{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2101 - 2025/1264<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2101 <br>KARAR NO\t: 2025/1264<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/550 E.- 2021/600 K.<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: Davacı vekili <br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 26/06/2025<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 26/06/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı kurum çalışanları tarafından yapılan kontroller sırasında davalılara ait ... adresinde bulunan inşaatta abone olmadan doğrudan şebekeye bağlanarak kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini, 07/11/2019 tarihli kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini ve söz konusu kaçak kullanımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine Ankara 6.icra Müdürlüğünün 2020/4221 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını,<br> itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının abonelik işleminin gerçekleşmemesinin nedeninin davacıdan kaynaklandığını, davalının ... Belediyesinden inşaat ruhsatı alabilmek için davacı kuruma başvurduğunu, davacının üzerine düşen görevi yerine getirmediğini ve aradan uzun bir süre geçtikten sonra inşaata gelerek kaçak su kullanım tutanağını tuttuğunu, davalının milyarlarca liraya mal olacak bir yatırım üstlendiğini, davalının inşaat sözleşmesi uyarınca belli süre içerisinde sorumluluğunu yerine getirmek zorunda olduğunu, hukukta hiç kimse kendi kusurundan dolayı başkalarına sorumlu tutamaz ilkesi gereği davacının kendi ihmal ve kusurundan kaynaklanan bu durumdan kendi lehine bir hukuki sonuç yaratamayacağını, talep edilen su bedelinin hakkaniyete uygun olmayıp fahiş olduğunu,  buna rağmen davalının davacı ile anlaşmaya vardığını ve davacıya 36.517,22 TL ödendiğini ve herhangi bir borcunun kalmadığını  belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde, davalının ödediği 36.517,22 TL'nin kaçak su kullanımına ilişkin olmadığını, kaçak su kullanımının sabit olduğunu ve itirazın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunun eksik incelemeye matuf olup ve hatalı şekilde hazırlandığını, hükme esas almaya elverişli olmadığını, rapora yönelik itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, dosyada yer alan belgelerin dikkate alınmadığını,  emsal kararlara aykırı şekilde karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davalılara ait .....inşaatta kaçak su kullanımından kaynaklanan kaçak su bedeline ilişkin alacağın  tahsili amacıyla başlatılan  icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir. <br>\tUyuşmazlık, davalıların kaçak su tüketiminden kaynaklanan borcunun olup olmadığı ve var ise borcun miktarına ilişkindir.<br>\tMahkemece;inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 23/04/2021 tarihli bilirkişi kök ve 02/09/2021 tarihli ek raporu doğrultusunda sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\t6100 sayılı HMK.'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. <br>HMK'nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.<br>Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.<br>Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.<br>Hükme esas alınan inşaat mühendisi tarafından düzenlenmiş olan 23/04/2021 tarihli bilirkişi kök ve 02/09/2021 tarihli ek raporda özetle; \"...  davalının 13/06/2019 tarih ve .... evrak numarası ile abonelik başvurusunda bulunduğu, başvuru üzerine dava konusu yerde davacı idare ekiplerince keşif yapıldığı ve kullanılacak malzeme tespitinin  13/06/2019 tarihinde yapıldığı, davalının abonelik talebinin davacı idare tarafından başvurudan 16 ay sonra 18/11/2020 tarihinde yerine getirildiği, davacının kaçak su kullanım tespitlerinin davalının abonelik başvurusundan sonra olduğu ve aylık periyotlar halinde yapıldığı, davalının 18/11/2020 tarihinde yapılan abonelik işleminde işin başından sonuna kadar tüm inşaat, m2 üzerinden hesap yapılarak su bedelinin ve diğer yasal bedellerin tahsil edildiği, bu nedenle  davacı idarenin icra takibindeki kaçak su bedeli tahsili talebinin yerinde olmadığı\"  belirtilmiştir.<br>Taraflar arasında aynı yere ilişkin farklı bir kaçak kullanım tutanağına istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali talebiyle Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2020/518 E. 2022/206 K. sayılı dosyanın istinaf incelemesi Dairemiz tarafından yapılmış olup, Dairemizin 01/11/2023 tarihli ve 2022/815 E. 2023/1581 K. sayılı kararı eldeki davaya emsal niteliktedir.<br>Dairemizin emsal nitelikli kararı göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraflar arasındaki ihtilafı çözücü  nitelikte olmayıp, hüküm kurmaya ve yasa yolu denetimine  elverişli olmadığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda, mahkemece;  davalı tarafın dava konusu kaçak su kullanımına ilişkin tutanaktan kaynaklanan borcunun  tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli, denetime uygun, üç kişilik uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenecek rapor alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itiraza uğrayan  ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan  bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\tBelirtilen nedenlerle, mahkemece; denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunın kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.\t<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; \t\t<br>\t1-Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarih,  2020/550 E.- 2021/600 K. sayılı Kararının Kaldırılmasına,<br>\t2-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine Gönderilmesine,\t\t\t<br>\t3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde iadesine, <br>\t5-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a- maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/06/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan <br>e-imzalıdır  <br><br>Üye <br>e-imzalıdır  <br><br>Üye <br>e-imzalıdır  <br><br>Katip <br>e-imzalıdır  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db87cc9604bcb847","SID":"f9b2a5b3039fefd9"}}