faaliyetleri ile İşletme sahipleri gelirlerinin de değerlendirmede dikkate alınması, banka içi mevcut düzenlemelerle belirlenen kriterlerin dışında değerlendirme yapılması gerekli olduğu istisnai hallerde, somut olaya özgü banka iç mevzuatında belirtilen hükümlerden farklı olarak, Yönetim Kurulumuzca istisnai kararlar alınabilmesi uygun görüldü..” denilmek suretiyle karar alındığı ve Yönetim Kurulu'na kredi tahsisinde banka iç mevzuatında belirtilen hükümlerden farklı olarak istisnai karar alabilmesi yönünde yetki verildiği, ihdam yaratma gücü nin işletme dışı yatırımları, mal varlıkları ve bunun gibi bankamız menfaatleri açısından Ticari Krediler Müdürlüğü Görev ve Yetki Yönetmeliği'nin dava konusu ile ilgili maddesine bakıldığında ; “ 4.5.Birimin kredi verme yetkisi sınırını aşan Türk Lirası ve yabancı para ticari kredi taleplerini değerlendirerek, belirlenmiş standartlara ve formatları uygun biçimde düzenleyip onay için Genel Müdürlüğe, Kredi Komitesine veya Yönetim Kuruluna sunmak, alınan kararların sonuçlarını ilgili şubelere bildirmek.. ” denilmek suretiyle görev ve yetki sınırının belirlendiği, Ticari Krediler Müdürlüğü'nün dava konusu somut olayda kredi talebini söz konusu madde kapsamında onay için sunduğu, İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatını dava konusu somut olayla ilgili maddelerine bakıldığında; Madde 17-Kredi Açılmasına Engel Durumlar “ Aşağıda belirtilen durumların varlığı halinde, firmalara ticari kredi açılamayacağı gibi, kredi açıldıktan sonra, bu durumlardan birinin ortaya çıkması halinde, riskleri tasfiye edilir ve Genel Müdürlükten onay alınmaksızın yeni kredi ilişkisine girilmez.... \"denilmek suretiyle kredi açılmasına engel durumların tespitinin yapıldığı, dava dosyası muhteviyatında yer alan daha önceki bilirkişi raporlarında ““..2)..sayılı Karşılıklar Kararnamesi gereğince temerrüde düşen veya yapılan istihbarat sonucuna göre kredi değerliliğini yitirdiği saptananlara (durumu düzelenler hariç)” mmaddesinde atıfta bulunularak dava dışı firmanın kredi anapara ve faiz ödemelerinde gecikmeler yaşaması sebebiyle kredi değerliliğinin yitirildiği, söz konusu madde kapsamında kredi verilmesine engel durumlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği tespiti yapılmakla birlikte madde içeriği incelendiğinde “yapılan istihbarat sonucu kredi değerliliğini yitirdiği saptananlara” ifadesinin yer aldığı, dava dışı firma için düzenlenen istihbarat raporlarında kredi değerliliğinin yitirildiğine ilişkin bir tespite yer verilmediği, Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği ve Ticari Krediler Uygulama Talimatı'nın dava konusu ile ilgili maddelerine raporumuzun “İnceleme” başlıklı bölümünde detaylı olarak yer verildiği, dava dışı firmanın Mali Analiz ve İstihbarat Raporlarında madde içeriğinde yer verilen kredilerin red nedenleri ile uyumlu herhangi bir tespitte bulunulmadığı,  dava dışı ... A.Ş. firmasının 05/03/1999 tarihi itibariyle toplam risk tutarının 1.041.966.000.000,00 TL olduğu, davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.204.000.000.000,00 TL tutarında gayrimenkul ipoteği (ekspertiz tutarı olarak alınacak değerleme konusunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu hususunun arz edildiği), 258.918.750.000,00 TL ticari işletme rehni, müşteri çek ve senedi, ortak ve kardeş firma kefaleti alındığı hususlarının davacı bankanın dava dosyası muhteviyatına sunulan Teftiş Kurulu Raporlarından tespit edilmekle. birlikte raporumuzun Bilirkişi Heyetine Verilen Görev başlıklı bölümünde de detaylı olarak ifade edildiği üzere dava konusu uyuşmazlığın konusunu oluşturan ve davacı Banka tarafından verilen kredileri teminat altına almak amacıyla kurulan ipoteklere ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyası muhteviyatında bulunmadığı, dava dosyasına kazandırılması gerektiği, dava dosyası muhteviyatında yapılan incelemelerde, kredi tahsis edilirken alınması gereken teminatlar ve/veya teminat alınacak ise teminatların türü/nitelik ve micelikleri hususunda herhangi bir mevzuat, yönetmelik, tebliğ tespit edilemediği, ancak bu durumun verilen kredilerin teminatsız ve yeterli teminat alınmaksızın verileceği anlamına gelmeyeceği, İlgili kredilerin, Kredi Tahsis formunda yer alan koşullarla (işletme rehni gecikmeli olarak 05/03/1998 tarihinde tesis edildiği) kullandırıldığı, Bankanın Genel Müdürlüğünce verilen hesap özetinde 01/03/2000 itibariyle henüz tazmin edilmemiş teminat mektubu riskinin aynı şekilde dikkate alınarak, 13/11/2000 tarihi itibariyle alacak miktarının 1.988.331,64 TL olduğu, davacı bankaca toplam 356.928,43 TL tahsilat sağlandığı, işleyen faiz hariç, kredi olarak kullandırılan anaparanın “*625'inin bile tahsil edilememesi, kullandırılan bu kredilerin yeterli düzeyde ve kredinin muhtevasına uygun teminat araçları ile güvenceye alınmamasından kaynaklandığı; bu durumdan ise davalıların sorumlu tutulması gerektiği,  davalıların kusurlu olduğuna karar verilmesi durumunda takdir edilecek kusur oranına tekabül eden kısmının davacı tarafından davalılardan talep edilebileceği bildirilmiştir. <br>\t01/12/2020 tarihli ek raporda özetle; Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği ve Ticari Krediler Uygulama Talfmatı'nın dava konusu ile ilgili maddelerine raporumuzun “İnceleme” başlıklı bölümünde detaylı olarak yer verildiği, dava dışı firmanım Mali Analiz ve İstihbarat Raporlarında madde içeriğinde yer verilen kredilerin red nedenleri ile uyumlu herhangi bir tespitte bulunulmadığı, dava dışı ...A.Ş. firmasının 05/03/1999 tarihi Htibariyle toplam risk tutarının 1.041,966,000,000,00 TI, olduğu. davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.204.000.000.000,00 TL tatarında gayrimenkual ipoteği (eksperliz tutan olarak alınacak değerleme konusunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu bususunun Bz edildiği) 258.918.780.000,00 TL ticari işletme rehni, müşteri çek ve senedi, artak ve kardeş firma kefaleti alındığı, bankanın Genel Müdürlüğünce veriler hesap özetinde 01/03/2000 itibariyle hentiz tazmin edilmemiş teminat mektubu riskinin aynı şekikle dikkate alınarak. 13/1 1/2000 tarihi itibariyle alacak miktarının 1.988.331,64 TI. olduğu, düvacı bankaca toplam 356.928.43 'TL tahsilat sağlandığı. dava dosyası muhteviyatında yapılan İncelemelerde, kredi tahsis edilirken alınması gereken teminatlar ve/veya teminat alınacak ise teminatların türü/nitelik ve nicelikleri hususunda herhangi bir mevzuat, yönetmelik, tebliğ tespit editemediği, ilgili kredilerin, Kredi Tahsis formunda yer alan koşullarla (işletme rehni gecikmeli olarak 05.03.1998 tarihinde tesis edildiği) kullandırıldığı, Teknik tespitlerimiz neticesinde; dava dışı ... A.Ş. firmasının kredi tahsis sörecinde, akabinde kullandırım ve tahsis koşullarındaki teminatlarım  tesis edilmesinde teminat yeterliliğinde bankacılık etik ve ilkelerine. Bankacılık Kanununa, Bankanın iç mevzuatına, Görev ve Yeki Yönetmeliğine, Ticari Krediler Uygulama Esaslarına ve İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatına aykırı bir husus tespit edilmediği bildirilmiştir.\t<br>\tT.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı  tarafından düzenlenen 17.09.2001 günlü ve 2001/4 sayılı, ... A.Ş.'nin Tahsil Edilmeyen Kredileri ile ilgili Araştırma ve denetleme Raporunda, genel olarak Türkiye içinde limitlerini doldurmuş firmaların yurt dışı şubelere yönlendirildiği ve yeterli teminat alınmadan buradan  kredi kullandırıldığı, gayri nakit kredilerde gerekli özenin gösterilmediği,   kredi tahsislerinde ipotek tesis edilen taşınmazların değerinin gerçeğinden çok yüksek gösterildiği, ana parayı bile karşılayacak miktarda olmadığı, Bankalar Yeminli Murakıplarını raporlarının başbakanlık teftiş kuruluna gönderilmeden direk gereği için işleme konulması gerektiği ve daha bir kısım önlemlerin alınmasının önerildiği, incelemesi yapılan ve raporlanan kredi işlemleri arasında ...A.Ş.'ye kullandırılan kredilerinde bulunduğu bildirilmiştir.<br>\tAnkara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 gün ve 2013/35 Esas ve 2017/44 Karar sayılı kararının incelenmesinde; somut olayda davalılar  ... da sanık sıfatıyla yer aldığı, sanıkların Türkiye Halk Bankası Yönetim Kurulu üyeleri, Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdürü, Kredi Müdürlüğünde görevli sorumlu yada çalışan, bankanın çeşitli şubelerinde görev yapan memurları oldukları, bu kişilerin bir kısım firmalar (davalılar için  ... A.Ş. ye) kullandırılan kredilerin tahsis ve kullandırılması sırasında, düşük değerde ipotekler tesis edilip yeterli teminat alınmadığı, şirketlerin mali yapıları itibariyle kredi verilemeyecek durumda olmalarına rağmen,  geri dönüşü mümkün olmayan kredilerin kullandırıldığı, bu şekilde ...A.Ş.'ye zarar verdikleri iddiasıyla 5411 sayılı Kanuna aykırılık, zimmet, Bankacılık Kanununda zimmet, bankayı tehlikeye düşüren faaliyetler görevi kötüye kullanmak Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal kaybolmuş hata sonucu ele geçmemiş eşya üzerinde tasarruf görevi ihmal suçlarından cezalandırılmaları için açılan kamu davalarında suç tarihinden sonra TCK 102. Maddesinde öngörülen kamu davası zamanaşımı sürelerinin dolduğu, gerekçesiyle diğer bir kısım sanıklar hakkındaki davanın ölüm nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıklar hakkındaki kamu davasında ise zamanaşımı nedeniyle TCK 102/3 ve 104/2 madde hükmüne göre düşürülmesine karar verildiği, kararın temyize üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.02.2018 gün ve 2017/13521 E -1183 K. sayılı  kararıyla, davada zararı olmayan bu nedenle katılan sıfatı bulunmadığı halde katılan ve kararı temyiz eden Hazine Müsteşarlığının temyiz dilekçesinin reddine, diğer temyiz itirazların incelendiğinde davalılar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin kararın onanmasına, Sanık ...nın millet vekili olması nedeniyle, Milletvekilliği döneminde hakkında ceza zamanaşımı işlemediğinden, hakkında açılan davanın zamanaşamı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin kararın bozulmasına karar verildiği  görülmüştür. \t<br>\tDosya kapsamından, davacı bankanın 04/12/1996 tarih ve 43 nolu yönetim kurulu toplantısında alınan kararla yönetim kuruluna kredi tahsisinde banka iç mevzuatında belirtilen hükümlerden farklı olarak istisnai karar alabilmesi yönünde yetki verildiği, Ticari Krediler Müdürlüğü Görev ve Yetki Yönetmeliğinin 4.5 maddesinde görev ve yetki sınırının belirlendiği Ticari Krediler Müdürlüğünün dava konusu somut olayda kredi talebinin söz konusu madde kapsamında onay için sunduğu, dava dışı firma için düzenlenen istihbarat raporlarında kredi değerliliğinin yitirildiğine ilişkin bir tespite yer verilmediği, dava dışı firmanın mali analiz ve istihbarat raporlarında madde içeriğinde yer verilen kredilerin red nedeniyle uyumlu herhangi bir tespitte bulunulmadığı, dava dışı şirketin 05/03/1999 tarihi itibariyle toplam risk tutarının 1.041.996.000.000,00 TL olduğu, davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.204.000.000.000,00 TL tutarında gayri menkul ipoteği, 258.918,75 TL ticari işletme rehni, müşteri çek ve senedi , ortak ve kardeş firma kefaleti alındığı, 13/11/2000 tarihi itibariyle alacak miktarının 1.988.331,64 TL olduğu, davacı bankaca toplam 356.928,43 TL tahsilat sağlandığı, kredi tahsis edilirken alınması gereken teminatlar ve/veya teminat alınacak ise teminatların türü/nitelik ve nicelikleri hususunda herhangi bir mevzuat, yönetmelik, tebliğ tespit edilemediği, ilgili kredilerin, kredi tahsis formunda yer alan koşullarla (işletme rehni gecikmeli olarak 05.03.1998 tarihinde tesis edildiği) kullandırıldığı, Dava dışı ... A.Ş.' nin kredi tahsis sürecinde, akabinde kullandırım ve tahsis koşullarındaki teminatların  tesis edilmesinde teminat yeterliliğinde bankacılık etik ve ilkelerine, Bankacılık Kanununa, Bankanın iç mevzuatına, Görev ve Yeki Yönetmeliğine. Ticari Krediler Uygulama Esaslarına ve İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatına aykırı bir husus tespit edilmediğinin bu şekilde davalıların dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden dolayı oluşan zarardan sorumlu oldukları hususunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı  tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 14/07/2025<br><br>Başkan-              Üye -                               Üye -                       Zabıt Katibi -<br><br><br>                                                                                  (Karşı Oy)<br><br><br><br>\t\t                 KARŞI OY <br><br>\tDava,  davacı bankanın yöneticileri olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankaya zarara uğrattıkları savıyla açılan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin tazminat  istemine ilişkindir.  <br>\tMahkemece, yazılı gerekçe ile dava dışı  ...A.Ş.'ne kullandırılan kredilerden dolayı oluşan zarardan sorumlu oldukları hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, <br>\tMahkemece dosyada birden fazla kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 30/11/2020 tarihli  bilirkişi raporunda yer alan davalıların dava dışı  ...A.Ş.'ne kredi tahsis sürecinde, akabinde kullandırım ve tahsis koşullarındaki teminatların tesis edilmesinde teminat yeterliliğinde bankacılık etik ve ilkelerine, Bankacılık Kanununa, bankanın iç mevzuatına, görev yetki yönetmeliğine, Ticari Krediler Uygulama Esaslarına Ve İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatlarına aykırı bir hususun tespit edilemediğine ilişkin bilirkişi görüşü esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tNe var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporu dışında dosya kapsamında mevcut 10/05/2011 tarihli, 24/05/2011 tarihli,  01/06/2012 tarihli,  04/07/2017 tarihli,  16/07/2019 tarihli ve  21/08/2019 tarihli bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak dava dışı ...A.Ş.'ne ilk olarak Mart 1994 tarihinde 2.000.000.000,00 TL tutarında orta ölçekli kredi kullandırıldığı, şirkete 01/08/1997 tarihinde kullandırılan 2.000.000 DEM ve sonrasında açılan tüm kredilerin önceden açılan bir kredinin taksit ve faizlerini tahsil edilmesi amacıyla kullandırıldığı, 21/03/1997 tarihinde kullandırılan krediye ilişkin istihbarat raporunun uzman bir personelce düzenlenmediği ve yetersiz olduğu, önceki krediler nedeniyle şirketten alacaklarını tahsil edemeyen bankanın olumsuz istihbarat raporlarına rağmen şirkete kredi kullandırmaya devam ettiği,  ...A.Ş.'ye ait Bolu'da ait fabrika binası ve arsa üzerine 23/03/1994,  26/02/1997,   21/03/1997,   22/07/1998  ve  02/11/1998 tarihlerinde olmak üzere ve önceki kredi borç ve faizlerini kapatmak üzere kullandırılan ve dolayısıyla birbirlerinin devamı niteliğinde olan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 1., 2.,  3., ve 4.dereceden banka lehine toplam 3.204.000.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiği, ancak ipotekli taşınmazın ekspertiz değerinin ipotek değerinden çok daha düşük olduğu, kullandırılan krediler kapsamında kısmi bir tahsilat yapılması veya hiç tahsilat yapılamamasına rağmen kredi kullandırılmaya devam edildiği, bu suretle davalıların ...A.Ş.'ye  Mart 1994'den itibaren kullandırılan kredilerin tahsisi ve kredilerin teminat altına alınması için yürütülen işlemlerin bankacılık ilke ve teamülleri ile bağdaşmadığı, kredi riskine uygun bir teminat tesis edilmediği anlaşılmakla farklılaştırılmış teselsül ilkesi gözetilerek her bir davalının eylemleri nedeniyle bankanın uğradığı zarar miktarlarından ayrı ayrı sorumlu olmaları nedeniyle davalıların sorumluluk miktarları ayrı ayrı tespit edilerek tespit edilen miktarlar üzerinden hüküm kurulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılamamaktayım.14/07/2025<br>\t\t\t\tÜye -  \t<br>\t\t\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20d9270845d97938","SID":"fd5aac3c8c07772b"}}