{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/452 - 2025/1043<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/452 <br>KARAR NO\t: 2025/1043<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                       K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/329 E.  -  2022/428 K.<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2022 Tarih ve 2021/329 Esas - 2022/428 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalı şirketin 2019/40812 sayılı ve 22.04.2019 başvuru tarihli “...” markasına, müvekkili tarafından, başta ... numaralı “...” tanınmış markası olmak üzere “...” ibareli markalarla iltibas tehlikesi oluşturduğu gerekçesiyle itirazda bulunulduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kısmen reddine karar verildiğini, Kurum kararına itiraz edildiğini, İtirazı inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından SMK 6/5, 6/6, 6/9 maddelerine dayanan itirazları haklı görülmediğini, öte yandan SMK 6/1 ve 6/3 kapsamında müvekkilleri adına tescilli “...” markalarına ilişkin itirazlar yönünden, “...” ibaresinin müvekkilleri şirket adına tescilli 2010/70218 “...” ve 2014/09162 sayılı “... \" markalarıyla karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer olduklarının kabul edildiğini, müvekkilleri tarafından uzun yıllardır kullanılan “...” markasının “...” numarasıyla tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, dava konusu başvurunun SMK m.6/5 uyarınca tüm sınıflar yönünden red edilmesi gerektiğini, “...” ibaresinin müvekkilleri şirketin ticaret unvanının esas unsuru olduğunu, söz konusu markanın eskiye dayalı kullanımının müvekkilleri şirketin ticari faaliyetleri ve marka tescilleriyle sabit olduğunu, “...” ibaresinin müvekkilleri adına marka olarak da ilk 1991 yılında tescil edildiğini ve aradan geçen 30 yıllık süre boyunca yenilenen tescil işlemleri ile müvekkilleri tarafından kullanılmaya devam ettiğini gösterir ... kayıtlarının sunulduğunu, “...” ibaresinin müvekkilleri şirketin ticaret unvanının esas unsurunu teşkil ettiğini, davalı tarafın marka başvurusunun SMK 6/6 maddesi uyarınca da reddi gerektiğini, davalı tarafın “...” markasının tescilinin istendiği tüm sınıfların, müvekkillerinin “...” markalarının tescilli olduğu sınıflarla çakıştığını, davalı tarafça “...” ibaresi için daha önce de çok sayıda başvuru yapıldığını ve reddedildiğini, buna rağmen yeniden başvuruda bulunulmasının, başvurunun kötü niyetli yapıldığını ortaya koyduğunu ileri sürerek, YİDK'in 01/10/2022 tarih 2021/M-7482 ve 01/10/2022 tarih 2021-M-7488 sayılı kararlarının iptaline, 2019/40812 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı ... vekili, davacının yapmış olduğu itirazlara karşı başvuru sahibi tarafından, her iki itiraza ilişkin olarak itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların, tescil kapsamlarında bulunan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanıldıklarının ispatlanmasının talep edildiğini, yapılan inceleme sonucu, markaların, itiraz konusu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduklarını, dolayısıyla söz konusu markalar bakımından SMK 19/2. madde hükmünün uygulanma koşullarının mevcut olduğunun tespit edildiğini, her iki itiraza ilişkin olarak bir kısım markalar açısından ciddi kullanımın ispatlanamadığı kanaatine varıldığını, bu sebeple belirtilen markaların 6769 s. SMK 6/1. maddesi çerçevesinde incelemeye esas alınmasının mümkün olmadığını, asıl dava yönünden yapılan inceleme sonucu, başvuru konusu marka ile itiraza mesnet 2010/70218 ve 2014/09162 sayılı davacı markalarının ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer olduklarının değerlendirildiğini, bunun yanında mal ve hizmet sınıfları yönünden yapılan değerlendirme sonucu, başvuru kapsamında yer alan 12. sınıfta  ve 27. sınıf kapsamında yer alan  mallarının 2010/70218 ve 2014/09162 sayılı davacı şirket markalarının kapsadığı mallar ile aynı/aynı tür olduğunun görüldüğünü, birlesen dava yönünden yapılan inceleme sonucu, başvuru konusu marka ile itiraza mesnet 2010/70218 sayılı davacı markasının, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer olduklarının değerlendirildiğini, bunun ardından mal ve hizmet sınıfları yönünden yapılan değerlendirme sonucu, başvuru kapsamında bulunan 09. sınıf kapsamında yer alan mallarının, 2010 70218 sayılı davacı şirket markasının malları ile aynı/aynı tür mallar olduğu ve bu mallar yönünden ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimali doğabileceğinin anlaşıldığını, değerlendirilmeye esas alınan davacı markaları ile davalı markasının incelenmesi ile markaların çifte benzerlik koşulunun gerçekleştiği emtialarla sınırlı olmak üzere benzer olduğunu ve itirazların kısmen kabulüne dair verilen asıl ve birleşen dava konusu YİDK kararlarının yerinde olduğunu, davacı tarafından, gerek asıl dava yönünden, gerekse birleşen dava yönünden iddialarını ispatlayacak ve kendisinin eskiye dayalı gerçek hak sahibi olduğunu ve ibareyi Türkiye’de markasal anlamda bilinir hale getirdiğini, uzun yıllardır kullandığım ve bu ibare üzerinde bir hak elde ettiğini ispatlayacak mahiyette yeterli delil sunulmadığını, her marka için 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde belirtilen risklerin mutlaka oluşacağı kanaatine doğrudan varılamayacağını, bu risklerin varlığının davacı tarafından ispatının gerektiğini, bu durumu ispatlayacak bir delilin ise asıl ve birleşen davada bulunmadığını, dava konusu başvuru markasının, davacının dava dilekçelerinde belirtmiş olduğu ticaret unvanının aynısı ya da benzeri olmadığından, asıl ve birleşen dava yönünden söz konusu gerekçeye dayalı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı vekilinin SMK m. 6/9 hükmü bağlamında kötüniyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. <br>\tAsıl ve birleşen davada davalı Şirket vekili, müvekkilinin “...” markasını, ilk olarak 2011 yılında koruma altına aldığını, süreç içerisinde koruma kapsamlarını artırarak markasını tescil ettirmeye devam ettirdiğini, gerek markasal, gerekse unvansal olarak aktif olarak kullandığını, müvekkili şirketin kendisine ait .... üzerinden faaliyetlerini yürüttüğünü, satış sitelerinde ve aynı zamanda seçkin tasarım butiklerinde satıldığını, müvekkilleri şirketin faaliyetleri neticesinde “...” markasının ulaştığı tanınmıştık sebebiyle yurt dışında da markasını korumak amacıyla 2014 yılında Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletlerinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin “...” markası ile davalının “...” markası arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasında, müvekkilinin faaliyet alanlarına gönderme yapan “...” figürünü andıran bir tasarım/logo olduğunu, davalı markasında ise “... \" ibaresi bulunduğunu, taraflara ait markaların görsel olarak farklı olduğu gibi hitap ettikleri tüketici kitlesinin de farklı olduğunu, taraf markaları arasında mal ve hizmet grubu bakımında da tescil engeli bulunmadığını, müvekkilinin seri marka yaratma hakkı bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, YİDK kararının iptali istemi açısından davaya konu 2019/40812 sayılı markanın, tescili talep edilen 12. sınıfta yer alan “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.” malları ile davacı yanın 2017/60843 sayılı markasında yer alan malların benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2019/40812 sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin itiraza dayanak 2017/60843 sayılı markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davaya konu 2019/40812 sayılı davalı şirket markası açısından, 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi şartlarının oluşmadığı, davacı yan markasının, davaya konu 2019/40812 sayılı markanın, tescili talep edilen 20. sınıfta yer alan “Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler.”, 24. sınıfta yer alan “Bebekler için kundak örtüleri.” malları açısından, SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanabileceği, davaya konu 2019/40812 sayılı davalı şirket markası açısından, 6769 s. SMK’nun 6/6. maddesi şartlarının oluşmadığı, dava konusu ... YİDK'nın 01/10/2021 tarih ve 2021/M-7482 ve 2021-M-7488 sayılı kararlarının yerinde olmadığı, hükümsüzlük istemi açısından; davaya konu 2019/40812 sayılı markanın, tescilli 12. sınıfta yer alan bütün mallar, 20. sınıfta yer alan bütün mallar, 23. sınıfta yer alan bütün mallar, 24. sınıfta yer alan bütün mallar, 26. sınıfta yer alan bütün mallar, 30. sınıfta yer alan bütün mallar, 32. sınıfta yer alan “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.” mallarının davacı yanın 2003/05193, 2006/53219, 2011/93010 ve 2017/60843 sayılı markalarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2019/40812 sayılı marka ile davacı şirketin itiraza dayanak markaları arasında benzerlik bulunduğu, benzerlik neticesinde 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davaya konu 2019/40812 sayılı davalı şirket markası açısından, 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi şartlarının oluşmadığı, davacı yan markasının, davaya konu 2019/40812 sayılı markanın, tescili talep edilen 20. sınıfta yer alan “Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler.”, 24. sınıfta yer alan “Bebekler için kundak örtüleri.” malları açısından, SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanabileceği, davaya konu 2019/40812 sayılı davalı şirket markası açısından, 6769 s. SMK’nun 6/6. maddesi şartlarının oluşmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021/M-7482 sayılı kararının 12. Sınıf \"Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar \" 20. Sınıf \"bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları, (iç mekanlar için) Bebek beşikleri, yürüteçler\" 24. Sınıf \"bebekler için kundak örtüleri\" bakımından iptaline,  davaya konu markanın 12. Sınıfta tescilli bütün mallar, 20. Sınıfta tescilli bütün mallar, 23. Sınıfta tescilli bütün mallar, 24. Sınıfta tescilli bütün mallar, 26. Sınıfta tescilli bütün mallar, 30. Sınıfta tescilli bütün mallar ve 32. Sınıfta yer alan \"biralar, bira yapımında kullanılan prepatlar, maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar\" bakımından hükümsüzlüğüne, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2021/M-7488 sayılı kararının 12. Sınıf \"Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar \" 20. Sınıf \"bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları, (iç mekanlar için) Bebek beşikleri, yürüteçler\" 24. Sınıf \"bebekler için kundak örtüleri\" bakımından iptaline, davaya konu markanın 12. Sınıfta tescilli bütün mallar, 20. Sınıfta tescilli bütün mallar, 23. Sınıfta tescilli bütün mallar, 24. Sınıfta tescilli bütün mallar, 26. Sınıfta tescilli bütün mallar, 30. Sınıfta tescilli bütün mallar ve 32. Sınıfta yer alan \"biralar, bira yapımında kullanılan prepatlar, maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar\" bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.          <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, somut olayda asıl ve birleşen dava yönünden; müvekkil Kurum tarafından yapılan inceleme sonucu verilen kararlar neticesinde başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetlerin, davacının incelemeye esas alınması mümkün olan itiraza mesnet markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı, aynı tür veya benzer olmadıklarını, her ne kadar müvekkil Kurum tarafından, taraf markalarında yer alan işaretlerin bir miktar benzerliği bulunduğu değerlendirilmiş ise de SMK 6/1. madde kapsamında aranan “çifte benzerlik” koşulu mevcut olmadığından Kurum kararları sonucu başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler açısından markaların benzer olduklarının ve aralarında iltibas ihtimali bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla SMK’nın 6/1. madde hükmündeki koşulların gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığını, aksi yöndeki mahkeme kararının kabulünün mümkün bulunmadığını, bunun yanında mahkeme kararının SMK 6/5. maddesi yönünden de kaldırılması gerektiğini, taraf markaları benzer olmadıkları için tanınmışlık hususunun huzurdaki davaya etkisinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkilinin “...” markası ile davacının “...” markası arasında benzerlik bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığını, taraf markaları arasında mal ve hizmet grubu bakımından da tescil engelinin bulunmadığını, müvekkilinin seri marka yaratma hakkı bulunduğunu, “...” kelimesinin müvekkil şirketin ticaret unvanının esas unsuru olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.   <br> <br>GEREKÇE\t:1-Asıl ve birleşen davalar, YİDK kararının iptali istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2017/60843 sayılı \"...\" asıl unsurlu marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 12. sınıftaki \"Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.\" malları yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, öte yandan davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle 20. sınıfta yer alan \"Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler.\", 24. sınıfta yer alan \"Bebekler için kundak örtüleri.\" malları açısından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu, davalı Şirket yararına seri marka koşullarının bulunmadığı, başvuru konusu ibarenin, davalı Şirketin ticaret unvanında yer almasının da başvurunun tesciline imkan sağlamayacağı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>2-Davalı Şirket 2019/40812 sayılı \"...\" ibaresinin tescili için davalı Kuruma başvurmuş, Markalar Dairesi Başkanlığının 20.07.2019 tarihli kararı ile dava konusu marka başvurusunun 9. sınıf mallar yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, başvuru kapsamında kalan diğer mal ve hizmetler yönünden ise başvuru 29.07.2019 tarih, 329 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edilmiştir. Davacı Şirket bu ilana 27.08.2019 tarihli form ile itiraz etmiş, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itiraz kısmen kabul edilmiş, 12. sınıftaki bir kısım mallar başvuru kapsamından çıkarılmış, davacı vekilinin bu karara yönelik itirazı ise YİDK'in 01.10.2021 tarih, 2021-M-7482 sayılı kararı ile değerlendirilmiş ve davacı tarafça bu kararın iptali için asıl dava açılmıştır.<br>Marka işlem dosyasından, davalı Şirketin, marka başvurusunun SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddine dair karara itiraz etmiş, YİDK'in 27.05.2020 tarih, 2020-M-4664 sayılı kararı ile davalı Şirket itirazının değerlendirilmiş ve başvurunun, \"Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları\" malları için başvurunun 27.05.2020 tarihli Resmi Marka Bülteninde ilanına karar verilmiş, davacı tarafından 17.06.2020 tarihinde bu ilana itiraz edilmiş, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacı itirazının reddine karar verilmiş, davacının bu karara yönelik itirazı da YİDK'in 01.10.2021 tarih, 2021-M-7488 sayılı kararı ile değerlendirilmiş ve \"Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları\" yönünden kabul edilmiş, davacı tarafça bu kararın iptali için de birleşen dava açılmıştır. Görüldüğü üzere birleşen davaya konu YİDK kararında, yayınlanan tüm mallar yönünden davacı itirazı kabul edilmiş ancak kararın gerekçesinde bir kısım davacı markalarına dayalı karıştırılma tehlikesi, SMK'nın 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri kapsamındaki itirazlar yerinde görülmemiştir. <br>Bu durumda birleşen davaya konu YİDK kararının iptali talebi yönünden, yalnızca bu karar konusu olan 27.05.2020 tarihli Resmi Marka Bülteninde yayınlanan mallar yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece böyle bir ayrım yapılmaksızın, birleşen davaya konu YİDK kararında değerlendirilmeyen mallar yönünden inceleme yapılması ve söz konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesi doğru olmamış, bu karar yönünden SMK'nın 6/3,6/5,6/6 ve 6/9 maddeleri ile davacının itirazına mesnet 2014/09162 ve 2017/60843 sayılı markalara dayalı olarak SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu ispat edilemediğinden, birleşen davaya konu YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>3-Davalı Şirket vekilinin asıl ve birleşen davadaki hükümsüzlük kararlarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, 6100 sayılı HMK'nın tasarruf ilkesi başlıklı 24. maddesinde, hâkimin, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemeyeceği ve karara bağlayamayacağı, taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26. maddesinde ise hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 7251 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değişik 141. maddesinde ise iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi düzenlenmiş olup buna göre taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri ise saklıdır.<br>\tAçıklanan hükümler çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen dava dilekçesinde, YİDK kararının iptali ile birlikte marka tescil başvurusunun reddi talep edilmiş olup, bunun dışında dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talep ileri sürülmemiştir. Keza iddianın genişletilmesinin mümkün olduğu cevaba cevap dilekçesinde de marka hükümsüzlüğü isteminde bulunulmamıştır. Her ne kadar ön inceleme celsesi yapılmadan önce mahkemece, 14/04/2022 tarihli celsede davacı vekiline hükümsüzlük talebi ile ilgili beyanda bulunmak üzere süre verilmiş ve davacı vekili 18/04/2022 tarihli dilekçesi ile “işbu davadaki talebimizin hükümsüzlük talebini de içerdiğini\" belirtilmiş ise de dava tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK'nın 141/1. maddesine göre iddianın genişletilmesi ancak dilekçelerin teatisi aşamasında mümkün olup, bundan sonra iddianın genişletilmesi davanın ıslahı ya da karşı tarafın açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada, davacı cevaba cevap dilekçeleri ile de dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmemiş, hükümsüzlük talebini ilk kez ileri sürdüğü aşamada ise karşı tarafın açık muvafakati sağlanmamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince işbu davada, davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edilmediği, yalnızca markanın tescil başvurusunun reddinin istenildiği, idari işlem niteliğindeki bu talebin mahkemenin yetkisinde bulunmadığı, davacının süresi içinde dava konusu markanın hükümsüzlüğü yönünde iddiasını da genişletmediği, 18/04/2022 tarihli dilekçede yer alan iddianın genişletilmesi niteliğindeki talebine de karşı tarafın açık muvafakatinin bulunmadığı, sonuç olarak eldeki davada dava konusu markanın hükümsüzlüğünün talep edilmediği ve hakimin talepten fazlaya karar veremeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.11.2007 tarih, 2006/7490 E., 2007/15087 K. sayılı ilamının da aynı yönde olduğu gözetilerek, hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Nitekim Dairemizce aynı doğrultuda verilen 01.06.2023 tarih, 2021/836 Esas, 2023/770 Karar sayılı karar,  Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 21/10/2024 tarih, 2023/5669 Esas, 2024/7355 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29/12/2022 gün ve 2021/329 Esas - 2022/428 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 01.10.2021 tarih, 2021-M-7482 sayılı kararının, başvuru kapsamında yer alan 12. sınıftaki \"Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar \", 20. sınıftaki \"Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları, (iç mekanlar için) Bebek beşikleri, yürüteçler\", 24. sınıftaki \"Bebekler için kundak örtüleri\" bakımından KISMEN İPTALİNE, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>\t4-Asıl davada tescil başvurusunun reddi talebi idari nitelikte olup bunun dışında dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep edilmediğinden bu yönden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>\t5-Birleşen davanın REDDİNE,<br>\t6-Birleşen davada tescil başvurusunun reddi talebi idari nitelikte olup bunun dışında dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep edilmediğinden bu yönden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t7-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30-TL’nin mahsubu ile bakiye 556,10-TL’nin davalılardan tahsili ile  Hazineye irat kaydına,<br>\t8-Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30-TL’nin mahsubu ile bakiye 556,10-TL’nin davacıdan tahsili ile  Hazineye irat kaydına,<br>\t9-Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t10-Asıl davada davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, \t<br>\t11-Birleşen davada davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, \t<br>\t12-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında asıl ve birleşen dava yönünden yapılan 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 261,50-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan  46,00-TL tebligat ve posta ücretinden oluşan toplam 2.607,50-TL yargılama giderinin,  davanın kabul ret oranının takdiren 1/4 1/4 olarak kabul edilerek bu orana tekabül eden 651,87TL'ye, 118,60-TL peşin harç, 118,60-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 889,07 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>\t13-Davalı ... Kurumu tarafından yapılan 492,00TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin, davanın kabul- ret oranına tekabül eden 369,00-TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, geri kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,  <br>\t14-Davalı ... .  A.Ş tarafından istinaf aşamasında yapılan 114,00-TL posta ve tebligat gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 606,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına tekabül eden  454,50 TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, geri kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,  <br>\t15-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t16-Davalılar tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde  davalılara iadesine,\t<br>\t17-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd606094a95ba500","SID":"3934e40b76200ead"}}