{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/378 Esas  - 2025/631 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/378 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/631<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:27/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/757 Esas  2024/822 Karar<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası <br>DAVA TARİHİ\t: 07/11/2024 <br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şti. aleyhinde açılan rücuen tazmini istemi ile davada, adı geçen şirketin 25/10/2017 tarihinde sicilden silindiğini, şirketin ihyası için mahkemece taraflarına süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; şirketin 21/03/2017 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirket tasfiyesi memurluğuna ...'un seçildiğini, 18/10/2017 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandığı ve kararın 25/10/2017 tarihinde tescil edildiğini, şirketin ihyası değil, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi gerektiğini, Müdürlükleri yasal hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti, yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye halinde  ...Şirketinin  Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/268 Esas sayılı dosyasındaki yargılama ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesi için  ihyasına karar verilmesi konusunda davayı sulh ve kabul ettiklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini ileri sürerek, aleyhlerinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece;   sicilden kaydı silinen  Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ...Şirketi 'nin tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmadığından ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, davacının  Asliye  Hukuk  Mahkemesinde açtığı derdest davadan ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,  sicilden kaydı silinen  Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 153394 sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ...Şirketi 'nin TTK 547. maddesi  gereğince Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/268  esas sayılı dosyasında taraf teşkili ve  infazı işlemleri  ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesi için ihyasına,  tasfiye memuru olarak davalı ...'un atanmasına  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davalının açılan davayı kabul ettiği dikkate alınarak, Harçlar Kanunu'nun 22 maddesi uyarınca harç alınmaması ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi   6/1 maddesi gereğince yarı oranında vekâlet ücretine hükmedilmemesinin  açıkça kanun hükümlerine aykırı olduğunu, kaldı ki davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğini, HMK'nun 312/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması  gerektiğini bildirerek hükmedilen harç ve yargılama giderleri yönünden  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde ihyası istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>Ticaret sicil kayıtları, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/268 Esas sayılı dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>Dosya kapsamından, ihyası talep olunan şirketin  tasfiye haline girmesine ilişkin ortaklar kurulu kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, tasfiye memuru olarak davalı ...'un atandığı, tasfiyesi yapılarak  tasfiye kapanışı ile  ticaret sicil kaydının terkin edildiği, terkinden sonra Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/268 E.sayılı dosyası derdest olup davacı bu mahkeme tarafından verilen yetki ile ihya davası  açıldığı anlaşılmıştır. <br>İhyası istenilen şirketin ticaret sicil özetinin incelenmesinde; ... sicil numarası ile ticaret sicil müdürlüğünde tescil edildiği, şirketin 21/03/2017  tarihi itibariyle genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, davalı ...'un tasfiye memuru olarak atandığı, şirketin tasfiye kapanışının 18/10/2017 tarihli karar ile yapılıp sicil kaydının 25/10/2017 tarihinde silindiği anlaşılmıştır. <br>Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde \"(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\" hükmü düzenlenmiştir.Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). <br>Somut davada, dava dışı şirketin 21/03/2017 tarihli  genel kurulunda tasfiye kararı alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ...'un seçildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara gerekli ilanların yapıldığı ve 18/10/2017 tarihinde şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair alınan genel kurul kararının tescilinin 25/10/2017 tarihinde yapıldığı,  davacı tarafından ihyası istenen   ... Şti. hakkında açılan alacak davası nedeniyle davacı tarafın  şirketin ihyası talebi ile tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne husumet yönelterek 07/11/2024 tarihinde eldeki davayı açtığı  anlaşılmaktadır. <br>UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde , Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarih,  2022/46 Esas , 2022/72 Karar sayılı  kararında, Ankara 22.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/372 esas sayılı dosyası ile  davacı ... Belediyesi tarafından davalı  Tasfiye Halinde ...Şirketi aleyhine rücuen alacak davası açıldığı, mahkemece davacı vekiline şirketin ihyası davası açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalı Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü  ve davalı ... aleyhine  Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin ihyası istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin ek tasfiyesi için ihyasına ve tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına karar verildiği, kararın davalı ... vekilince  istinaf edilmesi üzerine Dairemizin  19/01/2022 tarih 2022/1974 Esas 2024/392 Karar sayılı ilamı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine de , Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 05/06/2024 tarih,  2024/3193 Esas 2024/4712 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilerek  kararın 05/06/2024 tarihinde kesinleştiği ve dava konusu ihyası talep edilen şirketin herhangi bir dava dosyasının infazı ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye için ihyasına karar verildiği  anlaşılmıştır. <br>HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır. <br>\tHukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır.<br>\tDavacının mahkemeden ihya  istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte \"hukuki ve meşru\", \"doğrudan ve kişisel\", \"doğmuş ve güncel\" haklı bir yararının  bulunması gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmasıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  25/12/2013 tarih ve  2013/10-436 Esas 2013/1748 Karar sayılı ilamı). Bu durumda dava tarihinde var olan hukuki yararın kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. <br>\tBuna göre hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür.<br> \tHMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır.<br>\tBu bağlamda somut olay irdelendiğinde;  davacı tarafça ihyası talep edilen asfiye Halinde ...Şirketi'nin, yine davacı tarafça daha önce açılan ve karara bağlanan  Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarih,  2022/46 Esas , 2022/72 Karar sayılı  kararında herhangi bir dava dosyasının infazı ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye için ihyasına karar verildiği ve ilgili kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 05/06/2024 tarih, 2024/3193 Esas 2024/4712 Karar sayılı ilamı ile onanarak 05/06/2024 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça ise eldeki davanın davaya konu şirketin ihyasına kesin olarak karar verildikten sonra (davacı taraf bahsi geçen dosyanın da davacısı olup, şirketin ihyasına karar verildiğini bilmesine rağmen) 07/11/2024 tarihinde eldeki davayı açtığı, dava tarihi itibariyle davacının dava konusu şirketin  ihyasını talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmakla anlaşılmakla,  ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılmasına, davacının davasının HMK'nun 114/1-h maddesinde belirtilen dava şartı (hukuki yarar) yokluğu nedeni ile HMK'nun 115/2.  maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek  gerekmiştir. <br>\t\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\tA)1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilmek suretiyle HMK'nun 353/(1)b.2 maddesi gereğince  KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2024 tarih ve 2024/757 Esas 2024/822 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davacının davasının HMK'nun 114/1-h maddesinde belirtilen dava şartı (hukuki yarar) yokluğu nedeni ile HMK'nun 115/2.  maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gerekli olan 615,40 TL maktu karar ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 188,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı davada kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 7  ve  13 maddeleri uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ...'a  verilmesine, <br>6-Dosya kapsamında bulunan bakiye gider avansının, HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47/1 maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine,<br><br>7-Dosya kapsamında bulunan bakiye delil avansının, HMK'nun 333.  maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47/1 maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip davalı tarafa iadesine,  <br><br>\tC)1-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tasfiye memuruna iadesine, <br>\t2-İstinaf aşamasında davalı tasfiye memuru tarafından yapılan 260,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025<br><br>Başkan-              Üye -                  Üye -                       Zabıt Katibi -<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f59a13f799f7bdf7","SID":"6c1afd858a6c0b9a"}}